|
|
| Tarih Gerçekliğini herkesin kabul ettiği bir masaldır tarih. |
Dersim Katliami ve AtatürkTarih içerisinde Dersim Katliami ve Atatürk konusu: Alıntı:
Sn. AlbatsosS, dedi ki: "Dersim'in özel olması, diğerlerini sıradan mı yapıyor doğrudan? Dersim yaşadığımız yerde olmuştur; tanıdıklarımız, komşularımız ölmüş, sürülmüş vs."
Okey o zaman. Bak bu onu sizin icin ...

21-03-2010, 17:36
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
Sn. AlbatsosS, dedi ki: "Dersim'in özel olması, diğerlerini sıradan mı yapıyor doğrudan? Dersim yaşadığımız yerde olmuştur; tanıdıklarımız, komşularımız ölmüş, sürülmüş vs."
Okey o zaman. Bak bu onu sizin icin özel yapar. Bilmiyordum.
Bütün sorun 'özel' betimlemesiydi. Şimdi anlaşılıyor ki Dersim olayları sizin için özel.
Ama objectif olarak 'özel' denemez. TDK'na göre 'özel' budur.
özel
sf. 1. Yalnız bir kişiye, bir şeye ait veya ilişkin olan, spesiyal: Aşçının özel yemeği. 2. Benzerlerinden ayrılmasını sağlayan bir özelliği olan, spesiyal. 3. Bir kişiyi ilgilendiren, hususi, zatî: “Özel bir diyeceği varmış gibi koluma girdi sokakta.” -N. Cumalı. 4. Devlete değil, kişiye ait olan, hususi, resmî karşıtı. 5. Dikkate değer: Özel bir ilgi gösterdi. 6. Ayırt edici bir niteliği olan. 7. Her zaman görülenden, olağandan farklı: Özel durumları da göz önüne alalım.
|
Siz ''özel'' kelimesinin lafzi manalarından ekmek çıkmaz Kali. O coğrafyada ve komşu bölgelerde yaşamış insanların bir devletin mağduru olması pekala öncelikle o coğrafyada yaşayanlara ve sonra da bizlere özel bir durumdur. Tarihin bilmem hangi karanlık devresinde hangi katliamın olduğu gerçeği bunu değiştirmez. Kaldıki, bu tarz katliamların ''objektivitesi'' yalnızca yaşanmış olmasıdır; özel olması değil! Kimsenin böyle bir iddiası yokken neden bunu alakasızca gündeme aldınız ki? Zaten, bu yüzden ''taraf'' olmaktan, ''subje''ye has bakışla bakmaktan bahsetmiyor muyuz? Ha, siz, başka yerde yaşıyor olabilirsiniz, sizin için taraf olmanın anlamı olmayabilir; fakat, bizler burada yaşadığımız için bizim açımızdan vardır.
Kaliforniya'da yaşadığınıza göre Amerikan yerlileri/ siyahlar/diğer ötekiler için taraf olma hakkımız kullanabiliriz bu durumda da
Alıntı:
AyRIca SN. AlbatrosS sormuş"
" Neden yaşadığın yerle alakalı sorunları ''evrensilci'' gbi duran; ama aslen ''sıradanlaştırıcı'' bir tarzda düşünüyorsunuz? "
ve
"Derin analiz'den kastettiğin şu ''enfal dosyası''nda mağduru zalim/işbirlikçi yapan ve ermeni/kürt katliamlarından sıklıkla aşina olduğumuz ''emperyalis işbirlikçisi hainler'' demagojisi midir?"
Sn, AlbatrosS, ben Kalifornia'da yaşıyorum. Yaşadığım, bildigim yerle alakalı sorunlar değil bunlar. Yaşanan acıları sıradanlaştırmak, mazlumu zalim yapmak istemedim. Beni oradakilerle ilgilendiren tarihi, kulturel ve insani yaklasimdir. Dedin ki "tarafsızlık cidden defolu bir kavramsallaştırmadır"...hangi tarafi tutmam gerekiyor? Bir tarafi tutmam gerekiyor mu bilmiyorum. Icimden de gelmiyor taraf tutmak. Taraflar, taraftar olanlar sayesinde herkez herkeze eziyet edebiliyor zaten.
Dedigim gibi: Hiçbir ırk, din, ideoloji ve halk yoktur ki hem katil hem de mağdur olmasın. Taktik, teknoloji değişir ama vahşet ve katliamlar aynı insan karakterinin ürünü.
|
Tarafsız ve bilimsel olmaktan anladığınız şey enfal dosya'sında yaptığınız gibi ''emperyalis işbirlikçisi hain kürtler'' midir? Devletlerle/düşmanla işbirliği yaptılar, hakkettiler'e kadar çekilebilecek bu tarz değerlendirmelere ''bilimsel'' karşılık da verildi üstelik. Ne idüğü belirsiz bir yerden çevirdiğinizi iddia ettiğiniz bir yazıyla mı tüm gerçeğe karar verdiniz? Üstelik, Kaliforniya'da yaşayarak
Alıntı:
Sorry for being too 'evrensel', but if ....I ....no....'evrensel'....I....no....need....to...um ursamak....
You want that ?...
PS: Sn. AlbatrosS, galiba 'Ad hominem' i yanlış kullandın yukarıda, iddiaların geldiği kimseye sataşmadım.
'Kendine ___ dersen ___olmayanlarla bir barikat(fark) olacak aranda.' demek,
'Kendine ___ derse birisi, ___ olmayanlarla bir barikat olacak arasında.' demektir.
'Ab absurdo' demek istedin belki de. Latinceyi seviyorsan ben de bir-2 şey söyliyeyim savunmamda
|
Yazının bütünlüğünde daha pekçok safsata türü geçerli. straw-man'dan adhominem'e kadar. Tıpkı burdaki straw-man gibi 

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

21-03-2010, 21:00
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
|
Dersim katliamı kadar tarihin diğer koskoca katliamlarına neden hiç yorum yapılmıyor mu demek istiyorsun Kali?
Eğer bunu demek istiyorsan seninle hemfikirim.
Türkler Kürtlere yüzyıllardır zulüm uygulamıştır.
Araplar da Türkler Müslüman olsun diye onları biçmiştir.
Cortez Amerikan yerlilerini biçti.
Baştan beri saysak, tek başına sayfalar dolusu konu eder, zaten Neandertallerin Homo Sapiens'ten çektiklerinden başlamak lazım...
Kısaca, kim kimi tutabiliyorsa, kim "güçlü" ise ve çıkarı da kimi tutmasını gerektiriyorsa. Mağdurlar da aynılarını zamanında kendi civarlarındaki daha "güçsüz" olanlara yapmıştır. Burada Türk, Kürt, Arap, Kızılderili vs sıfatının hiçbir önemi yok. O nedenle bir "insan olma" hal ve durumu konusuna katılıyorum.
Burada son derece "özel" ve taraflı yaklaşıldığı konusunda da hemfikirim. Katliam ya da soykırım, kimin kime yaptığı ile değil, içerik ve tarifi ile belirlenir.
Ayrıca bazı yorumcularımızın haklılık saplantıları nesnelliği aşındırır, bu nesnelliği çok da aramamak lazım.

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

22-03-2010, 01:00
|
 |
Bu gece birileri ölecek!
|
|
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
|
|
Oh be, demek anlaşılıyormuş !....
Teşekkür ederim alchemy, birkaç satır ile anlattın üzüm yeme-bağcı dövme farkını.
Alıntı:
alchemy´isimli arızadan alıntı
Ayrıca bazı yorumcularımızın haklılık saplantıları nesnelliği aşındırır, bu nesnelliği çok da aramamak lazım.
|
Ben de anladım zaten, onun için muhattab almıyorum artık, kendi kendilerine haklı/mutlu olsunlar.
Burası anarşist bir site olduğundan, olaylara insan karakteri-politik irdeleme ikileminde bakmak istemiştim, kısır-yoz bir döngüye girmektense "mağlup" olarak çekilmeyi yeğlerim. Samuel Johnson'dan 2 alıntı ile çekiliyorum.
-Eğer birisi başına gelen felaketlerden bahsediyorsa onların içinde onun için nahoş olmayan birşey vardır, çünkü saf ızdırapdan başka birşey olmadığında onlardan bahsetmek istemez kimse.
--İnsan doğası hakkında kendi eğilimleri dışında herhangi başka birşeyi değiştirerek mutluluk arayacak kadar az bilgisi olanlar hayatlarını nafile çabalarla harcayacaklardır.

|

22-03-2010, 02:25
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
|
Birileri bana insani dramların hatırlanmasının/dramlarla yüzleşilmesinin ne kadar kötü/gereksiz (!) bir eylem olduğunu izah edebilir mi öyleyse? Tecavüze uğramış bir kadının mahkemeye çıktığında komşusu Ayşe Hanım'ın minik oğlunun uğradığı tacizi mi anlatması isteniyor? Nedir beklenen? Benim bildiğim; ancak, Kali'nin farkında olmadığı, bu ülkede Ermeniler de dahil, birçok devlet eliyle katliam hatırlanır muhalif çevrelerde. Üstüne yayınlar yapılır/yazılar yazılır. Dersim katliamını kınayan/hatırlayan insanlara ''ee öbürleri katliam değil mi'' demek makul müdür hakikaten? Ermeni soykırımı, enfal katliamı, sivas katliamı, çorum-maraş katliamları gibi katliamlar da bu sitede hatırlanmış çeşitli vesilelerle! Hatta herhangi bir tarihte devletin mağdur ettiği Ceylan Önkol gibi masum siviller de hatırlanmış. Bu ülkede yaşayanların daha neleri hatırlamamız elzemdir bir dersim'i, bir ermenileri hatırlamak için, sayın da bilelim öyleyse?
Ayrıca... Yaşanmış, yaşanacak acıların sebeplerini tartışmak bir şeydir; bu acıları neredeyse yok sayan, sıradanlaştıran ''devlettir, napalım; kader utansın'' diyerek ''ötekiler''i sormak başka şey. İnsan doğası denen kavram hakkında fikir yürütmeden önce, her şeye rağmen ''irade'' gibi bir şeyin varlığı hakkında zahmet edip düşünün bence. Katliama otomatikman meyilli insanlar olduğumuz gerçeğinden ziyade öldürmeye/şiddete teşvik eden dinamikleri tartışalım. Tartışalım tartışmasına da, bu olmuş olanı hatırlamamıza engel midir? Basit/sıradan ve konuyla ilintili sorulara cevap vermemek; üstüne ''keyfim bilir, sana mı sorcam'' demek nasıl bir mantıktır zeus aşkına?
Benden de sana bir deyiş KALİ:İNSAN ARKASINDA DURABİLECEĞİ FİKİRLERİN SAVUNUSUNU YAPMALIDIR... Fikirlerinizdeki çelişkiler size ifade edildiğinde çocukça tepkiler vermeyin lütfen...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

22-03-2010, 17:55
|
 |
artık arıza değil
|
|
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: istanbul
Yaş: 16
Mesajlar: 226
|
|
|
benim anlamadığım şey neden bunu yapsınlar ki? biri bana açıklarsa sevinirim bu konuda bilgim az.
|

23-03-2010, 07:42
|
 |
Bu gece birileri ölecek!
|
|
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
|
|
Bence.....
Alıntı:
dilary95´isimli arızadan alıntı
benim anlamadığım şey neden bunu yapsınlar ki?
|
Sınırları içinde bütünlüğü sağlamak, kontrolü kaybetmemek için tabii... Sn. dilary95, tekrarlıyalım: Eli kanlı olmayan HiÇ bir devlet yoktur. Katliamlar olmadan düzen kurulmaz. Devlet demek, egemenlik demektir, otorite demektir. Bu egemenlik nasıl sağlanır? Güç zoru ile, nasıl korunur? Güç zoru ile. Doğada kendinden oluşamaz, irade zorlaması gerekir. Otorite kendini ispatlamak zorunda kalırsa güç zoru ile yapmaya çalışır, ispatlamak zorunda kalmayan otorite mutlak otoritedir ve kendini iyi-hoş-gerekli göstermek için imkanları artar. ANCAK ona başkaldırılırsa gerçek yüzünü gösterir. Hak, hukuk, insanca davranış kalmaz. Sonra saklamaya çalışır o suratı, madalyalar verir, mekanizmaları tarih yazar, tersten analiz(propaganda) yapar. Daha derine inersek... GERÇEKTEN kendi başına kalırsa insan, ne olduğunu bilemez. Bu da ölümden daha korkunç gelir bireye. Ait olmak için gereken ne varsa yaparlar. Zaten içinde bulundukları koşulların bir ürünü olarak sürüden ayrılmak aşırı zor gelir. Yani sıradan insanlar için herhangi bir birlik, beraberlik, grup, aile, vs. ölüm-kalım sorunudur. İnsanlar ataerkil olduklarından beri evrimlerinin içinde bulunduğu sürecin gereği olarak hiyerarkik organizasyonlar kuruyorlar ve kendi varoluşlarını o organizasyonların varolmalarına bağlıyorlar. Sonuç olarak kendinin ne olduğunu, niye var olduğunu bilmeyen insanoğlu herhangibir cevap için ölmeye ve öldürmeye hazırdır.
Benim anladığım bu, niye insanlar böyle şeyler yaparlar....ataerkil toplumlar ve bireylerin bilinç düzeyi gereği.

Konu Kali tarafından (23-03-2010 Saat 07:50 ) değiştirilmiştir..
|

02-04-2010, 10:34
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 01-04-2010
Yaş: 17
Mesajlar: 44
|
|
|
kemalist düzenin istediği insan tipi bellidir.kemalist laik-türk yada kemalist sünni müslüman.zaten kemalist değilsen birde alevi-kürtsen devletin seni asimile etmesi çok normal.
|

24-08-2010, 19:24
|
|
|
Alıntı:
Kali´isimli arızadan alıntı
Eli kanlı olmayan HiÇ bir devlet yoktur. Katliamlar olmadan düzen kurulmaz.
|
Kafaya bak. Zaten sizin o katliamlar eliyle gelen düzeninizi isteyen yok.
Bu kemalistlerin kafalar hakikaten çok ilginç işliyor. İki yanlıştan bir doğru çıkarmaya çalışıyorlar çıkmayınca da "düzen içi şarttı, napalım" yahu kim yer bunları el insaf...
|

07-09-2010, 10:46
|
 |
Bu gece birileri ölecek!
|
|
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
|
|
Geçenlerde OssmanPamukoolu'da tekrarladı M.K'nin Dersim katliamının mimarı olduğunu, 'mert kıpti sirkatin söyler' ya...
Özlemişim bu konuyu, 'Dersim Katliamı'na özel bir duyarlılığım yok diye saldırılardan, AlbatrosS biraderin didişme tutkusunun sonucu laf alış-verişinden sonra gelmiş birisi geçerken tarifi taraftarlık zannedip beni kemalizm'le suçlamış. Hariçten komik olsun, güldürdü walla, elalossun!
Hani gülünecek şaklabanlıklardan bahsederken, faşizan gazete 'yeniçağ' yazarlarından Özcan YENİÇERİ'den bir alıntı yapayım.
"Önce şunu hatırlatmakta yarar vardır ki, Türkiye’deki “Kürtçü” ve yandaş neoliberallerin gündeminin özünde “nasıl bölünelim?” tartışması vardır......2 mili savaş nedeni olmaktan çıkarmayı düşündüğümüzü açıklayarak, sözüm ona “Yunanistan’ın ezberini bozduk”. Sümela’yı yılda bir kez de olsun ibadete açarak “Pontus” paranoyasını ortadan kaldırdık. Ortodoks dünyasının dört bir yanından gelen din adamlarının Sümela’daki ayinde Patrik Bartholomeos’un yönetiminde ibadet etmelerine izin vererek “Ekümenik” sendromunu attık. Akdamar kilisesini tamir edip, ibadet için Ermenistan’dan geleceklere de açarak “soykırım” takıntısını geçtik.
Şeyh Sait’in asıldığı meydanda anılmasına izin vererek “Kemalist” (!) takıntıları aştık! Seyit Rıza’nın heykelini dikerek “korku duvarını” geçtik. Bütün bunları aşıp geçerken Diyarbakır Belediye Başkanı Baydemir’in “bir bayrak yerine iki tane olsa ne olur” söylemine niçin takılalım?
Ancak “Bence Türkler ile Kürtler’in birlikte mi, yoksa ayrı ayrı mı yaşamak istedikleri saptaması referandum ile yapılmalıdır” ya da “birlikte yaşamak zorunda mıyız” sorularını soranların sayısı giderek artmaktadır. Daha da önemlisi, Türkiye’nin gündemini bugün PKK’nın bölünme projesi olan “demokratik özerklik” tartışmaları kaplamıştır. Bu duruma uygun bir anayasa değişikliğine “evet” demek, en azından Türkiye’nin bütünlüğüne katkı sağlamayacaktır!"
Yazının başlığı ise: "Paranoya, bölünme ve “evet”!"
Gel de gülme!
Okurken, faşizan gazete 'yeniçağ'da başka bir yazı ilişti gözüme, "“Evet çıkarsa Atatürk heykelleri yıkılacak”"
Paranoyahahahaaa....keşke yıkılsahaahahaaa...
Yeteri kadar güldüm, bu yazıyı sonraya saklıyayım....
|

23-09-2010, 10:15
|
|
|
|
Birşeyler söylebilmiş gibi bir de pişkin pişkin gülmez mi...
Kemalistlerin bir başka bayıldıkları tartışma metodu da işte tam olarak budur "liboş" CIA ajanı" Sorosçu" yada "faşizan gazete" diye yaftaladıkları vakit tartışmaya başlamadan sonlandırabildiklerini zannederler.
Eve sevgili kemoşçular, öncelikle öğrenmeniz gereken şunlar.
1- Yazar değil, yazı okunur.
2- Doğru sadece solcularca dile getirildiğinde doğru değildir.
Yukarıdaki alıntı yazıyı okudum. Faşizanlık neresinde bunun?
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:42 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|