Biri Atatürkçüler ırkçı değil mi dedi?
Acımasız gerçek şudur ki, Atatürk den sonra devletin başına gelen İsmet İnönü, daha ılımlı görünenn fakat daha devletçi ve yine tek parti iktidar aygıtını güçlendirmeye çabalamış, bu uğurda Atatürk ün bazı söylemlerini unutturmaya çalışarak kendi hakimiyetindeki bürokrat memur devletini türklüğün vatandaşlık tanımı olduğu noktasında değiştirerek sürdürmeye ulusallaştırarak devam ettirmeye uğraşmıştır. . Ancak devlet aygıtının bu tutumu halk nezdinde tıpkı Atatürk ün tren gezisinde karşılaştığı gibi pratijk gerçekler yansıtıldığı biçimde olmayıp, halk gördüğü ırkçı baskının yanısıra bir de giderek sefalete mahkum edildiği için ters tepmiştir. Bugün CHP dışınndaki partilere oy veren çoğunluk; daha doğrusu bugünkü çoğunluğun ataları olan ve o dönemi yaşayan bir önceki nesil hala gerek İsmet İnönüye gerek Atatürk e karşı olumsuz düşünmesine rağmen, öfkesini tabu olan Atatürk yerine İsmet İnönüye ve onun temsillerine çevirmiş durumdadır bu nedenle. O yüzden de pompalanan onca propagandaya rağmen halkın bu kısmı CHP olmasında ne olursa olsun tavrını sürdürerek daha başka tuzaklara da düşmüştür. Bugün bile AKP nin tabanını oluşturan anlayışın temelinde, irtica değil bu durum yatar. Aman bunlar gelmesinde kim gelirse gelsin. CHP anlayışı ise hala bu anlayışın propagandasını sürdürdüğü için % 25, maksimum % 30 dan den fazla oy toplayamaz,isterse ağzıyla kuş tutsun. Ayrıca devletçi merkez sağ parti olduğu gerçeğini de, zamanında devletin elindeki sosyal kurumlara sığındığı için sosyal demokrasi anlayışı olarak yutturmaya çalıştığı için, aynı kitle bu sosyal demokrasi anlayışınmı komünizm(sosyalizm) olarak algılamaktadır, gerek yine kemalist propagandalar, gerek bu konudaki olağan bilgi eksikliği nedeniyle. Tam bir çelişki yumağı.
Atatürkçüyüz diye geçinen müritleri boş verelim, peygamberleri daha doğrusu tanrıları ne demiş ona bakalım. Müritler de böylece açığa çıksın.
"
Kanını taşıyandan başkasına güvenme"
"Muhtaç olduğun kudret damarlarındaki
asil kanda mevcuttur"
"Türklüğün alameti farikası
brakisefal kafatasıdır"
"
Bir türk dünyaya bedeldir"
"Dünya yüzünde
türk den daha büyük, ondan
daha eski, ondan
daha temiz bir
millet yoktur ve
bütün insanlık tarihinde görülmemiştir"
" Türk çocuğu
ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır."
"Eğer bende bazı fevkaledelikler görüyor, buluyorsanız, bunları
sadece ve yalnız, türk olmama,türklüğüme bağlayınız."
"Evvela, millete tarihini,
asil bir millete mensup bulunduğunu,
bütün medeniyetlerin anası olan ileri bir milletin çocukları olduğunu göstermeliyiz"
"
Türk, türk olduğu için asildir. Çoğumuz büyükbabanmızın babasını hatırlamayız.
Bütün soy gururumuzu türk olmanın içinde buluruz."
"Mensup olduğum türk miletinin
şan ve şerefi varsa, benim de bir
ferdi olmam sıfatıyla şanım ve şerefim vardır."
"Büyük devletler kuran ecdadımız, büyük ve şumüllü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak, tetkik etmek,
türklüğe ve cihana bildirmek bizim için bir borçtur"
"
Türklük, benim en derin güven kaynağım, en engin övünç dayanağımdır"
"Bu vesileyle muhterem türk milletine ve nesli atiye tavsiye ederim ki; sinesinde yetiştirerek başına geçireceği kişilerin
kanındaki ve vicdanındaki soy erdemini tahlil etmekten bir an bile vazgeçmesinler"
" Bana, insanlar üstünde bir doğuş yüklemeye kalkışmayınız.
Doğuşumdaki tek olağanüstülük, türk olarak dünyaya gelmemdir."
"
Etimin ve kemiğimin babası Ali Rıza efendi ise,
fikrimin babası Ziya Gökalp dır."
"Türk birliğine inanıyorum. Onu görüyorum. Yarının tarihi yeni fasıllarını türk birliği ile açacak. Dünya sükununu bu fasıllar içinde bulacaktır.
Türk'lüğün varlığı bu köhne aleme yeni ufuklar açacak. Güneş ne demek, ufuk ne demek o zaman görülecek."
"Sovyetler birliği idaresnde
dili bir, inancı bir, özü bir kardeşlerimiz vardır. Onlara sahip çıkmaya hazır olmalıyız. Hazır olmak yalnız o günü susup beklemek değildir. Hazırlanmak lazımdır. Milletler buna nasıl hazırlanır? Manevi kö
prüleri sağlam tutarak.
Dil bir kö
prüdür. İnanç bir kö
prüdür. Köklerimize inmeli ve olayların böldüğü tarihimiz içinde bütünleşmeliyiz.
Onların(soydaş türk kardeşlerimizin) bize yaklaşmasını beklememeliyiz. Bizim onlara yaklaşmamız gereklidir."
"Ne mutlu türküm diyene"
Türk tarih kurumunu kurarak tarihi değiştrdi, türkleri medeniyetin beşiğine yerleştirip uydurma medeniyetlere dayandırdı.
Güneş dil teorisini sipariş edip bunun üzerinden türkçe dilini en kutsal hale getirdi.
Mevcut düzene direnenleri topluca katlettirdi veya istiklal mahkemelerinde idama mahkum ettirdi.
Bugün kemalizmin en katı hali diye bilinen ve Atatürk den muaf tutulmaya çalışılan ırkçı milliyetçiliğin temsilcisi olan, MHP, BBP gibi partiler ve kafatasçı turancıığın ifade ettiği görüşler, doğrudan doğruya Atatürk ün görüşlerinin aynısıdır. Hatta ordu alt kademeli subaylarından gelen bu ırkçı politika da zaten Atatürk ün ordu içinde devam etirilmiş politikasının bir devamıdır.
Daha devletleştirilmeye çalışılan ve kemalizm adıyla anılan devlet buyurganlığı daha çok CHP ve İsmet İnönünün anlayışıdır. Irkçı anlayışı ve tek parti rejimini Atatürk örgütlemiş, inönü onu özellikle 2. dünya savaşı sırasındaki sert yönetimiyle parti vasıtasıyla iyice kurumsallaştırarak devlet aygıtı içinde biraz daha ehlileştirmiş ve bu sayede çok partili sisteme geçilebilir kılmıştır. Ancak devlet ve parti organları da bu arada tüm kurumları ele geçirdiğinden ve acil reformlar gerektiğinden gerçek bir demokrasiye fırsat tanınmamış bunun yerine asker ve sivil bürokrasinin kontrol altında tuttuğu göstermelik demokrasiye adım atılmıştır. Bununla ilgili öncüller olarak ortaya atılan diğer tüm devrimci yani inkilapçı iddialar ise sadece bu buyurgan sistemin tüm kitle üzerinde propaganda aracı haline getirilmesi için gerçekleştirilen girişimlerden ve dayatmalardan ibarettir.
Kendi ülkesinin kuruluş dönemindeki karanlık geçmişine kulak tıkayarak bunu mecburi olağan durum olarak görmek isteyen at gözlüğü takanlar, sonrasında ortaya çıkan her türlü iç çatışma, ayrımcılık, diktatörlük, yolsuzluk, ekonomik istikrarsızlık, geri kalmışlık vs doğrudan sorumlu olacaklardır. Çünkü medeniyete yetişmek bu medeniyet çok iyi çok ideal bir şey olmasa bile geleneksel-ataerkil- militer tabuların yıkılmasına ihtiyaç duyar. Bu oluşmadığı sürece de bir toplum ılımlı veya sert diktatörlerin dayatmacı buyrukları altında gerek gelenekler bazında gerek ekonnomik anlamda sömürülmeye ve yerinde saymaya mahkum hale gelerek, gelişmiş ülkelerin zamanın teknolojik ihtiyaçları nedeniyle bunlara olan mecburi taleplerden ötürü borçlandırması yoluyla stratejik piyonu haline gelir. Çünkü devlet aygıtı hantallaştığı için ne teknik gelişim ne de bunu önceleyerek ortam hazırlayabilecek sosyal özgürlükler görece de olsa kazanılamamış olacaktır.