Alıntı:
drunken lord´isimli arızadan alıntı
modern toplumda kadının kendisi olmaktaki asıl çıkmazlarından biri de "profesyonel" veya "özgürleşmiş" kadın karakterinin, kadının bir nevi erkekleşmesiyle kazanılmalıdır yani kadınlardan beklenen erkeklerin "yüce" niteliklerini sahiplenip kendileri olmalarıdır bu tabii ki imkansız. kadının sahip olduğu "anne" figürü tabii ki önemlidir ancak psikolojik olarak bakıldığında benzer bir rol(baba) erkek içinde geçerlidir. doğal olarak üzerine düşünülmesi gereken bu içsel yapıdan çok bu yapının sosyal düzeyde aldığı biçimdir bugün kadın hala erkek egemen toplumun ve kapitalizmin sömürü alanlarından biri olmaya devam etmektedir. buna en güzel örneklerden biri kadınların en geniş çalışma alanlarından olan ev işleridir. burada harcanan emek görmezden gelinmektedir örneğin kadınlar sözkonusu olduğunda bunun gibi pek çok örnek bulabiliriz. dış görünüşe verilen önem yine kadına ve erkeğe verilen ve/veya onlar tarafından istenen statüyle alakalı olarak düşünülebilir. örneğin toplumsal yapı içinde kadının küfür etmesi ona uygun görülmez veya müslüman kültürün özümsendiği topluluklarda kadının saçını bile açması sakınılması gereken birşeydir. benzer kurallar erkekler içinde olmakla birlikte daha rahattırlar. bu bir nevi tavır ikamesi olarak düşünülebilir. ahlaki yapı dediğimiz şey bireylere çeşitli görevler yükleyerek onları çeşitli roller oynamaya zorlar işte yukarıda bahsedilen bir kadının dış görünüşüne önem vermesi ve bunun ona belli bir tatmin sağlaması ona biçilen görevin yerine getirilmesi ve bunun sonucunda gördüğü kabul görevin sorunsuz yerine getirildiği hissidir bu tatmini yaratan erkekte de bu kadına bakma veya onun böyle görünüşünden hoşlanma eğilimi benzer bir ahlaki kabul veya gelenek takipçiliğinin sonucu olarak kendini gösterir. işte mevzubahis gizli anlaşma bu toplumsal sözleşmedir ahlak dediğimiz şey bu sözleşmeye işaret eder.
|
Kadının görüntü üzerinden yarattığı dünyayı ve ordan aldığı tatmini ona biçilen görev ve görevi tamamlamadan aldığı tatmin olarak değerlendirme kadını hafife almak olur. Bu noktada kadın zihni ile daha iyi bir iletişim kurmak gerekiyor. Görüntüden alınan tatminden ve bu görüntüyü sunmak için sarfedilen çabadan çıkarılması gereken asıl nokta kadının iç dünyasına yönelik bir şey olmalıdır. Neden bu tatmin alma şekli kadının dünyasında önemli bir yere sahip olmuştur ve bu kadını nasıl hissettiriyodur bunu düşünmek lazım öncelikle. Yani alınan tatmin kadının iç dünyasında nasıl bir güç olgusuna sebebiyet verir.
Bir başka nokta ise; kadının erkeğe biçilmiş özelliklere sahip olması adı altında özgürleşiyor ya da modernleşiyor olmasının yanı sıra erkeğin de 'kadınlaşıyor' olmasıdır. Eğer görüntüye önem vermek kadına yüklenen bir rol ise bugün erkeğin de kadınlaşıyor olduğunu savunuruz. Bu toplumsal bir rol karmaşından ziyade daha bireysel ele alınmalı. kadın ya da erkek farketmez bu ya da buna benzer durumları bir ihtiyacın dışa vurumu olarak görüyorum ve bu ihtiyaca sebep olan içsel nedenlerin kritik edilmesi gerektiği kanısındayım.