Bir de öğretmenin sınıfa her girişinde ayağa kalkmak zorunda bırakılan öğrenciler.. Saygı anlayışı militarizme dayalı bir toplum..
"Eğer insanlar Tanrı olsaydı, kendilerini demokratik olarak yönetebilirlerdi. İnsanlar Tanrı olmadıklarına göre, mükemmel bir devlet insanlara göre değildir."
'varlığım türk varlığına armağan olsun' 'yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir' bu sözlere takıldım.milliyetçilik değil ırkçılık bu.daha neler çıkar bu andtan...
küçükken içtiğimiz and lar sayılmıyor değil mi???
Sana derim sana ey benim aklım
Sakın ha başıma gelme bir daha.
Şu dünyaya sarhoş olan yararmış
Ayık ol, kendini bilme bir daha.
Mahzuni
oruç çocuklara öğlene kadar farzdır... yok bu olmadı...! bu dinle ilgili bi meseleydi değil mi...? and içme olayı ırkçılıkla... karıştırıyor muyum yoksa...
çocuk işte...! büyüyünce aklı başına geldiyse sayılmıyordur herhalde...
Bir türlü ezberleyememiştim şu andı.
Çok korkardım beni oraya çıkarmalarından ya unutursam ya şaşırırsam diye, o yüzden hep geç giderdim okula.
Her gün yemin ettirerek, resmi ideolojiye bağlılığı empoze etmeye çalışıyorlar bu demokratik bir tutum değildir. Bu şekilde özgür düşünen bireylerin yetişmesi çok zor.
Bir de törenlerde okutulan şiirlerde “Atatüyk” diye haykıran çocuklar yok mu..
Aşağı yukarı nasıl olduğunun canlandırması:
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."