|
Unutmayacağız! necdet serdar erdal veysel ahmet kadir.......ömer ali mehmet ramazan hıdır ilyas...taylan harun deniz ibrahim hüseyin yusuf ve daha nicesi...
Sömürü ve zorbalığın sembolü olan burjuvazinin, bu azınlık saltanatını sürdürmek için hiçbir vahşetten kaçınmayacağını biliriz. Ve bu zorbalığın ilk hedefiydi onlar...yıllarda geçse bu asırlarda geçse bu yoldaşların fiziki olarak aramızdan ayrılışını kabullenmekte güçlük çekeceğiz.Bir yandan da aramızdan ayrılanların son nefeslerini verirken, tüm yaşama tutkularına rağmen rahat olmaları, son nefesin bile (olması gerektiği gibi) idealler uğruna veriliyor olmasından olsa gerek ayaktayız..
Lyon barikatlarında son nefesini vermek üzere olan dokumacı Bouvri’nin arkadaşı Stock’a dediği gibi;
“Sil gözünün yaşlarını delikanlı, ben henüz yaşıyorum. Ölsem de arkamdan zırlama, yerime geç. Hepimiz ölümlüyüz ama iş orada değil. Mesele insanın niçin öldüğünde. Ben kendi yirmibeş yılımı, bir tok fabrikatör domuzun altmış yılına vermezdim. Hem döşekteki ölümün nesi daha iyi barikattaki ölümden...''
Dünyanın bütün barikatlarında düşenlerin önünde saygıyla eğiliyorum.
Konu zeren tarafından (03-11-2007 Saat 10:38 ) değiştirilmiştir..
|