Kusurlarıyla güzel...bir filmdi "kedi kız". İlk izlediğim sinema filmimdir. Bu arada ortalama yaş tahmini de yapabilirsiniz...
yaşımız da açığa çıktı...
Bilgiler
Filmin Adı: Cat People / Kedi Kız
Yapım yılı: 1982
Değerlendirme: 4/5
Filmin Sayfası
Yazar Cihan Aydın
Martin Scorsese için yazdığı senaryolarla adını duyuran Paul Schrader'in şansı nedense yönetmenlik konusunda pekiyi gitmedi. Kimileri onu Hollywood çarkında ezilen yetenekli bir isim olarak gördü, kimisi ise film çekmemesi gereken biri.
Schrader 1982 yılında, Jacques Tourneur'in 'Cat People' filmini yeniden çevirmeye kalktığında elindeki tek kozu bir önceki filmi 'American Gigolo'nun önemli gişe başarısıydı. Bunun dışında arkasında ona destek olabilecek ne bir başarı, ne de önemli bir isim vardı. Filmi bitirdiğinde aldığı olumsuz eleştiriler karşısında 'Cat People'ı savunacak bir cihangirin çıkmamasını da buna bağlıyoruz. Dolayısıyla balık bilmezse halık bilir hesabı, filmi savunmak da aradan geçen 25 yılın sonunda bize düşüyor.
'Cat People'ı tekil olarak analiz etmeye başlamadan evvel, bir öncü film olarak değerlendirmek gerekiyor. Öncüsü olduğu filmler arasına rahatlıkla 80'lerin iki başyapıtı 'The Hunger' ile 'Angel Heart'ı koymak mümkün. 'The Hunger'da vampirlerin yerine leopar, 'Angel Heart'ta ise baba-kız yerine ağabey-kız kardeş ilişkisi formasyonları uygulanıldığında bu tezimiz oldukça güçlenecektir. Elbette ki, bu filmlerin kalite olarak 'Cat People'dan birer gömlek üstün olduğunu kabul etmek şartıyla.
Schrader filmin henüz açılışında kırmızı çöl tasviri ile filmin gotik atmosferinin tüm ciddiyetini bozacağının sinyalini veriyor. Anlaşılan gotik korkuların en önemli özelliğinin siyah rengin ve koyu atmosferin yarattığı karizmatik hava olduğunu unutmuşa benziyor. Pek çok filmde izlemekten zevk aldığımız ışık-renk oyunları bu filmde, atmosferin ciddiyetini zedelemekten öteye geçemiyor.
Filmin ilk bölümünde hikâyenin gidişatına hizmet eden çok az gelişmenin olması da seyir zorluğu yaratıyor. Olaylar arasındaki bağlantıların zayıflığı ve kurgudaki karmaşa bu zorluğun kat sayısını artırıyor. Atmosfer ve kurgu gibi bir filmin temel öğelerinden ikisinin zayıflığı da Schrader'e yöneltilebilecek en önemli eleştiriler oluyor.
'Cat People' daha önce yüzlerce vampir filmine tanık olan sinema tarihinde vampirizmi, yarasanın tekelinden çıkarıp leoparla özdeşleştiriyor. Nastassja Kinski ve Malcolm McDowell gibi iki tuhaf oyuncusuyla da denenmemişi deneme cesaretini giderek zorluyor.
Filmde kadının bekâreti ile erkeğin iktidarsızlığı arasında kurulan ilişki pek fazla açılmıyor ancak bu sorunlar ensest ilişki gibi ekstrem bir çözüme bağlanıyor. Leopar türünün üreyebilmesinin kardeşler arası cinsel ilişki şartına bağlanması da hiç kuşku yok ki akla Adem ile Havva'nın çocuklarını getiriyor.
Kinski'nin defalarca kez soyunmasına rağmen Schrader filminde vampirizmin olmazsa olmazı cinsel kışkırtıcılığa hiç yer vermiyor. Filmdeki yegâne seks sahnesinde de Kinski'nin kollarının bağlanması feministçikleri kızdırmaktan öteye geçmiyor.
Filmin ağır temposu ikinci yarısında müthiş bir tempo kazanırken, finalde sabırlı seyircileri güzel bir yarım saat bekliyor. Film boyunca havada kalan aşk hikâyesi sağlam bir zemine oturtulurken, kafesinde kükreyip duran leoparlar nihayet birer gerilim unsuruna dönüştürülüyor. En nihayetinde film müzik-görüntü uyumu konusunda eşsiz bir sahne ile biterken, jeneriğe David Bowie ile 'Putting Out The Fire' şarkısı damgasını vuruyor.