Kadınlar henüz kendilerini anlatma noktasına yeni geldiler. Tabi bu bence olumsuz bir gelişme çünkü kadınların genel olarak edebiyattan anladığı kendi duygularını dökmek olduğundan insan banane şimdi bu kadının yaşadıklarından, yine mi depresyon diyip bırakıyor elinden kitabını. İçlerinde bunu aşanlar da yok değil elbet ancak hala eril özellik ile yarışabilecek dişil nitelikleri baskın durumda değil çoğunun en iyiler bile bir şekilde kadın olduklarını belli eder tümcelerle, hayal gücünü kısıtlayan kadınsı dışlanma duygusunu eserlerine yansıtıyorlar.
Saldırganlığı ve umursamazlığı daha öğrenebilmiş değiller bunu da ısrarla kötü bir erkek niteliği olarak görüp, saldırtgan davranışı toptan yargılıyorlar bazen doğal da olabileceğini toplumun onlara dayattığı analık, yumuşaklık etiketini benimseyerek.
Sonuç olarak kadınların herhangi konuda erkeklerden yeteneksiz olduğunu düşünmek bana hem mantık dışı hem de rahatsız edici geliyor bunun nedenlerinin onların doğasından ziyade kültürel alışkanlıklardan kaynaklandığını düşünüyorum. Aslında kişisel fikrime göre yazdı mı oldukça güzel, edebi cümleler kurabiliyorlar bir erkeğe oranla daha da iyiler genelde hatta. Ancak asıl sorun bunu yeterli görmüyorlar hiç bir zaman ve yazmaktan kolay vazgeçiyorlar hele de çoğu genelde üzgünken yazabiliyor, biri onları mutlu edince yazmaya gerek duymuyorlar. Bir başka sorun da savaş ile çatışma ile araları iyi değil kurgu da problem var edebiyat başarılı olsa da kurgu o kadar çarpıcı olmadığından soyut cümlelerden örülü başı sonu belirsiz yazılar çıkıyor ortaya. Bunları da sadece aynı duyguları hisseden diğer kadınlar okuyor severek.
Toplum henüz kadınlara gaz verme aşamasına yeni geldi, belki ilerde toplumsal manada eşit konuma gelip erkekler kadar rahatça yaşayabildikleri bir zaman gelirse aynı başarılı eserleri onların da verebileceğini görebiliriz, lakin şu durumda aynı yetenekte olduklarını sadece birebir ilişkiye girdiğimizde görebiliyoruz.
Ayrıca Bukowski nin yaptığını bir kadın yapacak olursa bunları neden yazıya döktüğünden tutun, ahlaki etiğinden, edebi açıdan bayalığına kadar eleştiri konusu yapılır şu anda ve o kişi ikinci kitabını yazamaz, elinde şarap ile basın karşısına çıkamaz maalesef küfür ile eleştirilere cevap vererek : )) Sorun biraz da kadınların toplumu daha fazla dikkate alması, buna mecbur kalışı bazen de belkide.
A şunları da eklemek lazım.
Alıntı:
|
kadınlar, doğanın onlara verdiği doğurganlık sayesinde doğal olarak yaratıcılık gücüne sahiptirler. bu bakımdan yaratıcılık konusunda extra bir çabaya, erkekler kadar gerek duymazlar. erkeklerse kadının bu yaratıcılık yetisini içten içe kıskanırlar ve başka alanda eserler yaratmak için kendilerini zorunlu hissederler.
|
Burada bir hile var. Aslında bu fikir ataerkil toplum tarafından kadınlara dayatılan bir nokta. Şahsen ben kadınları doğurdukları için benden daha yaratıcı görmüyorum böyle bir kompleksi de psikolojik açıdan maalesef kadınlar yaşıyor aynı toplumda. Yani ortada erkeklerin yaşadığı rahim sahibi olamama kompleksi yok, tersine penis sahibi olmama kompleksi oluşturulmuş kadınlar mevcut her ne kadar bu fazla fanatik bir frreudyen düşünce olsa da genellendiğinde. Erkek kadından daha yaratıcı olabilmek için değil,diğer erkeklere baskın gelebilmek adına çeşitli alanlarda eserler yaratmaya zorunlu hissederler bu konuda yine olsa olsa. Maalesef bu konuda erkeğin rakibi yine kadın değildir olaya o açıdan bakmak biraz züğürt tesellisi ve kadınlara haksızlık bence.
Alıntı:
|
evet, büyük ölçüde şiirleri erkekler yazmıştır. çünkü şiirlerin çoğu kadınlar için yazılmıştır. tarih boyunca, aşkı törensel manada ilk ileten hep erkekler olmuştur ve kadın o kadar güzeldir ki, erkekte bu güzelliğe karşı bir yanıt, bir serzenişte bulunma ilhamı varolur. yani bu bir tür kuru başlatma tekniği gibi bir şeydir.
|
Bu da hileli bir düşünce. Lakin kadınlar içinde erkekler son derece çekici olabiliyor güzelliği kadın ile özdeşleştirmek hatalı ve erkeğe göre çizilmiş bir görecelelik. Öyle ki bir kadının erkek için oluşturduğu edebiyat erkeğinki ile yarışır hatta onu geçer çoğunlukla kadın sevgi konusunda daha fanatik olabiliyor erkekten çünkü ve zarten bu yüzden daha çok acı çektiği de. Bunun ötesinde erkek şiirsel olarak veya edebi olarak ilhamını bir kadından almış olsa da kişisel olarak onunla kısıtlamaz konuyu belki bir masal yazar,fantazi oluşturur, mitolojik veya epik şeyler de yazabilir bu ilham ile ve ilhamının bir kadın olması değildir bu noktada onu başarılı kılan kendi hayal gücüdür, kusura bakmayın.