Video Klipler içerisinde Keman-Violin konusu: Ender olarak ellerim cebimde başıboş dolaşırım,o anlardan birindeydi geçip gitmek üzre olduğum vitrin camın görüp içeri girdim ve yaklaşarak eğilip yakından baktığım,o sayılamayacak kadar çok ses çıkartan aletin üzerinde sadece ...
Ender olarak ellerim cebimde başıboş dolaşırım,o anlardan birindeydi geçip gitmek üzre olduğum vitrin camın görüp içeri girdim ve yaklaşarak eğilip yakından baktığım,o sayılamayacak kadar çok ses çıkartan aletin üzerinde sadece 4 tel vardı.Gerçi çok eskilerde,yani primitif hallerdeyken 7 teli varmış,sonrasında sırayla 6’ya,5’e ve en sonda 4’e kadar düşmüş tel sayısı…Adı hangi dilde söylenirse söylensin hüzne eşdeğer bir duygu uyandıran bu alete biz keman diyoruz,almanlar geige,Fransızlar violon,İngilizler violin ve İtalyanlar violino…
Kökeni kesin olarak bilinmemekle beraber 14. yüzyılda ilk olarak İtalya da ortaya çıktığı ve Arapların kullandığı rebap tan esinlenerek geliştirildiği yazılıyor kaynaklarda…gerçi Oğuzlarda Kemençe’i guz,Almalarda Fiedel,İngilizlerde Fiddle, İtalya'da Lira da Braci, Fransa'da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar da Keman'ın atası sayılır…
Ben tanık olmadım fakat yine kaynaklardan okuduğum kadarı ile 16.ve 17. yüzyıldaki Keman yapım ustaları Nicolo Amati , Paolo Maggini , Giuseppe GuarneruAntonio Stradivarius Keman'a son şeklini vermişler.Bugün orkestrada ki önemli enstrümanlardan olan keman ilk olarak 1565 te St.Riggo ve Corteccia'nın eserlerinde yer verilmiştir.Kemanla ilgi gerekli detay bilgileri sanal ortamda veya eskiden olduğu gibi kütüphanelerde bulabilirsiniz ben son olarak,Keman;4 telinin köprüsüne uygulayacağı aşağı yöndeki yaklaşık 7,7 kg.lık güçlü gerilimi taşıyabilecek şekilde yapılmak zorundadır gibi ek bilgi verdikten sonra sizleri aşağıdaki video klibi izlemeye davet ediyorum…
Bazen diyorum atayım kendimi aşağıya....Bazen de diyorum niye atayım kendimi aşağıya!! Кызыл Багэр
"Eğer insanlar Tanrı olsaydı, kendilerini demokratik olarak yönetebilirlerdi. İnsanlar Tanrı olmadıklarına göre, mükemmel bir devlet insanlara göre değildir."
Ey kara cübbeli!
Taş atma bu dünyayı bilmek isteyenlere.
Onlar yaradanın sanatı peşindeler;
Seninse aklın fikrin abdest bozan şeylerde...
Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.
Ben bıyıkları süpürge etmişim meyhanede:
Hayırmış, şermiş bırakmışım ikisini de.
İki dünyayı karpuz gibi önüme koysalar
Ne birine metelik veririm, ne ötekine.