Kaynakları sırf araştırmamak adına, beni yormak için istediğinizi biliyorum.. Bu yüzden sadece salla_123 nickli arkadaşımızın itiraz ettiği noktalara cevap vereceğim..
Diğer maddeleri ise, ya tek tek adam gibi sorarsınız, yada hiçbir şekilde benden cevap alamazsınız.. Bu açıklamaları da, sırf bu forumu okuyan diğer insanlar için yapıyorum.. Sizin gibi sorgulama yoksunu olan insanlar için değil!
Şimdi yukarıdaki arkadaşın itirazlarını, sondan başlayarak ele alalım.
Alıntı:
|
33- azhap suresi 56. ''Allah ve melekleri, Peygamber'e çok salevât getirirler. Ey müminler! Siz de ona salevât getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin. '' denir namaz i nerden soktun gerzek.
|
Diyanet çevirisi;
Madde 33 de konusu geçen Azhap suresi 56. ayeti;
Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler! siz de ona teslimiyetle salât ve selâm edin.
Buradaki Arapça ''salat'' kelimesi, Türkçe namaz demektir.. Ve ayette görüldüğü gibi, Allah'ın ve meleklerin peygambere namaz kılması gerektiği yazmaktadır.. Ve diğer insanların da aynı şekilde..
Ama yukarıdaki arkadaşımız ''salat'' kelimesinin namaz olduğunu bilmediği için, rezil olmuştur.
Alıntı:
|
30-Şerefsiz bi kere Fatih sultan Mehmet ermiş bir insandı.
|
Fatih Sultan Mehmet'in ermiş bir insan olup olmadığını tartışmıyoruz.. Hristiyanlığı kabul edip etmediğini tartışıyoruz.. Ve görünüyor ki, Fatih ilerleyen zamanlarda Hristiyan olmuştur..
Bu da kanıtı;
Fatih'in Avni mahlasıyla “Galata'da Katoliklik” üstüne yazdığı gazellerden biri:
Bağlamaz firdevse gönlünü Kalata'yı gören
Servi anmaz onda ol serv-i dilârâyı gören
Bir firengî şîveli İsayî gördüm onda kim
Lebleri dirisidür der idi İsâ'yı gören
Akl u fehmin dîn ü îmânın nice zabt eylesün
Kâfir olur hey müselmânlar o tersâyı gören
Kevser'i anmaz ol içdiği mey-i nâbı içen
Mescide varmaz o varduğı kilisâyı gören
Bir Frengi kafir olduğunu bilürdi Avniya
Belün ü boynunda zünnari çelipayı gören.
Bu beyitlerin günümüz Türkçesine çevirisini inceleyelim:
Bağlamaz Firdevs'e gönlini Galata'yı gören
(Galata'yı gören, gönlünü cennetin en gizemli bahçesine bile bağlamaz)
Servi anmaz anda ol servi dilarayı gören
(Gönül güzeli bir sevgiliyi Galata'nın kendisinde gören, anmaz bir daha selvi boylu bir başka sevgiliyi)
Bir firengi şivelu İsa'yı gördüm anda kim
(Galata'nın kimliğinde bir Hıristiyan dilli İsa gördüm ki)
Lebleri dirisidür diridi İsa'yı gören
(Dudakları kutsal bir tapınak olur, İsa'nın insanlık dünyasını gören)
Akl-ü fehmin din-ü imanın nice zapt eylesün
(Dinle imanın akıl ve anlayışını sıkı tutmak gerekir)
Kâfir olur hey müsemmanlar o tersayı gören
(Yoksa ey Müslümanlar, o kiliseyi gören olabilir kâfir hemen)
Kevseri anmaz ol içdügi mey-i nabi içen
(Galata'nın içtiği katıksız şarabı içen, cennetteki Kevser şarabını bile anmaz olur)
Mescide varmaz o vardığı kilisayı gören
(Orada karşılaştığı kiliseyi gören de bir daha gitmez mescide falan)
Bir frengi kâfir olduğunu bilürdi Avniya
(Avniya -Fatih'in mahlası- bilirdi senin bir kâfir Hıristiyan olduğunu)
Belün ü boynunda zünnari çelipayı gören
(Belinde keşiş kuşağını, boynunda haçını gören)
(Koyuyla yazılmış yere dikkat edin)
Kaynak; Fatih Sultan Mehmed’in “Avnî” mahlası ile yazdığı ve bir kısmı bugüne ulaşabilen şiirleri, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Muhammed Nur Doğan tarafından yeniden tertip edilerek, Fatih Divanı ve Şerhi adıyla Eminönü Belediyesi tarafından İstanbul’un fethinin 551. yıldönümü vesilesiyle 2004 yılında yayımlandı. Kültür tarihimizin önemli simalarından Ali Emirî Efendi tarafından bulunan ve Fatih Millet Kütüphanesi 305 numarada kayıtlı olan yazma esas alınarak hazırlanmıştır.
Alıntı:
|
23-Yine o dönemde savaştan dolayı dul kalan kadınlara sahip çıkmıştır. o kadar.
|
O dönemlerdeki savaşlarda, kadınlara sadece dul kaldıkları için mi sahip çıkıldığını anlamk için hadislere bakmak gerekiyor..
Benden size bir hadis.. Hemde Sahihi Buhari'den;
Benu Kureyza katliamından sonra, Dıhyetü'l-Kelbı adındaki delikanlı Arap, Hz. Muhammed'e gelir; tutsak kadınlardan birini kendisine alması için ondan izin ister. Hz. Muhammed de,: "Haydi git de bir câriye al!" diye karşılık verir. Ne var ki Dıhye gidip Safiyye'yi alır. Bunu gören bir başka Arap hemen koşup Hz. Muhammed'e haber verir. Safiyye'nin Dıhye'ye değil; "Peygamber"e uygun olacagını söyler. Hz. Muhammed'de Dıhye'yi çağırtır; "başka bir cariyeyi" almasını söyler. Dıhye'ye verilen "cariye", Safiyye'nin kocasının kızkardeşidir. Hz. Muhammed, kendisine "karı" olmanın karşılığında Safiyye'yi "azâd" eder. Yola çıkıldığında, bir yandan da "zifaf " düşünülmektedir. Ümmü Süleym, Safiyye'yi hazırlar. Ve gece olunca da peygamberin koynuna koyar."
(Başta Buhari, en sağlam hadis kiıaplarında da yer alan bu hadisi, Kamil Miras'ın çeviri ve "Izah"ını da görmek için Bkz. Sahih-i Buhari Muhtasarı Tecrîd-i Sarih Tercemesi, Ankara, 1985, Diyanet Yayınlarından, 2/299-310.)
(Not; Bilmeyenler için, ''zifaf'' gerdek demektir.)
Babası ve kocası öldürülen bir kadın aynı gün (veya bir gün sonra) ,hem de babasını ve kocasını öldürenlerin liderine verilir. Safiyye o sırada daha genç bir kız iken peygamber 57 yaşında idi. Peygamber babası ve kocasını daha yeni öldürttüğü acılar içindeki bir kızı almakta bir sakınca görmemişti.
Alıntı:
|
21-Böyle bi saçmalık olamaz.bi kere Hz.Ayşe Peygamberimizden yaşça büyüktür.cevap bile vermicem.
|
Müslümanların dinlerinden ne kadar bihaber olduğunun açık göstergesi.. Muhammed'i Ayşe'den küçük sanıyor bu arkadaşımızda..
Yine Sahihi Buhari'den bir hadis;
Görüldüğü gibi, Muhammed Ayşe'yi 6 yaşındayken nikahlamıştır.. Ve 9 yaşındayken de birlikte olmuşlardır.. Bu sırada Ayşe'nin salıncakta oynayan bir kız çocuğu olduğu unutulmamalıdır.
Ayrıca, Dicle Üniversitesi Ilahiyat Fakültesi, Yrd. Doç. Dr. Mehmet Azımlı'nın; İslami Arastırmalar Cilt 16 Sayi 1/2003'den kısa bir alıntı yapacağım.. Yazı çok uzun olduğu için bunu yapıyorum, dileyen yazının tamamını
bu linkten okuyabilirler.
''Hz. Aişe'nin Hz.Peygamberle evlendiği evlilik yaşı konusunda klasik kaynaklarda yer alan onun 18 yaşında evlendiğini savunan bilginlerin görüşlerinin isabetli olmadığı
göstermektedir.
Bu kadar rivayet, sadece yorumla reddedilemez. Rivayetlerin aksine getirilen deliller ise
bilimsel olmaktan ziyade, tepkiseldirler. Dolayısıyla, Hz.Aişe'nin Hz.Peygamber'in hanesine küçük yaşta girmesinin pek çok hikmet ve hayırlı sonuçları dikkate alınmadan rivayetler değerlendirilmiştir. Ulaşılan sonuçlar ise tatmin edici olamamıştır.
Onun küçük yaşta oluşu hiçbir zaman problem edilmemiş, oyuncaklarıyla oynamasına ses çıkarılmadan, onun Hz. Peygamberle evliliği devam etmiştir.
Bütün bunlardan sonra özetle diyebiliriz ki Hz. Aişe'nin Hz. Peygamberle nişanlandığı yaş 6 dır. Bu da nübüvvetin 10. yılına tekabül etmektedir
Evlendiği yaş 9 dur. Bu da Hicretin I. yılında olmuştur. Genelde rivayetlerde bu noktada
odaklanmıştır.''
Alıntı:
|
13-Türkler İslamiyeti zorla kabul etmemiştirler.
|
Bu konu çok uzun bir konu.. Sadece İslam bilginlerinden olan Taberi'nin bir yazısını alıntılayacağım.. Detaylı bilgi için
bu linke tıklayarak öğrenebilirsiniz.
Tarih-i Taberi / Cilt 3/(Syf-343)
Her kim Türk’lerden baş getirirse yüz dirhem vereceğim. İmdi müslümanlar bir bir Türk’lerin başını kesip getirip 100 dirhemi aldılar.Ve Türk’leri dağıtıp hesapsız kırdılar ve mübaleğa ile mal ve ganimet alıp yine dönüp Merv’e geldiler.
Yaz gelince Kuteybe Horasan şehirlerine nameler gönderip asker topladı. Sonra göçüp Talkan’a vardı. Şehrek ki Talkan meliki idi. Neyzekle müttefik idi. Kuteybe’nin geldiğini işitince kaçtı. Kuteybe Talkan’a girdiği vakit hükmetti ki ahalisini kılıçtan geçireler. Ne kadar kırabilirlerse kıralar. Bunun üzerine Kuteybe’nin askeri orada hesapsız adam öldürdü.
Rivayet ederler ki 4 fersenk yol iki taraftan muttasıl ceviz ağacı dallarına adamlar asılmış idi. Oradan göçtü. Mervalarüd’e kondu. Oradaki melik kaçtı. Kuteybe onun da iki oğlunu tuttukta kalan şehrin beyleri itaat edip istikbale geldiler.(Syf-344)
Kuteybe dedi: - Vallahi eğer benim ömrümden üç söz söyleyecek kadar zaman kalmış olsa bunu derim ki (Uktülühü uktülühü uktülühü). ( Hepsini öldürün, hepsini öldürün, hepsini öldürün )
Bunun üzerine Neyzek’i ve iki kardeşi oğulları ki biri Sol ve biri Osman’dır. Ve yine o kendisi ile mahsur olanların hepsini öldürdüler.hepsi 700 adam idi. Buyurdu başlarını kesip Haccac’a gönderdiler.(Syf-347) Kuteybe deve palanı demek olur.(Syf-351)
Ganimet malının beşte birini Haccac’a gönderip Semerkant’ın fethini de ilan etti. Haccac da bu haberi işitip sevindi. Kuteybe tekrar Merv’e döndü. Kardeşi Abdullah’ı Semerkant’a emir yaptı. Askerlerinin bir miktarını onun yanında bıraktı ve lüzumu kadar harp aleti verip, Abdullah’a dedi: Kafirlerden hiç kimseyi Semerkant’a girmeye bırakma, ancak eline bir parça balçık ver ve o balçığın üzerine mühür vur.(Syf-353)
Olayların kronolojik gelişimi; Arapların Türklere İlk Saldırıları, Buhara''nın Talan Edilmesi, Haccac ve Rutbil, Kuteybe ibni Müslim, Buhara'nın Tekrar Kuşatılması ve İlk Türk Katliamı, 1. Büyük Katliam - TALKAN KATLİAMI, 2. Büyük Katliam - CURCAN KATLİAMI..
Ayrıntılı olarak öğrenmek için verdiğim linkleri okuyun.
Alıntı:
|
12-O dönemde yaşıyıpta müslüman olan herkes e cennet müjdelenmiştir.
|
12. maddede ''Kuran'a'' göre ibaresi var.. Kuran'a göre Muhammed'in babasının Müslüman olduğuna dair bir ayet getir bakalım..
Alıntı:
|
8-Fatih sultan Mehmet gitmiştir diger padişahlarda düşmanlar hac da oldularını duyar da devletin başı boş diye saldırırlar diye gitmemiştir fatih sultan mehmet de kimseden habersiz normal bi insan olarak gitmiştir.
|
Fatih Sultan Mehmet'in hacca gittiğine dair bir belge getir bakalım.. Biz sizin için o kadar uğraştık öyle değil mi??
Olmayan bir şeyin kanıtı da olmayacağından.. Hacca gittiler iddiasında bulunanların kanıt getirmesi gerekiyor bu durumda.
Sanırım itirazlar bu kadardı.. Cevabınızı aldığınıza göre, konular hakkında araştırmalarınıza başlayabilirsiniz.. Bundan sonraki iletimde, Atatürk'ün İslam hakkındaki görüşlerini Afet İnan'a yazdırdığı Medeni Bilgiler kitabından resimli olarak koyacağım..
Başka itiraz ettiğiniz bir madde varsa yazabilirsiniz.. Bir daha tüm hepsinin kaynağını koy diye, bir saçmalık getirmezseniz çok sevinirim.