|
|
| Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya.. |
Kendin için yaşamak mı? Yoksa toplum için yaşamak mı?Tartışmak İstiyorum içerisinde Kendin için yaşamak mı? Yoksa toplum için yaşamak mı? konusu: içimdeki egoist benlik beni sosyal olmaya itiyor. çünkü tek başıma mutlu olamıyorum. benim için bir şeyler yapan/yapabilecek insanlara ihtiyacım olduğu için, gerektiğinde bana yardım edecek insanlara ihtiyacım olduğu için, ben ...

01-02-2011, 16:02
|
|
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-02-2010
Mesajlar: 648
|
|
|
içimdeki egoist benlik beni sosyal olmaya itiyor. çünkü tek başıma mutlu olamıyorum. benim için bir şeyler yapan/yapabilecek insanlara ihtiyacım olduğu için, gerektiğinde bana yardım edecek insanlara ihtiyacım olduğu için, ben de başkalarına yardım ediyorum, onlara destek oluyorum.
|

01-02-2011, 16:14
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
|
kendimle yaşamak...
|

01-02-2011, 17:49
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
Alıntı:
Zerdüşt demiş ki: Kimseyle düşman olmak istemeyen kimse ile arkadaş da olamaz. Arkadaşın için, arkadaşlık için savaşmak gerekir, savaşmak için: düşman olabilmek.
Taraf tutan özgürlüğü ile ödüyor bedelini, çünkü insanoğlunun tek özgürlüğü 'suçlu gibi sanık durumunda bocalamak' ya da 'hakim gibi yukarıdan bakmak' değil, tarafsız olarak olana, bilene, varoluşa şahitlik edebilmektir.
|
toplum ve onu oluşturan muhtelif normlar/etik'ler bütünlüğü en nihayetinde birey'in şahsi ben'inde kendi varlığına göre yorumladığı, kendi menfaatine göre kullandığı/kullanmadığı dizgelerden oluşur. ''bir şey için yaşamak'', kavramı, bireyin ''özne''liğinde oldukça flulaşmış, geçirgen ve göreceli bir kavramdır. değil mi ''toplum'' için yaşayan birey de ''kendi için yaşadığını düşünen birey'' de yaşam tarzlarını kendilerini anlamlı buldukları değerler silsilesi çerçevesinde örmekte? bu uğurda sergilenen her türden eylem, özünde bireyin kendi varoluşuna, değerler bütülüğüne yani kendine yönelik değil midir?örneğin niçe, bu yüzden ''acımak'' vb insani hasletleri sorgulamamış mıdır? üstadın farkında olduğu şey: acımak gibi son derece masumane görünen bir hissiyatın dahi son tahlilde insanın kendine dönük bencil duygulanımı olduğuydu.
tarikatları yahut dini cemaatleri düşünelim... islam mistisizmini yaşamının merkezine koymuş ve bunu yüzlerce yıllık insanlık tecrübesi/birikimi altında yorumlamış bir birey düşünelim... bu birey bir yazılım programından zihnine yüklenmiş doğru/yanlış kategorilerini metodik bir biçimde mi yorumluyordur yalnızca??? örneğin kur'anda ''zina haram'', bu adam ''zina yapıyorsa kötüdür'' otomatik yargısına mı varıyordur sadece(böyle düşünenler yok değil  ) unuttuğumuz bir gerçek, dinlerin de beşerin binlerce yıllık bir tecrübe birikimi kültürel olgu olduğu!.. işte bu birey, belki onlarca yıllık yaşamının şahsi tecrübelerini yansıtıyor, görmüş geçirmişliğini de uyguluyor kendi mistik değerler sentezinde... hadi, hiç mi görmedik çevremizde mistik ama ''bilge ruhlu'' insanlar??? şimdi bu adam, islam mistisizmini merkeze koydu diye kendi için yaşamıyor denebilir mi söz gelimi??? tam tersi, kendini bu şekilde huzurlu/mutlu/olgun hissediyordur... insani ilişkileri bu çerçevede birçok ateistten daha olgun, seviyeli ve vicdanlıdır belki!... ahhh, vicdan elbette???? ahlakın bile önermesi olmayan, zorunluluğu olmayan vicdan!... empati diyor modern psikoloji... karşındakinin varlık kategorisine empatik bir saygı duyuş!...
aslolan, kamil olabilmektir bana göre. ister insan-ı kamil, ister ''kendini gerçekleştiren'' kamil!... dedik ya, empatik bir saygı, en kötüsüne bile...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

01-02-2011, 22:00
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
|
|
|
Gerçek bir seçim yapabilen kimsenin kötü olmak isteyebileceğine inanmam. Gerçek bir seçim yapabilmek ille belli bir bilinçten mi geçer, ve bu bilinç bilgi ile mi olmalıdır? Bilgi dediğimiz nedir? Niçe bunu dedi, Kant şunu, Marks bunu dedi midir bilgi (veya Allah dedi, Muhammed dedi, buddha dedi vs vs, mustafayı da katalım hadi)?
Vicdan, çok ilginç bu forumu çok sıkı takip etmiyorum ama karşıma çıkmadı şimdiye dek "vicdan" kavramı" burada. Bir bilgi biriktirmiş olma durumu ve bu bilgiyi kullanarak alt etme sidik yarışı daha revaçta.
Empati, karşılıklı olmak zorunda olan veya mecrasında kalması gereken bir erdem. Bu mecradan "hak verme"nin sınırını kastettim. Bir insanın adaleti ile adalet genel kavramı her zaman örtüşmez. Yoksa Tedd Bundy çok haklıydı... Bu, göz önüne alınması gereken, bizi insanlık sınırları içinde tutup PC makineliğinde olmamamızı sağlayan, ve PC gibi makinelerle de "taklit" edilemeyecek bir davranış örüntüsüdür.
Ama ben bilmek isterim, ona "saygı duymak" bana ne yapar?
ben, bir fare olsaydım, yılanların yaşaması için, bir gazal olsaydım, aslanların yaşaması için feda edilmem söz konusu olabilirdi. Çünkü oradaki kanun insan iradesinin ve egosunun dışındadır.
Toplum, yok ettiği bireylerden beslenemez. Birey, ait olmadığı toplumda var olamaz, olur da sürünür. Acı çeker.
Topluma rağmenlik olmaz. Olur da, can yakar.
Tarafsız olabilmekse, bunun önce gerçeği arama dürtüsü ile, sonra da zarar görmekle alakası vardır. Eğer Galieo engizisyonla görünürde anlaşmışsa, onu suçlayamam. Ama anlaşmadığı için de suçlayamam. Buna rağmen hala birilerini püskürtesim varsa, sadece ben empati yapmam, biraz da silkinip o bana yapacak.

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

01-02-2011, 22:16
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
vicdan elbette???? ahlakın bile önermesi olmayan, zorunluluğu olmayan vicdan!... empati diyor modern psikoloji... karşındakinin varlık kategorisine empatik bir saygı duyuş!...
vicdan'ı ''toplumsalda dışsal zorlamalara katlanabilme gücü'' olarak tanımlıyordu biri. ahlakın dışı ve ötesinde bir hissiyat ve asla ahlakın koşulu yahut ahlaki yargılarımız için zorunluluk değil. vicdan'ın tamamen bireysel olduğu, an'lık bir tavır olduğunu da düşünebiliriz. hangi türden sosyal-kültürel norm ve değerleri benimsersek benimseyelim ''kanaatlerimiz''i oluşturduğumuz an ve zamanda aktüel bir duruma karşı gösterebildiğimiz tepkinin niteliğinde ortaya çıkar vicdan. adam son derece dindardır, ancak, yaşam tarzı nedeniyle somut/soyut recm'e uğrayan bir kadının düştüğü durumu onaylamak zorunda değil! yokmudur böyleleri??? (geneli yansıtmaz elbette, ama dindar diye de herkes meczup olamaz) özgürce seks yapana saygı duyarım/ahlaki olarak yargılamam, ama sevdiğim kadının başkasıyla sevişmesini istemem misal  bu beni ahlakçı mı yapar?

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

01-02-2011, 22:17
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
|
|
not: verdiğim örnek, benimle bir ilişki halinde olması şartıyla... sıfır km isterim gibi anlaşılmasın... 

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

02-02-2011, 06:16
|
 |
psy
|
|
Üyelik Tarihi: 10-09-2009
Mesajlar: 335
|
|
herkes kendisi için yaşıyor elbette.burda tartışılan nasıl yaşıdığı.içinde bulunduğu toplumun (ki bunu küçük grup bazında değerlendirmek daha doğru geliyor,şimdi tutup da vatan için ölmek,varlığım türk varlığına armağan olsun, olayı değil) iradesiyle mi yaşanıyor yoksa kendi değerlerini oluşturup bu
grubun içinde yer alabiliyor /alamıyor mu?
bu durumda toplum (yine içinde bulunduğum çevre olarak ele alıyorum) için yaşarım.arkadaşlarımla paylaşırım,ailemi ziyaret ederim,ihtiyacı olana yardım etmeye çalışırım (rahibe teresa yorum yapıyor  ) yani kısacası toplum için yaşarım,amma albatross'un dediği gibi empati diyor modern psikoloji... karşındakinin varlık kategorisine empatik bir saygı duyuş!... olduğu sürece.
konu başlıklarından, yorumlardan kolaylıkla çıkarsanabilen bir sonuç 'anarşi' isteği. bireysel olarak herkes devrimini yapabilir(zincire vurulmamışsa),anarşiyi hayat felsefesi yapabilir; fakat asıl mesele toplum olarak anarşinin sağlanıp sağlanamayacağı.anarşinin bireysel olarak yalıtılmış insanlardan oluştuğunu düşünmüyorum.bu sebeple toplum için yaşıyorum da demek gerekiyor.insan sosyal bir hayvandır.bu forumda yazmak bile sosyallik.duvar değil ki burası tak tak vur, ses gelmesin.
Sana derim sana ey benim aklım
Sakın ha başıma gelme bir daha.
Şu dünyaya sarhoş olan yararmış
Ayık ol, kendini bilme bir daha.
Mahzuni
|

02-02-2011, 12:48
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
|
özgen...
"duvar değil ki burası tak tak vur, ses gelmesin."
yazdım bir kenara... kullanırım haberin ola...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:20 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|