Bu, bana göre epeyce ilginç kısa yazıda (yine bana göre) Horney'in nevroz üçlemesi yatıyor: ideal öz, güncel öz, (ve aslında habire aranan ancak sadece "sanılan") gerçek öz. (Sanmak ya da hiç bilmemek zaten nevrozun -var-oluş hali).
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı
Oysa ne çok begenmediğin , kinayelediğin , yada kahkahalarınla idam sehpası önünde çılğınca alkışladığın seyler vardı ve şim di sen onların toplamı değilmisin..
|
Bu cümle ideal öz'ün güncel öze'e çaktığı bir okkalı tokat. Kişinin bitmek bilmeyen parçalanmasına çözüm olarak ürettiği nevroz, kendi içinde ve kendisi için nasıl tam bir çözümsüzlük olur, bunu son derece yoğun ve kısa özetlemiş...
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı
Misketleri döktük meydana kendine sürü yaratmak amacında çoban olmaktı belki niyeti ama tek bildiği dil yinede meee di.
|
İdeal öz'ün çıkışsız olma zorunlu doğasının aşırı yoğunlaşmış bir özeti, ama sonuç olarak doğru; aynen böyle... O (ideal öz) da başka çobanlar tarafından yaratılmış bir çobandır zira, bir bekçi köpeğidir sadece. Neyi beklediğini dahi bilmeden birşeyleri bekleme cengaverliğini yapmaya, hatta sürüyü idare etmeye soyunmaya kalkar. Burada sorun sürüde... Sürünün aslında sürü olmadığını (olmayabileceğini) bilmemesinde (sislenmiş/kararmış -gerçek- özün yokluğunda, onun sahnede cirit atan taklidi: bihaber ve şaşkın güncel öz).
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı
Sen hikayenin ortasında katılmış korkuluk, sadece zıplarsın hikayenin sonuna tahammülün olmadığından hikayeyi görüntüyü satarsın.
|
İdeal özün cenderesinde ve güncel özün onun direktiflerine uyma ölümcül itaatkarlığında kaybedilen, yabancılaşılan ve ait hissedilmeyen gerçek öz, atlanıp zıplanan hikayenin ta kendisi gibi... İdeal özün asla birlikte varolamayacağı bu şeye (bir türlü emirlerini dinlemeyen şu beceriksizz güncel öz) tahammülünün olması tabi ki beklenemezdi. İdeal özün gerçekle işi falan olmaz! O, yalanın rutubetli ve karanlık duvarlarında yaşayan bir küf mantarı gibidir.
Alıntı:
duarden´isimli arızadan alıntı
Olmak istemediğin ne varsa toplamı olmak ve bunu görmezden gelmek.
|
Bu bozdu şimdi işi. Ama belki de öyle değildir... Güncel öz, ideal öz'ün olmak istemediklerinin çoğudur zaten. O nedenle ideal öz bunu sürekli farkeder, rahatsız olur ve sürekli güncel özü döver. O nedenle bu cümle olsa olsa ilk kısmıyla ideal öze, sonuyla da güncel öze ait olabilir. Yani aslında kişinin, farkına varmadan, sürekli yaşıyor olduğu ve farkına varmadıkça da sonu gelmeyen, gelemeyecek bir çatışma. Çünkü, (İdeal özün) olmak istemedikleri ona (güncel öze) ait değil ki, doğal olarak görmezden gelecek bu diretmeleri. O nedenle bu çelişki çözülmedikçe insanın bu yaşam yiyici savaşı da bitmez.
Ancak, gerçek öz ise ikisinin de değilidir. Bu bahsedilen ikili gerçek öz ile örtüşselerdi (ki o zaman 3 kavrama ne gerek vardı, adı sadece az ve öz şekilde "öz" olurdu) nevroz diye bir şey zaten olmazdı. Ne Freud, ne Adler ne Horney vs. de ömürlerini buna vermezdi...
Ve kişi, (daha da fazla) parçalanmamak için, bükemediği eli öpmek zorundadır: bunları görmezden gelir.
Peki, bir de şunu düşünmeli: ya bunun farkında olan kişinin açmazı...? Yani bunları anlayan ama mevcut olan bu sun'i 3lüyü hala daha gerçek olan o "1" yapamayan durum...?
**
Bu yazılanlarla belki de hiç ilgisi yok yazarının da, konu sahibinin de bu konudan anladıklarının ve söylediklerinin. Sadece kişisel ve son derece öznel bir yorumdur bu yazılanlar. Okuyunca, içimden böyle geçti ve sadece bu nedenle de, bu şekilde yazıldılar...