|
|
Karen Horney ve Nevroz TeorisiSosyoloji & Psikoloji içerisinde Karen Horney ve Nevroz Teorisi konusu: autochaos, bu çok maddeci bir yaklaşım değil mi gibi geldi okuyunca. İnsan sözkonusu olduğunda fizik kimya formülü gibi bir formülasyon yapılabilir mi? Psikolojinin "evet işte bu formüldür" şeklinde kullanılamayacağını sanıyorum ...

16-06-2009, 18:31
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
|
autochaos, bu çok maddeci bir yaklaşım değil mi gibi geldi okuyunca. İnsan sözkonusu olduğunda fizik kimya formülü gibi bir formülasyon yapılabilir mi? Psikolojinin "evet işte bu formüldür" şeklinde kullanılamayacağını sanıyorum (her ne kadar öyle yapılmaya çalışılıyorsa da ve asıl tartışma konusu da bu herhalde). Sistemin her şeyi kendini sağlamlaştırma ve kendi yararına manipüle etme özelliğine bakarsak o zaman neredeyse her şeyi de benzer şekilde yok etmemiz gerekmez mi? Ben de üzümün değil, üzümü tutan elin zehirli olduğunu düşünenlerdenim, bence de ikisi farklı...

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

16-06-2009, 20:59
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
|
"sen her türlü hapı yutmuşsun " Cümlesindeki genellemeyi açıklamaya ihtiyaç olduğunu pek sanmıyorum, sen benim eylemim üzerinden kimysal tıp şarlatanlığına ve bağımlılık genellemesine varıyorsun.
|
Alkol ve sigarayla ilgili örneklerimi niçin es geçiyorsun bu bir? İkincisi, psikolojinin medikal uygulamalarını eleştirip çareyi ''narkotiklerde'' bulabileceğini söyleyen sen değil misin? Bu durumda sana ''sen her türlü hapı yutmuşsun'' demem nasıl bir genelleme oluyor? Ortada ''rahatsız'' olduğun bir durum var; sen doktorun vereceği ilaçları reddedip(olabilir, kullanmak zorunda değilsin elbet) kendini sentetik uyuşturuculara, esrara yahut alkole mi vereceksin? Bizim sülalade bir sürü alkolik var, sonuçlarını da sebeplerini de görebiliyorum; bunun bir çözüm olmadığını benden iyi anlayabilir misin(3 tane alkol komasından ölü var  Herkes ölecek; ancak, alkolizmin yaşattığı olumsuzlukları niçin yaşamak zorunda kalalım? Ben ''özgürleşme''nin, aynı zamanda ''maddi'' özgürlükten de geçtiği kanaatindeyim...)
Alıntı:
|
Burada psikoloji-psikiyatriyi daha çok bir palaya benzetebiliriz, hani şu afrikada tarım için kullanılan aletler, hani fransanın Ruanda'ya tarım amaçlı olarak gönderdiği ve 800.000 kişinin katledilmesinde kullanılan aletlerden, hadi Ruandada katledilen o 800 bine ve akrabalarına, arkadaşlarına anlat bakalım pala'nın amacını.
|
Burada suçu işleyen ''gayrı iradi'' pala mıdır, yoksa o palayı tutan eller mi?
Alıntı:
|
Modern Psikoloji-psikiyatri de çok büyük bir çoğunlukla böyle bir zihin katliamı için kullanılmıyor diyebilirmisin?
|
Yanlış olanı eleştirmek başka; topyekun mahkum etmek başka bir şeydir. Hayır, bu dediğine katılmıyorum; hastaların çoğu kliniklere yatmaz, birçoğuna ilaç bile verilmeyip sadece danışmanlık hizmeti sunulur.
Bunun dışında psikoloji, elbette ''toplum mühendisliği'' çabası içinde olanların faydalandıkları bir alandır, hatta insan psikolojisi günümüzden yüzlerce yıl önce dahi ''savaş stratejileri''nde kullanılmıştır. Bu bile, psikolojik tahlillerin/gözlemlerin netice verebildiğini kanıtlamaz mı?
Alıntı:
|
Araştırmaktan, soru sormaktan geri kalalım desem burda bu konuyu tartışmazdım zaten, ancak günümüz dünyasındaki Nükleer izotop üreten bir tesisi belki birgün başına iyi bir Nükleer fizikçi geçer yazık etmeyelim diye korumam, yok edilmesi için elimden geleni yaparım.
|
Röntgen cihazını, tomografiyi kullanmıyor muyuz?  Silah teknolojisine ben de karşıyım, hem de her türlüsüne...
Alıntı:
Üzümünü ye bağını sorma diyorsun yani, yahu üzüm zehirli üzüm...
Meselede burda zaten, fonlandığı kaynak yapıyor olmasın sakın "normal" tanımını?
|
''Ne var ki, bu gelişmelere karşın, insanları normal yada normal olmayanlar diye iki gruba ayırma eğilimi günümüzde de süregiden bir yanılgıdır. Oysa, davranış bilimciler normalliğin tanımı üzerinde bir görüş birliğine henüz varamamıştır. Geçmiş yüzyıllarda bir insanda önemli oranda normal dışı davranışların görülmemesi normallik olarak kabul edilirdi. Buna karşın, 1937 yılında Freud, normallik diye bir şey olmadığını savunmuş, böyle bir durumu kanıtlamaya çalışmanın gerçekleşmesi olanaksız ve hayal ürünü bir amaç olduğunu söylemişti. Günümüzde ise araştırmacılar, Freud'dan farklı düşünmekte ve son yirmi yıl içinde bu konuda ciddi araştırmalar yapmaktadırlar.
...''
Engin Geçtan, İnsan Olmak...
Gördüğün gibi normallik kavramı tartışmalı ve genel kabul görmüş bir kavram değildir; hatta yazar bu konuda ''kimse siyah yada beyaz olarak nitelendirilemez. Aslında hepimiz grinin tonlarıyız, kimimiz daha koyu, kimimiz daha açık'' şeklinde bir tespitte bulunur.
Görüldüğü gibi konu halen tartışılmakta olan; farklı yaklaşımlar benimsenen bir konudur...
Alıntı:
|
Sorun şu ki insan zihni ne kalp nede eklem gibi bir organ değil, kalbin amacı bellidir, çalışma sistemi bellidir, bir pompa modellemesi yaparsınız ve işleyişindeki aksaklıkları belirler, çözüm arayışlarında bulunursunuz, aynı şey eklem-mafsal kavramları için de geçerlidir. Peki ya beyni neye göre modelleyip nasıl bir çözüm geliştireceğiz? Kapitalist devlerden fonlanan şirketlerin yürüttüğü araştırmalara mı güveneceğiz?
|
Modern tıp da kapitalistlerin elinde değil midir? Açık kalp ameliyatı olurken ''bunlar beni sömürüyor, ben bunlara güvenmiyorum mu'' diyoruz? Psikoloji bilimi, daha çok bir ''danışmanlık'' hizmetidir bana göre; kişinin kendi başına çözemediği rahatsızlıklarına yardımcı olmayı ve insanın kendisini anlamasını sağlamayı amaçlar. Bunun ötesinde her bilim dalında olduğu gibi psikoloji de ''kapitalist bir kar sektörü'' haline gelebilmektedir. İnsanların ''tektipleştirilmesi'' olgusu ise daha çok ''sosyal/toplumsal mühendislik'' alanlarına girer ve psikoloji olmadan önce de mevcut olan bir durumdur. Neyi ne kadar kabullendiğin, aldığın ve benimsediğin senin ''öznel'' yargılarına ve düşüncelerine bağlıdır. Freud'un kendisi, ''normalliğin'' tanımsız olduğunu düşünerek araştırmalarına son mu vermiştir mesela? Freud, bu tip tanıların ''tek tipleştirme'' olacağını bilemeyecek kadar kapasite yoksunu biri değildir sanırım.
Alıntı:
|
Psikolojinin gerçekten somut olan bir teorisini göstersene bana. Bu somuttur denen her teoriyi bu sınıfa koyarım, özellikle hastalık-tedavi kavramları üzerine olanları.
|
Senin derdin tartışmak/anlamak değil; artık kendinle de çelişmeye başladın. Şu aşağıdaki cümleleri kuran sendin
Alıntı:
|
Sanırım yorumları yada yorumcuları karıştırıyorsun bu arada, psikoloji bilimini topyekün çöpe atmaktan bahseden kim, neden bu vurguda ısrar ediyorsun? İnsanın kendini tanıması açısından eşsiz olduğunu söyleyen de benim ancak pratikteki uygulamaları ya safsatadır ya da art niyetli, bu konudaki iyimserliği bu kadar çok insan haybeye acı çekerken nasıl sürdürebiliyorsunuz?
|
Şimdi de kalkmış, bu disiplinin bir tane somut teorisi olmadığını ima ediyorsun. Böyle diyen biri zaten bu disiplini topyekun çöpe atıyor demektir. Kusura bakma, ama amacının tartışma, bir şeyleri münazara etmek yoluyla anlama/anlatma olduğundan artık şüphelenmeye başladım...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

19-06-2009, 12:11
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
Alıntı:
Mesela ben sigara kullanıyorum şu anda; bunun benim için ''zararlı'' bir madde olduğunu yalnızca kendi deneyimlerinden anlayamaz mıyım? Mesela aşırı sigara tüketiminin tetikleyip 6 ay felçli yaşatıp öldürdüğü bir yakınım bundan nefret etmemi sağlayamaz mı?
Mesela kendi ailemde ''alkol koması''ndan ölen birçok insan olması benim ''alkol'' denen maddeye bakışımı belirleyemez mi? Benim şahsi gözlerim ve yaşadıklarıma bakarak bu tür maddi alışkanlıkların oldukça ciddi sonuçlarını gördüm/yaşadım; şimdi ben ''devlet'' kafasıyla mı düşünüyorum?
|
Alkol ve sigara zaten yasal ve haram kavramını bir kenara koyarsak (ki burada konu dışı) kullananı bu nebze dışlayan, küçümseyen bir genel tavır yok. Herkes içsin dediğim de yok.
Alıntı:
|
Alkol ve sigarayla ilgili örneklerimi niçin es geçiyorsun bu bir? İkincisi, psikolojinin medikal uygulamalarını eleştirip çareyi ''narkotiklerde'' bulabileceğini söyleyen sen değil misin? Bu durumda sana ''sen her türlü hapı yutmuşsun'' demem nasıl bir genelleme oluyor? Ortada ''rahatsız'' olduğun bir durum var; sen doktorun vereceği ilaçları reddedip(olabilir, kullanmak zorunda değilsin elbet) kendini sentetik uyuşturuculara, esrara yahut alkole mi vereceksin?
|
Bu konuda anlatmak istediğimi gerçekten anlamamışsın, “narko terapi” sürekli kafa güzel yaşamak anlamına mı geliyor? kendini vermeden de kullanılabilir pek çok madde, ama her kullanıcıya kendini uyuşturucuya verdi, hayatını tüketti, maddelere bağımlı bir zavallı vs yaklaşımıdır "rahatsız" olduğum konu.
Alıntı:
|
Yanlış olanı eleştirmek başka; topyekûn mahkûm etmek başka bir şeydir. Hayır, bu dediğine katılmıyorum; hastaların çoğu kliniklere yatmaz, birçoğuna ilaç bile verilmeyip sadece danışmanlık hizmeti sunulur.
|
Gündüz Vassaf'ın bir yazısını ekledim foruma, ona bir göz atarsan hangi çoğunluk neye göre, nasıl "tedavi" ediliyor konusuna açıklık getiriyor bir hayli.
İstersen bunu deneysel olarak da görebilirsin, yaşadığın şehrin varsa üniversite hastanesine yahut devlet hastanesine git ve sadece ruh halini anlat. 15 dk içinde en az 2 ilaçlı bir tedaviye başlanır, 15gün-1 ay zarfında bir psikolog randevusu verilir. Psikolog sana tomarlarca test çözdürmeye çalışarak başlar işe. Çoktan seçmeli olarak belirlenen bir tasnifleme üzerinden çıkılır ruh keşfine daha sonra da.
Alıntı:
|
Modern tıp da kapitalistlerin elinde değil midir? Açık kalp ameliyatı olurken ''bunlar beni sömürüyor, ben bunlara güvenmiyorum mu'' diyoruz? Psikoloji bilimi, daha çok bir ''danışmanlık'' hizmetidir bana göre; kişinin kendi başına çözemediği rahatsızlıklarına yardımcı olmayı ve insanın kendisini anlamasını sağlamayı amaçlar. Bunun ötesinde her bilim dalında olduğu gibi psikoloji de ''kapitalist bir kar sektörü'' haline gelebilmektedir. İnsanların ''tektipleştirilmesi'' olgusu ise daha çok ''sosyal/toplumsal mühendislik'' alanlarına girer ve psikoloji olmadan önce de mevcut olan bir durumdur. Neyi ne kadar kabullendiğin, aldığın ve benimsediğin senin ''öznel'' yargılarına ve düşüncelerine bağlıdır. Freud'un kendisi, ''normalliğin'' tanımsız olduğunu düşünerek araştırmalarına son mu vermiştir mesela? Freud, bu tip tanıların ''tek tipleştirme'' olacağını bilemeyecek kadar kapasite yoksunu biri değildir sanırım.
|
Ben modelleme diyorum sen sömürü diyorsun, zihin işlev yahut sağlığının diğer uzuvlar gibi genel geçer bir modellemesi var mıdır ki tedavisini kalp ameliyatıyla karşılaştırıyorsun? Kaldı ki modern tıbbın nerede olduğu da ortada.
Sen hiç kalp yetmezliğim var yahut hiper tansifim kavramları üzerinden (doğru yahut yanlış) bir toplum başkaldırısı gördün mü?
Ancak toplum dışı olduğunu iddia eden insanlar psikiyatrik hastalıkları şiar ediniyor, psikopat, manyak (manik), obsesif, sosyopat vs. olduğuyla övünen kaç tane toplum dışı insan var? Bu neden bir tavır haline gelmiş durumda insanlar arasında?
Alıntı:
|
Burada suçu işleyen ''gayrı iradi'' pala mıdır, yoksa o palayı tutan eller mi?
|
Çevrendeki insanların sağlığını mahveden şey maddemidir yoksa kendileri mi?
Kastım şudur, psikoloji-psikiyatrinin medikal uygulamaları yanlış bir yolda son sürat ilerlemektedir ve yıkım, yaratmanın ilk evresidir. Bu yüzden bu kadar çok yanlış içeren bir yaklaşıma karşı yıkıcı tavır alırım (mevcut medikal yaklaşıma).
Alıntı:
|
Psikolojinin gerçekten somut olan bir teorisini göstersene bana. Bu somuttur denen her teoriyi bu sınıfa koyarım, özellikle hastalık-tedavi kavramları üzerine olanları.
|
Alıntı:
|
Senin derdin tartışmak/anlamak değil; artık kendinle de çelişmeye başladın. Şu aşağıdaki cümleleri kuran sendin
|
Burada kasıt somut hastalık tanıları ve tedavi yöntemleridir. Psikolojide, diğer bilimler gibi genel geçer somut kanılar her insan üzerinde uygulanamazdır denmek istenmiştir. Ki bu söz bir nevi başa dönüştür yani tartışılmış bir konunu geri açılmasıdır. Senin bu anlamlandırmalarındaki kişisel kastın da beni şüpheye düşürmeye başladı…
Bu konuda bir örnekleme olarak koydum kendi hikâyemi, yola çıkış noktam da bu değil, varmak istediğim de. Tartışma kendimi örneklemem üzerinden kişiselleşti iyice. Kısırlaşmaya başladı bu yüzden de. Fikirlerimi yansıttığını düşündüğüm birkaç yazı ekledim foruma incelemişsindir muhtemelen tartışmaya çalıştığım şey de budur, sen ne yaptın, ben ne yaptım vay başımıza neler geldi üzerinden tartışmayı sürdürmek, gereksiz bir çatışmaya sürüklüyor konuyu.
Konu autochaos tarafından (19-06-2009 Saat 12:53 ) değiştirilmiştir..
|

19-06-2009, 12:46
|
 |
Dispossessed
|
|
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
|
|
Alıntı:
|
autochaos, bu çok maddeci bir yaklaşım değil mi gibi geldi okuyunca. İnsan sözkonusu olduğunda fizik kimya formülü gibi bir formülasyon yapılabilir mi? Psikolojinin "evet işte bu formüldür" şeklinde kullanılamayacağını sanıyorum (her ne kadar öyle yapılmaya çalışılıyorsa da ve asıl tartışma konusu da bu herhalde). Sistemin her şeyi kendini sağlamlaştırma ve kendi yararına manipüle etme özelliğine bakarsak o zaman neredeyse her şeyi de benzer şekilde yok etmemiz gerekmez mi? Ben de üzümün değil, üzümü tutan elin zehirli olduğunu düşünenlerdenim, bence de ikisi farklı...
|
Maddeci yaklaşımın eleştirisiydi daha çok, zihni maddesel bir medikal yaklaşımla ele almak ve "iyi"leştirme kavramı üzerine. Bu formülasyon yapılamadığı halde diğer tıp alanlarıyla aynı kefeye koyarak hareket etmenin doğurduğu sonuçlar ortada.
Kapitalist sistemin ürünü olan herşeyi kayıtsız şartsız red gibi bir kastım yok bu açıdan bir yanlış anlaşılma olmasın, ancak psikoloji biliminin medikal uygulamaları ve pek çok araştırma konusu, uygulama alanı sistemin bir "yan ürünü" olmaktan ziyade "amacı" halinde ve amacı belli olan bu yaklaşımları yıkmaktan geçmiyorsa yeniden yapılandırma şansı, önerilen yöntem nedir?
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:57 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|