|
|
İnsan Neden Tembeldir?Sosyoloji & Psikoloji içerisinde İnsan Neden Tembeldir? konusu: neden?
tembel olmak bir kaçış mıdır?yoksa insanın alışmaya programlı olması tembellik gibi bir davranışı umursamazlıkla birlikte sürekli hale mi getirir?Tembel olmak sizce nedir?neden oluşur.Tembellikten kurtulmak hakkında geçmiş deneyim ve düşüncelerinizi ...

24-03-2009, 20:24
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 13-03-2009
Yaş: 21
Mesajlar: 20
|
|
İnsan Neden Tembeldir?
neden?
tembel olmak bir kaçış mıdır?yoksa insanın alışmaya programlı olması tembellik gibi bir davranışı umursamazlıkla birlikte sürekli hale mi getirir?Tembel olmak sizce nedir?neden oluşur.Tembellikten kurtulmak hakkında geçmiş deneyim ve düşüncelerinizi paylaşın benimle.o yüzden açtım bu konuyu..) saygılar ... ( emri vaki gibi anlaşılmasın,mısnız,lütfen vs. ek ve kelimelerin pek samimi olduğunu düşünmüyorum tüm samimiyetimle soruyorum.)
Konu kaktus tarafından (24-03-2009 Saat 21:03 ) değiştirilmiştir..
|

24-03-2009, 21:39
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-11-2008
Mesajlar: 29
|
|
|
Kaktüs tembelliği nasıl tanımlıyorsun? Sınırlarını çizersen sanırım daha sağlıklı bir paylaşım söz konusu olur. Mesela benim tembellikten anladığım çalışmayı reddetme, bilinçli olarak çalışmamayı seçme ama buna karşılık düşünmekten vazgeçmeyen bilakis düşünmeye ve çeşitli entelektüel faaliyetlere yönelen, sanata yakın duran ve bu tür eylemleri gerçekleştirmek için çalışmayı reddedendir.
Bu perspektiften tembellik insanın doğal hakkıdır. İnsan düşünmekten kaçamaz zira diğer canlılardan ayırt edici özelliğidir aklı fakat hiçkimsenin varoluş amacına da makinelerin gerçekleştirebileceği işleri yüklemek olası değildir.
|

25-03-2009, 01:04
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 23-03-2009
Mesajlar: 2
|
|
|
hayatta herşey düzenden düzensizliğe doğru işleyecebileceğinden tembelliği de meyilli olabilir
|

25-03-2009, 02:54
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
|
Kapitalist toplumlarda ''çalışma'' süreleri, özellikle bizim gibi çevre ülkelerde,15-16 saati görebiliyor. Bu tempoda hayat-memat karmaşasında savrulan bireyler, kendilerine ve çevrelerine yeterli süreleri ayıramayıp içinde bulundukları verili koşulları sorgulamayabiliyor doğal olarak. Ancak, kavramın içerdiği olumsuz anlamlar dışında, ''çalışma'' olgusunun olumlu anlamları vardır.
Kapitalist iş bölümü manasında çalışma olmasa da, anarşizmin yada başka bir ileri felsefenin çalılşmayı dışladığı külliyen yalandır. Bireyin kapitalist iş koşullarında mekanize olmuş bir hayatı sürmesini reddetmek başka, çalışmayı külliyen reddedip tembelliğe farklı bir kılıf bulmak başka bir şeydir. ''düşünme'' dediğimiz olgu, asgari düzeyde sistemli okumalar, tartışmalar, münazalar ve eğitim(milli terbiye bağlamında değil elbette) ile belirli bir birikim ve farkındalık seviyesine gelebilir. Tembelliği yaşam tarzı haline getirmiş bir birey, kendini felsefi ve kültürel bakımlardan geliştirmek için gerekli çabayı sarfedecek midir acaba? Felsefe, düşünce yada sanat üretmek, sistemli ve iradeli bir şekilde okumak, tartışmak ve münazara etmekle mümkündür. Orhan Pamuk'un sanat üzerine güzel bir sözü vardır: Yazmak, öyle gökten beklenen ilahi ilham perilerinin size bahşettiği bir şey değil; ısrarlı ve düzenli bir çabanın size kazandırdığı birikimdir(aşağı yukaru bu mealde bir şeydi).
Yahya Kemal'in (yanılmıyorsam Sessiz Gemiydi) bir şiirini tamamlaması için tam 17 sene beklediği rivayet edilir.
Kavramları kullanırken, onları ortaya çıktığı dönemin koşulları bağlamında düşünüp hangi göndermeleri yaptığı ve anlamlara karşılık geldiğini iyi saptamak gerekir. Şayet tembellik kapitalizmin dayattığı ölümüne çalışma koşullarının reddi olarak algılanıyorsa sorun yoktur. Aksi takdirde, tembelliği her anlamıyla alışkanlık haline getiren bireylerin kültüreli fikirsel ve felsefi yönlere ağırlık verip kendini geliştireceğini düşünmek pek mümkün görünmemektedir zannımca...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

25-03-2009, 04:03
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-11-2008
Mesajlar: 29
|
|
|
Bu nedenle tambelliğin nasıl tanımlandığını sordum zaten. Felsefi düzlemde tembellik sorunu genelde çalışma ve çalışmanın insana yaşam alanı bırakmaması olarak ele alınır ve tartışılır. Filozofların yaşamlarına göz gezdirirseniz hiçbirinin 9-6 çalışıp eve döndüklerinde kuram oluşturmadıklarınızı görürsünüz. İnsanlara boş zaman kalacak ki üretken olabilsinler, baskı unsurları ortadan kalkmalı ki yaratıcılıklarını kullanabilsinler. Bu bağlamda insanların günümüzdeki çalışma şartları entelektüel gereksinim ve yeteneklerini karşılayamamakta ve köreltmektedir. En nihayetinde kapitalizmin çalışma sistemi maaşlı köleliğe karşılık gelmekte. Başkası için çalışan ve sadece aç kalmayacak ücrete tabi olan insanın ne özgürlüğü ne de bireyselliği söz konusudur.
Sorunuza gelecek olursam; benim ele aldığım biçimi ile tembelliği yaşam tarzı haline getirmiş insan boş kalan vakitlerinde aklından ve entelektüel yeteneklerinden feragat edip hiçbir şey yapmamayı mı seçer bilmiyorum ama bu sistemin içinde hiçkimsenin bu tür faaliyetlere zaman ayıramayacağı şüphe götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkmaktadır.
|

25-03-2009, 04:49
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 23-03-2009
Nerden: bursa
Yaş: 25
Mesajlar: 3
|
|
tembellik içten gelen bir yorgunluk bezginlik hiçbişey yapmak istememe üşenme gibi ruh hallerini barındıran bir durum degilmidir tabı bu sadece fiziksel haller için değil ruhsal durumlarda da gecerli bir yaşam biçimi...ve insan oluşumundan bu yana tembel olarak yaşamakta bence ...yanı neden tembel?....öyle oluşmuşuz işte 
|

25-03-2009, 06:56
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Sayın Kronos,
Kapitalist çalışma olgusunun olumsuzluğu noktasında hem fikiriz, bu konuda bir sorun yok. Ancak, yaşam biçimi olarak tembellik ne demektir yada genel olarak tembellik. İşte o noktada ciddi tereddütlerim var. Şahsen insanın üretmesi, üretken bir varlık(üremeyi Tayyip giller gibi almayınız lütfen  )olabilmesi gerektiğine inanıyorum. Kapitalist yaşam formu şayet aşılabilirse(ekoloji başımıza çökmeden) kölelik koşullarından özgürleşen birey farklı motivasyonlar arayacaktır elbette. Her birey yeteneğine farklı alanlarda bir şeyler üretmeye ve yaratmaya çabalayacaktır. Ve elbette hiçbir şey yapmadan, ortalıkta savrulanlar da olacaktır. Örneğin edebiyatla uğraştığınızı düşünün.Sizce tembel/üşengeç bir birey eline ciltler dolusu kitabı alıp onları okumaya zahmet eder mi? Kişisel ve kültürel gelişimini ve farkındalığını yükseltmek için onca zahmete katlanır mı. Aynı üşengeç birey, bir şiirin tek mısrası için 17 sene uğraşır mı? Onlarca roman, sayfalarca şiir yazar mı? Bakın ben bunlardan şüpheliyim işte. Dünya tarihine damgasını vurmuş filozoflar emin olun düşünsel gelişimleri için ciddi zaman ayırıp oldukça meşekkatli işlere girmişlerdir. Saatler boyunca yazı masasından kalkmamışlar, günler gecelerce okumuşlar ve koyu tartışmalara girmişlerdir. Birçoğu uzun yıllar süren zor eğitimler almışlardır. Bir Nazım Hikmet olmak kolay değildir sayın yorumcu. Nazım, kapitalist çalışma koşullarından kendini soyutlamıştır belki; ancak,ciltler dolusu şiiri yazmak için yıllarca kafa patlatmış, saatlerce masa başında kalmış ve sürüsüne bereket kitabı hatmetmiştir. Attila İlhan'ı düşünün. Görüşlerini beğenirsiniz yada beğenmezsiniz; ancak öyle bir tarih hafızasına, donanımına, edebiyat ve felsefe birikimine sahip olmak için sizin, benim yaşımın toplamındanfazla okumuştur elbette. Üniversitede bir hocamızın henüz lise çağında 2000bin kitaplık bir kütüphanesi olduğunu duymuştum mesela(adam cidden entellektüel derinliği ve akademik birikimi harika bir insandı).Servet-i Fünun şairlerinden bazılarının daha 13 yaşında (üstelik gazel tarzı) şiirler yazmaya başladığını okumuştuk. Bu adamlar aristokrat ailelerden gelen kodaman çocuklarıydı ve iş yaşamıyla pek ilgileri yoktu; ancak, hayatlarını adadıkları ve bu uğurda ciddi fedakarlıklar yaptıkları işler vardı.
Bakın bu insanların birçoğu çalışmıyordu; ancak, uğraştıkları alanlarla ilgili olarak son derece disiplinli, sıkı çalışan ve arzulu insanlardı. Bir Nazım olabilmek için nesnel koşullar, çevre ve yeteneğin dışında sıkı bir okuma ve irade gerekirsayın yorumcu, hiçbir şey yapmayan, iradesiz, azmini kaybetmiş insanların yazabileceği şeyler değildir o şiirler. Böyle Buyurdu Zerdüştü yazabilmeniz için yıllarca okuyup kafa patlatmanız ve sistematik bir çalışma disiplininizin olması gerekmez mi? Sizce bu işler iradesiz, azmi olmayan ve üşengeç insanların yapabileceği işler midir?

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

25-03-2009, 14:11
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 13-03-2009
Yaş: 21
Mesajlar: 20
|
|
Alıntı:
kronos´isimli arızadan alıntı
Kaktüs tembelliği nasıl tanımlıyorsun? Sınırlarını çizersen sanırım daha sağlıklı bir paylaşım söz konusu olur. Mesela benim tembellikten anladığım çalışmayı reddetme, bilinçli olarak çalışmamayı seçme ama buna karşılık düşünmekten vazgeçmeyen bilakis düşünmeye ve çeşitli entelektüel faaliyetlere yönelen, sanata yakın duran ve bu tür eylemleri gerçekleştirmek için çalışmayı reddedendir.
Bu perspektiften tembellik insanın doğal hakkıdır. İnsan düşünmekten kaçamaz zira diğer canlılardan ayırt edici özelliğidir aklı fakat hiçkimsenin varoluş amacına da makinelerin gerçekleştirebileceği işleri yüklemek olası değildir.
|
tembellik benim için bir kaçış,başarısızlıklarımı arkasına yığdığım koca bir yanılgı.Belki perde.Başarısızlıklarım diyorum çünkü benim başarısız olmam tembelliik dedikleri davranış biçimine (davranış veya ne ise?) dayandırılıyor.Evet öyle belki.ben ise bana bu söyllenen dışında kendime sormayı başaradım tembelliğin nedenini?neden tembelim?bunu anlayabilmek ise daha büyük bir kaçış yaratıyor bende.korkuyorumdur belki.Fakat sürekli tüketmekten yoruldum.Bana bişeylerin dayatılması ve sürekli birşeylerin boyunduruğu altında,sürekli susmaktan ... ^^tembelsin git buradan.İşe yaramaz.!^^ madem tembelsem neden umursuyorum bunları?neden çabalıyorum?neden size sordum bu soruyu.? kafam karışık.Benden açıklama istediğiniz de cevapları tam olarak veremeyeceğim.^^Git buradan işe yaramaz!^^
yirmibeşmartikibindokuz.
|

25-03-2009, 22:20
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-11-2008
Mesajlar: 29
|
|
Sn albatros kaktus tembellik tanımını yaptığı için konu aydınlandı  Yukarıda da dediğim gibi tembelliği kapitalizmin öne sürdüğü iş tanımının karşıtı olarak ele aldım yani tanımımı yapmadan ve sınırları çizmeden tembellik hakkında yorum getirmediğim için yazdıklarınızla düşüncelerim arasında çelişki yok...
|

31-03-2009, 10:03
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 29-11-2008
Nerden: Dünya
Yaş: 31
Mesajlar: 41
|
|
|
Her Sistemde tembelliğ savunuyorum. Aslında sömürülmek istemiyorsak ve sistemi çökrtmek istiyorsak çalışmayı bırakalım. Bizler köle olmak içn üniversite okumaya yükselmeye çalışıyoruz.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:21 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|