Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Tarih

Tarih Gerçekliğini herkesin kabul ettiği bir masaldır tarih.


Su Damlasına Sığdırılan Yaşam - Ölüm Orucu

Tarih içerisinde Su Damlasına Sığdırılan Yaşam - Ölüm Orucu konusu: Cezaevi Müdürlüğü Kanalı ile Cumhuriyet Başsavcılığı’na/Kandıra-Kocaeli Konu: “Hayata Dönüş Operasyonu” ile ilgili suç duyurusudur... “Hayata Dönüş” adı altında saldırı ve katliam 19 Aralık 2000 tarihinde Türkiye’deki cezaevlerinde, biz devrimci tutsaklara ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 17-09-2008, 23:20
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 05-08-2008
Mesajlar: 125
Exclamation Su Damlasına Sığdırılan Yaşam - Ölüm Orucu



Cezaevi Müdürlüğü Kanalı ile Cumhuriyet Başsavcılığı’na/Kandıra-Kocaeli
Konu: “Hayata Dönüş Operasyonu” ile ilgili suç duyurusudur...

“Hayata Dönüş” adı altında saldırı ve katliam

19 Aralık 2000 tarihinde Türkiye’deki cezaevlerinde, biz devrimci tutsaklara yönelik kanlı ve vahşi katliamlar gerçekleştirildi. Sermaye devletinin “Hayata Dönüş” diye yutturmaya çalışarak yürüttüğü bu saldırılarda, 28 devrimci yaşamını yitirirken, yüzlercesi de çeşitli şekillerde yaralandı, onlarcası kalıcı biçimde sakatlandı.

Başta jandarma-komanda birlikleri ile polis ve kimi cezaevlerinde de gardiyanlar-cezaevi personeli olmak üzere devletin kolluk güçleri, yürüttükleri saldırı boyunca ateşli silah, bomba, cop, kimyasal-yanıcı gazlar, iş makineleri, itfaiye araçları vs. her türlü teçhizatı kullanarak ve elektrik vermeden yakmaya, çivi çakmadan taciz ve tecavüze, her türlü insanlık dışı işkence yöntemi uygulayarak, cezaevlerini tam bir savaş ve vahşet alanına çevirdiler.

Bununla yetinmeyen sermaye iktidarı, biz devrimci tutsakları yine insanlık dışı bir dizi işkence ve uygulama eşliğinde, tamamen izolasyon/tecrit, teslim alma, onursuzlaştırma/kimlikliksizleştirme amacıyla inşa edilen F Tipi hücre cezaevlerine kapattı. İnsanlık dışı uygulamalar, kaynağını 17 Ocak 2000 tarihli “üçlü protokol”den alarak F Tipi hücrelerde de sürdürüldü, sürdürülmektedir.

Subaylar yönetiminde vahşet

Esasta işçi sınıfı ve ezilen emekçi kitlelere yönelik iktisadi, sosyal, siyasal, kültürel vb. tüm alanlarda yürütülen topyekün saldırının en ileri düzeyde bir parçası olan bu saldırıda (”Hayata Dönüş Operasyonu”!) kişi olarak yaşadıklarım ise özetle şöyledir;

Tümüyle meşru ve haklı taleplerimiz için 20 Ekim 2000 tarihinde ülke çapındaki cezaevlerinde başlayan Süresiz Açlık Grevi-Ölüm Orucu eylemine, ben de bulunduğum Gebze ÖTC’de 23 Ekim 2000’de başlamıştım. Ölüm Orucu eylemimi sürdürüyorken, diğer cezaevlerine olduğu gibi, o zaman kaldığım Gebze ÖTC’ye de 19 Aralık 2000’de saat 05: 10 civarında tam teçhizatlı (robokop giysili, silahlı, gaz bombalı, maskeli, joplu-kalkanlı) yüzlerce jandarma-komando tarafından “operasyon” başlatıldı.

İlk giriş anında bir arkadaşımızın, jandarma tarafından bacağına silahla ateş edildiğini ve yaralandığını öğrendim. Cezaevindeki tutsaklar olarak, can güvenliğimizi sağlamak için koğuşlardaki eşyalarımızla koridor girişlerini kapattık. “Operasyon” timleri ise, kah üst kattan koridor tavanını ve çatıları, kah koğuş duvarlarını kompresör gibi iş araçlarıyla delerek, üstümüze yoğun bir şekilde gaz bombası attılar. Birçok kez de silahla üstümüze ateş ettiler. Bunlardan birinde, Kenan Tayboran adlı koğuş arkadaşım, başından ağır bir şekilde yaralandı.

Devlet güçleri, gaz bombalarından ve silahlardan etkilenme düzeyini en aza indirmek için çekildiğimiz son koğuşa da saat 14.00 civarında girdiler. Başlarındaki Albay rütbeli şahsın talimatı ve cezaevi bölük komutan yüzbaşının somut yönlendirmesiyle, üstümüze gaz bombaları yağdırarak çekildiler. Koğuşun yemekhanesi artık gazdan katlanılmaz duruma gelince topluca havalandırmaya çıktığımızda ise, başta Ölüm Orucunda olan biz 4 kişi (ben, Ali Rıza Dermanlı, Çetin Can, Duygu Mutlu) olmak üzere birçoğumuz, “operasyon” güçleri tarafından cop, dipçik, tekme-yumruk, küfür hakaret eşliğinde diğer arkadaşlarımızın yanından alınıp götürüldük. Bu “götürme” sırasında, bahçede bekletilen bir ambulansa bindirilene kadar “koridor dayağı” tabir edilen işkenceye maruz kaldım.

Ambulansla götürüldüğümüz Gebze SSK Hastanesi’nde, diğer arkadaşlarım gibi ben de bir yatağa kelepçelendim. 25 Aralık 2000 akşamına kadar yataklara bağlı olarak tutulduğumuz bu hastanede, bazen en doğal insani ihtiyaçlarımızı dahi gideremedik, buna engel olundu. Avukatlarımızla ve ailelerimizle görüştürülmedik. Buradaki durumumuz, arada bir nöbet nedeniyle değişen jandarma mangalarının başlarındaki uzman çavuş ve astsubayların keyfine bağlıydı; kimisi kendi paramızla da olsa su, şeker, gazete, tuz gibi şeyleri almamıza engel oluyordu...

Kandıra F Tipi hücreleri: İşkence, tecrit, yoksunluk...

25 Aralık 2000 akşam saatlerinde, buradan alınıp Kandıra 1 No’lu F Tipi Cezaevi’ne getirildik. Girişte asker, arama-parmak izi alma-kayıt işlemlerini, tartaklama, küfür-hakaret eşliğinde ve zorla donlarımıza kadar soyarak, onur kırıcı şekilde yaptı. Bu aramada sigara (6 paket 2000), çakmak, kağıt mendil/peçete, not defteri, şeker gibi eşyalarım gaspedildi. İdare girişinde de yere yatırılarak zorla soyma ve küfür-hakaret etme biçiminde ikinci bir aramaya tabi tutuldum. Bu arada ise iki adet kemer ve bir gözlük kutusuna, makbuz verilmeksizin el konuldu. Tarafıma hiçbir açıklama yapılmadan, o gece B2-7/14 No’lu tek kişilik hücreye konuldum.

6 Ocak 2000 tarihine kadar havalandırmaya çıkarılmadım. İstemime rağmen B-1 vitamini verilmedi. Isınma, sıcak/ılık suyun akmaması, kantin ihtiyaçlarımın (şeker, sigara, kağıt, içme suyu, kalem, gazete vb.) karşılanmaması gibi problemler yaşadım. Aile görüşünden avukat görüşüne her hakkım sınırlandırıldığı gibi, getiriliş-götürülüşlerde de rencide edici uygulamalarla yüzyüze kaldım. 28 Aralık 2000 tarihindeki akşam sayımında ise, sayım memurları tarafından, Ölüm Orucunun 67. günüde olduğum halde, “meydan dayağı” biçiminde darp edildim. Yasal olduğu halde kitap, dergi ve bazı gazeteler verilmeyerek, mektup, kart, faks gibi posta araçları sınırlandırılarak, iletişim hakkım gaspedilmiştir.

Şiddete maruz kaldığım zamanlarda (tüm süreç boyunca) adli tabipe çıkarılmadım. Bugün izlerden en ufak bir eser olmasa da, Gebze SSK Hastanesi’ne götürüldüğümde yapılan kaydımdan (ki izlerin öyle kabaca ve göz ucuyla bakılarak kaydedildiğini düşünüyorum) şiddete maruz kaldığım görülebilir.

Hükümet, bakanlar, Genelkurmay Başkanı, Jandarma Genel Komutanı vb. hakkında suç duyurusunda bulunuyorum

Burada yargılanması süren bir “tutuklu” statüsüyle bulunduğum halde, halen tecrit altında, birçok yasal hakkımdan mahrum durumda, üçlü protokolden kaynaklı bir dizi rencide edici ve baskıcı uygulamaya maruz kalarak, tek kişilik bir hücrede tutulmaktayım.

19 Aralık 2000 tarihli katliamın (“Hayata Dönüş Operasyonu”nun) ve bütün bu yaşananların;

Başta Adalet ve İçişleri Bakanları, ayrıca bunlarında parçası oldukları iş başındaki B. Ecevit-D. Bahçeli-M. Yılmaz hükümeti ile, “operasyon”u bizzat emreden ve yaptıran Genelkurmay Başkanlığı ve kendisine bağlı Jandarma Genel Komutanlığı olmak üzere, tüm sorumluları ve sorumluluğu bulunan devlet yetkilileri;

Yanısıra, “operasyon”a bizzat komuta eden ve katılımcısı olan subaylar ile saldırının yürütücüleri olan asker, polis, cezaevlerinin idare ve personel gibi devlet güçleri hakkında suç duyurusunda bulunuyor, gerekli yasal işlemlerin yapılmasını talep ediyorum.

[GVIDEO]-7275495262607774366[/GVIDEO]

Su Damlasına Sığdırılan Yaşam ( Ölüm Orucu Belgeseli ) Download Mp4 Format

Su Damlasına Sığdırılan Yaşam ( Ölüm Orucu Belgeseli ) Download Flv Format
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 18-09-2008, 20:38
asibumerang - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 39
Mesajlar: 94
Ersin'i tanırım. O daha lise yıllarındaydı tanıştığımızda. Ölüm orucu sürecinde direnişçiler arasında olduğunu bilmiyordum. Uzun zaman sonra gördüğümdeyse böyleydi.

Boğazım düğümleniyor. Söyleyecek pek bir şey yok aslında. Söylenecek her şey söylendi bugüne kadar.

En güzel onlar söyledi. Bedenleriyle...


BAZEN GERİ GELMEYİ UNUTAN, AVARE BİR BUMERANGTIN...ASİYDİN; BİR DUVARLA USLANDIN
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 18-11-2008, 15:35
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-11-2008
Nerden: istanbul
Yaş: 24
Mesajlar: 1
merhaba ben bu forumda henüz çok çok yeniyim nasıl nerden msj atabileceğimi bilemedim açıkcası bu konu ile ilgili konuşmak isterim belgesel çekiyorumda yardımcı olabilirsin değil mi cevap bekliyorum mutlaka görüşürüz
ilknurekelik@gmail.com /emailim/
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 18-09-2009, 21:19
Software Developer
 
Üyelik Tarihi: 18-05-2009
Nerden: Antalya
Mesajlar: 70
Açıkçası, ne olursa olsun bir insana ya da insanlığa vahşice bir yaklaşım hiç iyi bir şey değildir. Umarım insanlar bu dünyada barışcıl bir şekilde yaşamayı bir gün öğrenir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 19-09-2009, 00:12
Sunasu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 07-05-2009
Mesajlar: 349
Onlar ölüyor, biz gözlerimizi, kulaklarımızı tıkamışız. .
Görmüyoruz, duymuyoruz, konuşmuyoruz..


Ben def ettikçe alçak virüsler ürüyor. Ben doğrumu deştikçe onlar komikmiş gibi gülüyor. Bilmiyorlar aslında onlar karşımda yavaşça ölüyor....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 19-09-2009, 00:17
seina - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-06-2009
Mesajlar: 250
görsek,duysak,konuşsakta birşey olmuyor engelleyemiyoruz ki...


Sizi tanımıyorum! Sizin yasalarınızı, nizamınızı, kuvvete dayanan yetkinizi tanımıyorum! Bu yüzden asın beni! Louis Lingg
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 19-09-2009, 00:23
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Türkler ve şanlı Türk devleti-ordusu yapmaz böyle şeyler! İftira!


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 19-09-2009, 02:26
ucuk - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sinqci
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2009
Nerden: viyana/avusturya
Yaş: 23
Mesajlar: 141
Hersey gecmiste kaldi "bence"[umarim en azindan], lakin türkiye cumhuriyeti gecmisiyle yüzlesmeyi ögrenemedi dahaa.
Ama bu konuda biz halkinda sucu var diye düsünüyorum. Demokratik hakkimiz olan eylem, gösteri haklarini kullanamiyoruz yeterince, yeterince örgütlenemiyor ezilen kesim, solcu kesim.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 19-09-2009, 13:37
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
herkes kendi tercihini yaşar... ve kendi tercihini yaşıyorsa kişi, daha ne olsun...! insanca...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 19-09-2009, 14:06
Software Developer
 
Üyelik Tarihi: 18-05-2009
Nerden: Antalya
Mesajlar: 70
Sağcı, solcu farketmez, yeterki insanlık namına iyi şeyler yapsın.
Ve haklı olan, haklılıklarını savunurken, haksızlar tarafından katledilmesin.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
damlasına, orucu, sığdırılan, yaşam, Ölüm


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Dünya Dışı Yaşam... detays Tartışmak İstiyorum 32 20-03-2011 00:09
de ki işte / yaşam (ki) loszeit Hayata Dair.. 5 30-08-2008 01:54
Çölde yaşam.. duarden Sosyoloji & Psikoloji 9 14-12-2007 02:15
Bir Yaşam İlkesi zeren Hayata Dair.. 3 05-11-2007 22:30
msn orucu bozar mi hocam?.. katre Lorem Ipsum 0 16-09-2007 21:49


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:49 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info