barış ondaş'ın tezi gayet açıklayıcı ve güzel.öneri için teşekkürler 'davranışların evrimsel kökenleri' diye bir konu açıp toparlayamayınca devamını getiremedim.ama varacağım konu buydu

bunun farkında olmak önemli çünkü.evrim üreme üzerinden gidiyor,üremeyi,nesilin devamını sağlayacak özelliklerin aktarılması için.üremeyi desteklemeyen hiçbir özellik aktarılmıyor.
mesela,neden pürüssüz,parlak bi teni çekici bulurken,buruşuk,lekeli bir teni çekici bulmuyoruz.parlak ten sağlıklılık sinyalliyor,'ben üremeye elverişliyim' diye bağırıyor çünkü.
eş seçimi evrimsel psikolojinin en çok ilgilendiği konulardan ve çoğu açıklamayı evrimsel mekanizmalara dayandırmaktalar.
eş seçimi için:
üreme hızı önemli bir kıstas:üreme hızı düşük olan cinsiyet daha seçici olurken,üreme hızı yüksek olan cinsiyet daha rekabetçi olmaktadır.(üreme hızı eşitse monogami görülmekte).insana baktığımızda kadınların üreme hızı düşük(ay'da 1 yumurta,9 ay çocuğu karnında taşıma,2 yıl bakım...)bu kadını daha seçici yapar.ama tamamen tek eşli olamadığından bir miktar rekabetçi.erkeklerin üreme hızı yüksek(tek seferde 12 milyon sperm ve 10 dakika içinde başka biriyle de çiftleşebilir) bu erkeği daha rekabetçi yapar,en iyi dölleri verebilecek kadın için savaşır.aynı zamanda çocuğa yatırım yaptığı için bir miktar da seçici olur.
evrimsel mekanizmalar için 10 bin ile 20 bin yıllık bir süreç gerekir. cinsel birleşmeler de üremeyle sonuçlanmakta,doğum kontrol yöntemlerinin yaygınlaşması ise 19 yy da görülmekte. yani oluşturduğumuz mekanizmalar üremeye yönelik hala...
tarihsel olarak dünya üzerindeki toplulukların %85'i poligamiye(erkeğin birden fazla kadınla beraber olmasına) izin veriyor.bu toplumların çoğu kabile tarzı yaşam süren toplumlar.. [Farklı ve yeni "eşler", dişiler için üreyebilme açısından risk anlamına gelirken, erkekler açısından genlerini yeni kuşaklara aktarabilmeleri için daha çok şans anlamına gelmektedir] kadınların hala özgürce cinselliklerini yaşayamama nedenlerinden biri de bu.
ancak poligaminin yasaklanması (evlenme) ,modern toplumlarda 500 yıldan öteye gitmiyor.sonuç:sadakatsizlik,boşanma,yeniden evlenmeler...
kadın fizyolojik olarak ebeveyn yatırımı yaparken,erkek ekonomik kaynak sağlama yönünde yatırım yapar.bir kadının seçilimi için fiziksel özellikler ön plana çıkarken (bel-kalça oranı,iri gözler,parlak saçlar,dolgun dudaklar,düzgün kas dağılımı,simetri)
erkeğin seçilimi için statü,ekonomik esenlik,sadakat (doğacak çocuklara güvence sağlama,bırakıp gitmemeye yönelik),hırs ve çalışkanlık önplana çıkmakta.
mesela yapılan bir araştırmada gazetelerde eş arama ilanları incelenmiş(ki aynı şeyi sizler de evlendirme programlarında da gözlemleyebilirsiniz.kadınların aradığı kriterler zenginlik,statü,bağlılık... iken;erkeklerin aradığı özellikler güzellik üzerine olmakta.
evrimsel psikolojideki çoğu araştırma farklı kültürler üzerinde(kabileler de dahil) yapılıyor.bu yüzden sosyal çevrenin etkisinden söz etmek zorlaşıyor.