Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
Mesela psikolojisi bozuk olan biri cinayet işlediğinde ya da sinirlenip cinayet işleyen birini göz önüne alalım. Bu durumda bu suçu yaratan yine devlet mi sence. Yada halk mı ?
Bu daha çok suçluların bir savunması. Adam hırsızlık yapar yakalanınca " Ben ne yapayım devet bana baksın. Devlet suçlu diyor" Belki bir nevi haklı ama önce suçu devlette aracağına kendisinde aramalı.
|
Tam olarak anlatamamışım kendimi zaten felsefi açıdan bakarsak devlet ve halk her zaman suçu yaratandır. Cinayet işlemek de yalan söylemek, kavga etmek, zina yapmak, içki içmek gibi suç olmasaydı o psikolojisi bozuk insan suçlu olmayacaktı.
Antik yunan'da delas adasında doğmak ve ölmek yasalara aykırıdır. Kanada'da insanların olduğu yerde horlayarak uyumak yasalara aykırıdır. Kansas'ta başka bir memlekete giderken valilikten ''bu kişinin gezmeye yetecek kadar parası vardır.'' belgesi almak zorundadır. washington'da at sırtında balık avlamak yasaktır. Illinois'de, ingilizce konuşmak suçtur, çünkü, orada ana dil amerikanca'dır. Notamo'da bir otobüsün orta koridorunda ayakta beklemek , arkasından 3 yıllık bir hapis cezasını getirebilir. Teksas'ta şehrin sokaklarında yalın ayak yürüyebilmek için 5 dolarlık bir ehliyet almak gerekir.
Türkiye'de yukarıdaki suç(!)ları işleyen insanlar suçlu değildir. Konudan uzaklaşıyorum.
Felsefeyi boş verelim, şöyle diyelim psikolojisi bozuk biri var ortada, bizim gibi değil yani ve bu gidip birini öldürüyor. Eğer bu adamın psikolojisi sonradan bozulduysa bunun sebebi yine çevresindeki halk ve o kişiyi orada yaşamaya layık gören devlet değil midir?
Doğuştan sorunlu belki de bu insan? o zaman da bunu zamanına rehabilite ettirmeyen halkımız sorumlu değil mi, rehabilite etmeyen, edemeyen, dışarı salan, çevresindekilere o kişiye nasıl davranmaları gerektiğini öğretemeyen, eğitemeyen devletin suçu yok mu?
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
Bu arada devlet ve hükümet kavramlarını iyi bellemek lazım.
Devlet değil hükümetler genel itibari ile halkların ihtiyaçlarını karşılarlar ve kötü yönetim sergilerlerse halk isyan eder vs.
Ve tepedeki en büyük güç yeri geldiğinde buna müdahale eder. Darbe yapar vs. Artık ne ise.
|
Hükümet devirmenin bu işle alakası yok bence de, hükümetler seçimle değişir. Rejimler devrimle değişir, Atatürk'ün Osmanlı'dan Türkiye'yi kurması gibi, Fransız devrimi gibi, Küba'nın komünist Küba'ya, Çarlık Rusya'sının SSCB'ye dönüşmesi gibi.
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
İstiklal Mahkemeleri Kurtuluş Svaşı sırasında bu savaşı ve milli birliği çine sindirememiş vatan hainleri ve yobazlar için kurulmuştu. Hayli ile senin bağımsızlık için uğraşan askerine, liderine türlü çirkinlikler yapan, bu milli beraberliği bozmak için türlü pislikler yapanlar için sonunda idam sehpası görünmüştür.
İdama temede karşıyım ama bu durumda olması gereken idam idi. Ve adaletsiz demek yanlış bence. Çünkü her zaman adalet işlemez ve bazen biraz diktatör olup masaya yumruğu vurmak lazım.
Eğer o dönemde İstiklal Mahkemeleri kurulmamış olsa idi şuan belki kazanılmış bir Kurtuluş Savaşımız olmaz idi..
|
İdama temel(!)de karşı olmak da popülerleşti

ama ben bu konunun temeli neyse devamı da öyle olmalıdır dye düşünüyorum. Zaten hırsızlık yapanı, 1 kişiyi öldüreni idam etmiyorlar. İdam Gezmişler öldüğünde kötü, Menderes öldüğünde kötü ama istiklal mahkemesinde yapıldığında iyidir diye bir şey olamaz.Anca İstiklal mahkemelerinden çıkabilecek bir karar: sanigin idamina yargilamanin devamina ...
Alıntı:
detays´isimli arızadan alıntı
Devlet değil hükümetler genel itibari ile halkların ihtiyaçlarını karşılarlar ve kötü yönetim sergilerlerse halk isyan eder vs.
Ve tepedeki en büyük güç yeri geldiğinde buna müdahale eder. Darbe yapar vs. Artık ne ise.
|
Temel ayrılığımız bu noktada detays, sen en büyük güç olarak hala askerleri görüyorsun, müdahale eder diyorsun. Türkiye Cumhuriyeti demokratik bir hukuk devletidir ve de demokratik toplumlarda en büyük güç her zaman halktır.
Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.