|
|
| Tarih Gerçekliğini herkesin kabul ettiği bir masaldır tarih. |
Orda bir yer..... RuandaTarih içerisinde Orda bir yer..... Ruanda konusu: RUANDA OLMAK NİSAN 1994 TE 100 GÜN İÇERİSİNDE KATLEDİLEN 1.000.000 KİŞİNİN YANINDA OLMAKTIR
RUANDA OLMAK İKİ KARDEŞİN KARDEŞİNİ ÖLDÜRMESİNİ GÖRMEKTİR
RUANDA OLMAK SADECE RUANDA OLMAKTIR
KAPALI GÖZLERLE HAYATA BAKAN DÜNYADA ...

22-04-2008, 16:27
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
|
|
Orda bir yer..... Ruanda
RUANDA OLMAK NİSAN 1994 TE 100 GÜN İÇERİSİNDE KATLEDİLEN 1.000.000 KİŞİNİN YANINDA OLMAKTIR
RUANDA OLMAK İKİ KARDEŞİN KARDEŞİNİ ÖLDÜRMESİNİ GÖRMEKTİR
RUANDA OLMAK SADECE RUANDA OLMAKTIR
KAPALI GÖZLERLE HAYATA BAKAN DÜNYADA BİR KEZ DAHA GÖZLERİ KAPAMAKTIR..
SOYKIRIM, bir milletin, etnik, dini bir grubun veya bir ırkın tamamını veya bir bölümünü yok etmek amaçlı yapılan aşağıdaki davranışlardır:
(a) Grup üyelerini öldürmek;
(b) Grup üyelerine ciddi fiziki veya zihinsel zarar vermek;
(c) Grup üyelerinin yaşam şartlarına, grubu fiziksel olarak yok etme amaçlı zarar vermek;
(d) Gruptaki doğumları kasıtlı olarak engellemek
(e) Grubun çocuklarını zorla başka bir gruba transfer etmek
2004 yılında, yani soykırımın 10. yılında, bütün dünyanın konuyu gündeme taşıdığı ve tartıştığıgünlerin yanısıra,1994′te duyurmadıkları, sırtlarını döndükleri bu olayın insanlara duyurulmasını düşündüm..Biz Türkiye’de 2004 yılında böyle bir konudan bahsedildiğini pek hatırlayamadık... Türkiye medyasının git gide nasıl Amerikan medyasına benzediğini sürekli söylüyorum... Bu bence onun en güzel örneklerinden biri... Sizlere Ruanda’da 1994 yılında neler olduğunu anlattığım zaman ne demek istediğimi anlayacaksınız... Çünkü bu, Dünya üzerinde gerçekleşmiş, en az Nazi’lerin Yahudi’lere yaptıkları kadar korkunç bir olay... en az onun kadar konuşulması gereken, şimdilerde Sudan’da, Kongo’da, kim bilir bize duyurulmayan nerelerde hala gerçekleşen, “hiçbir şey yapamayacağımızı” düşünsek de, en azından bilmekle yükümlü olduğumuz bir olay...
Ruanda’da 94 yılında sadece 100 gün içinde 1 milyon kişi öldü (günde 10 bin kişi ediyor)... Bu insanlar atom bombası ile “topyekün imha” edilmediler... Taramalı tüfek ya da beyaz fosfor yüzünden ölmediler...Bu insanlar, kendi vatadandaşları tarafından (fransandan,danimarkadan,çeklerden,çinlilerden..gö nderilen) “pala”larla, kolları bacakları kesilerek öldürüldüler...
Duya duya hissizleştiğimiz bir lafır ama, bildiğiniz “kardeşi kardeşe kırdırmak” olmuş Ruanda’da olan... 15. yüzyıldan beri Ruanda’da Hutu, Tutsi ve Twa adı verilen üç farklı grup insan barış içinde, birbirlerini öldürmeden yaşamakta imişler... Krallıkla yönetilen ülke, 19. yüzyılda Alman sömürgesi olmuş... Almanlar ülkenin yönetim işlerine pek karışmamışlar... Fakat Almanya 1. Dünya Savaşı’nda yenilgiye uğrayınca, sömürgeyi Belçika devralmış... Ya, biz yıllarca Belçika hakkında bir kötü laf işitmedikti, cahillik tabi, ben hep sandım bu kendi halinde bir ülke... (Velakin, “kendi halinde bir ülke” diye bir mefhum yok esasen, sadece insanın -benim- cahil, medyanın yalancı, tarih derslerinin eksik olması var)
Belçika, o dönemde halkın %9-10′unu oluşturan, biraz daha açık deri rengine, biraz daha uzun yüz hatlarına vs sahip olan Tutsi’leri “üst sınıf” olarak belirleyip, yönetim işlerine onları getirmeye başlamış... Hutu’lar ise, alt sınıfın insanları olmuşlar, ve Belçika’nın Tutsi’ler aracılığıyla uyguladığı yüksek vergilere, kötü çalışma şartlarına zorlanmışlar... Hutu’lar elbette Tutsi’lerden nefret etmeye başlamışlar... Kimi kaynaklar, Belçikalı’ların bu sözde etnik ayrımı yaparken, “10 inekten fazlasına sahip olan Tutsi, azına sahip olan Hutu’dur” gibi kriterleri kullandığını belirtiyor
Her neyse, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Ruanda, Birleşmiş Milletler’in vesayet altındaki bölgelerinden biri haline gelmiş... Belçika hala idari makam olarak ülkede bulunuyormuş... Nüfusun çoğunluğunu oluşturan Hutu’lar zamanla güç kazanmışlar, ve 1962′de Ruanda’nın bağımsız olması ile yönetime geçmişler... Bu süreçte sosyal huzursuzluk devam ediyor, Ruanda halkının bir kısmı sürekli komşu ülkelere sığınıyormuş... 1990 yılında Uganda’da konuşlanmış olan ve genelini Tutsi’lerin oluşturduğu Rwandan Patriotic Front (RPF), Ruanda’ya girmiş... Aynı zamanda Ruanda’nın üst düzey devlet yöneticileri de gizlice Hutu’lardan oluşan silahlı bir çetenin eğitilmesini sağlamaktaymışlar... 90-94 yılları arasında edinilen silahların Fransa, Belçika ve İngiltere’den sağlandığına ilişkin bazı bilgiler var...
6 Nisan 1994′te cumhurbaşkanı Habyarimana’yı taşıyan uçak düşürülmüş (bundan RPF’nin sorumlu olduğu iddia edilmiş). Bunun üzerine, zaten sallantıda olan Ruanda barışı (?) çökmüş. Nisan’dan Temmuz ortasına kadar, 100 gün içinde 1 milyon Tutsi ve onlara sempati duydukları düşünülen Hutu öldürülmüş. Soykırımın ilk hedefleri arasında Başbakan Agathe Uwilingiyimana ve Birleşmiş Milletler’in onu korumakta olan 10 Belçikalı askeri bulunuyormuş. Bu askerler, söylenene göre, silahlarını Ruanda askeri güçlerine teslim ettikten sonra öldürülmüşler. Askerlerin ölüm haberi üzerine korkan Belçika hükümeti, askerlerini Ruanda’dan çekmiş. Bunu diğer ülkeler de izlemiş, ve Ruanda’daki BM gücü 270 askerden ibaret kalmış!!!
Aynı zamanda ülkede bulunan beyazlar, kedileri köpekleri de dahil olmak üzere, olayların patlak verdiği ilk günlerde hızla ülkeden kaçırılmışlar.
Yani, bütün dünya, göz göre göre Ruanda’yı kendi haline bırakmış, soykırıma sırtını dönmüş. Kadınlar, çocuklar, yaşlılar, gençler, herkes… palalarla, binlerce yıl barış içinde birlikte yaşadıkları kardeşleri tarafından öldürülmüşler.
Bu olaydan daha bir sene önce (1993) dönemin ABD başkanı Bill Clinton Yahudi Soykırımı Müzesi’ni açarken, dünya üzerinde bir daha böyle bir soykırıma izin vermeyeceklerini söylüyormuş. Kendisine 1995′te Ruanda halkından özür dilerken rastlanmış.
10 yıl sonra, 94′te BM Barış Gücü operasyonları sorumlusu Kofi Annan o zamanki pasifliği yüzünden pişman olduğunu dile getirmiş. (Kofi Annan’ın, yüzbinlerce insanın ölümünün ağırlığı sırtında, hala nasıl yaşayabildiğine inanamıyorum.)
Bu arada, kaçımızın olan bitenden haberi vardı?.. Çoğumuz bu tip olaylar karşısında “elimizden ne gelir”in arkasına sığınarak insanların başına neler geldiğini, kimlerin (hangi ülkelerin) bu işlerde parmağı olduğunu, kimin “dur” demeden sırt döndüğünü, silahları kimin sattığını öğrenmeye “üşeniyoruz”... Bu yazdıklarımı okumaya başlayan kaç kişinin, yarısında “üzülüp, sıkılıp” bıraktığını ve televizyonda popstar/dizi izlemeye başladığını merak ediyorum mesela...sonra Polat Alemdar larımızda var bizim... Ya da kendi küçük ve anlamsız dertlerimize gömülmeyi bunları öğrenmeye tercih edişimiz beni tarifsiz üzüyor... (Ben de yapıyorum bunu). Sanki çok matah hayatlar yaşıyoruz, sanki çok özeliz hepimiz. Yapmakta olduğumuz son derece faydalı işleri bir kenara atıp, Ruanda’da insanlar neden ölmüş, Irak’ta olanların aslı neymiş, İsrail Lübnan’a neden saldırmış, Türkiye’nin sosyal sorunları nelermiş, Güneydoğu’da insanlar nasıl yaşarmış, öğretmenleri var mıymış?...o öğretmenler o dili biliyormuymus...doktorlar hastanın neresinin ağrıdığını hangi dille anlıyorlarmıs...Temiz su, elektrik var mıymış vesaireye vakit ayırsak, bunları öğrenmeye çalışsak, çok önemli işlerden geri kalacağız. Aman ha!.. bu söylediklerimi dile getirirsenin en yakın zamanda terörist damgasını yer ve bulunduğunuz ortamlardan dışlanırsınız...
Bunları bilmekle yükümlüyüz bence. Öğrendiğimiz zaman, belki gidip oralarda olanlara son veremiyor olsak da, o “leziz ve pek anlamlı” hayatlarımızla ne yapacağımıza dair aklımızda bir ışık yanıyor çünkü...
Bunları bilmekle yükümlüyüz bence. Öğrendiğimiz zaman, belki gidip oralarda olanlara son veremiyor olsak da, o “leziz ve pek anlamlı” hayatlarımızla ne yapacağımıza dair aklımızda bir ışık yanıyor çünkü...
Bunları bilmekle yükümlüyüz bence. Öğrendiğimiz zaman, belki gidip oralarda olanlara son veremiyor olsak da, o “leziz ve pek anlamlı” hayatlarımızla ne yapacağımıza dair aklımızda bir ışık yanıyor çünkü...
Özgürlük dedik değilmi..
Basın özgürlüğü dedik
Ruanda da basın özgürlüğünden dolayı radyo yayınları hiç bir zman kesilmedi...Tutsilere hamamböceği muamelesi yapan radyo dj leri hiç bir zaman ceza almadı...
Radyo dj i " bir hamam böceği sadece hamamböceğinden çıkar" diyordu çünkü bu bir suç muydu !...
Onları hamamböceği gibi ezecegiz naralarıyla 100 gün boyunca radyodan güç toplayan hutsi milliyetçileri günde 10.000 tutsi yi öldürdü...
Tutsi kadınla evli olan hutsiler bu milliyetçilikten paylarını aldılar...katledildiler
Sadece katliam değil üzücü olan, daha önce yaşanan büyük boyutlardaki can ve mal kaybından ders almamış olmak daha acı verici... Bir milyon insan kabile savaşında değil, önceden hazırlanan ve iyi planlanmış bir komplo sonucu topluca katledildi.
Ruanda olmak sadece ruandalı olmaktır...aynı dili konuşmak ve aynı dili konuşanlar tarafından yok edilmektir.
Başka bir forumda sonsuus adlı bir üyenin hazırladığı bir yazıdır.
ayrıca ruandayı anlatan iki film mevcut şu an
otel ruanda
ve kara nisan..
kara nisanı değil ama otel ruandayı izlemiştim..
merak edenler için...
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

22-04-2008, 22:44
|
 |
solus et moriturus
|
|
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 34
Mesajlar: 1,885
|
|
|
İnsanoğlu olmaktan utanmak için bir neden dahadır Ruandada yaşananlar insan olamayacak olmanın farkına varmaktır. Ölümler birçok Hutu kabilesi üyesinin kaçaak yaşamda kaldığı kaçamayanların ise akla gelmeyecek işkence ve ölüm şekliyle karşılaştığı topraklardır. Küçücük çocukların elleinde silahlar neye ateş ettiğini bilmeden insan öldürdüğü zamandır. Otel Ruanda gerçekten çarpıcı film bu sırada.
House of Duarden
Alıntı:
|
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
|
|

23-04-2008, 04:25
|
 |
zifiri dişi
|
|
Üyelik Tarihi: 21-03-2008
Nerden: düşler aleminde bir ordayım bir burda..
Yaş: 22
Mesajlar: 108
|
|
|
insanlık adına büyük bir rezalet olan bu olayı bilmiyordum yeni öğrendim teşekküler sn.Lilith.. okurken sadece içim acıyıp hayretler içinde kalmadım aynı zamanda insan olmaktan bir kez daha utandım..

ne ölümden korkmak ayıp , ne de düşünmek ölümü !
|

23-04-2008, 11:14
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 14-04-2008
Yaş: 44
Mesajlar: 10
|
|
Sayın Lilith öncelikle çalışmanız için saygılar,
Ancak onların zenci olduğunu unuttunuz sanırım  Beyaz ırk beynini patlatıp icatlar yaparken bunlar yüzyıllarca totem dansı edip durdular,insan kurban ettiler ve böyle gebertilmeyide hak ettiler,ha bir,sinek ha bir zenci bence.Medeniyet öyle bir ateştirki ona karşı olanı yakar mahveder demiş bir ulu büyüğümüz 
|

24-04-2008, 11:11
|
 |
Gözüm apla...
|
|
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 33
Mesajlar: 3,878
|
|
|
Hayır unutmuş değilim sn.anttutku
ama ironik yaklaşmınız dikkatimden kaçmamıştır..
sevgilerrr
Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
|

24-04-2008, 11:31
|
 |
Gulyabani
|
|
Üyelik Tarihi: 12-04-2008
Nerden: istanbul
Yaş: 22
Mesajlar: 176
|
|
|
Ben bunu daha önce araştırmıştım yani insan olmaktan utanalı çok oldu...Otel Ruanda filminin de hayatımda çok büyük bir yeri vardır izlemenizi tavsiye ederim bana da bir arkadaşım tavsiye etmişti...
Ben bir yalancıyım ama sadece gerçekleri anlatıyorum...
Konu piaaa tarafından (24-04-2008 Saat 11:36 ) değiştirilmiştir..
|

09-07-2008, 02:22
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 08-07-2008
Yaş: 21
Mesajlar: 10
|
|
|
Ben bu insan olmaktan utandım cümlesine katılmıyorum.Burda olan herkes Afrika 'nın hemen hemen her köşesinde olan soykırımların,açlıkların,hastalıkların sebebinin;kıtanın kaynak bakımından zengin,pazar bakımından da büyük olmasından kaynaklandığını biliyordur.Hiç kapitalizmin girdiği yerde insanlık aranır mı?Yukarda gördüğünüz resimlerde ki insanların yüzlerine iyice bakın.İnsanların gözlerinde ki çaresizliği,yoksulluğu,korkuyu içinizde hissedin ama resimlere bakarken insanlıktan utanmak yerine kapitalizmden nefret edin.Çünkü Afrika da insanlık beyaz adamın gelişiyle yok olmuştu....
|

13-07-2008, 12:08
|
 |
dum spiro spero
|
|
Üyelik Tarihi: 01-02-2007
Nerden: dogunun en güzel çöplüğü
Yaş: 29
Mesajlar: 542
|
|
|
ruanda katlimanı biz yıllar sonra gördük ögrendik,şimdi aynı olaylar darfur' da yasanıyor..sudan lı kardeşelr birbirini öldürüyor biçiyor...ve kimsenin sesinin cıkıtıgını duymuyorum...kimse dünyaya bakmıyor cunku...herkes kendi rahatlıgının derdinde..tum bu olanları görunce de insanlıgımızdan utanıyoruz ...utanmalıyız da...eger utanabiliyorsak hala bişileri kurtarma sansımız var...
"biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız... hepimiz heba oluyoruz... bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş... reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz... nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... bizler tarihin ortanca çocuklarıyız... bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık... bizim savaşımız ruhani savaş... ve bunalımımız kendi hayatlarımız..." Chuck abi
|

13-07-2008, 13:03
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
|
afrikada sadece ruanda değil pek çok bölgede milyonlarca insanın katledildiği soykırımlar yaşanmıştır, yaşanmaktadır. acak dünyanın gözünde yaşanmış en trajik olay, insanlığın en büyük ayıbı yahudi soykırımı gibi görülmekte gösterilmekte yahudi lobisi ve hollywood sinemasındaki etkinlikleri sayesinde. yadsınmalı demiyorum tabiiki ama bütün dünyaya gözlerini yuman insanlığın popülizme ne kadar teslim olduğunun göstergesidir...
|

13-07-2008, 22:38
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 13-07-2008
Mesajlar: 2
|
|
|
bu anlamda Darfuru da unutmamak niyetiyle.
Şöyle kendi kendime sorayım.
Darfur neresi?
Sudanın devasa çöl ve çorak arazilerinin batısındaki altı milyon nüfuslu bir bölge.
boşverin siz şimdi o garip istatistikleri.
ben anlatmayayım sizlere oranın etnik kimliklerini.
yani bilmem kaçı hristiyan - bilmem kaçı müslüman olduğunu bilmeye ne gerek var.
yada bilmem kaçının arap müslüman - bilmem kaçının da afrikalı müslüman olduğunu bilmeye ne gerek var.
yada ne gerek var darfur da şimdiye kadar ölenlerin sayının 400 bin den fazla olduğunu bilmeye.
yada önemi var mı orda hem petrol - hem gaz - hem de krom veya demir yataklarının olduğu konusun da bilginin.
ama bilin ki her darfur lu çocuk yarın ölmek için doğuyor.
ve her darfur lu kız yarın tecavüz edilmek için büyüyor.
hamile kalan her kadın yarın karnı deşilmek için hamile kalıyor.
bugün aç veya tok kalmanın önemi yok darfur da.
nasılsa yarın öldüreleceksin.
ve sen asla darfur lu olmak istemezsin.
sen sanki gladyatör savaşı izleyen modern dünyalıların maskotu olmak istemezsin.
ve sen yardım için bize altı tane helikopte lazım diyen bm hedelerinin laflarını duymak istemezsin.
sen dünyaya zaten ölümcül bir virüsle gözaçmak istemezsin.
ve sen tecavüz edileceğin günü veya öldürüleceğin günü bekleyerek büyümek istemezsin
ey oy peşin de koşan ne idüğü belirsiz dünyanın bütün siyasileri
yok yok bu yeterli olmadı. hafif kaldı biraz.
onların bütün ama bütün sülalesi
siz istemezsin.
soykırımı yapanları ve soykırım gerçeğine götünü çevirenlerin kanlı ellerini : bugün darfur da - dün hocalı da - bir gün sonra saraybosna da daha evvel grozni de ve en son felluce de gördük ve onlar hep vardılar.
peki biz nerdeyiz?
savedarfur.org
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:10 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|