Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Sosyoloji & Psikoloji

Nasıl seçiyoruz?

Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Nasıl seçiyoruz? konusu: Her gün önümüze karar vermemiz gereken şeyler çıkıyor. Ev bakarken, iş değiştirirken, alışveriş yaparken ya da bugünkü gibi seçimlerde oy verirken... Sizce hangisi sonucu etkiliyor? Cinsel heyecan mı? Dolu bir ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 12-06-2011, 09:56
Kale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2010
Mesajlar: 105
Standart Nasıl seçiyoruz?

Her gün önümüze karar vermemiz gereken şeyler çıkıyor. Ev bakarken, iş değiştirirken, alışveriş yaparken ya da bugünkü gibi seçimlerde oy verirken... Sizce hangisi sonucu etkiliyor? Cinsel heyecan mı? Dolu bir idrar torbası mı? Çoğunlukla bu etkilerin farkına varmazsınız. Ama psikologlara göre, dış faktörlerin seçimlerimiz üzerinde büyük etkisi var.
Mesela, tuvalete gitmek için sıkışmak, yani dolu bir idrar torbası uzun dönemli kararlarımızı etkiliyor. En azında Twente Üniversitesi’nde Mirjam Tuk’a göre bu böyle. Bir deneyde Tuk, iki grup katılımcıyı test etti. İlkine beş bardak su içmelerini söyledi, ikincisine ise sadece beş yudum. 40 dakika sonra, iki grup karar verme kabiliyetleri konusunda bir teste tabi tutuldu. Tuk’a göre, ‘sıkışmış’ olan grubun kişisel kontrol mekanizması daha sağlıklı çalışıyordu ve uzun dönemde onlara daha büyük fayda sağlayacak seçeneklerden yana oy kullandılar.
Tuk’un bulguları dikkat çekici çünkü, ‘ego tükenmesi’ diye adlandırılan temeli uzun yıllara dayanan bir teoriyi sorgulamamıza sebep oluyor. Bu teoriye göre insanların limitli bir kontrol havuzu var. Banyoya girerken de, yemek seçerken de, bir şeyi inkar ettiğimizde bu havuzdan kullanıyoruz. Roy Baumeister’ın geliştirdiği bu teoriye göre, eğer önemli bir karar vermeniz gerekiyorsa, bu rezervden kullanmamaya dikkat etmeniz gerekiyor. Rezerv de çok farklı çeşitlerde kullanılabiliyor. Örneğin sıkıcı bir toplantıda dikkat çekmek için kendinizi zorladığınızda, komik olmayan birine zorla güldüğünüzde ya da sinirliyken kendinizi tutup aklınızdakileri söylemediğinizde...

Ağır taşı, sağlam karar ver
Karar verme kabiliyeti kas sistemine benzetilebilir. Fazla kullanıldığı zaman yıpranır ve yorulur. Bazılarına göre bu efekt hayatları etkileyecek boyutlara gelebilir. İsrailli bilim insanlarının son araştırmasına göre, hâkimler karınları tokken ya da sabah erken saatlerde daha çok şartlı tahliye kararı veriyor. Gün sonunda ise hapse mahkum etme oranı artıyor. Karar mekanizması yoruldukça daha kolay ve çabuk olan seçimi yaptıkları gözlemleniyor.
İnsanlar çevrelerinden de etkileniyor. MIT’de psikoloji profesörü Josh Ackerman, seçimlerimizin o anda dokunduğumuz şeylerden bile etkilenebildiği görüşünde. Yaptığı araştırma gösteriyor ki seçim anında elimizde ağır ya da hafif bir şey olması yönelimimizi etkiliyor. Ağır bir şey taşımak ayaklarımızın daha sağlam yere basmasını sağlarken, hafif şeylerle kararlarımız biraz daha bulanıyor. Aynı şekilde sert bir sandalyede oturduğumuz zaman pazarlık kuvvetimiz artıyor ama konforlu olduğumuzda aynı performansı göstermiyoruz. Sıcak bir bardak tutarken daha sıcakkanlı, buzlu bardakla daha soğuk olmamız da beynimizin dış etkenleri kelime anlamlarıyla algıladığının kanıtı.
Ackerman, bunun sebebinin dokunmanın doğumdan sonra ilk öğrendiğimiz his olmasından kaynaklandığını söylüyor. Soyut düşünme ise elbette ileriki yıllarda gelişiyor.

Uykusuz kararsızlığı
Karar vermeyle ilgili bir diğer ilginç bulgu da uyku düzensizlikleriyle ilgili. Singapur Üniversitesi’nden Michael Chee’ye göre, yorgunken önemli kararlar almak doğru değil. Chee’ye göre uykusuz olduğumuzda seçimlerimizde fazla iyimser davranıyoruz. Bu da yanlış tarafa yönelmemize sebep olabiliyor.
Bunun en çarpıcı örneklerinden biri cerrahlarda gözlemleniyor. Uzun ameliyatlar sonrasında doktor, yeni bir kısayol bulduğu inancıyla çok riskli tercihler yapabiliyor. Aynı şekilde kumarhanelerin sabaha kadar açık olmasının sebebi de bu. Yorgunluk bir anda her şeyi riske atacak kadar ‘deli cesareti’ getirebiliyor.
Cinsel olarak uyarılmış olmak da tercihlerimize pek olumlu yansımıyor. Bu durum bizi tezcanlı ve aceleci yapıyor. Duke Üniversitesi’nden Dan Ariely’nin öğrencileri üzerinde yaptığı araştırma ilginç bir bulguyu ortaya koydu. Gençlerin libidoları tarafından neye yöneldikleri konusunda hiçbir fikri yok. Bunun sebebi de Ariely’ye göre sınırlı bir duygu rezervimizin olması. Bir duygu tarafından baskın bir şekilde ele geçirildiği zaman, ilgisiz alanlarda tercih yapmamız, makul karar vermemiz zorlaşıyor. Profesör şöyle diyor: “Tanrı insana bir penis ve bir beyin verdi. Ama maalsesef ikisini aynı anda çalıştırmaya yetecek kadar kan vermedi.”
Ama eğer bütün seçimlerimiz, dış faktörler tarafından şekilleniyorsa, şu soru kaçınılmaz değil mi? “Hangi noktaya kadar karar mekanizmamız üzerinde kontrol sahibiyiz?” Profesör Ackerman’a göre cevap “Çok az”. Yani bundan sonra yanlış bir karar verdiğinizde, kendinizi tutamadığınızı, çevreden etkilendiğinizi söyleyebilirsiniz.

Bir bilince sahibiz; ama ilginç biçimde yaptığımız şey büyük ölçüde seyirci kalmaktan ibaret. Sırf sonradan oturup üzerine spekülasyon yapmak için bile değer gibi geliyor bana : D

http://www.radikal.com.tr/Radikal.as...&CategoryID=79

Konu Kale tarafından (12-06-2011 Saat 10:00 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 12-06-2011, 13:08
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
* moda-kültür ve ihtiyaçlar.

* genel uyarılmış durumu, düzeyi ve algılar.

yazının bütünü bu iki mevzu üstüne şekillenmiş ki aslında bunlar bilinmiyen şeyler değil. yalnızca detaylara inip somutlaştırmak gerekiyor.

insan birçok yönden ''bağıl'' bir canlıdır. fizyolojik dış materyallere ihtiyaç duyarız. ''acıkmamak'' gibi bir seçeneğimiz yoktur örneğin; en fazla ''yemeyiz''. bunu da ''ölüm''e kadar sürdürebiliriz.

ihtiyaç ve tercihleri hangi kıstaslara göre seçtiğimizse anne karnından itibaren şekillenmekte. buna deneyimler, genel eğitim durumu ve deneyim'i katarız.

bir şey dikkatimi çekti ama:

sert bir zeminde yapılan iletişimde daha sert, kararlı davranmamız... konforunsa bizi gevşekliğe itmesi sanırım bu da uyarılmış düzeyiyle alakalı. kıçımızda hissettiğimiz sertlik ve rahatsızlık, bizi ''güvenlik, kaygı ve algı açılması'' durumlarına itiyor

gündelik ilişkilerde gözlemlediğim bir durumdur: bazı insanlar kendilerini daha sansürsüz ifade edebilmek için daha gergin, çetin tartışmaları seçer yahut teşvik ederler. daha yumuşak, sakin, cicili bicili iletişm durumlarındaysa(özellikle sevgiliyle geçerli) ''nahoş'' durumlar pek ifade edilmez, edilmek istenmez.

birçok kişi bu durumu sezdikleri için ''gergin'' konuşmalara girmekten özellikle kaçınır, gerginliğin ortaya çıktığı an'da sıra dışı bir sırnaşıklık gösterir.

özetle, birine bir şeyi özellikle seçtirtmek için ''kışkırtmak'' gerekiyor


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 12-06-2011, 17:08
prozium - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-12-2010
Nerden: kapkara bir delik var dünyanın dibinde ağzına kadar dolu boktan kimselerle.
Yaş: 22
Mesajlar: 118
istediğimizi yapabiliriz. ama ne isteyeceğimizi kontrol edemeyiz.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 12-06-2011, 17:12
Kale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2010
Mesajlar: 105
Ateist forumda bi TylerDurden vardı, sürekli bu tür sorunsallar üzerine yazıp çizerdi, sıkıştırırdı insanları falan. Kulakları çınlasın ::
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 24-07-2011, 09:09
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 06-07-2011
Yaş: 22
Mesajlar: 13
Bu araştırmaya sonuna kadar katılıyorum.Gerçekten de seçimlerimizi dış etkenker ve bir takım dürtülerimiz belirliyor.
O zaman insanın şu soru geliyor,özgürmüyüz?
Şüphesiz ki değiliz.Ve bu çok acı.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 02-09-2011, 11:39
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 24-08-2011
Yaş: 24
Mesajlar: 20
O halde seçenekleri seçme konusunda özgür olmayıp seçenekler arasından seçme konusunda özgürüz.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 25-05-2012, 01:25
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
Seçimlerimizi veya seçememeklerimizi nevrozumuzun derecesi ve bilgi birikimimiz belirler.


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 25-05-2012, 01:28
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
Alıntı:
prozium´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
istediğimizi yapabiliriz. ama ne isteyeceğimizi kontrol edemeyiz.
İkisi de yanlış birer önerme. ne ne istediyorsak onu yapabiliriz, ne de neyi isteyeceğimiz konusunda o kadar da iktidardan uzağız. Ama bu kadar "zavallı" olmak nedense bazılarının hoşuna gidiyor. Suçu atabilecek dış nesneler bulmak için ideal çözüm.


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
nasıl, seçiyoruz, seçiyoruz?

« Bilinmedik Konular | - »

Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Nasıl Öpüşüyorsunuz? LYNX Lorem Ipsum 40 28-02-2009 01:29
Nasıl Bir Gelecek? lunatic Güncel Mevzular 2 09-08-2008 19:08
nasıl bir aşıksınız? esra pinar Tartışmak İstiyorum 34 22-10-2007 14:09
Bu nasıl iş! High Hopes Serbest Kürsü 25 19-10-2007 23:14
Nasıl Bi' Anne? Nasıl Bi' Baba? akRAP Geyik Mevzular 8 02-07-2007 23:59


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:40 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info