Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Tarih

Tarih Gerçekliğini herkesin kabul ettiği bir masaldır tarih.


Sivas Ermenileri: Bin Varmış, Bir Yokmuş

Tarih içerisinde Sivas Ermenileri: Bin Varmış, Bir Yokmuş konusu: Bir zamanlar 100 bine yakın Ermeni'nin yaşadığı Sivas'ta bugün 20 aile var. Okullarını artık açamıyorlar, bir iki kilise dışında ibadet edecek mekânları yok. Görkemli Surp Asdvadzadzin'in sadece bir bölümünü kullanmalarına ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 04-07-2009, 11:01
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 10-03-2007
Mesajlar: 159
Standart Sivas Ermenileri: Bin Varmış, Bir Yokmuş

Bir zamanlar 100 bine yakın Ermeni'nin yaşadığı Sivas'ta bugün 20 aile var. Okullarını artık açamıyorlar, bir iki kilise dışında ibadet edecek mekânları yok. Görkemli Surp Asdvadzadzin'in sadece bir bölümünü kullanmalarına izin veriliyor.


Sivas'ı Madımak katliamıyla hatırlıyor bugünkü kuşaklar, Aleviler ve Sünniler arasındaki gerilimle... Oysa Sivas'ın tarihi bir zamanlar bu toprakların çok daha zengin bir insan kaynağına ev sahipliği yaptığına tanıklık ediyor. Yalnızca yüz yıl önce, Birinci Dünya Savaşı patlak vermeden, bugünkü Sivas iliyle hemen hemen aynı yerleşim yerlerini kapsayan Sivas Sancağı, Ermenilerin yoğun olarak yaşadığı yerlerden biriydi.

Sivas Sancağı
1903 Vilayet salnamesine göre Karahisar-ı Şarki sancağı içinde bulunan ve bugün Sivas vilayetinin sınırları içinde bulunan Suşehri ve Koyulhisar kazalarının nüfusları da hesaba katılırsa, bugünkü Sivas Vilayeti sınırları içinde kalan topraklarda 393 bin 882 kişi yaşamaktaydı. Bugün (2008 nüfus sayımı sonuçlarına göre) bu alanda 631 bin 112 kişi yaşıyor.

Suşehri ve Koyulhisar kazalarının toplam nüfusu olan 53,298 kişi genel toplam nüfustan çıkarılırsa, Sivas Sancağı'nda o tarihte yaşayan nüfus 340 bin 584 kişi kadardı. 1903'te 393 bin 882 olan Sivas'ın toplam nüfusunun yüzde 78'ini (306 bin 331) Müslüman, yüzde 22'sini (87,551) gayri Müslim nüfus oluşturuyordu. Gayri Müslim nüfus daha ziyade, Sivas merkez, Suşehri, Tenos (Şarkışla), Hafik, Koçgiri (Zara), Divriği ve gürün kazalarında yoğunluk kazanıyordu. Yıldızeli ve Koyulhisar'da gayri Müslim nüfus yok denecek kadar azdı. Gayri Müslim nüfusun yüzde 90'ını (77 bin 960) Ermeni, yüzde 7'sini Rum (6 bin 46) ve yüzde 3'ünü diğer milletler teşkil etmekteydi.

Ermeni kayıtları
Ermeni patriklerinden Mağakya Ormanyan 1912'de yayınladığı "Ermeni Kilisesi" adlı kitabında ise sancaktaki Ermeni nüfusunu kilise kayıtlarına dayanarak 97 bini Gregoryen, 5 bin 500'ü Katolik, 2 bini Protestan olmak üzere 104 bin 500 olarak verir. 1914 Osmanlı nüfus sayımında ise bu sancakta yaşayan Ermenilerin sayısı, 78 bin 605'i Gregoryen, 2 bin 395'i Katolik, 1 bin 915'i Protestan olmak üzere 82 bin 915 olarak geçer. Farklı kaynaklar, bu yıllarda Sivas kent merkezinin 45 bine yakın olan nüfusunun üçte birinden fazlasını Ermenilerin oluşturduğundan bahseder.

Aslında eski adı Sebastia olan bu şehrin, Roma İmparatorluğu'nun Armenia Minor adlı eyaletinin merkezi olduğunu ve 11. yüzyılda doğudan büyük bir Ermeni göçü aldığını dikkate alırsak bu nüfus verilerinin hiç de şaşırtıcı olmaması gerekir.

Hıristiyanlık mirası
Gregoryen Ermenilerin şehirde Surp Asdvadzadzin, Surp Sarkis, Surp Pırgiç, Surp Minas, Surp Hagop, Surp Kevork adlı altı kiliseleri vardı. Bunlardan, ana kilise olan Surp Asdvadzadzin Kilisesi'nin içinde iki de şapel bulunuyordu. Şehirde ilk Hıristiyan şehit ve piskoposlarından olan Sivaslı Surp Vlas adına da bir şapel vardı. Sivaslı Müslümanlar tarafından da "evliya" olarak kabul edilen Surp Vlas'ın Medrese mahallesindeki mezarı hem Müslümanlar hem de Hıristiyanlar tarafından ziyaret edilirdi. Katolik Ermenilerin Surp Vlas adlı bir kiliselerinin bulunduğu şehirde Protestanların da iki kilisesi vardı.

Ticaret ve zanaatlar
Geçiş yolları üzerinde bulunan şehrin ticari hayatında eskiden beri Ermeni tüccarlar önemli yerlere sahipti. Kuyumculuk, bıçakçılık, bakırcılık, çeşitli ahşap işleri gibi zanaatlar çoğunlukla Ermeniler tarafından icra edilirdi. Sivas'ın en büyük iş hanı olan Aramyan hanının kira geliri, Ermenilerin şehirdeki en yüksek okulları olan Tarkmançats Mektebi'nin masraflarını karşılamak için kullanılırdı. Diğer Ermeni okullarının da kendi giderlerini karşılamak için kiraya verdikleri mülkleri vardı.

Okullar
Ermeni okulları, erkek öğrencilerin okuduğu Tarkmançats, Aramyan, Nersesyan, Pırgiçyan, Vartanyan; kız öğrencilerin okuduğu Hıripsimyan ve Bezikyan; kız ve erkek öğrencilerin birlikte okuduğu Lusinyan, Sahagyan, Torkomyan, Rupinyan,

Mıkhitaryan Mektepleriyle Aramyan anaokuluydu. Katolik Ermenilerin çocuklarının çoğu Cizvitlerin okullarına devam ederlerdi. Protestanlar tarafından yönetilen sekiz okulun ve Norhadyan adlı özel bir okulun bulunduğu Sivas'ta Ermenilerin kendi yetimhanelerinin dışında, İsviçreli misyonerlerin kurduğu bir yetimhane daha vardı. Şehirde bir de Ermeni hastanesi bulunuyordu.

Kültür
Kültür alanında faaliyet gösteren çeşitli dernekleri, tiyatro grupları ve kumpanyaları olan Sivaslı Ermeniler gazete ve dergi de çıkarıyorlardı. 1905-1907 yıllarında yayınlanan "Ged", 1909-1911 yıllarında önce haftalık, daha sonra iki haftada bir yayınlanan "Antranig", 1910-1914 yıllarında yayınlanan haftalık gazete "Hoğtar"; 1910-1913 yıllarında yayınlanan aylık dergi "Nışdrag", 1913 yılında yayınlanan "Ağavni", 1913 yılında yayınlanan "Gapira", 20. yüzyıl başında Sivas'ta çıkan Ermenice süreli yayınlardı. Sivas valiliğinin resmi yayını olan "Sivas" gazetesi de bir dönem Türkçe-Ermenice olarak yayınlanmıştı. Gazetenin editörü, vilayet matbaasının da başında bulunan Antranik Vartanyan'dı.

Din
Şehrin birkaç km kuzeyindeki Surp Nişan Manastırı yakın vilayetlerden sürekli olarak ziyaretçilerin geldiği önemli bir hac merkeziydi. İçinde Surp Nişan, Surp Garabed ve Surp Asdvadzadzin adlı üç kilisenin bulunduğu manastırda çok sayıda kıymetli yazma kitabın muhafaza edildiği bir de kütüphane vardı.

Surp Asdvadzadzin Kilisesi ile Aramyan ve Tavityan Mekteplerinin yer aldığı, şehrin birkaç km dışındaki Tavra köyünde 1.500 kadar Ermeni yaşıyordu. Köyün yukarısında Surp Hagop ve Surp Anabad adlı iki de manastır vardı.

Sivas çevresinde Hıntragadar Surp Asdvadzadzin ve Surp Hıreşdagabed adlı iki manastır daha yer alıyordu. Çok geniş bir araziye sahip olan Surp Hıreşdagabed Manastırı'nın içinde Surp Garabed, Surp Asdvadzadzin ve Surp Hıreşdagabed adlı üç de kilise bulunuyordu.

Surp Sarkis Kilisesi'nin bulunduğu Pırknik (bg. Çayboyu); Surp Nigoğayos ve Surp Yerrortutyun Kiliseleri ile Pakradunyan Mektebi'nin bulunduğu İşhan (bg. İşhanı), Surp Sarkis Kilisesi ile iki okulun bulunduğu Şinkörek (bg. Esenyurt), Surp Hagop ve Surp Sarkis Kiliseleri ile bir okulun bulunduğu Kaldi, Surp Sarkis Kilisesi ile iki okulun bulunduğu Akkaya, Sivas şehrinin hemen yakınında, Ermenilerin yerleşik olduğu köylerin başlıcalarıydı. Bunlardan en büyüğü, bir kısmı Katolik olmak üzere 2.000'i aşkın nüfusu olan Pırknik'ti.

Yok edilen toplum
Burada görev yapan misyonerlerin zamanında tuttukları günlük ve raporlarının yanı sıra Talat Paşa'nın "kara kaplı defteri" gibi çeşitli Osmanlı kaynakları, bu nüfusun tamamına yakının 1915'te sürüldüğünü, özellikle misyonerlerin raporları ise bu sürgünün katliamlarla birlikte yürüdüğünü gösteriyor. Din değiştirerek ya da değiştirmiş gibi yaparak burada kalanlar, 1918'den sonra şehre geri dönenler ve civardaki kaza ve köylerden toplananlar sayesinde Cumhuriyet döneminde belli bir Ermeni nüfusu şehirde varlığını sürdürüyorsa da bunların ne ekonomik ne de sosyal ve kültürel yönden eski varlığını sürdürdüğünden bahsetmemiz mümkün değil. Okullarını artık açamıyorlar, bir iki kilise dışında dini varlıklarını devam ettirecekleri mekânları kalmıyor. Vilayet binasının hemen çaprazında şehrin en önemli yerindeki en görkemli bina olan ana kiliseleri Surp Asdvadzadzin'in sadece bir bölümünü kullanmalarına izin veriliyor. 1952 yılında bu kilisenin hükümet eliyle dinamitler de kullanılarak yıkılması şehirdeki Ermenilere en büyük darbe oluyor. Bu olayla "artık size burada yer yok" mesajını alan Ermenilerin şehri terk etmesi hızlanıyor.

Bize kalan...
Bugün Sivas"ta Ermenilerden geriye ne kaldı diye baktığımızda, (din değiştirerek burada yaşamaya devam eden kişileri saymazsak) 20 kadar aileden bahsedebiliriz. Görüştüğümüz Ermeniler her ne kadar konu komşuyla ilişkilerinin çok iyi olduğunu söylese de, cemaatın patrikhane nezdinde temsilcisi olarak görülmekten öte politik bir iddiası, faaliyeti olmayan Minas Usta (Durmaz) hakkında da bir öldürme planının son Ergenekon operasyonlarında ortaya çıkarıldığını dikkate alırsak bu ailelerin nasıl bir ortamda bulunduklarını düşünebiliriz.

Mimari varlık olarak neler kaldığına baktığımızda, şehrin göbeğinde (artık mülkiyeti Ermenilerde olmayan) Taşhan'dan, Bezirci mahallesinde biri yeni sahipleri tarafından restore edilerek lokanto olarak işletilen, diğerleri terk edilmiş ve yarı yıkık durumdaki 10-15 eski Ermeni evinden, askeri garnizonun içinde kalmış olan Surp Nişan Manastırı'nın bir kilisesinden ve yine askeri bölgedeki Surp Anabad Manastırı'nın kilisesinden, eski Pirkinik köyündeki bir iki ev, iki değirmen taşı, alınlığında Ermeni harfleriyle "Sahak" yazılı olan bir kapıdan başka bir şeyden bahsetmek mümkün değil. Yani her şey "Bir varmış, bir yokmuş" misali...

Kaynak: Biamag :: Sivas Ermenileri: Bin Varmı�, Bir Yokmu� - Bianet

Konu akeboshi tarafından (04-07-2009 Saat 11:03 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 04-07-2009, 16:27
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 17-09-2008
Yaş: 29
Mesajlar: 83
adım faşiste çıkacak ama yazmadanda edemiyorum ki kardeşim). benimde merak ettim bişey var, acaba ermenistanda yaşayan kaç türk ailesi kalmış? orda kalan türklere el bebek gül bebek davranıp el üstündemi tutmuşlar?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 05-07-2009, 21:08
sakin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 01-05-2008
Nerden: adana
Yaş: 22
Mesajlar: 301
sn akeboshi elinize sağlık bu paylaşımınız için.
ne vardı sanki topraklarından edilmeseydi insanlar. yetmez miydi bu koca anadolu hapimize.
köyümüzde gülvart teyzemiz, kevork amcamız, hrant arkadaşımız olsaydı ne güzel olurdu.

bir insana yapılacak en kötü şey o insanı köklerinden ayırmaktır memleketinden sürmektir. sayısı kaç olursa olsun, adı ne olursa olsun, nedeni ne olursa olsun insanları evinden barkından köklerinden etmek en büyük insanlık suçudur.
insanlarda ağaçlar gibi kökleriyle, geçmişiyle yaşar ayakta durur.

ben hepimiz gibi bu toprakların insanları olan ermenilerin bu topraklardan sürülmesinden, öldürülmesinden, kıyıma uğramasından ötürü çok üzgünüm. bu toprakların onlarsız eksik kaldığını düşünüyorum.

sn coşkunb "adım faşiste çıkacak" diye endişe ettiğinize göre faşist bir söylemden kaçınıyorsunuz demektir. bu durumda da faşist diye damgalanmanızın yanlış olacağını düşünüyorum. endişe etmeyiniz açıkça ben faşistim diye bas bas bağırmadıkça kolay kolay adınız faşiste çıkmaz

ama ben her konuda onlar da bize yaptı, onlar da bizi şu kadar kesti vs vs şeklindeki savunma amaçlı yorumları doğru bulmuyorum. karşı tarafın yanlış yapması bizim yaptığımız yanlışı haklı çıkarmaz. her iki tarafın yaptığı yanlışların kıyımların öldürülen insanların yarıştırılması hiç de vicanlı ve adaletli değil. bu tavrı insani değerlere uygun bulmuyorum.
saygılar...


"kendi kimliğini ötekinin varlığına göre konumlandırmak hastalıktır. kimliğini yaşatman için sana bir düşman gerekiyorsa, senin kimliğin hastalıklıdır"
hrant dink
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 05-07-2009, 23:13
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 17-09-2008
Yaş: 29
Mesajlar: 83
teşekkür ederim "sakin" anlayışın için. ben kesinlikle onlar şu kadar kesti bizde bu kadar keseriz zihniyetinde değilim. bekliyordum aslında mesajımı yazarken böyle bir cevabında yazılacağını. fakat hep türkler ermenileri astı, türkler kürtleri kesti, türkler rumları yaktı, barbar türkler söylemleri valla kabak tadı verdi artık. eğer bir gerçek yazılıyorsa buraya uluslararası geçerliliğe sahip bilimsel dayanakları olsun lütfen. vur abalıya misali olmasın..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 02-01-2011, 21:33
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Unhappy Acaba Neden?

Yüzyıllarca birlikte yaşamış iki millet acaba neden tehciri yaşamak zorunda kaldı. Türklerin canı mı sıkıldı da bu neticeye ulaşıldı. Dış devletlerin oyununa kanıp, birlikte yaşadıkları insanlara zulm edilip, katledilmeseydi neden Ermenilerle bugün birlikte yaşıyor olmasaydık ki... Milleti sadık denilmiş yüzyıllarca. Zayıf zamanda düşmanla birlik olunup onca eziyet, cinayet yaşanmasaydı keşke de bugün Ermeni hemşehrilerimizle farklılık zenginliktir diyerek yaşasaydık. Onca kilise, mektep sayılıyor yazılarınızda. Anlaşılıyor ki bir asimilasyon yaşanmamış, farklılığa saygı duyulmuş. Bu anlayışın cevabı bu kadar kötü verilmeseydi de şu an yine birlikte yaşıyor olsaydık...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 23-01-2011, 00:44
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-01-2011
Yaş: 30
Mesajlar: 9
diyarbakırlı Celal isminde bir sınıf arkadaşım vardı. Kendisi kürt idi fakat babannesinin ermeni kızı olduğunu söylerdi, dediğine göre kürtler ermenilere soykırım uygulamışlar ve ermeni erkeklerini öldürüp kızlarını da kürtler kendileri ölüm tehdidiyle almışlarmış.

ben onun yalancısıyım ama '4 ermeni öldürenin Cennetlik olacağı'nı söyleyen 'hoca'larımızda hiç mi suç yoktur?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 01-08-2011, 21:57
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
Unhappy beraber mutlu yaşamak

bu yazımı ne zaman okursunuz bilmiyorum ama ben 13 kişilik bir ailenin son kalan ferdinin torunuyum müslüman olarak sağ kalan bir çocuğun torunuyum ben kimseye kızmıyorum bildiklerimiz bizde kalsın allah büyüktür yargılayacak olanda odur tüm insanların ayrım yapmadan yaşaması dileğiyle saygılarımı sunuyorum ...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 29-11-2011, 23:58
Reznov - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 13-11-2011
Mesajlar: 10
Bir insana en çok sürgün koyar. Sürgün edilmiş bir insan ne kadar kötü bir yerden iyi bir yere sürgün edilse bile sonuçta orası onun doğduğu anılarının kaldığı alandır. Ne kadar güzel anıları burada yaşasada eski zor günlerindeki arkadaşlarını teyzelerini mumla arar.


Gecenin ayazında sadece yanına gelip o güzel mutluluk tablonu bozmak istedim. O mutluluğu ben haketmezmiydim Gülüm...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 30-11-2011, 20:30
Kayıtsız Üye
Guest
 
Mesajlar: n/a
ben istanbulda yasayan bir ermeniyim benim anne ve baba aslinda sivaslı cocukluklarından beri orda yasıyorlar ama ben bu guzel turk toplumundan asıl dın olan muslumanlıgı gordum ve suan muslumanım ben gecmısıme saygı duyuyorum ermenılerıde sevıyorum ama ben gercek bır dın olan muslumanlıgı sectım ve en çok ermeni sivasta var oradaki cevremın hepsı ermenıydı
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 01-12-2011, 00:31
antiope - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 27-07-2011
Yaş: 26
Mesajlar: 29
Ermeniler haketmeseydi mantığı.... geçin bunları geçin. Hangi günah ölümle cezalandırılmayı gerektirir? Hangi sabun Hrant'ın kanını kirli ellerden arındır? Velev ki zamanında onlar da yaptılar ettiler. Bugün neden hala katlediliyorlar? Neden katilleri korunup destekleniyor? Hrantın katliyle ilgili belgeler bu ocak ayında zaman aşımına uğradığı için yok edilecekler. Üstelik ben sivasta yaşadım işinde gücünde bir ermeni kuyumcunun katledilecekken son anda operasyon yapılıp kurtarıldığını bilirim. Bizzat yaşadık.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
bin, bir, ermeni, ermeni katliamı, ermeniler, ermenileri, sivas, sivas ermenileri, varmış, yokmuş


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Sivas Katliamı solplatform Tarih 0 17-09-2008 22:42
Hayat Varmış Baltalar Arasında.. CiNYoRiTa Lorem Ipsum 2 06-03-2008 01:01
Sivas '93 sahnede fenasi Tiyatro Dünyası 14 03-02-2008 14:32
Tavşanın da evlatlık olanı varmış. High Hopes Resimler ve Düşündürdükleri 3 27-12-2007 23:01
Sensiz Bir Hayatta da Mutluluk Yokmuş Aslında... duarden Hayata Dair.. 0 07-02-2007 23:18


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:27 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info