Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Sosyoloji & Psikoloji

Haklı Çıkma İhtiyacı

Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Haklı Çıkma İhtiyacı konusu: BEN HAKLIYIM, KABUL ET! HATALI OLAN SENSİN! Prof. Dr. Erol Özmen Her türlü ilişkide en çok yaşanılan sorunlardan birisi de taraflardan birisinin ya da her ikisinin ısrarcı biçimde haklı çıkma ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 19-04-2011, 14:59
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
Standart Haklı Çıkma İhtiyacı

BEN HAKLIYIM, KABUL ET! HATALI OLAN SENSİN!
Prof. Dr. Erol Özmen

Her türlü ilişkide en çok yaşanılan sorunlardan birisi de taraflardan birisinin ya da her ikisinin ısrarcı biçimde haklı çıkma çabası içine girmesidir. Bu tutumun ortaya çıkmasının en önemli nedeni diğer insanların gözünde küçük düşeceği ya da kendi gözünde kendi değerini yitireceği (ya da yitirdiği) kaygılarıdır. Diğer yandan her insanın yaşanan her türlü sorunda kendini haklı görme eğiliminde olması ve karşıdakinin haksız olduğunu düşünmenin insanın kendisini tümüyle haklıymış gibi görmesine yol açması da bu tutumun oluşumunu desteklemektedir.

Fakat ısrarlı bir biçimde haklı olduğunu kanıtlamaya çalışma, karşı tarafın daha savunucu bir tutum sergilemesine yol açarak tartışmanın daha da büyümesine ve çözümsüz bir hal almasına yol açmaktadır. Ortaya çıkan kısır çekişme herkesin sorunun yalnız kendisinin haklı olduğunu düşündüğü ya da kendisini mazur gösterebilecek yönlerini görmesine ve karşı tarafın bakış açısını görememesine yol açmaktadır. Sonuçta zıtlaşma, kırgınlıklar ve onarılması güç sorunlar ortaya çıkmaktadır. Özellikle eşler arasında böyle bir durum ortaya çıktığında konu yıllarca sürebilmektedir. Sağlıklı bir iletişim kurulabilse çözülebilecek incir çekirdeğini doldurmayacak birçok konu çözülemeden eşlerin her ikisi için de mutsuzluk kaynağı olarak ömür boyu sürebilmektedir.

Kimlerin daha fazla haklı çıkma gereksinimi içinde olduğu incelendiğinde, özgüveni ve özsaygısı yetersiz olan kişilerin daha fazla böyle bir gereksinim içinde oldukları görülmektedir. Kişilik yapısı olarak ele alındığında ise narsistikler büyüklüklerini kanıtlamak ve karşıdakini aşağılamak için, paranoidler kuşkularına kanıtlar bulmak için, obsesifler ise her şeyi denetim altında tutabilmek için haklı çıkma çabası içine girerler.

İlişkileri bozan haklı çıkma gereksinimi aslında tam bir kısır döngüdür. Bu kısır döngü bir noktada kırılmazsa küçük sorunların giderek büyüdüğü çok sık görülmektedir. (...)


Not: Konu aslında bir alt-başlıktır.


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 19-04-2011, 16:17
AnqaB3La - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-04-2011
Nerden: Ankara
Yaş: 22
Mesajlar: 32
Aslında haklı çıkma ihtiyacı tamamen egolardan kaynaklı bir durum. İnsan egosunu bastırmak icin hep üste cıkma ihtiyacı duyar. Karsı tarafı bastırmak ona inanılmaz bir haz verir.. Bilse ki çoğu zaman o üste cıkmak icin ezip geçtiği şeyler kendini komik duruma düşürür..
Ama tabi insanın da doğasını anlamak mümkün olmayan birşey
Güzel yazı.. Paylasım icin teşekkürler..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 19-04-2011, 18:58
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
Fakat ısrarlı bir biçimde haklı olduğunu kanıtlamaya çalışma, karşı tarafın daha savunucu bir tutum sergilemesine yol açarak tartışmanın daha da büyümesine ve çözümsüz bir hal almasına yol açmaktadır. Ortaya çıkan kısır çekişme herkesin sorunun yalnız kendisinin haklı olduğunu düşündüğü ya da kendisini mazur gösterebilecek yönlerini görmesine ve karşı tarafın bakış açısını görememesine yol açmaktadır. Sonuçta zıtlaşma, kırgınlıklar ve onarılması güç sorunlar ortaya çıkmaktadır. Özellikle eşler arasında böyle bir durum ortaya çıktığında konu yıllarca sürebilmektedir. Sağlıklı bir iletişim kurulabilse çözülebilecek incir çekirdeğini doldurmayacak birçok konu çözülemeden eşlerin her ikisi için de mutsuzluk kaynağı olarak ömür boyu sürebilmektedir.
Buradaki tespitte bir eksiklik var. Benim ilişkilere dair gözlemlediğim, bu olayın tek taraflı olduğu teorisini desteklemiyor. Bir taraf ne derse diğer taraf savunmacı reflekse bürünüyorsa bu kişisel savunma ihtiyacının baskınlığının da ayrıca çözümlenmesi gerekmektedir. İkili ilişkilerle ilgili olarak hele de eşler arası ilişkilere tek tarafın tutumu açısından bakılamaz. Haklı olduğunu kanıtlamaya çalışma davranışını tek başına total olarak bir hastalık ile ilişkilendirmenin, herhangi bilimsel dayanağı yok.

Alıntı:
Kimlerin daha fazla haklı çıkma gereksinimi içinde olduğu incelendiğinde, özgüveni ve özsaygısı yetersiz olan kişilerin daha fazla böyle bir gereksinim içinde oldukları görülmektedir. Kişilik yapısı olarak ele alındığında ise narsistikler büyüklüklerini kanıtlamak ve karşıdakini aşağılamak için, paranoidler kuşkularına kanıtlar bulmak için, obsesifler ise her şeyi denetim altında tutabilmek için haklı çıkma çabası içine girerler.
Bu bir genelleme. Yani konu ne olursa olsun, herhangi konuda bir davranışın veya sözün arkasında durmayı narsizm veya özgüvensizlik ile ilişkilendirmek pek doğru değil. Paranoisdlerde ve obsesiflerdeki durum ise bunlardan çok farklı. Paranoidlerinki gerçek dışı nedenlere dayandırılırken, obsesiflerinki etkisinden kurtulamadığı saplantılar nedeniyle. Hepsini tek bir kriter ile değerlendirmek ise psikolojik bir yaklaşım değil, toplumsal terbiye eğitimidir.

Narsistlerde ve paranoidlerde veya obsesiflerde karşılaşılan ana refleks haklı çıkmaya çalışmak değil, karşı tarafın her davranış veya sözünün kendisini küçük düşürmeye, aşağılamaya yönelik bir davranış olduğuna kendi kendini körü körüne inandırarak savunma refleksleri ile durumu savaş olarak algılamasından, hatta yer yer kendini yerden yere vuracak ölçüye kadar bu savunmayı sürdürmesinden ileri gelir. (Beni aptal buluyorsun, sana göre ben bunu düşünemiyorum di mi vs. Altında da genelde aileden kaynaklanan ağır travmatik bir kompleks bulunur.) Hatta iş paranoyaya kadar ilerlemiş ise bu kişi herkesin kendisini düşman bellediğini birtakım planlar yaptığını düşünmeye başlamış, davranışlarındaki çelişkilerin veya gerçek dışılığın ise farkında değildir artık. Bunun ötesinde yazıdan, herhangi konuda kim haklı çıkmak için yani kendi düşüncelerini savunmakta ısrar ediyorsa ruh hastasıdır, özgüvensizdir vs dir sonucu çıkarılmış ki ben buradan daha çok sn profesörün paranoid olduğu sonucunu çıkarabildim.

Örneklemeler eksik, kurulan ilişkiler tek yönlü ve üstünkörü. Bir profesörün psikolojiye yaklaşımı bu ise insanların hali harap. Ne yapsanız ruh hastası diyebilir, her kişisel tutumu, terbiye etmeye, pasifize etmeye çalışmanın adını psikoloji koyabilirler.

Konu Orgon tarafından (19-04-2011 Saat 19:02 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 19-04-2011, 19:50
AnqaB3La - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-04-2011
Nerden: Ankara
Yaş: 22
Mesajlar: 32
Orgon iyi hoş yazmışsın eyvallah ta kardesim bi taraf bi susunca diger taraf mübarek şaha kalkıyor be Sonra eski konular da açılıyo hatalar gundeme geliyo sen onu yaptın yok bende bunu yaptım sen soylesin sen boylesin yok o yok bu Gelde savunma psikolojisi geliştirme
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 19-04-2011, 20:18
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Bu söylediklerin güncel kavgalar, sürtüşmeler. Psikolojik yaklaşımlarda bu kadar kolay yoldan ruhani tespitlerde bulunmanın ahlaki genel kriterlere kayma tehlikesi var. Ayrıca zaten bir tarafın susmasının çözüm üretemeyeceğini söylemiştim, yukarıdaki yazıdan ise bir taraf sussun sonucu çıkartılmış zaten bir yerde. Susmak kabullenmek olarak algılanacaktır, ardından eski defterlerin açılması ve ard arda suçlamaların gelmesi şaşırtıcı olmaz bu nedenle.

Açıkçası bu tür sürtüşmelerde eski defterlerin açılması sebep önemli değil her zaman ilişkileri yıpratır hiç bir iletişim olanağı bırakmaz ve soğukluk yaratır insanların bu davranışına bir anlam veremediğimni söylemeliyim bu konuda demek ki kapatılan defterler hiç bir zaman gerçekte kapatılmamış oluyor ki, bu da büyük bir sorun ve samimiyetsizlik. Bunun ilk sürtüşmelerde iyice konuşulup kestirip atılmadan bir daha tekrarlanmasına olanak yaratmayacak biçimde halledilmesi şart, her kavgada geçmişten olumsuz anekdotlara başvurma, herhangi ilişkinin yerinde sayma, rahatsızlık ve tatminsizlik yaratma nedenlerinden ve bazı şeylerin düşünüldüğünün aksine aynen aynı saplantıların eşliğinde sürdüğünün bariz belirtilerindendir.

Söylediğin noktada inadına objektif olmaya çalışmak ve bunu yaparken karşı tarafı yargılamamak, kimsenin mükemmel olamayacağını hatırlatmak, ara ara gereği olmasa da ben onu düşünmemiştim ki diyerek özür dilemek faydası kanıtlanmış bir yaklaşımdır. İş çığırından çıkmış ise savunma refleksleri de işe yaramaz zaten daha da körükler durumu. İşe yaradığı oldu mu savunma refleksinin böyle çatışmalarda? Zannetmem hele de karşındaki kadın ise yemez bunu, lakin erkeklerden daha zayıf ve beceriksiz olduğu bir nokta değil bu özgüven falan bırakmaz yani buna kalkışırsan. Karşıdaki erkek ise daha da fena zaten, savunma refleksini karşısındakini küçümsemek için kullanır ki, geri dönüşü de olmaz artık uzun süre tıkanılır orada.

Bunları da haklı çıkmaya çalışma, çalışmama dar perspektifinden kişileri etiketleyerek çözebilmek pek mümkün değil.

Konu Orgon tarafından (19-04-2011 Saat 20:22 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 19-04-2011, 20:25
AnqaB3La - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-04-2011
Nerden: Ankara
Yaş: 22
Mesajlar: 32
Ouwwww )
Çoğu ilişkinin bitiş sebebi ilişki yaşayan kişilerin geçmişleriyle yaşaması sebebi oluyor zaten.. Geçmişine bağımlı insanlar geleceğini geçmişine bağlıyor.. Bugundeki kişiyi geçmişiyle bağdaştırıyor kurtulamıyor yıpratıyor ve bitişe zemin hazırlıyor katılıyorum..
Erkeklerin savunma mekanizması da kesinlikle küçümsemeye dayalı. Kesinlikle Haklıysan savunacaksın vazgeçmeyeceksin.. Anlamıyorsa hatasını anlatmaya yönelik bir iletişim kuracaksın.. küçümsemeyle bastırmayla bu iş olmaz.. Ha suçlumusun? paşa paşa özrünü dileyeceksin..
Herşeyden önemlisi; Susman gereken yerde susmayı bileceksin..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 20-04-2011, 00:19
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
insanlar arası ilişkiler ''çıkar'' ve ''kurallar'' esasına dayanır. düşünce/fikir uyuşmazlığı, çatışması vs mevzularda diyaloglar krize ve inatlaşmaya gidebilir; ancak, gündelik ilişkilerde göz göre göre suistimal edilen, sömürülen bir taraf varsa ve bu açığa çıktıysa dilediğiniz kadar iyi niyetli ve düzgün iletişim kurun, suistimal eden taraf zaten en başından tek taraflı ve dayatmacı bir çıkar mottosu üstüne kurmuştur ilişkiyi.

örneğin, eşini sıklıkla darb edip onun üstünde psikolojik/fiziksel baskı kuran; üstelik sıklıkla yalan söyleyen biri açısından hangi düzgün iletişim metodunu geliştirebiliriz ki? adamın karakterinde bir bozukluk varsa ve karşısındaki bireyi kendi çıkarı uğruna zarara uğratıyorsa bu tiplerle yapılması en doğru şey iletişimi koparmaktır.

sıklıkla dedikodu yapan, laf taşıyan ve insanları karşı karşıya getiren birine ne yapılabilir mesela? maalesef bu tip arızalar kolay kolay düzelmeyeceği için uyanık olmakta fayda var.

psikolojinin bazen böyle yanılgıları olabiliyor yahut yukarıda özetlenen genel bir durum dikkate alınırken şahsın karakter özelliği ve kendi çıkarlarını ne şekilde savunduğu göz ardı edilebiliyor.


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 20-04-2011, 00:24
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
İnsan matematiksel midir? Sosyal bilimlerin pozitif bilimi taklit etmeye çalışması doğru mu? Öte yandan, formülsel düşünme düsturunu edinmiş insan zihnine herhangi bir sosyal-beşeri durumu etiketlemeden, kategorize etmeden anlatmak mümkün mü? Bu yapılmadığında dahi, muhattap alınan zihin zaten kendisi bu kategorizasyonu yapmıyor mu? Bu kategorizasyona itiraz edenler en başta bunu yapmıyor mu diye de sorulabilir mesela. Ya da, bu kategorizasyonu beğenmiyor da başka türlü bir kategorizasyon getiriyor...

Yazının başlığı haklı olma değil. Haklı çıkma... Bunu özellikle vurgulamak isterim.


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 20-04-2011, 00:29
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,329
Ayrıca yazı, esas konunun alt başlığı olup, çok özet bir makaledir ve yazarın kitabında alt bölüm olarak işlediği (ve konu üzerine yazılan diğer kitaplarda da bu böyle) haklı çıkma ihtiyacı konusuna konsantre olmuştur, alıntılanan kısım ise özet makalenin tamamı değildir. Bunu da belirteyim.


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 20-04-2011, 08:31
AnqaB3La - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-04-2011
Nerden: Ankara
Yaş: 22
Mesajlar: 32
Haklısın sanırım, konu biraz amacından sapmış AlbatrosS'ta en son aşamaya gelip ipleri koparmaktan bahsediyor ben 1 adım gitmişim AlbatrosS işi bitirmiş
Konu haklı çıkmak haklı olmak ve suçluya gerekeni yapmak olmuş
Bilimsel bulgular ne der bilmiyorum ama ilk basta soylediğim gibi insanın bastırma hissi, üste cıkma hissi egosunu tatmin etme duygusuna dayanır diye düsünüyorum.Karşı tarafı ezme, üstün çıkma, karsı taraf üzerinde hakimiyet kurma cabası v.s v.s
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
Çıkma, haklı, İhtiyacı


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Dini çıkma teklifleri sea4ever Geyik Mevzular 28 06-08-2009 21:14
Çıkma Teklifi Modlaqrı ayolina Geyik Mevzular 4 30-06-2009 19:48
Sizce en fazla kim haklı? yavuzant Hayata Dair.. 5 27-01-2008 09:46


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:39 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info