|
|
| Tartışmak İstiyorum Düşünce ve kanıları değiştirmeye yönelik eylemleriniz için buraya.. |
Değişen Hiç Mi Birşey Yok?Tartışmak İstiyorum içerisinde Değişen Hiç Mi Birşey Yok? konusu: 2 ayrı tür..Kadın ve erkek..
Erkek..Önce erkek vardı güçlüydü,kuvvetliydi kendine kendine yetiyordu ama sıkıldı sonra; bilmem neresinin kemiğinden başka bir tür yaratıldı..Kadın..Zayıftı,güzeldi,alımlıydı,çekici ydi..Evet evet çekiyordu birşeyler,aşağıda olan birşeyler..2 tür arasındaki ...

04-11-2009, 20:02
|
 |
Körpe
|
|
Üyelik Tarihi: 10-12-2008
Mesajlar: 77
|
|
Değişen Hiç Mi Birşey Yok?
2 ayrı tür..Kadın ve erkek..
Erkek..Önce erkek vardı güçlüydü,kuvvetliydi kendine kendine yetiyordu ama sıkıldı sonra; bilmem neresinin kemiğinden başka bir tür yaratıldı..Kadın..Zayıftı,güzeldi,alımlıydı,çekici ydi..Evet evet çekiyordu birşeyler,aşağıda olan birşeyler..2 tür arasındaki çekim günbegün arttı arttı ta ki kadınla erkek yekvücut olup birleşene kadar..
Birleştiler..İlk mutluluk,şehvet,zevk patlaması yaşandı yeryüzünde..
Ve adam düşündü..Hiç böyle hissetmemiştim,ihtiyacım olan buymuş..Kadınmış!..Evet ihtiyacım,kadını(m)..Artık benim..
Ve kadın düşündü..Benden önce o vardı ama hiç bu kadar mutlu olmamıştı..Onu bu kadar mutlu eden benim..Evet evet onu mutlu eden benim bensiz olamaz ben değerliyim ve bundan çok hoşlanıyorum..Bu artık benim birincil görevim..Çünkü artık onunum..
2 tür birbirine öylesine bağlandı ki artık mümkün değildi onları ayırmak..
Biri sahip diğeri ait..
Biri oyuncağını paylaşmak istemeyen şımarık bebek,diğeri oynanmaktan yıpranmış bir o kadar da mutlanmış oyuncak..
Gittikçe çoğalmışlar..Yıllar geçtikçe binlerce yüzlerce milyonlarca olmuşlar..
Her yeni gelen tür,atasının özelliğini taşımış..Sahip doğduysa hep sahip olmuş,oldurulmak istenmiş,beynine işlenmiş sahiplik duygusu..Ait doğduysa hep ait olması gerekmesi öğretlenmiş,aksi taktirde ayıplanmış,utandırılmış,insan içine çıkartılmamış..
Milyonlarca yıl geçmiş..
Devran dönmüş,dünya değişmiş..İnsanoğlu gelişmiş,yaşantısı değişmiş,başına bin bür türlü hal gelmiş..Devlet kurmuş,savaşmış,ölmüş,öldürmüş,göç etmiş,yerleşmiş,peygamber olmuş,bilim adamı olmuş,sanayi devrimi yapmış,komünist olmuş,faşist olmuş..Olmuş da olmuş..
Bunların hepsi sahipliğe alışmış Ademoğlu yüzünden olmuş..Hep önder tek önder Ademoğluymuş..Dünyanın devrini değiştirmiş,ayarını bozmuş..Elindeki yıpranmış oyuncağıyla,kadınıyla birlikte..Kadın savaşlarda göçlerde ezildikçe ezilmiş..Daha çok yıpranmış..Ama vazgeçmemiş,bırakmamış aitlik görevini..Erkeği onsuz yapamaz çünkü onunla mutlu oldu,o değerli..Kendi cinsinden doğan çocuğunu da ait olarak yetiştirmeyi vazgeçilmez kural edinmiş kendine..
Erkek sahip oldukça daha fazlasını istemiş..Daha fazla para,daha fazla unvan daha fazla toprak daha fazla oyuncak..
Sonra yukarılardan çok çok yukarılardan semalarında üstünden kelamlar dökülmüş yeryüzüne..Birilerinin varlığını anlatan,yaşamın amacını,yaşamın kurallarını anlatan kelamlar..Yazının başındaki 'bilmem neresinin kemiğinden yaratılmış kadın' ibaresinin haklılığı kanıtlanmış..Birden onlarca kadını iyilik adı altında götürmeyi kendine görev edinmiş önderler türemiş..
Yine yıllar yılları kovalamış..
Milyonlarca erkek
Milyonlarca kadın
Rahat rahat yaşanabilen ikili ilişkiler..
Aşk..
Sahiplik duygusu kendi üstüne yetmezmiş gibi bir de koca toplumun üstüne sinmiş erkek..Yeni yeni oyuncaklar çıkmış..Uzun bacaklı,koca göğüslü,fıstık gibi..Çoğu önünde elpençe divan durmuş..Ait olmaya hazırlar..Tek söze tav olmaya..Erkek mutlu..Nasıl olmasın ki? O sahip,o üstün,o rahat,o istediğini yer içer söyler,o şurda döver şurda sever,o güçlü ekmeğini taştan çıkarır,o lider ne derse o olur ve onun bir penisi var küçüklüğünde amcalara göstererek şimdilerde kadınlara göstererek övündüğü..
Aitlik duygusu kendi üstüne yetmezmiş gibi bir de koca toplumun üstüne sinmiş kadın..Başlarda mutluydu aşıktı mutlu etmişti..Yıllarca sürdürdü bu durumunu ama zamanla farklı istekler boy gösterdi..Yapmayı denedi kendi yetiştirdiği nesli karşı çıktı,ayıpladı,erkeğinin hakaretine uğradı..Çok büyük günah işlediğini düşünüp içine kapandı..Ezildi ezildi..iyice sindi..Ama içindeki istekleri engelleyemedi..Karşı da çıkamadı..Nasıl çıkabilir ki? O ait sadece söyleneni yapabilir,o güçsüz ekmeğini taştan çıkaramaz,o rahat rahat konuşamaz giyinemez erkeği kıskanır ve onun övünebileceği bir penisi yok..
Sanırım aradaki en büyük(!) fark bu..Birinin cinsel organı büyük diğerinin küçük..
Kadının cinselliğinin yadsındığı,kadının ezildiği,hor görüldüğü,doğrulardan utandırılmaya,yolundan döndürülmeye çalışıldığı bu toplum umarım bir gün değişir..80'li yılların Duygu ASena kitaplarını okuyup 'Gerçekten değişen bir şey yok' diyebilmenin acısını yaşıyorum..
|

04-11-2009, 20:39
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
|
farklı bir pencere açıldı... ve baktım görünene... iyiymiş...
|

05-11-2009, 03:29
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-07-2009
Mesajlar: 117
|
|
|
Değişen çok şey olsada insan devamlı içindeyse farkına varamayabilir. Hergün aynaya bakdığın için kendi değişiminin bile farkına varamazsın taaki hatrı sayılır bir zaman önce çekilmiş kendi fotoğrafını görene kadar yada her zaman yaşadığın yerden 3-5 ay yada 1 yıl ayrıldıktan sonra gerıye döndüğünde çok iyi fark edersin. Aynı bunlar gibi bu konuda bahsi geçen çok şey değişmiştir halen de değişmektetir. Ancak herkes kendi penceresinden bakarak karşı penceredeki bakış açısını göremez onuda anlayabilmek için o pencerede olabilmek gerekir. Şimdi de sana karşı pencereden bir saymaya kalksam o yazdığın yazıdan çok daha uzunca bir liste çıkartırım ancak bu ne kadar ifade edebilir durumu burası muamma çünkü kendin o pencerede olamadan tam olarak ımkansız anlayamazsın. Kısmen anlar yada hak verebilirsin sadece. Çok düşünmeden bile sadece bir kaç şey söylesem yeterli sanırım. Asker olmak zorunda olan kim, ölmek zorunda olan kim, savaşmak zorunda olan kim, evi bakmak için iş bulmak zorunda olan kim, iş bulunca iyi kazanmak ve gerekırse en ağır işlerde bile çalışmak zorunda olan kim, zengin veya dahada güçlü olmak zorunda olan kim, bütün bunları bir şekilde başarmak yada başarılmaya mecbur bırakılmak zorunda olan kim, bütün bunları düşünmek zorunda olan kim, bunları öğreten kim dayatan kim kim oğlu kim? Başaramazsa dışlanan ezilen itilen kakılan kim, adam yerine konulmayan kim, sömürülen kim , kısacası kahramanlık yapmak zorunda olan yada bırakılan kim hatta herşeyi bi yerde hayatı pahasına göze alan kim? Bütün bunlardan çok memnun ve mutlu olupta deliler gibi zil takıpta oynayan kim veya kendini tanrı gibi hissedip devamlı mutlu olabilen kim? Bir de sağda solda espride olsa bazen zorlukla karşılaşınca yaw anamdan erkek olarak doğcağıma keşke kız olarak doğsaymışım diye salakça espri yapan kim? Aslında bütün olay komşunun tavuğunun komşuya kaz görünmesi , gerçekte ise sadece doğal olan bir sürecin kadın olsun erkek olsun yani insan olarak ortaklaşa meydana getirilen bir düzendir. İki tarafda doğası gereği kadar birbirine baskı kurmuş etmiş öğretmiş kısaca şeyler oluşmasına sebep olmuştur. Birinin öbürüne ne kadar isyan etmeye hakkı varsa öbürününde ona o kadar hakkı vardır. Eğer buda doğal birşeyse zaten olmak zorundadır.

Gerçekçi ol , imkansızı iste
|

05-11-2009, 23:00
|
 |
isteyipte söylemediklerim
|
|
Üyelik Tarihi: 12-12-2008
Nerden: Dünya
Mesajlar: 281
|
|
bir karikatür göstermişti eski sevgilim :
iki çocuk, biri erkek biri kız, donlarını yukardan hafif aralayıp konuşuyorlar :
erkek olan : "bak benimkinden sende yok" diyor.
kız olan: "annem, istersem,büyüyünce seninkinden istediğim kadar olabiceğini söyledi" diyor...
özetle budur, karikatürü bulan olursa bana da yollasın bir zahmet 
ilişkilere gelince; birey aşamasında incelemek ve konuşmak gerek. genelleme yapmak anlamsız...
|

06-11-2009, 02:23
|
 |
vicdani ret
|
|
Üyelik Tarihi: 27-05-2009
Nerden: istanbul
Mesajlar: 222
|
|
Ey kara cübbeli!
Taş atma bu dünyayı bilmek isteyenlere.
Onlar yaradanın sanatı peşindeler;
Seninse aklın fikrin abdest bozan şeylerde...
Dünya dediğin bir bakışımızdır bizim;
Ceyhun nehri kanlı göz yaşımızdır bizim;
Cehennem, boşuna dert çektiğimiz günler,
Cennetse gün ettiğimiz günlerdir bizim.
Ben bıyıkları süpürge etmişim meyhanede:
Hayırmış, şermiş bırakmışım ikisini de.
İki dünyayı karpuz gibi önüme koysalar
Ne birine metelik veririm, ne ötekine.
Ömer Hayyam
|

06-11-2009, 13:32
|
 |
isteyipte söylemediklerim
|
|
Üyelik Tarihi: 12-12-2008
Nerden: Dünya
Mesajlar: 281
|
|
Alıntı:
berkan04´isimli arızadan alıntı
|
evet, buydu, teşekkürler ...
|

06-11-2009, 19:24
|
 |
Körpe
|
|
Üyelik Tarihi: 10-12-2008
Mesajlar: 77
|
|
|
işte tam da bu zihniyetnizdi anlatmak istediğim !!
|

06-11-2009, 22:34
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
|
neydi anlatmak istediğin...? anlat istersen...!
|

06-11-2009, 23:16
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 06-08-2009
Mesajlar: 83
|
|
|
bir insan neden duygusal anlamda sevemez ...bunu anlamıyorum...sevemeyen varsa bana anlatabilir mi??
|

06-11-2009, 23:17
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 06-08-2009
Mesajlar: 83
|
|
|
alakasız oldu ama..bu forum bana terapi gibi napiym..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:18 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|