Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Hayat Güzeldir > Tartışmak İstiyorum

Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya..


Ateist arkadaşlar...

Tartışmak İstiyorum içerisinde Ateist arkadaşlar... konusu: Esasında bir inançlının açıklaması gereken tüm sorular, azınlık muamelesi altındaki inançsızlara sorulmakta farkındaysanız. Mesela "eee o zaman söyle bakalım evren nasıl oluştu?"... Bu lafı söyleyen adamın aklında problemler var. Adam ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #31 (permalink)  
Alt 30-01-2008, 16:26
Slam - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Kel değil artık
Alchemy Champion
 
Üyelik Tarihi: 09-03-2007
Mesajlar: 181
Esasında bir inançlının açıklaması gereken tüm sorular, azınlık muamelesi altındaki inançsızlara sorulmakta farkındaysanız.

Mesela "eee o zaman söyle bakalım evren nasıl oluştu?"...

Bu lafı söyleyen adamın aklında problemler var. Adam gerizekalı ve toplumda bu gerizekalıları koruyan gerizekalılar da var...

Yani toptan gerizekalı bir toplumda, hala gerizekalıları arıyoruz.

...

Tamam sinir geçti.
Adam evrenin nasıl oluştuğunu sorarken, beni cevaplaması gerekenin kendisi olduğunun farkında değil -ki belki burada da var bu denli...

Bilemem. Ama bildiğim şu ki, ben evren nasıl oluşmuş, adem havva'yı hangi pozisyonlarda yemiş bitirmiş, Nuh'un gemisi kimin kıçına kaçmış gibi soruların cevaplarını vermek zorunda değilim. Hepsinin sonunu "allah birdir, herşeyi bilir, oh şampiyon muhammed, en büyük allah bizim allah" nidalarıyla sonlandırırsa bir bünye, bana cevap vermiş olduğunu düşündüğü zaman, ben kendisine, yine hakaret etmek zorunda kalıyorum...

....

Tamam sinir tekrar geçti. Tartışmayı hiç bir zaman öğrenemeyeceğim.


Öküz;

Baktığı nesneyi 16 saniye sonra algılar.

Seçmen;

Baktığı nesneyi - 5 seneden az olmamak kaydıyla - ne zaman algılayacağı konusunda henüz kesin bir bilgi yok.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #32 (permalink)  
Alt 30-01-2008, 18:23
anarko1000 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 04-01-2008
Mesajlar: 74
Arkadaşlar kafa karışıklığına gerek yok kanaatimce; bugün geldiğimiz noktada bilimsel bilgi, diğer bilgi türlerinin önüne geçmiş bulunmakta. Düşünce bağlamında, dini bilgi zaten işlevini yitirdi, felsefe de bilimin çok gerisinde kaldı. Ben konuya bu perspektiften bakmakta yarar görüyorum.
O halde en tatmin edici açıklamalar bilim kaynaklı açıklamalar. Gerçek kavramı, bilimde vücut buluyor. Yani bilim bugün için ne söylüyor ona bakmak lazım.
Ne mi söylüyor; bilimin bütün ama bütün dallarında bügüne kadar yapılmış ve halen yapılmakta olan çalışmalar/araştırmalar Allah' ın var olduğuna ilişkin hiçbir kanıt, bırakın kanıtı hiçbir veri bile yok. Allah kavramı bilimin konusu olmaktan çıkmış durumda; inancın,dinin ve felsefenin alanına giriyor.
Sonuç olarak, şu an bilime göre böyle bir kavram yok, zaman içerisinde ne gibi bilimsel değişiklikler olur onu bilimin tarih içinde ki gelişimi ve süreci belirleyecek.
Birde son olarak evren hakkında kafası karışık olanlara şunu söylemek isterim; daha çok kozmoloji ve astronomi okusunlar. Bu konuda sayısız kaynak kitap ve makale var.
Soruların cevapları orada, başka alanlara kaymaya gerek yok.


'' Ben bilimin tanrısına inanırım ''
A. Einstein
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #33 (permalink)  
Alt 30-01-2008, 19:48
simyaci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
φιλοσοφία
 
Üyelik Tarihi: 24-01-2008
Nerden: Endülüs
Mesajlar: 188
dracklies kardesime cevap

oncelikle senin sorularin in cevaplari islamda nasil ona bakalim?

islam da derki: insanlik alemi, dunyaya gelmeden once berzah aleminde yasarlardi bir tur cennet gibiymis yani.. efendim tanri istedigini yapmakta ozgur oldugu icin, adem i denemis yasak meyvayi yeme konusunda seytanla inatlasmis. sonunda, adem , tanri yi degilde, seytani dinleyip, elmayi yemis ve ceza olarak dunyaya atalanmislar once burada bir kac celiskiyi anlayalim!!!! buraya gelmemizin sebebi, tanrinin seytanla olan ceismesinden dolayi bir cezami yoksa ademin sinanmasimi? ve celiski icinde celiskiye bak sen simdi!!!! tanrinin nasil duygulari varmisda, seytanla inatlasmaya gidebilir?
bu uzayip gidiyor ben okudukca guluyorum ayri konu.. simdi bilimsel olarak yada mantigimizla bakalim.. tanrinin denemeye sinamaya ihtiyaci varmidir sence? bence bilinmeyen seyler denenir tanri herseyi bildigine gore deneme ihtiyaci hissetmemesi lazim . kaldiki istese hepimizin icine nur yagdirir ve cennete gideriz acaba bizimle ne alip veremedigi var sonucta kendi yaratmis dimi!!! dur ben birilerini yaratayimda, aci cektireyim oss ye sokayim gibi laflar, benim mantigimla uyusmuyor burada kendi kararini verecek yasa geldigini umut ederek, baska bir konuya gecelim..
hani bu dinciler in sikistigi an basvurdugu bir yol varya: cevap veremedigi zamanlar iste efendim tanrinin sonsuz gucune baglanir gelismeler.. halbuki, bilimsel gelismeler bu tur dogmalari coktan curuttu sadece, sonsuzluk kavrami uzerinde kesin olmayan deney sonuclari var. bunlarda hepimizin klasik merak ettigi seyler!! ilk yaradilis neydi? bu gezegen nasil calisir amac ne? nereye gidiyoruz? burada herkes kendine uygun cevaplar bulmus ben sahsen bulamadim bir noktada tanriya inanmak istiyorum kendi eksikligimden, ama dinlere asla inanmam cunku butun sozler celiski dolu. simdi ben tanri var diyebilirim ama ispatlayamam karl marx onun elcisi derim ama ispatlayamam bir kitap yazarim oda dini kitap derim ama ispatlayamam. ama mevcut dini kitaplardan daha iyi yazarim cunku onlarin icinde, hicbir deney hicbir somut ve akademik birsey yoktur. pekala daha guzel edebi birseyler ikimiz yazabiliriz dimi kendi dumenimize gore.. mesela sarabi tekrar helal ederiz ama alkol miktarini biraz dusurururuz. kokoreci gunah yapariz cunku resmen bok yiyorlar. bunlar uzar gider, simyacinin sana verecegi abi olarak sudur:

simyaci derki;
tanri icimizdedir eger birseyin olmasini istersek, butun evren isbirligi yapar..

arti sebep sonuc iliskisi mantigiyla olaylara asla bakma. isin icinden cikamazsin.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #34 (permalink)  
Alt 30-01-2008, 22:04
AGD - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AGD AGD isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-01-2008
Yaş: 29
Mesajlar: 19
Ateistim. Mutluyum..
Din gerçeğe karşı bir aşı gibidir.. Çocukluğunda kana verilir. Belirli süre ile tekrarlanır. ben bu aşıya ihtiyaç duymadım..
Tanrı kavramı çok saçma geldi hep.. insan neden hep üst bir varlık hayal ederki mantık sınırları dışında değerleri olan bir tanrı düşüncesi çok saçma geldi hep..
Paralel evrenler, kara delikler , evrenin genişlemesi, veya hayatın varoluşu bir tanrının varlığına bağlanamayacak kadar komplex ve süreç işi.. Kolayına kaçanlar derler ateistlere..
bence dindar olmak en kolayıdır. beynine peçetakıp gezen biri olmak..
Saygılar..
slm ve dua ile
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #35 (permalink)  
Alt 31-01-2008, 02:30
Draclies - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
hersekleptes
 
Üyelik Tarihi: 29-12-2007
Nerden: tekirdağ
Mesajlar: 74
sağol simyacı aydınlattın beni güzel yazmışsın,ellerine beynine sağlık ne diyeyim,hep aklımın bi köşesinde olacak bu yazı neyse uzatmayayım konuyu işgal etmeyeyim ben daha fazla sizlere iyi muhabbetler arkadaşlar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #36 (permalink)  
Alt 31-01-2008, 10:04
.........
 
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 44
Mesajlar: 4,001
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
simyaci´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
hani bu dinciler in sikistigi an basvurdugu bir yol varya:
sanırım İ ler noktasız okunacak burda

Kendi inancından şüphesi olanlar ve inancını misyonerce satmak isteyenler sorguladıkları bu inançları sunarlar karşılarındakine, amaç kafamızın karışıklığını gidermek ve inanılacak bu sistemi araştırmak ise kitaplar en iyi kaynaktır kanaatimce.

saygılar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #37 (permalink)  
Alt 31-01-2008, 13:56
simyaci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
φιλοσοφία
 
Üyelik Tarihi: 24-01-2008
Nerden: Endülüs
Mesajlar: 188
fenasi varya onu nasil buldun benim klavye turkce degil noktalilar yok maalesef. aslinda turkce yazarken turkce klavye kullanirim ama bazen boyle sarhosken bununla yaziyorum.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #38 (permalink)  
Alt 14-02-2008, 22:26
frei_geist - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 04-08-2007
Mesajlar: 47
Alıntı:
ÖZGÜRLÜK´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Arkadaşlar ben Tanrının varlığına inanmyan birisiyim.. önceden müslüman olmakla beraber artık İslam çatısı altında olmadığımdan şüphem kalmadı.. bunula beraber Yaratıcı bir Tanrının varlığına da inanmıyorum..

fakat son zamanlarda sürekli kafamı kurcalayan sorular mevcut..

Tanrı yoksa eğer Evrenin oluşumu nasıldır..
Ben buna Evren sonsuzdan gelip sonsuza gider diye bir çözüm üretmiştim.. çünkü Kuantumla gelen evrenin tamamının enerjiden oluşması gerçeğiyle beraber buı fikir doğrulanıyordu.. çünkü enerji asla yoktan var vardan da yok olamaz..
fakat Big Bang teorisinin doğru olması demek evrenin sınırlı olması demek ve bir başlangıcının olması demektir..
Böyleyse evren sonsuzdan gelip sonsuza gidemez..

Buna karşın Paralel evrenler konusu, zaman ve mekan algısı gibi konular da işin içine girince kafam allak bullak oluyor...

yorumlarınızı ve görüşlerinizi sabırsızlıkla bekliyorum.. beni çıkarın bu bunlaım durumundan arkadaşlar
sayın özgürlük,
bence yöntem olarak bir sorununuz var. "tanrı" yı yok olarak düşündüğünüzde mantıksal olarak " ben nasıl var oldum" sorusunu kendinize soruyorsunuz ve pek de klişe bir yöntemle devam ederek çağın "epistemolojik" kanıtlarıyla kendinizi "varlık" durumuna geçirmeye çalışıyorsunuz. modern teorilerle "kuantum felsefesi vs." bir varlık durumuna geçiş yapma düşüncesindesiniz. bakın 1000 yıl önce doğmuş olsanız da o dönemin "epistemolojisi" olan "din" üzerinden kendinizi var etmeye çalışacaktınız. burda ki kritik noktayı kavrıyor musunuz? "içinde olduğunuz zamanın paradigmaları ile düşünmeye mahkum etmişsiniz kendinizi."
öncelikle "varlık felsefesi" ile ilgilenmenizi öneririm. doğrudur varlık ve bilgi felsefesi bazen içiçedir; ama bilgi felsefesinde ise önermelerinizi günümüz bilim paradigmaları ışığı altında değerlendiriyorsunuz, "bilgi"nin kendisi bile sorunken. en nihayetinde "dil" ile ilgili de biraz sökümleme yapmaya ihtiyacınız var. sonuç olarak bu soruların cevabını gerçekten size sizden başkası veremez.


çok az çekerdi bilgi bizi, yolunun üstende bu kadar çok kaldırılacak utanç olmasaydı.(nietzsche)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #39 (permalink)  
Alt 17-03-2008, 01:06
ndartain - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 06-08-2007
Nerden: antalya , muğla
Yaş: 23
Mesajlar: 67
Ateizmin temel kitabı varsayılan ve Türkiye'de basımına Atatürk'ün emriyle 1928 yılında başlanan Jean Meslier'in Sağduyu kitabının 34. , 38. ve 39. bölümleri belki bu soruna bir ölçüde cevap verebilir.

kitabı okumak istersen ; Dinsiz E-Kitap | Jean Meslier - SaÄŸduyu/Tanrısızlığın İlmihali

38. NE İNSAN NE DE EVREN RASTLANTININ ESERİDİR

Bu durumda; "İnsan, evren ve bütün içeriği rastlantının eseri midir?" diyeceksiniz. Hayır, size tekrar ediyorum: Evren asla bir eser değildir; evren bütün eserlerin etkenidir, kapsadığı varlıkların tümü bu etkenin zorunlu eserleridir ki bazen onun hareket biçimini bize gösterir, ancak seyrini çoğunlukla gizli tutar. Gerçek etkenler hakkındaki bilgisizliklerini örtmek için, insanlar "rastlantı" kelimesini kullanırlar. Her ne kadar insanlar tarafından bilinmeseler de, bu etkenler kesin kurallara göre eylem ve etkide bulunmanın asla dışında kalmazlar; etkensiz asla bir eser yoktur.Doğa öyle bir kelimedir ki, varlıkların, çeşitli maddelerin, sonsuz bileşimlerin, kombinasyonların, gözlerimizin tanık olduğu çeşitli hareketlerin toplam büyüklüğünün çokluğunu ifade etmek için kullanırız. Gerek organik, gerek inorganik bütün cisimler, gördüğümüz eserleri zorunlu olarak oluşturmaya özgü birtakım etkenlerin sonuçlarıdır. Doğada hiçbir şey rastlantı olarak yapılmaz; orada her şey sabit yasaları izler. Bu yasalar bazı eserlerle etkenleri arasındaki bağlantıdan başka bir şey değildir. Bir madde zerresi başka bir zerreyle yanlışlıkla ya da rastlantısal olarak karşılaşmaz. Bu karşılaşma, sabit yasaların eseridir. Bu yasalar, benzer durumlarda zorunlu olarak yapmakta oldukları ve başka türlüsünü yapamadıkları için, her varlığın hareket etmesini gerektirir. Zerrelerin toplumsal rastlantısallığından söz etmek ya da rastlantıya bazı etkenler atfetmek, cisimlerin birbirleri üzerinde etki yapmaları, birbirleriyle karşılaşmaları yasaları hakkında bilgisiz olduğunu söylemektir.
Doğaya, varlıkların özelliklerine ve bazı nedenlerin birleşmesinden zorunlu olarak meydana gelmiş olan sonuca hiç aşina olmayanlar için her şey rastlantı olarak görünür. Güneşi, sistemimizin merkezine koyan, rastlantı değildir. Güneş, doğası gereği ve oluşmuş olduğu cevherin eseri olarak bu yeri işgal eder ve buradan, çevresindeki gezegenlerde bulunan varlıklara hayat vermek için ışıması zorunludur...

39. EVRENİN DÜZENİ DE BİR ALLAH'IN VARLIĞINI KANITLAMAZ

Bir Allah'a tapanlar, bütün evrenin düzeninde onu yöneten akıllı ve hakim bir zatın varlığını reddetmenin olanaksız olduğunu sanırlar. Ancak bu düzen, bize bazen
elverişli bazen zararlı olan etkenler ya da durumun zorunlu olarak ortaya çıkardığı hareketlerin, cereyanların zorunlu sonucundan başka bir şey değildir. Bu etken ve durumların bazılarını iyi bulur, bazılarından şikayet ederiz.
Doğa, hep aynı yolu izler, yani aynı etkenler aynı eserler meydana getirir. Öteki etkenler birinci etkenleri başka türlü etkide bulunmaya zorlamadıkça, bu eserlerin eylemini bozmadıkça, aynı etkenler aynı eserler oluşturmaya devam eder. Eserlerini hissettiğimiz etkenler, eylemlerinde ya da hareketlerinde bize meçhul olduğundan, daha az olağan ve zorunlu olmayan etkenlerin etkisiyle bozulunca, şaşkınlık içinde kalıyor, "işte mucize!" diye bağırıyoruz ve bunları, gözlerimizin önünde hareket eden bütün etkenlerden daha az bilinen etkenlere mal ediyoruz.
Evren hep düzen içindedir, onun için karışıklık, ihtilal olmaz. Bozukluğundan şikayet ettiğimiz zaman, yalnız bizim kendi makinemizde bozukluk vardır. Cisimler, etkenler, bu dünyanın kapsadığı varlıklar, eserlerini ister uygun bulalım, ister bulmayalım, birbirleri üzerine tanığı olduğumuz biçimde, zorunlu ve gerekli olarak eylemde ve etkide bulunurlar. Depremler, volkanlar, su baskınları, bulaşıcı ve salgın hastalıklar, kıtlık, kuraklık, ağır cisimlerin düşmesi, ırmakların akması, rüzgarların esmesi, bereketli yağmurlar, Allah'ın lütfüna, verdiği nimetlerinden dolayı minnettarlık duymamızı gerektiren hayırlı eserler kadar zorunludur ve evrenin düzenli eserlerindendir.
Dünyada bir düzenin egemen olmasını görerek şaşkınlığa düşmek, aynı etkenlerin aynı eserler oluşturduğuna şaşmak demektir. İnsanın bir düzensizlik görünce rahatsız olması, etkenlerin eylem tarzı ve etkileri değişince ya da bozulunca, eserlerin artık aynı eserler olamayacağını unutmaktır. Doğada bir düzen, bir intizam görülünce bundan şaşkınlığa düşmek, bir şeyin var olabileceğine şaşmaktır; bizzat kendi kendisinin varlığına şaşırmış olmaktır. Bir mevcut için düzen olan, diğer bir mevcut için düzensizliktir, biri için huzur ve güvenlik olan, başkası için ızdırap ve karışıklıktır. Engel ve cezayla karşılaşmaksızın her şeyi karıştırabildikleri zaman zararlı olan yaratıklar, her şeyi yolunda, her şeyi düzenli bulurlar. Kötülük yaparken rahatsız edildiklerinde, muzırlar ve kötüler, tersine, her şeyi karışıklık ve düzensizlik içinde görürler.
Doğanın yaratıcısı ve hareket ettiricisinin Allah olduğu varsayılsa, yine, Allah için doğada hiçbir düzensizlik, hiçbir karışıklık mevcut olmazdı. Yapacağı etkilerin tümü, Allah'ın bunlara vereceği özelliklere, içeriklere ve zorlamalara göre, eylemi yerine getirmeleri zorunlu olmaz mıydı? Eğer eşyanın akışı alışkanlığını değiştirseydi, "sünnetullah" (Allah'ın koyduğu düzen), "değişmez" olmazdı. Allah'ın varlığının, zekasının, kudretinin ve iyiliğinin en inandırıcı kanıtı sayılan dünya düzeni yalanlanırdı. Allah'ın varlığından kuşkuya düşülürdü ya da en azından, Allah sebatsızlıkla, acizlikle ve eşyayı ilk düzenlemesi sırasındaki sezgi ve beceri eksikliğiyle suçlanırdı. Yaptığı, hazırladığı ya da eylem ve harekete geçirdiği unsurları, araçları seçmekte aldanmış olmakla Allah'ı suçlamakta, insan haklı olurdu.
Eğer dünyanın düzeni tanrısallık sıfatını, gücünü ve sezgisini kanıtlasaydı, düzensizlik de tanrısallığın zaafını, kararsızlığını, alıklığını kanıtlardı.
Diyorsunuz ki; "Allah her tarafta vardır, onsuz hiçbir şey yapılmaz, onsuz bir sinek bile kanadını kıpırdatamaz, her şeyi genişliğiyle doldurur, Allah hareket ettirici
olmasa madde hiçbir eylem ve etki yapamaz." Ancak bu durumda, teslim ediyorsunuz ki, Allahınız karışıklık etkenidir, doğayı bozan odur, karışıklığın babasıdır. İnsanda da vardır ve insan günah işlediğinde insanı kışkırtan odur! Eğer Allah her yerde mevcut ise, Allah bendedir, benimle eylem yapar, benimle birlikte aldanır, benimle birlikte Allah'ı gücendirir, benimle birlikte Allah'ın varlığını reddeder ve bir Allah'ın varlığı fikrini çürütür. Ey dinciler, ey tanrıbilimciler! Allah'tan söz ettiğiniz zaman ne yaptığınızın, ne söylediğinizin farkında olmuyorsunuz.

34. DOĞA OLAYLARI, DOĞAL NEDENLERLE AÇIKLANIR

Doğanın nedenleri hakkında bilgisizliklerini itiraf edecekleri yerde, hakkında hiç olmazsa bir fikir edinebildikleri doğayı incelemek yerine hayal dünyasında bilinmeyen bir neden aramaya giden din imamlarının mantıkları kadar şaşılacak hiçbir şey yoktur. Gördüğümüz olayların yaratıcısı Allah'tır demek, bu olayları gizli bir nedene bağlamak değil midir? Allah nedir? Bir ruh nedir? Ey bilginler! Doğayı ve yasalarını inceleyiniz. Doğada, doğanın içyüzünü görüp seçtiğinizde, fikirlerinizi aydınlatmak şöyle dursun, tersine, fikirlerinizi daha çok karışıklığa ve kendi kendinizi anlamak olanaksızlığına düşürecek olan "doğaüstü" nedenlere başvurmayınız. Doğaüstü nedenler aramayınız.
"Bir Allah olmaksızın doğanın açıklanması mümkün değildir" diyorsunuz. Bu, pek az anladığınız her şeyi açıklamak için hiç anlamadığınız bir nedene, bir etkene ihtiyacınız var demektir. Siz karanlık olan bir şeyi, karanlığı iki katına çıkararak görmek ve seçmek iddiasında bulunuyorsunuz. Düğümleri çoğaltarak, bir düğümü çözdüğünüzü sanıyorsunuz.
Ey cezbedici fizikçiler! Bir Allah'ın varlığını bize kanıtlamak için, ayrıntılı botanik kitaplarını kopya ediniz. İnsan vücudunun inceden inceye, uzun uzadıya açıklanmasına giriniz. Sonra suların akıntısına hayranlıkla bakmak için yeryüzüne dönünüz; kelebeklerin, böceklerin, poliplerin, içinde Allah'ınızın büyüklüğünü bulduğunuzu saydığınız organlaşmış zerrelerin önünde dünyayı unutmaya dalınız. Bütün bu şeyler bir Allah'ın varlığını kanıtlamayacaktır. Bütün toplamı evren olan sonsuz karmaşık birleşmelerle çeşitli şeyler meydana getiren etki ve maddelerin çeşitliliği hakkında sahip olmanız gereken fikirlerden yoksunsunuz. Bu, doğanın ne olduğunu bilmediğinizi kanıtlayacaktır. Mikroskopla donanmış olduğunuz halde bile, doğanın, gözlerinizin ancak pek az bir kısmının gördüğü çok sayıda varlık meydana getirmeye güçsüz olduğuna hükmettiğinizde, doğanın kuvvetleri hakkında hiçbir fikre sahip değilsiniz demektir. Sözün kısası, bu nitelik kanıtlayacaktır ki, hissedilmesi ya da bilinmesi mümkün olan etkenlerden habersiz bulunduğunuzdan, hakkında gerçek bir fikir edinmeniz hep olanaksız olacak bir etkeni kast ettiğiniz bir kelimeden yardım almayı daha kolay buluyorsunuz.


"Vatanseverlik, silahlar,ordular, donanmalar , bunlar hâla uygarlaşamadığımızın göstergeleridir.Çocuklar anlayacaklar ; sadece kurulu düzene hizmet eden ve onu yücelten kuş beyinliler olduğumuzu.Bizler iğrenç ve hasta bir topluluğuz."
:: Zeitgeist Addendum
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #40 (permalink)  
Alt 17-03-2008, 14:39
yenihayat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 13-11-2007
Yaş: 25
Mesajlar: 13
kardeşim sen neden tanrının varlığını kendine kabul ettirmeye çalışıyorsun ki... bu yaptığın nafile bir çaba...zira inananlar bile tanrının varlığını ispatta bi noktaya kadar ilerleyip sonra tıkanırlar.zaten inanç içten gelen bir şeydir bugün biri sana tanrının varlığını kesin olarak ispatlasa hemen inanacak mısın? bence böylesi konulara kafa yorma.. (şöyle düşün islamın aslanı hz.hamza da çölde yalnız kaldığı bi anda allah ın var olduğunu anlamış...)


aynı masalları dinlemelerine rağmen ötekiler hiç böyle bir şey yaşamadılar(novalis)

la viva muerte
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
arkadaslar, arkadaşlar, ateist


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Ateist olmak suç mudur? High Hopes Serbest Kürsü 283 15-07-2009 13:31


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:14 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info