Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Sosyoloji & Psikoloji


Karen Horney ve Nevroz Teorisi

Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Karen Horney ve Nevroz Teorisi konusu: Alıntı: eco ´isimli arızadan alıntı alchemy, sizin hakkınızda yorum yapmıyorum... benden icazette almanız gerekmiyor tabiki... rahat olun lütfen bana doğru gelen nevroz göndermenize bir cevaptan ibaretti ama genel bir söylemdi... ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21 (permalink)  
Alt 06-06-2009, 00:13
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Alıntı:
eco´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
alchemy,
sizin hakkınızda yorum yapmıyorum... benden icazette almanız gerekmiyor tabiki... rahat olun lütfen bana doğru gelen nevroz göndermenize bir cevaptan ibaretti ama genel bir söylemdi... tedavi konusunun belkiside yok... ama ya olursa diye korkusu var... tabi önlemide... alerji derken tüm metallere alerjim var... birde domatese... metallerden uzak durmaya çalışsamda domatesten uzak duramıyorum bu arada karen horney teorisinin üstüne yapılan yorumların buralara kadar geldiğini görseydi ne düşünürdü acep?
Sorun değil. Bu iş ve de konuşmalar uzadıkça, gerçi teori deniyor ama, bana göre hipotez olanlar şeyler baya bir örnek buluyor... O bakımdan teşekkürü borç bilirim.


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #22 (permalink)  
Alt 09-06-2009, 17:17
autochaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dispossessed
 
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
Alıntı:
Fark elbette var; onlar dişi, biz erkeğiz neticede; ancak bu fark üstünlükle malul hiyerarşik bir fark değildir.
Hiyerarşik farktan bahseden kim, yazıyı biraz daha dikkatli okursa biyolojik bir farklılığın var olmadığından bahsediliyor, ki bu "aynı" leştirme adına ortaya atılan fikirlerden biri. Bn diyorum ki, kadın ve erkek farklıdır ve kadın erkek ilişkilerini bu kadar özel kılan da bu farktır. Farklılıklarımız koruyarak yaşayalım, insanların eşitliği konusunda bir fikir ayrılığı yok zaten sanırım.

Alıntı:
Benim anlamadığım matematik, tıp ve mühendislik gibi disiplinler de pekala bu şekilde kullanılabilinir; iyi ama siz onları da reddediyor musunuz? İki kere iki eşittr dört eder bilgisini kapitalistler kullanıyor diye, hayır BEŞ EDER mi diyorsunuz?
Psikoloji uğraştığı alan gereği 2x2=4 şeklinde bir önerme sunabilir mi ortaya, kaldı ki 2x2 de her koşulda 4 etmez. Ayrıca yazımda psikolojiyi topyekün kaldırıp atalım dediğim de yok, ama bu tedavi etme martavalına da daha fazla prim vermenin de anlamı yok. İnsanları alın, kimyasallarla elektroşoklarla lepistes balıklarına çevirin, daha sonra geçip karşılarına bak, artık acı çekmiyorsun deyin.

Alıntı:
Bu konuda insanların biraz bilinçli olması gerekir; her işin ehli var neticede, çareleri önce kendi içimizde, dostlarımızda ve güvenilir/olgun abilerimizde/arkadaşlarımızda aramalıyız.
E nerede kaldı bilimselliğiniz?

Alıntı:
Bundan 100 sene önce ''Veba''nın, ''kanser''in vb birçok hastalığın da tedavisi yoktu. Kesin bir çözümü olmadığı olmuyacağı anlamına mı gelir? Bilim vahiy kitabı değilki hikmetinden sual olmaz kutsal doğrular vaaz etsin. Adı üzerinde bilim, şüpheyle birlikte vardır değil mi?
Psikiyatri zihni özgürleştirme, totaliterizmin etkilerin kurtarma ve özgünlüğünü geri kazandırma, tanrı kavramıyla iğdişlenen yaratıcığı ortaya çıkarma adına mı yoksa tektipleştirme, düzene geri entegre etme adına mı mücadele veriyor genel anlamda? Teadvi adına kasıt, amaç ne?

İlaç firmaları da insanları diledikleri gibi kullansınlar kobay olarak olur mu? Eninde sonunda tedaviye ulaşacaklar diye bekleyelim duralım, kayıplarsa bilim zaiyatı olarak geçer literatüre. Neden modernizmin bu hastalığına devam ediyorsunuz, neden bilimi sorgulanamaz kılıyorsunuz bunu anlamıyorum, bu kadar çok hata ve bu kadar az doğruya sahip bir alanı sorgulayanlar insafsız, insan üzerinde bu kadar olumsuzluğa (genelde ve özelde) sebep olan psikiyatri ise iyi niyetli, neden bu kadar büyük sabır. Sovyet dönemi uygulanan din karşısında bilimi yüceltme eğilimi bilimi nasıl dinleştirdi, göremiyormusunuz?

Alıntı:
İyide bu bizim kendimizi anlama çabamızı çöpe mi atmayı gerektirir? Hiçbir şey yapmadan oturup beklemeli mi bilimciler?
Kime cevap verdiğini karıştırıyorsun galiba, bir daha göz at istersen:

Alıntı:
Evet, bir bilim dalı olarak bir kenara atılamaz kesinlikle ve insanın kendini keşfi amacıyla kullanıldığında eşsizdir belki
Alıntı:
Birilerinin bilimi kendi çıkarına kullanması o disiplinin yanlış olduğuna mı delalet ediyor? Niçin bu kadar kapsamlı bir alanaı birtakım subjektif önermelere hapsediyorsunuz? Bilim ve eğitime bakış açısını sorgulamanıza itirazım yok elbette, onu biz de eleştriyoruz; ancak eleştiri niçin bu kadar toptancı yapılıyor? Aynı şeyi yerçekimi kanunu ve fizik için de düşünüyor musunuz? Atom bombasının icadı Fiziğin mi yoksa onu ahlaksızca kullanan egemen iktidarların mı suçudur?
Eleştiri toptan olarak tedavi adı altında yapılanlara yönelik olarak yapılıyor, Kaldı ki bir bilim toteliterizm ile bu kadar uyuşuyorsa ve kullanıldığı alanlar bu kadar aşikarsa altında bir çapanoğlu aramak ta saçma kaçmıyor. Atom bombası yapmak için araştırma yapanlar biz bunları fizik adına yapıyoruz deyince ne yapacağız peki?

Alıntı:
"hiçbir nevrotik zaten nevrotik olduğunu kabul etmez ve en koyu nevrotikler bunu en şiddetle yadsıyanlardır, der bi de bu teori"
Birde şu psikologların anında tanılama eğilimleri yok mu,
Ben bu dünyada nevrozsuz bir zihinle yaşayabilsem kendimi insan addetmem zaten. Acılarıma belki derman olur diyerekten de iki yıl sabrettim bu tedavi masalına, elime ne geçti peki, iki yıllık fanus yaşamı. Kusura kalmayın ama bnm daha fazla sabrım yok bu martavallara. Ben nevrozumla barışık yaşar giderim, kendi kendime uyguladığım narkoterapilerle gittiği yere kadar artık
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #23 (permalink)  
Alt 10-06-2009, 00:29
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
Alıntı:
Hiyerarşik farktan bahseden kim, yazıyı biraz daha dikkatli okursa biyolojik bir farklılığın var olmadığından bahsediliyor, ki bu "aynı" leştirme adına ortaya atılan fikirlerden biri. Bn diyorum ki, kadın ve erkek farklıdır ve kadın erkek ilişkilerini bu kadar özel kılan da bu farktır. Farklılıklarımız koruyarak yaşayalım, insanların eşitliği konusunda bir fikir ayrılığı yok zaten sanırım.
Ben de bu farkın bilim adamlarınca da hiyerarşik bir biçimde tanınmadığını söyledim zaten


Alıntı:
Psikoloji uğraştığı alan gereği 2x2=4 şeklinde bir önerme sunabilir mi ortaya, kaldı ki 2x2 de her koşulda 4 etmez.
Psikolojinin pekçok alanı vardır; söz gelimi benim abimde beynindeki bir sıvının aşırı salgılanmasından dolayı ''ani, şiddetli ve agresif tepkiler'' ile ''paranoya tarzı sanrılar'' görüldü; özellikle stress altında olduğu dönemlerde bu semptomlar tekrarlıyordu. Psikolog bu sıvıyı düzenleyici bir ilaç verdi; ancak, sorunu sadece bu sıkıntıya bağlamadı. Bilakis, onun kendini tanıması, duygularını özgür bırakması yönünde telkinlerde bulunmuş. Psikologlar öcü değildir arkadaşlar; bazı veriler yanlış olabilir; mesleğini ticari bir meta haline döndüren uzmanlar da olabilir; hatta bu durum abartılıp sektörleşe de bilir. Bilim böyle mayınlı bir alandır maalesef...

Alıntı:
Ayrıca yazımda psikolojiyi topyekün kaldırıp atalım dediğim de yok, ama bu tedavi etme martavalına da daha fazla prim vermenin de anlamı yok. İnsanları alın, kimyasallarla elektroşoklarla lepistes balıklarına çevirin, daha sonra geçip karşılarına bak, artık acı çekmiyorsun deyin.
Psikoloji bundan ibaret midir ki? Ağırlıklı tedavi yöntemi yüzyüze yapılan görüşmelerdir; en fazla birkaç sakinleştirici/düzenleyici ilaç verilir, ancak birçok doktor ilacı da uzun süreli tavsiye etmeyebilir. Eee, madem narkotikleri yardımcı kabul ediyorsun; bunları doktor önerince neden ''saçma'' olsun


Alıntı:
E nerede kaldı bilimselliğiniz?
Çok basit bir şey söyledim sadece; insan sosyal bir varlıktır, çevrende seni anlayabilecek insanlar varsa onlardan yardım istersin; bilimsel bir tespit mi yaptık? Danışman psikologların sana ulvi, eşsiz ve benzersiz teşhisler yaptıklarını mı sanıyorsun mesela? Bunu da o tarz bir şey olarak görebilirsin...



Alıntı:
Psikiyatri zihni özgürleştirme, totaliterizmin etkilerin kurtarma ve özgünlüğünü geri kazandırma, tanrı kavramıyla iğdişlenen yaratıcığı ortaya çıkarma adına mı yoksa tektipleştirme, düzene geri entegre etme adına mı mücadele veriyor genel anlamda? Teadvi adına kasıt, amaç ne?
Psikiyatri bu saydıklarını hangi teorilerilyle yapıyor söylermisin?

Alıntı:
İlaç firmaları da insanları diledikleri gibi kullansınlar kobay olarak olur mu? Eninde sonunda tedaviye ulaşacaklar diye bekleyelim duralım, kayıplarsa bilim zaiyatı olarak geçer literatüre. Neden modernizmin bu hastalığına devam ediyorsunuz, neden bilimi sorgulanamaz kılıyorsunuz bunu anlamıyorum, bu kadar çok hata ve bu kadar az doğruya sahip bir alanı sorgulayanlar insafsız, insan üzerinde bu kadar olumsuzluğa (genelde ve özelde) sebep olan psikiyatri ise iyi niyetli, neden bu kadar büyük sabır. Sovyet dönemi uygulanan din karşısında bilimi yüceltme eğilimi bilimi nasıl dinleştirdi, göremiyormusunuz?
Sen narkotikleri yardımcı olarak görebiliyorsan, bunun faydasını görüyorsan bunu doktor neden tavsiye etmesin? Mesela abimin danışman psikoloğu onun kullandığı alkolün böyle bir güzelliği olabileceğini söylemiş Sana psikolojik-sosyolojik karma ve orta düzeyde bir kitap ismi vereceğim: Prof. Dr. Engin Geçtan... Bu kitaba şöyle bir göz at istersen ve bak bakalım bu adam senin dediğin gibi insanları ''tek tipleştiren'', o amaca hizmet eden bir mutaasıb mı? Benim söylediğim gayet basit: Psikoloji kesin sınırlar çizen, mutlakçı bir bilim değildir; bahsettiğin olumsuzluklara da sahip olabilen doktorlar ve ideologlar mevcuttur. Sen de takdir edersin ki bu kadar da ''gereksiz, boş ve zırva'' bir alan değildir...

Alıntı:
Eleştiri toptan olarak tedavi adı altında yapılanlara yönelik olarak yapılıyor, Kaldı ki bir bilim toteliterizm ile bu kadar uyuşuyorsa ve kullanıldığı alanlar bu kadar aşikarsa altında bir çapanoğlu aramak ta saçma kaçmıyor. Atom bombası yapmak için araştırma yapanlar biz bunları fizik adına yapıyoruz deyince ne yapacağız peki?
Bilimi putlaştıran biri değilim ki; sadece bazı sorular soruyorum ve şüphe ediyorum. Ayrıca psikolojinin de İnsanı tanımada yardımcı olabileceğini düşünüyorum; sizi bilmem ama bana faydası dokundu mesela. Bildiklerimi, öğrendiklerimi deneyimle hayatla yüzleştirerek kendi adıma daha poztif sonuçlar elde ediyorum.

Fiziğin atom bombası için yapılması; nükleer maddelerin özelliklerini değiştirir mi peki? Evet, bilimseldir; ama etik değildir, doğru değildir. Senin anolojin yanlış; atom'un farklı maksatlarla kullanılması bilime halel getirmez, bilimselliğe gölge düşürmez(bunun doğru olduğunu söylemiyorum). Atom çekirdeğine ısıyı/coşkuyu verirsen büyük bir enerji ve ısı yayar. Bilimsel midir? Evet... Doğru mudur? Evet, yayar... Peki etik midir? Hayır

İşte fark bu


Alıntı:
Birde şu psikologların anında tanılama eğilimleri yok mu,
Ben bu dünyada nevrozsuz bir zihinle yaşayabilsem kendimi insan addetmem zaten. Acılarıma belki derman olur diyerekten de iki yıl sabrettim bu tedavi masalına, elime ne geçti peki, iki yıllık fanus yaşamı.
Acıların/sorunların olmasa bilim olmazdı zaten Psikolojinin önerilerinin yanlış olması, sorunun olmadığını mı gösterir mesela? Sen mutluysan, bundan memnunsan ve huzurluysan neden doktora gideceksin ki? Kimseye zarar vermediğin sürece sorun yok. Ha mutsuzsan, bundan rahatsızsan ve yaşadıkların seni huzursuz ediyorsa, en azından bir danışmana gidebilirsin. Ya da kendi sorununu kendin çözmeye çalışırsın...


Alıntı:
Kusura kalmayın ama bnm daha fazla sabrım yok bu martavallara. Ben nevrozumla barışık yaşar giderim, kendi kendime uyguladığım narkoterapilerle gittiği yere kadar artık
Hapı doktor verince şarlatan kendin alınca derman mı oluyor Olm sen her türlü hapı yutmuşsun işte


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #24 (permalink)  
Alt 10-06-2009, 01:30
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Alıntı:
autochaos´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Birde şu psikologların anında tanılama eğilimleri yok mu,
Ben bu dünyada nevrozsuz bir zihinle yaşayabilsem kendimi insan addetmem zaten. Acılarıma belki derman olur diyerekten de iki yıl sabrettim bu tedavi masalına, elime ne geçti peki, iki yıllık fanus yaşamı. Kusura kalmayın ama bnm daha fazla sabrım yok bu martavallara. Ben nevrozumla barışık yaşar giderim, kendi kendime uyguladığım narkoterapilerle gittiği yere kadar artık
Lütfen, özür, ben bölük pörçük okuyabiliyorum bu aralar, ancak bu kısmına katılmamam elde değil. Kişinin nevrozunun farkında ve onunla barışık yaşamaya çalışmasının bir anlamı olduğunu düşünüyorum (kendimce, salaklık diyen olabilir, kendisiyle konuşmasında bence bir sakınca yok).

Etiketlenmek ben de istemem, ancak bazı kısımları aşırı yük getirse de bazı ksımları daha kolay işlerlikler sağlayabiliyor.

Yerine daha iyisini öneren varsa dinlemek isterim...


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #25 (permalink)  
Alt 16-06-2009, 01:38
autochaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dispossessed
 
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
Alıntı:
Hapı doktor verince şarlatan kendin alınca derman mı oluyor Olm sen her türlü hapı yutmuşsun işte
Ne narkotiklerden, ne de psikiyatrik farmakolojiden bi halt anlamadığın ortada, tartışmanın anlamsızlığı da...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #26 (permalink)  
Alt 16-06-2009, 02:31
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
Alıntı:
autochaos´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Ne narkotiklerden, ne de psikiyatrik farmakolojiden bi halt anlamadığın ortada, tartışmanın anlamsızlığı da...
Senin de zerre kadar ironiden anlamadığın belli Sana bir sürü soru sordum, hangisine cevap verdin yahu? Daha psikolojinin hangi teorileriyle insanları tek tipleştirdiğinin somut bir örneğini dahi veremiyorsun. Sadece birtakım uygulamalardan, beki şahsi yetersizliklerden ve hatalardan bahsediyorsun; ancak benzer şeyler tıpta olabilen durumlardır. Söz gelimi ameliyat masasından bir daha kalkamayan biri olduğunda suçu tıppa mı bağlıyorsun yoksa doktorun bir hatasına mı? Benzer şekilde işinin ehli olmayan, art niyetli ve çıkarcı birçok psikolog müsveddesi bulunmakta hatta bu durumu bir kar mekanizması haline getirmektedir.

Defalarca ''normalliğin'' sınırlarının kesin sınırlarla çizilmediğini, psikolojinin de bu noktada tanımları olduğunu duymaduğımı söylememe karşın absürd/agresif bir duruşla tepkiler veriyorsun.

Bilimin kendisi ''yanlışlanabilir'' olan bir keşif/şüphe yolculuğudur. Zurnanın pırt dediği nokta ise ''bilimsel etik'' olgusudur. Bu bağlamda ben de bilimi fetişleştiren biri değilim elbette, her şeye şüpheyle yaklaşma kanaatindeyim. Bu başlık altında da bazı sorular sordum; kimi zaman tatmin edici cevaplar aldım, tatmin olmadığımda tekrar sordum vs.

Doktorun verdiği ilaçlarla senin kullandığın narkotikler arasında elbette fark vardır; fakat ''öz'' itibariyle her iki durumda da ''madde''ye sığınıyorsun. Yakın çevremden birçok farklı ilaç kullanan tanıdıklarım oldu, bunların etkilerini de az çok gözlemlemekteyim zaten.

Gereksiz cümle sarfiyatı yapmışsın, bu kadar alınganlık edeceğini bilseydim yazmazdım o cümleyi


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #27 (permalink)  
Alt 16-06-2009, 03:13
autochaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dispossessed
 
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
Bunun adı ironi değil genellemedir, "madde bağımlısı yazııık" demekten farkı yoktur gözümde, kaç bin yıl kullanıldı bu maddeler otacılar, şamanlar vs tarafından pek çok amaçla, ne kadar zamandır neden yasak ve toplumda böyle bir dışlama neden yaratıldı, neden bu maddelerin yerine ilaç sermayesine servetler kazandıran kimyasallar kondu, dünyanın silahtan sonra en büyük ikinci nakit döngüsü nasıl yaratıldı? Konu buraya gelince çoğunluk devlet jargonunu takınıveriyor birden.

Bu olgu bu kadar kullanılmış ve toplum bu kadar yönlendirilmişken böyle bir cümleyi kim kursa bi halt anlamadığını söylerim.

Sanırım yorumları yada yorumcuları karıştırıyorsun bu arada, psikoloji bilimini topyekün çöpe atmaktan bahseden kim, neden bu vurguda ısrar ediyorsun? İnsanın kendini tanıması açısından eşsiz olduğunu söyleyen de benim ancak pratikteki uygulamaları ya safsatadır ya da art niyetli, bu konudaki iyimserliği bu kadar çok insan haybeye acı çekerken nasıl sürdürebiliyorsunuz?

Alıntı:
Daha psikolojinin hangi teorileriyle insanları tek tipleştirdiğinin somut bir örneğini dahi veremiyorsun.
Daha sağlıklı tanımını belirlemeden hastalık tanımı yapabiliyorsanız, insanları "iyi" leştirme adına yaptığınızın adı "normal" leştirme oluveriyor. Peki nedir bu normal?

Pratikte bu kadar çok hata yapan, tedavi adına elle tutulur doğru düzgün pek birşey ortaya koyamayan, toteliterizmle bu kadar içli dışlı olmuş bir alana bu kadar büyük güven ve itibar neden? Adı bilim olunca saygı zorunlu göstermek zorunlu mu yani? Modernizmin bu köhnemiş yaklaşımındaki ısrar neden?

Ha birde şu unsur var, dünyada psikoloji-psikaytri alanına ayrılan fonlar neye göre belirleniyor acaba; insanların ne kadar acı çektiklerine mi, yoksa psikolojik sorunların yarattığı iş gücü kaybına mı?

İnsanları düzene geri entegre etme çabası olmayan bir bilim insanları düzene geri entegre edebilmesi için dev fonlardan yararlanıyor, ortada kandırılan birileri var ama kim, insanlık mı, kapitalizm mi?

Bu bağlamda hangi soru cevaplandırılmamış, sen hangi sorular yerine hangi cevapları vermişsin bir daha değerlendir istersen.

Konu autochaos tarafından (16-06-2009 Saat 03:51 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #28 (permalink)  
Alt 16-06-2009, 03:57
autochaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dispossessed
 
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
Alıntı:
Kişinin nevrozunun farkında ve onunla barışık yaşamaya çalışmasının bir anlamı olduğunu düşünüyorum
Ben yine bir tanılama sezdim ama

Tüm dünya hastaysa belki de bu insani bir tepkidir desek olmaz mı, zihnim bu kadar şekillendirmeye isyan ediyor işte, bir nevi iş yavaşlatma eylemi.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #29 (permalink)  
Alt 16-06-2009, 04:46
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
Alıntı:
Bunun adı ironi değil genellemedir, "madde bağımlısı yazııık" demekten farkı yoktur gözümde, kaç bin yıl kullanıldı bu maddeler otacılar, şamanlar vs tarafından pek çok amaçla, ne kadar zamandır neden yasak ve toplumda böyle bir dışlama neden yaratıldı, neden bu maddelerin yerine ilaç sermayesine servetler kazandıran kimyasallar kondu, dünyanın silahtan sonra en büyük ikinci nakit döngüsü nasıl yaratıldı? Konu buraya gelince çoğunluk devlet jargonunu takınıveriyor birden.
Hapı doktor verince şarlatan kendin alınca derman mı oluyor Olm sen her türlü hapı yutmuşsun işte

Yukarıda senin alıntı yaptığın cümlem var; söyler misin bunun neresinde ''genelleme'' vardır? Seninki olmayan bir şeyi ''olmadığı yerde aramak''tan gayrı nedir? Önce bir ''genelleme'' olduğunu var sayıyorsun; daha sonra bu varsayım üzerinden teoriler geliştiriyorsun. Ben doğrudan ''tekil'' bir cümle kurdum, yani doğrudan ''sen''i belirttim; ne yani ben ''sen'' üzerinden ''tüm çoğunluğa'' mı varıyorum?

Alıntı:
Bu olgu bu kadar kullanılmış ve toplum bu kadar yönlendirilmişken böyle bir cümleyi kim kursa bi halt anlamadığını söylerim.
Mesela ben sigara kullanıyorum şu anda; bunun benim için ''zararlı'' bir madde olduğunu yalnızca kendi deneyimlerinden anlayamaz mıyım? Mesela aşırı sigara tüketiminin tetikleyip 6 ay felçli yaşatıp öldürdüğü bir yakınım bundan nefret etmemi sağlayamaz mı?

Mesela kendi ailemde ''alkol koması''ndan ölen birçok insan olması benim ''alkol'' denen maddeye bakışımı belirleyemez mi? Benim şahsi gözlerim ve yaşadıklarıma bakarak bu tür maddi alışkanlıkların oldukça ciddi sonuçlarını gördüm/yaşadım; şimdi ben ''devlet'' kafasıyla mı düşünüyorum?

Alıntı:
Sanırım yorumları yada yorumcuları karıştırıyorsun bu arada, psikoloji bilimini topyekün çöpe atmaktan bahseden kim, neden bu vurguda ısrar ediyorsun? İnsanın kendini tanıması açısından eşsiz olduğunu söyleyen de benim ancak pratikteki uygulamaları ya safsatadır ya da art niyetli, bu konudaki iyimserliği bu kadar çok insan haybeye acı çekerken nasıl sürdürebiliyorsunuz?
Bahis konusu olan ''psikoloji'' biliminin ''bireyler'' tarafından uygulanış biçimi midir ki? Başlıktaki ilk yazıda bahsi geçen kadının birçok ''önyargıyı'' nasıl kırdığı ve ne gibi katkılar sunduğu yazılıydı farkettiysen; dolayısıyla başlığın kendisi, zaten klasik Freudyen bakışı eleştirirek işe başlıyor. Dolayısıyla biz de birtakım sorular soruyoruz sadece, bu soruları bize ''devlet okulları''nda özel olarak mı öğretiyorlar? Yazılarımın bütününü takip edersen ''devlet'' eksenli birçok olguyu eleştirdiğimi zaten göreceksin...


Alıntı:
Daha sağlıklı tanımını belirlemeden hastalık tanımı yapabiliyorsanız, insanları "iyi" leştirme adına yaptığınızın adı "normal" leştirme oluveriyor. Peki nedir bu normal?
Kaynak? Ben bile normal olanın tanımını yapmadım yahu

Alıntı:
Pratikte bu kadar çok hata yapan, tedavi adına elle tutulur doğru düzgün pek birşey ortaya koyamayan, toteliterizmle bu kadar içli dışlı olmuş bir alana bu kadar büyük güven ve itibar neden?
Adı üzerinde ''pratik''ten bahsediyoruz çünkü... Gayretim 'sapla samanın ayırt edilmeye çalışılması sadece; kimseye ''kimlik''/don biçtiğim yok benim. Soru sormak ne zamandan beri ''totaliterlik'' oldu?

Alıntı:
Adı bilim olunca saygı zorunlu göstermek zorunlu mu yani? Modernizmin bu köhnemiş yaklaşımındaki ısrar neden?
Elinde bir meyve bıçağı olduğunu düşün... Bunu meyve kesmek için kullanırsan ''faydalı'' olur mu? Bence olur... Peki bunu ''birini öldürmek'' için kullanırsan? O zaman da ''zararlı'' olur değil mi? Peki biz bu zarara bakarak, ''meyve bıçağını''n ''totaliterizm''in bir aracı olduğunu söyleyebilir miyiz? Gördüğün gibi; burada çok ince bir sınır var: Elindeki araç, şayet baskı/sindirme/tek tipleştirme bağlamlarında ortaya sürülüyorsa bunun neticesinde ortaya çıkan sonuçlara itiraz edersin; fakat o yalnızca bir bıçaktır. Bilim de buna benzer biraz; direksiyonunda kimin olduğu ve hangi amaçlara matuf kullandığı onu doğrudan etkiler; fakat bu bizi ''araştırmak''tan ve ''soru sormak''tan alıkoyamaz değil mi? Bu durumda benim sorduğum sorular ''şüphesiz bir iman'' mıdır.?

Alıntı:
Ha birde şu unsur var, dünyada psikoloji-psikaytri alanına ayrılan fonlar neye göre belirleniyor acaba; insanların ne kadar acı çektiklerine mi, yoksa psikolojik sorunların yarattığı iş gücü kaybına mı?
Bu konu bilimsel araştırmaların finanse edilmesiyle alakalıdır;bilimin nasıl kullanıldığı ise bundan ayrı bir konudur...

Alıntı:
İnsanları düzene geri entegre etme çabası olmayan bir bilim insanları düzene geri entegre edebilmesi için dev fonlardan yararlanıyor, ortada kandırılan birileri var ama kim, insanlık mı, kapitalizm mi?
Kalp rahatsızlıkları nedeniyle hastaneye yatan insanlar da düzene hizmet mi ediyor sence? Yahut, kardiyaloglar aldıkları eğitimle düzenin hizmetinde midir? Bir ortapedi doktoru ciddi sakatlıklara maruz kalmış insanları tedavi ederken neye hizmet ediyor?

Genellemeleri sürekli sen yapıyorsun farkındaysan...


Alıntı:
Bu bağlamda hangi soru cevaplandırılmamış, sen hangi sorular yerine hangi cevapları vermişsin bir daha değerlendir istersen.
Düzen/sisteme hatta totaliterizme hizmet bağlamında hangi somut teoriler biliyorsun? Bana psikolojinin somut teorilerindenbirini göster ve de ki ; ''bakın bu düzene/sisteme'' hizmet eder? Peki sen böyle bir şey yapıyor musun?


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #30 (permalink)  
Alt 16-06-2009, 14:32
autochaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dispossessed
 
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
"sen her türlü hapı yutmuşsun " Cümlesindeki genellemeyi açıklamaya ihtiyaç olduğunu pek sanmıyorum, sen benim eylemim üzerinden kimysal tıp şarlatanlığına ve bağımlılık genellemesine varıyorsun.

Alıntı:
Elinde bir meyve bıçağı olduğunu düşün... Bunu meyve kesmek için kullanırsan ''faydalı'' olur mu? Bence olur... Peki bunu ''birini öldürmek'' için kullanırsan? O zaman da ''zararlı'' olur değil mi? Peki biz bu zarara bakarak, ''meyve bıçağını''n ''totaliterizm''in bir aracı olduğunu söyleyebilir miyiz?
Burada psikoloji-psikiyatriyi daha çok bir palaya benzetebiliriz, hani şu afrikada tarım için kullanılan aletler, hani fransanın Ruanda'ya tarım amaçlı olarak gönderdiği ve 800.000 kişinin katledilmesinde kullanılan aletlerden, hadi Ruandada katledilen o 800 bine ve akrabalarına, arkadaşlarına anlat bakalım pala'nın amacını.

Modern Psikoloji-psikiyatri de çok büyük bir çoğunlukla böyle bir zihin katliamı için kullanılmıyor diyebilirmisin?

Alıntı:
Gördüğün gibi; burada çok ince bir sınır var: Elindeki araç, şayet baskı/sindirme/tek tipleştirme bağlamlarında ortaya sürülüyorsa bunun neticesinde ortaya çıkan sonuçlara itiraz edersin; fakat o yalnızca bir bıçaktır. Bilim de buna benzer biraz; direksiyonunda kimin olduğu ve hangi amaçlara matuf kullandığı onu doğrudan etkiler; fakat bu bizi ''araştırmak''tan ve ''soru sormak''tan alıkoyamaz değil mi? Bu durumda benim sorduğum sorular ''şüphesiz bir iman'' mıdır.?
Araştırmaktan, soru sormaktan geri kalalım desem burda bu konuyu tartışmazdım zaten, ancak günümüz dünyasındaki Nükleer izotop üreten bir tesisi belki birgün başına iyi bir Nükleer fizikçi geçer yazık etmeyelim diye korumam, yok edilmesi için elimden geleni yaparım.

Alıntı:
Bu konu bilimsel araştırmaların finanse edilmesiyle alakalıdır;bilimin nasıl kullanıldığı ise bundan ayrı bir konudur...
Üzümünü ye bağını sorma diyorsun yani, yahu üzüm zehirli üzüm...

Alıntı:
Kaynak? Ben bile normal olanın tanımını yapmadım yahu
Meselede burda zaten, fonlandığı kaynak yapıyor olmasın sakın "normal" tanımını?

Alıntı:
Kalp rahatsızlıkları nedeniyle hastaneye yatan insanlar da düzene hizmet mi ediyor sence? Yahut, kardiyaloglar aldıkları eğitimle düzenin hizmetinde midir? Bir ortapedi doktoru ciddi sakatlıklara maruz kalmış insanları tedavi ederken neye hizmet ediyor?
Sorun şu ki insan zihni ne kalp nede eklem gibi bir organ değil, kalbin amacı bellidir, çalışma sistemi bellidir, bir pompa modellemesi yaparsınız ve işleyişindeki aksaklıkları belirler, çözüm arayışlarında bulunursunuz, aynı şey eklem-mafsal kavramları için de geçerlidir. Peki ya beyni neye göre modelleyip nasıl bir çözüm geliştireceğiz? Kapitalist devlerden fonlanan şirketlerin yürüttüğü araştırmalara mı güveneceğiz?

Alıntı:
Düzen/sisteme hatta totaliterizme hizmet bağlamında hangi somut teoriler biliyorsun? Bana psikolojinin somut teorilerindenbirini göster ve de ki ; ''bakın bu düzene/sisteme'' hizmet eder? Peki sen böyle bir şey yapıyor musun?
Psikolojinin gerçekten somut olan bir teorisini göstersene bana. Bu somuttur denen her teoriyi bu sınıfa koyarım, özellikle hastalık-tedavi kavramları üzerine olanları.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
horney, karen, nevroz, teorisi


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
11. boyut, Süper Sicim Teorisi vasko Bilimsel Mevzular 5 24-05-2009 13:54
Evrim teorisi çekinceleri iciciyim Felsefe 12 09-07-2008 20:08
Kuantum teorisi ve Felsefe LYNX Felsefe 5 13-01-2008 22:33
zaman ve izafiyet teorisi napolyon Bilimsel Mevzular 13 09-01-2008 11:39
Korkunç komplo teorisi ! aristo Serbest Kürsü 2 12-10-2007 09:24


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:58 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info