Ben insan davranışlarını ego temelinde değerlendirim çoğu zaman. Kişi hangi geleneği, dini, otoriteyi kabul ederse etsin, eylemlerin iyi ya da kötü sıfatlar almasını aslında içten içe ego belirler. Şu da bir gerçek ki, egomuz kimin yanında zarar görmüyor veya yüceliyorsa onu severiz, ve egomuz kimin yanında rahatsız oluyorsa ondan nefret ederiz.
Sevgi de nefret de insanları birbirine bağlayan iki önemli duygudur. Sevgi insanları birbirine bağlar, çünkü ego doymak bilmez, sürekli şımartılmak ister. Bu yüzden sevilen kişi kimse onun yanında olmalıdır. Ve yine ego, yenilen pehlivan gibi güreşe doymaz, kendini alt eden bir başka egoyu yenmek üzere bumerang gibi fırlatıldığı köşeden geri döner ve savaşır, kimi zaman açıktan açığa kimi zaman gizliden gizliye. Bu yüzden nefret edilen kişinin yakınında olmak zorundadır.
Alıntı:
|
Açığa çıkamamış nefret yüzünden, insanlar sahte bir sevgiye yönelmekteler.
|
Yani bunu bir savaş taktiği olarak görüyorum.