Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Sosyoloji & Psikoloji


Türk Kozmolojisi

Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Türk Kozmolojisi konusu: TÜRK KOZMOLOJİSİ Çinin kuzeyinde ve orta asya bozkırlarında yaşayan, şaman inançları ve buna paralel bir koz Molojiye sahip eski Türklerde yılanın herhangi bir kült simgesi olduğuna rastlanmaz.Büyük o randa çin ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 18-10-2007, 14:47
IKNATON - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Normale dönmüş
 
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: MARDUK
Mesajlar: 133
Standart Türk Kozmolojisi

TÜRK KOZMOLOJİSİ

Çinin kuzeyinde ve orta asya bozkırlarında yaşayan, şaman inançları ve buna paralel bir koz
Molojiye sahip eski Türklerde yılanın herhangi bir kült simgesi olduğuna rastlanmaz.Büyük o
randa çin inançlarına paralel olarak ejder ve yılanın , tanrısal anlamına sahip Gök (Kök) ile i-
lişkilendirildiği görülmektedir.Eski Türklerde Gök her şeyi kaplayan en büyük tanrıdır.Sümer
de � An � sözcüğünün hem gökyüzü hemde en büyük tanrıda olduğu gibi.Buna paralel olarak
(yine sümerle benzeşim içinde), hem gökyüzü hemde tanrı karşılığını verecek tengri sözcüğü
ne rastlarız.Türklerdeki Tengri kelimesinin Sümerdeki DİN.GİR sözcüğüyle benzeşmesi ol-
dukça dikkat çekicidir.Bu paralellik Meksika gibi okyanus ötesindede paralellik söz konusu-
dur.Bütün Meksika kültürlerinde, asyada görüldüğü gibi tanrısal ve göksel unsurların, hepsi-
nin üzerinde, her şeyin egemeni olan � Gök � vardır.Bu Türk geleneğinde, adı üzerinde,Gök-
tanrı, mayalarda aynı özelliklere sahip � Hunab Ku� adını alan gök tanrısı gibidir.

Evrenin yapısına bakışta benzeri yaklaşımlara rastlarız, Eski Türklerdeki yaratılışın başlan
gıcında yir-su vardır yani; yeraltındaki sular.Bu kavram Sümer deki ilksel deniz AB.ZU kavra
mıyla eşdeğerdir. Olmeklerin , dünya su ile topraktan meydana gelmiştir kavramıyla birebir ör
tüşür, Eski Türklerdeki yir-su nun üzerinde Dağ , yani toprak/dünya onunda üzerinde Gök var
dır.Bu kavramlar ile en eski Meksika kozmolojik ilkeleri birebir örtüşür.Dağ kavramına karşı
lık olarak, suların üzerinde ortaya çıkan, Meksika kültüründe ada olarak kullanılır.Yalınlaştırıl
mış Olmek anlayışında, yer altı suları timsah a aittir ve bu zaman içerisinde, yırtıcı hayvan be-
reket tanrısına dönüşmüştür.Eski Türklerde benzeri şekilde ejder , aynı işlevi karşılayacak bir
evren modeline yerleşir.
Somutlaştırılmış tezahürü ile ejder, kışın yer-su nun derinliklerinde yaşayan, baharda ise ka-
natlanıp uçan , hem yer-su hemde gök ilkelerine bağlı bir efsanevi ruh olarak düşünülür.
Bu oldukça tipik mevsimsel dönüşüm ve zamanın akışı yaklaşımına göre ejder yer-su içinde
geçirdiği zamanda olumsuz nitelikleriyle ortaya çıkarken , baharda olumlu unsurlara, yani gök
e yaklaşacak , mevsimlerin bereketi sağlanacaktır.Tıpkı Olmek kozmolojisinde olduğu gibi.
Ancak ejder motifi , bu kadarlada kalmaz ve ilginç çeşitlilikler gösterir.Kanatlı ejderin somut
Şekillerinden biri , göçebe sınırındaki bölgede yaşayan tarihi bir kişilik olmakla beraber, rüz-
gar ejderi olarak resmedilen Fei-lien di. Fei-lien ,geyik başlı geyik başlı , kırmızı saçlı, yılan
vucutlu, kuş kanatlı, insan elli ve bacaklı bir canavar olarak anlatılır.Rüzgar ejderi sıfatıyla Kaşgarinin sözünü ettiği yil cinleri ve yil (yel)-büke kavramının eski bir tazahürü olarak gö-
rülmektedir.Kaşgari , Yil-Büke yi yedi başlı büyük bir yılan olarak anlatmakta ve Büke adının
ongun niteliğindeki kahramanlara verildiğini bildirir.

Yılan vucutlu bu yaratık, dehşet verici bir yaratık değil kahraman olarak gösterilir.Bu özelli-
gin meksikadada benzeri bununur, Tüylü yılan yada yılan kuşu na ve onun adının kahramanla
ra , yani krallara verilmesi oldukça ilginç bir benzeşmedir.Ejderler hem Türk hemde çin kül-
türlerinde yer ve gök tanrılarını simgelemek için kullanıldılar.Ejder tapınımının Göktürk döne
mi gibi geç bir tarihte sürdüğüde bilinir.Göktürk anıtlarındaki bazı ejder resimlerinin, yağ-
muru meydana getirdiğine inanılan Kök-luu adlı gök ejderini simgelediği düşünülür.

Köl-Tigin kitabesinin doğu cephesinde kağan tamgası üzerinde bulunan ve Yollug Tigin in
Eseri olduğu bilinen çift ejder, bunun bir örneğidir. Kök-luu, gök gürültüsü ve yağmur olarak
Türk Budist metinlerinde hükümdar değerinde yer alır.

Köl-Tigin kitabesinin doğu cephesinde bulunan kağan tamgası üzerinde bulunan ve Yollug Tigin in eseri olduğu bilinen çift ejder buna bir örnektir.Kök-luu, gökgürültüsü ve yağmur sim
gesi olarak, Türk Budist metinlerinde de hükümdar değerinde yer almaktadır.
Bu kavram iki açıdan önem kazanır, birincisi ejder kavramının(yani zaman zaman uçan yı-
lan olarak düşünülen bir tanrısal varlığın), Türklerde kağan olarak kullanılması ve ejderin hü-
kümdar değerinde görünmesi, ikincisi ise yağmur ve fırtına getiren ejderden bahsedilmesidir.
Hemen yüzümüzü meksikaya çevirirsek Quetzalcoatl ın farklı kişiliklerinin birinin yağmur ge
tiren fırtına ve rüzgar tanrısı Ehecatl olduğunu görürüz.Bu benzerlikten öte farklı bir durumda
çift ejder simgesinin bir hükümdar damgası olarak kullanılması , meksikada benzer bir moti
fin , kimi zaman Gök tanrısı Itzamna olarak ortaya çıktığı bilinir.
Itzamna , Yaxchilan rölfeylerinde açıkça görüldüğü üzere gökyüzü tanrısıdır.Buradaki resmi
Bir büst tarzında astronomik hiyerogliflerle birlikte gökyüzü sembollerinin arasında güneş ve
Ay sembollerinin arasında verilmiştir.Bazen kafası iki başlı gökyüzü canavarının içinden çı-
kar. Çift ejder kagan ile eşdeğerdir.Bütün bu benzerlikler Meksika kültürüyle, orta asya Türk
kültürü arasındaki ilginç benzeşmenin ip uçlarıdır.

Quetzal kuşunun Meksika kültüründe yüçeltilmesi , Türk şama kültüründede benzerlerine ol
dukça çok rastlarız. Doğal olarak kuşun cinsi coğrafi bölgeye ve faunaya göre değişir.
Su kuşları , özellikle kaz ve korday , kut ve beylik işareti sayılırdı, Alp-Er-Tonga nin kızının
adı Kaz dır. Oguzlar Turnayı kutsal sayar.
Kutsal kuşlar Türklerde turna, Meksika kültüründe quetzal dır.Yaşadıkları toprakta aşina ol
dukları bir kuşu kutsal sayan insanlar, göç ettikçe yeni coğrafi yapılardaki ona en yakın kuşu
aynı nitelemeyle anarlar.Zaman içerisinde kültürler yeni yurtlarda gelişirken, dilbilimsel ola-
rak değerlerini yitirirler, fonetik olarak kutsal kuş Qutzal adını alır.Onu bir uçan yılanla, yani
ejderle ve kağanla birleştirdiğimizde, saygı duyulan ve hükümdar yerinde görülen uçan yılan
kavramı, yerleşilen yeni toprakraklarda yeni bir fonetik değere sahip kaan adını verecek ve za
manla kökenle ilgili bilgi silinsede , isimler yerleşecektir.
Eski Türk toplumlarında yönetici ve hükümgarlara verilen en eski ad �Yabgu�, uzun süre ku
llanılmıştır.Ve Göktürklerden itibaren bu sözcük yerini Kagan a bırakmıştır.Eğer antropolojik
çalışmalar kuzey çinde kimi Türk boylarında Kagan sözcüğünün çok daha erken kullanıldığı-
na ilişkin ipuçları sunmazsa, bu ayrıntı bir fantezi olarak bir yana bırakılabilir.

Türk kültürü ile Meksika kültürü arasındaki benzerlikler bu kadarlada kalmaz,
Lo ırmağı tanrıçası, Yi adlı bir avcı-hükümdarla evlenmişti.aynı tarzda efsane ve gelenekler ,
Hotan da yeşim taşı çıkan bir dere çevresinde bulunmaktaydı.Bu nehirlere adak olarak yeşim taşı atılırdı.
Orta Asya Türklerinde de yeşim taşının, halkın günlük kullanımının ötesinde tanrısal bulun
masının bir göstergesi diyebileceğimiz bir ritüel , meksikada La venta kültüründen itibaren ye
şim taşının önemsenmesini ve sunu olarak kullanılmasını çağrıştırır.ÇOK AZ UYGARLIKTA
yeşim taşı böylesine yüceltilmiştir.

Astronomi ve evrene bakışla ilgili de oldukça tipik paralellikler çıkar karşımıza.Bunların en-
belirgin olanı Pleiades (ÜLKER) yıldız kümesine yönelik ilgidir.Aztek ve maya kültüründe ol
duğunda gibi Türk kültüründede Pleiades kozmik düzenin belirleyicisi unsurlarından biri ola-
rak görülür.
� Baykal Gölündeki bir adada bulunan ve gök cıgrısı simgesi olan kadırık agırçak ta ,Ülker
in de adı yazılıdır.Türk takviminde mevsimler Ülker in hareketleriyle belirlendiği sanılmakta
dır.
Meksikada 52 yıllık döngünün Pleiades in başucu noktasında yeniden belirlenmesi, bir afe-
tin olmayacağını , evrenin normal çizgisinde dönmesini sürdürdüğü bir işaret olduğu için şen-
liklerde kullanılır.Türkler içinse , çok benzer biçimde plaiades , zamanı işaretleyen gök çıkrığı
nı çeviren mevsimleri değiştiren mevsimleri değiştiren bir takım yıldızıdır.Dahada ilginci Çin-
lilerin Plaiades i TÜRK lerle ilişkilendirmeleridir ; çünkü takım yıldızı gökte aldığı biçimden-
dolayı ; TÜRK ler gibi uzun saçlı olarak düşünüyorlardı. Aynı şekilde tüm Meksika yerlileri-
de uzun saçlıdır.
Moğol kültürünün ardındaki, astronomi bilgisinden bahsederken, Türk gelenekleri ile akra-
ba oldukları kesinlik taşıyan , astromik olgularla iç içe bir teolojinin varlığına işaret edilir.
Gökyüzüde Moğollar için Tengri dir.En çok saygı duyulan tanrılar arasındaysa, Venüs.Ple
İades ve büyük ayı takım yıldızı ilk sıralardadır.Tıpkı orta Amerika gibi , Moğollarda izleri
İ.Ö. 17 yüzyıla dek sürülebilen bir astronomi anlayışı içinde söz konusu gök cisimlerini ve ta
kımyıldızlarını ilahi düzenin kilit noktasına yerleştirmiştir.
Tüm bu benzerlikler alt alta koyulup toplandığında çıkan sonuç Türklerin , Meksikalı yerli
lerin ataları olduğu sonucunu alamasakta kültürlerinin kurucusu olduğunu rahatça söyleyebili
riz. Eski dünya uygarlıklarıyla, olası köprülerden birinin Asyalı Türklerin oluşturması ilginç
bir bağlantıdır.Asya ve yakın doğu İ.Ö dördüncü bin yıl dolaylarında yoğun göç hareketleri
nin olduğunu biliyoruz.Sümer öncesi Mezapotamyaya batı irandan göç edenlerin ilk uygarlığı
kurmuşlardır.Üçüncü bin yılın başlarında bilinmeyen bir yerden, Mezapotamyaya gelerek
bu uygarlığın üstüne mirasını Sümerliler olarak adlandırılan topluluğun sahip olduğu yeni bir
uygarlık kurulmuştur.Sümer olarak adlandırılan bu insanların Asyadan geldikleri şüphe götür
mez kanıtlara sahiptir.(Gök ve tanrı kavramlarının paralelliklerini ; bunlarla ilişkilendirilen
DİN.GİR ve Tengri kelimesinin fonetik ve anlamsal yakınlığı).

Sümerce.................Türkçe
Bugin ....................Buget
A-na ?..........................Ne ?
Buy...........................Boyun
Bab.............................Baba
Gim ?............................Kim
Gar (ışık).....................Yaruk

Bütün bunlar , dördüncü bin yılda Asyadan başlayan göçlerin yalnızca Yakındoğuyu değil
Meksikayıda etkilemiş olması düşündürücüdür.Öylesi bir tarihte böylesine büyük bir deniz yolculuğunun , Pasifik okyanusunun basit tekneler ile aşılabilmesi Ortodoks teorilere göre im
kansızdır.O dönemde böylesine büyük bir yoculuk duraksamalı olarak çeşitli adalarda durarak
devam etmiş olabilir ve tam bu noktada efsanevi kayıp kıta MU bir ölçüde gerçeklik kazanır.
Sulara gömülmeden önce , Pasifik okyanusun ortasında asya lılara ev sahipliği yapmış olabi
lir.Ama göz ardı edilmemesi gereken nokta amerikaya yapılan asya çıkarmasıdır.Bilim adam-
larındaki ortak teori bu çıkarmanın Asyalıların bering bogazı yoluyla değişik zamanlarda dal-
ga dalga yapıldığı şeklindedir.

Göç hareketinin nasıl yapıldığından başka, eski dünya unsurlarının bir biçimde amerikaya
taşınmış olması aynı zamanda peru ve Meksika dolaylarındaki kimi mitlerin benzeşmesinden
de anlaşılır.
Asyalılar ilkin perunun Pasifik kıyılarına gelmiş buradaki yerlilerle dostça ilişkiler kurula
rak bildiklerini onlara öğretmişler ve şehir inşaları başlamıştır.(Bu bir tezdir). Viracocha efsa-
nesinde tanrıların kuzeye doğru ilerleyerek uygarlığı yaydıkları anlatılmaktadır. Bu tanrı
kolombiyada Bochica olarak karşımıza çıkar ; Tanrı günün birinde öfkelenir ve bogato plato-
su�nu göle dönüştürür.Bu anda beline kadar uzanan şaçları ve sakalı üzerinde bir gömlek ve - pelerin ile Bochica bir gökkuşağı üzerinde belirir.Diğer bir efsanede Bochica elindeki altın so
payı kayalara doğru fırlatır , kayalar açılır ve oradan su akar, böylece Tequendama nın ünlü
şelalesi oluşur.Bochica nın her biri yetmiş yıl olan yirmi yaşam döneminde Muisca ülkesini
doğudan batıya dolaşmıştır.Sogomasoda kaybolur, ancak bütün kudretini Idacansalara,Iracala
rın efsanevi atalarına bırakır.
Burada ayrıştırmamız gereken iki nokta gökten gelen kozmolojik tanrılar ve göçler yoluyla
Ortaya çıkan daha bilgili tanrılardır.
Orta amerikaya Asyalı kozmolojik fikirlerin taşınması sıradan bir olay olmayıp, bu kültürü
İletenler kimi zaman hem insan-tanrı olurlar hemde gökyüzünde , bizzat kendilerinin empoze
ettiği kozmolojinin elemanlarına dönüşürler.


Kaynakça.
- Emel Ersin....Türk Kozmolojisine Giriş...... S.82-84-85
- Walter Krickeberg a.g.e..................... S.127
- Edwin Krupp �Skywachers, Shamans&Kings.S.188
- John Major Jenkins a.g.e....................S.31
- Hermann Trimbon. İknaların Dinleri�........S.21-22
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 18-10-2007, 19:13
serhoş
Guest
 
Mesajlar: n/a
iknaton kafayı sıyırmandan korkuyorum bir an önce sonuca varda rahatla.

not :taocularda yeşimle baya yakından alakalılardı sembol olarak hatırlatim dedim
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 18-10-2007, 20:53
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Alıntı:
IKNATON´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Burada ayrıştırmamız gereken iki nokta gökten gelen kozmolojik tanrılar ve göçler yoluyla
Ortaya çıkan daha bilgili tanrılardır.
Orta amerikaya Asyalı kozmolojik fikirlerin taşınması sıradan bir olay olmayıp, bu kültürü
İletenler kimi zaman hem insan-tanrı olurlar hemde gökyüzünde , bizzat kendilerinin empoze
ettiği kozmolojinin elemanlarına dönüşürler.


Yazılarınızı beğenerek okuyanlardanım IKNATON. Ama bu son paragraflar ilginç geldi: kozmolojik tanrılar ve göçler yoluyla
Ortaya çıkan daha bilgili tanrılardır.
Orta amerikaya Asyalı kozmolojik fikirlerin taşınması sıradan bir olay olmayıp, bu kültürü
İletenler kimi zaman hem insan-tanrı olurlar hemde gökyüzünde , bizzat kendilerinin empoze
ettiği kozmolojinin elemanlarına dönüşürler.
Şu alıntıladığım yerleri iyi anlayamamış olabilirim, açıklayabilir misiniz? Zira biraz uçuk kaçık bir fikir gibi geliyor insanın kulağına...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 18-10-2007, 21:23
duarden - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
solus et moriturus
 
Üyelik Tarihi: 18-08-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 34
Mesajlar: 1,885
Blog Başlıkları: 1
Güzel bir derleme olmuş IKANATON kayıp "Mu uğarlığına" atıflar görüyoruz yazıda. Aynı zamanda Eric Von Daniken teorileride. Ne yazık ki hala düşünürken aynı gizemi koyuyoruz önümüze.


House of Duarden
Alıntı:
"Bir derin kuyuya benzer yalnız. Taş atmak kolaydır içine: ama bu taş dibe inecek olursa, deyin bana, kim çıkarabilir? Yalnızı incitmekten sakının! Ama incitecek olursanız, eh, artık öldürün de!" F.Nietzsche
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
turk, kozmolojisi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türk erkeği fenasi Geyik Mevzular 12 29-11-2010 22:46
Ey Türk Erkeği sea4ever Komik Çizgiler 2 29-01-2009 13:44
Türk Yıldızları vampyré Serbest Kürsü 7 14-09-2007 14:08


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:01 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info