|
|
Karen Horney ve Nevroz TeorisiSosyoloji & Psikoloji içerisinde Karen Horney ve Nevroz Teorisi konusu: Alıntı:
Bana bu kadın-erkek eşitliği adı altında dayatılan tek tipleştirme politikalarını hatırlattı, kadın erkek arasında hormonel denge-dengesizlik, anatomik yapı, üremedeki konum gibi bu kadar çok fark varken, farklılıklarla yaşayabilmek onları ...

04-06-2009, 21:03
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
|
Bana bu kadın-erkek eşitliği adı altında dayatılan tek tipleştirme politikalarını hatırlattı, kadın erkek arasında hormonel denge-dengesizlik, anatomik yapı, üremedeki konum gibi bu kadar çok fark varken, farklılıklarla yaşayabilmek onları yok saymaktan çok daha kolay olduğu için belki de.
|
Fark elbette var; onlar dişi, biz erkeğiz neticede; ancak bu fark üstünlükle malul hiyerarşik bir fark değildir.
Alıntı:
Psikoloji iletişim teknolojilerindeki olağanüstü gelişmelerle birlikte günümüzde kapitalist tahakküm amacıyla en çok kullanılan bilimlerden biri. Reklamlar, yaratılan kahramanlar, toplumu körleştirme kampanyaları vs psikoloji profesyonelce kullanılarak başarıya ulaşıyor.
Evet, bir bilim dalı olarak bir kenara atılamaz kesinlikle ve insanın kendini keşfi amacıyla kullanıldığında eşsizdir belki ama kim inkâr edebilir bu bilimin çoğunlukla iyilik adına kullanıldığını, totalitarizmin en büyük silahı değil mi modern psikoloji? İnsanları yeniden üretim sürecine sokabilmek, güç sahibinin suçunu bireye yüklemek, insanı tek tipleştirmek adına araç olarak daha fazla kullanılan bir bilim dalı var mı?
|
Benim anlamadığım matematik, tıp ve mühendislik gibi disiplinler de pekala bu şekilde kullanılabilinir; iyi ama siz onları da reddediyor musunuz? İki kere iki eşittr dört eder bilgisini kapitalistler kullanıyor diye, hayır BEŞ EDER mi diyorsunuz?
Alıntı:
Yukarıda nevrotik tanımında yazılanların en azından bir kısmını yaşamayan var mı?
Bu toplumda, bu dünyada bireyin kendi olarak yaşayabilme imkânı var mı?
Günümüz psikologlarına-psikiyatristlerine değinmeye gerek bile duymuyorum, bence büyük çoğunluğu baytardan beterdir. Elektroşok, ilaç tedavi vs ile insanlara yapılan eziyeti hiçbir baytarın bir hayvana yaptığını görmedim bu güne kadar.
|
Bu konuda insanların biraz bilinçli olması gerekir; her işin ehli var neticede, çareleri önce kendi içimizde, dostlarımızda ve güvenilir/olgun abilerimizde/arkadaşlarımızda aramalıyız.
Alıntı:
|
Şizofreni, psikopatoloji vs konusunda kaç tane başarılı tedavi örneği verebilirsiniz bu insanları uyuşturup zararsız hale getirmekten başka? İlaçların üzerine bile şu tedavi amaçlıdır yazamıyorlar, ancak "olumlu gelişmeler görülmüştür" şeklinde bir ibare koyabiliyorlar.
|
Bundan 100 sene önce ''Veba''nın, ''kanser''in vb birçok hastalığın da tedavisi yoktu. Kesin bir çözümü olmadığı olmuyacağı anlamına mı gelir? Bilim vahiy kitabı değilki hikmetinden sual olmaz kutsal doğrular vaaz etsin. Adı üzerinde bilim, şüpheyle birlikte vardır değil mi?
Alıntı:
|
Kadı ki daha “sağlıklı” kavramı üzerinde bile uzlaşamamış bir bilim dalından bahsediyoruz. İlkel insan belki çok yakın görülüyor bu konuma hiçbir bastırılmışlığın var olmaması açısından ancak antropolojik araştırmalar gösteriyor ki o dönemde de böyle bir tamamen sağlıklılık durumu söz konusu değil. (kaynak: E. Fromm)
|
İyide bu bizim kendimizi anlama çabamızı çöpe mi atmayı gerektirir? Hiçbir şey yapmadan oturup beklemeli mi bilimciler?
Alıntı:
|
Psikolojinin yok sayılması gerektiğini ve tamamen anlamsız olduğunu iddia etmiyorum kesinlikle ama tedavi iddiası için henüz emekleme evresinde bile olmayan bir bilim dalı olduğunu düşünüyorum. Tedavi adına yaptıklarıysa tek tipleştirme, pasifleştirme ve uyuşturma üzerine kurulu.
|
Birilerinin bilimi kendi çıkarına kullanması o disiplinin yanlış olduğuna mı delalet ediyor? Niçin bu kadar kapsamlı bir alanaı birtakım subjektif önermelere hapsediyorsunuz? Bilim ve eğitime bakış açısını sorgulamanıza itirazım yok elbette, onu biz de eleştriyoruz; ancak eleştiri niçin bu kadar toptancı yapılıyor? Aynı şeyi yerçekimi kanunu ve fizik için de düşünüyor musunuz? Atom bombasının icadı Fiziğin mi yoksa onu ahlaksızca kullanan egemen iktidarların mı suçudur?

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

04-06-2009, 22:14
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
|
arkadaşım sende bunu anlamıyorsun ki altını üstünü doldurmak diye bi zorunluluk yok... ne söylüyorsam ondan ibaret... kimse kabullenmek zorunda değil tıpkı bilim adamları söyledi diye kabullenmek zorunda olmadığımız gibi... evet yer çekimide yok... gök itimide... matematikte yok... dünyada yuvarlak değil uzayda yok evrende... bak hepsini reddettim... bana aksini ispatlayacak hiç kimsede yok...
kendimden başka hiç bir şeye secde etmem... yardım sadece sözle istenmez... yardım istediğinde bile senin yardımına ihtiyacım yoku oynayabilir insan oğlu... oralarını anlarım ben hiç merak etme.... hayat ben olmayınca akmıyor... ben ölünce kıyamet kopmuş oluyor...
niye bilim diyorsunuz onuda anlamıyorum... adamın biri atlamış gemiye amerikaya gitmiş kimse gitmeden... buna niye bilim diyorsunuz...? yada biri kendisi için piramitler yaptırmış buna niye bilim diyorsunuz? niye tutuluyorsunuz BİLİM İLİM İRFAN diye anlayamıyorum? neyse ne hayat işte yaşıyorsun hoop kafana bi saksı ölüyorsun... tutulacak bişi yok... birilerinin fikirlerinin yaptıklarının peşinden kendini unuturcasına çırpınmak niye? hani insana kendine dair herşeyi anladın çözdünde yer çekimi kaldı bütün dert... vay be? ayrıca şu vajinusmus problemi seni baya zorlamış anlaşılan... ben başıma gelmeyen şeyleri çok fazla dert edemem etsemde samimi olamam... eğer bir gün vajinusmus problemi olan bir kız arkadaşım olursa düşünürüm... çözemezsek doktorada giderim söz... senin için rahat olsun... ama o zaman bile bilimi reddederim bundanda emin ol... otuz yaşındayım ve hiç umursamadım bilimi ilimi dini imanı... hayatıma ne eksi nede artı hiç bir etkisi olmadı... yaşıyorum işte...
devletlerin insanlıktan çaldığı toprakları, doğal kaynakları ve tembellik hakkını geri istiyorum... ve devleti ayakta tutan, insanlara hakları olanı unutturup başka şeyler düşünmesi için oyalayan bilimden ve dinden nefret ediyorum...
|

05-06-2009, 01:53
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
Neden "benden uzak ol" dediğimin hikayesi geçmiş burada resmen...
Psikolojinin evrimi ve "normal"e dair kavramsal önerisi, birtakım tercüme yanlışlıkları ile beraber (ör: kişilik "bozukluğu"), bence tartışılabilir ve hatta tartılışmalıdır (ve de zaten tartışılıyor). Zira, geçtim düşünce-ifade çarpıklığını, tercümelerdeki dil çarpıtması dahi bazan fazlası ile belirleyici olmaktadır.
Ama şimdi, konuya zıplayayım: "hiçbir nevrotik zaten nevrotik olduğunu kabul etmez ve en koyu nevrotikler bunu en şiddetle yadsıyanlardır, der bi de bu teori"
Ben, yaşamı algılama ve yorumlama konusunda kifayetsiz kaldığımda, onu gerçeğim içinden sökerek rasyonalleştirdiğimi bu teori sayesinde farkettiğim için onu buraya koymuştum. Okuyanlar ise, benim dediğimden dediğim şekilde rahatsız değilse, hiç sorun yok, diledikleri gibi yapsınlar bence (yorgunum)...
Ama, başkasının yaptığına yanlış diyemez, kendi yanlışını sorgulamadan dahi....
 Başa döndük yahu: zaten nevroz da bu
Yine dönerim buraya muhtemelen, hazır olunca.. özellikle, verilen uzun, detaylı yanıtlara sadece göz atabilecek kadar zamanım (ve bu aralar aklım) olması sebebinden dolayı.
Kolaygelsin bu arada... 

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

05-06-2009, 05:22
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
eco´isimli arızadan alıntı
arkadaşım sende bunu anlamıyorsun ki altını üstünü doldurmak diye bi zorunluluk yok... ne söylüyorsam ondan ibaret... kimse kabullenmek zorunda değil tıpkı bilim adamları söyledi diye kabullenmek zorunda olmadığımız gibi... evet yer çekimide yok... gök itimide... matematikte yok... dünyada yuvarlak değil uzayda yok evrende... bak hepsini reddettim... bana aksini ispatlayacak hiç kimsede yok...
kendimden başka hiç bir şeye secde etmem... yardım sadece sözle istenmez... yardım istediğinde bile senin yardımına ihtiyacım yoku oynayabilir insan oğlu... oralarını anlarım ben hiç merak etme.... hayat ben olmayınca akmıyor... ben ölünce kıyamet kopmuş oluyor...
niye bilim diyorsunuz onuda anlamıyorum... adamın biri atlamış gemiye amerikaya gitmiş kimse gitmeden... buna niye bilim diyorsunuz...? yada biri kendisi için piramitler yaptırmış buna niye bilim diyorsunuz? niye tutuluyorsunuz BİLİM İLİM İRFAN diye anlayamıyorum? neyse ne hayat işte yaşıyorsun hoop kafana bi saksı ölüyorsun... tutulacak bişi yok... birilerinin fikirlerinin yaptıklarının peşinden kendini unuturcasına çırpınmak niye? hani insana kendine dair herşeyi anladın çözdünde yer çekimi kaldı bütün dert... vay be? ayrıca şu vajinusmus problemi seni baya zorlamış anlaşılan... ben başıma gelmeyen şeyleri çok fazla dert edemem etsemde samimi olamam... eğer bir gün vajinusmus problemi olan bir kız arkadaşım olursa düşünürüm... çözemezsek doktorada giderim söz... senin için rahat olsun... ama o zaman bile bilimi reddederim bundanda emin ol... otuz yaşındayım ve hiç umursamadım bilimi ilimi dini imanı... hayatıma ne eksi nede artı hiç bir etkisi olmadı... yaşıyorum işte...
devletlerin insanlıktan çaldığı toprakları, doğal kaynakları ve tembellik hakkını geri istiyorum... ve devleti ayakta tutan, insanlara hakları olanı unutturup başka şeyler düşünmesi için oyalayan bilimden ve dinden nefret ediyorum...
|
Millet deliye hasret biz akıllıya  Şu güzel aklına lütfen iyice sok, dünyayı anlamak için/anlamlandırmak için kendi aklıma, algılarıma ve tecrübelerime yaslandığım kadar başkalarının tecrübelerini de, bilgisini de , hatta bilimi de kullanıyorum. Her insanın prangaları kendi elindedir yahut kendi zihninde. (Tayyip bile zihindeki mayınları temizleyelim diyor ya neyse  ) Benim yaş da 27 ve hayatımda kendim de dahil yeterince dengesiz, hasta ruhlu ve tutarsız insan tanıdım; hatta tanıdığım insanların %90'ı böyleydi  Çevremden normal olmadığım yönünde çok tebrik almışımdır da  Ben artık bıktım, ben artık tutarsızlık görmekten, ben artık dengesizlik görmekten, ben artık abuk sabuk/anlamsız/kifayetsiz insan/tavır/davranış görmekten bıktım. Çok zaman geldi kendimden de bıktım  Yaşadığım çevre saolsun her türden örneği önüme pervasızca sundu, aklına gelebilecek her türden adam... Akıllı olsun, olgun olsun, adam olsun; isterse en kallavi faşosu olsun ama önemli değil... Öğrenciyken çalışırdım, hemi de tam sosyete bir yerde garson yamaklığı yapıyordum. Köpek gibi, 15-16 saat; öyle ki güneşe, güne hasrettim. Kendi mesleğim olsaydı o iş yapabilir miydim? Zannetmiyorum, çok ağırdı; işçiliğin, hayatın ne olduğunu orda öğrendim; burada konuşanların çoğu hayatlarında tek gün olsun işçilik, amelelik yapmamış insanlar; o kavgayı, o mücadeleyi bilmezler; bilmedikleri de yazılarından anlaşılır. Yanlış anlama, bunu övmüyorum, olması gereken bir şeydir demiyorum; ama görmek lazım, o çetin şartları anlamak lazım, insanlar gerçekte ne için mücadele ediyorlar birebir yaşamak lazım...
Devletler, mülkiyet, sınırlar, meta, fetişizm... Ben olmadan devlet olmaz, ben olmadan mülkiyet olmaz, ben olmadan sınırlar da olmaz... Sistem, sistem, sistem diyoruz ya; asıl sistem biziz aslında; hani derler ya ''eşşek olana semer vuran çok olur'', aynen öyle... Biz buraya uzaydan gelmedik; avcıydık, göçebeydik, toplardık; devlet, sınırlar yoktu; bir nevi anarşizmdi o da... Kim diyebilir ki ''insan özünde iyi bir varlıktır'', ben de inanmak istiyorum; ama biz buraya gökten zembille inmedik ki. Sınırlar yokken biz yarattık, mülkiyet yokken biz icat ettik, faşizm yokken bir yarattık... Kim, nasıl ispatlayabilir ''özünde iyi'' olduğumuzu... Devlet yokken biz yaratmadık mı?
Bu muhabbetin sonu yok elbette: ''söylesem tesiri yok; sussam gönül razı değil''...  Ben yine de susacağım, yaşında eşşek kalmadı sana vaaz veremem, imam da değilim; sadece kendi fikirlerimi paylaştım.
Dedik ya; millet deliye biz akıllıya hasret...
saygılarla...

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

05-06-2009, 12:41
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
|
evet söylesen tesiri yok ama susmana beninde gönlüm razı değil... yaşımdaki eşşek konusunada katılıyorum... kalmadı evet... hepsi adam! oldu... sigortacı, muhasebeci, bankacı, evli ve çocuklu... ben eşşek kalmaktan memnunum... söylediğinede kırılmadım... ama eğer bir gün bile işçilik yapmayan insanların arasına beni katıyorsan buna kırılırım işte... orta birde başladım çalışmaya ve üniversitenin sekiz senesi dahil tüm öğrenciliğim çalışarak geçti... koltukçudan çaycıya dişçiden muhasebeciye gazetecilikten müziyenliğe garsonluktan barmenliğe... üniversitenin beş yılı garsonluk ve barmenlik yaparak geçti... şimdide sette çalışıyorum... yönetmen paydos diyene kadar... 15-16 saate seviniyoruz anlıycağın... ama bu işçilikle geçen yıllar arasında iki yıl çanakkale taraflarında bir köyde çiftçilik hayvancılık ve toplayıcılık yaparak yaşadım ki hayatımın en güzel yıllarıydı... bir nevi anarşizm yani... muhtardan başka devlet adına hiç bir şey hissetmediğin muhtarında devleti umursamadığı bir yerde... hatta kolluk kuvvetlerinin bile ki ayda yılda bir gördük devleti umursamadığı bir yerde... sonra bazı zorunluluklar şehre geri getirdi beni... bir kabustan uyanmışken yine bir kabusa dönmek yani... devleti ve tüm baskısını her santiminde hissetmek vücudunun ve zihninin... olcak gibi değil...
millet deliye biz akıllıya hasret sözünüde kendi üstüme alıyorum gururla.... deli olarak anılmak büyük şereftir benim için...
ayrıca ben kurmadım devleti ben oluşturmadım sınırları ben dikmedim bayrakları ve bunları yapanları hep düşman belledim... hiç onlardan olmadım... benden öncekiler yaptı diyede bunu kendi üzerime alamam yada kabullenemem...
"Biz buraya uzaydan gelmedik; avcıydık, göçebeydik, toplardık; devlet, sınırlar yoktu; bir nevi anarşizmdi o da... "
bak ne güzel söylemişsin burda işte.... bir neviden fazlay anarşizm işte.... daha ne olsun ki? avcıydık göçebeydik toplayıcıydık... toprak ve doğal kaynaklar insanoğlundan yine açgözlü insanlar tarafından çalınmadan önce... "mülkiyet hırsızlıktır" bak alıntıda yaptım... mutlu olmuşsundur umarım...
susarak... kaos yaratmaktan yada kafaları karıştırmaktan, benden (ki bu ben'in ben olduğunu düşünerekte yanılıyorsun ya!) biraz bencillikten ama daha çok biriciklikten kaçıyorsun... buradada kaos yaratamayacaksak nerede yaratacağız? insanları sorgulamaya şüpheye kafa karışıklığına zihinlerini bulandırmaya ne kadar uçuk yada saçma olursa olsun düşünmeye hayal etmeye buradada itemeyeceksek nerede iteceğiz... ?
kaos iyidir... sorgulamada... şüphede... itaatsizlikte... kuralsızlıkta... reddetmekte... isyanda...
hayal etmekten korkacak ne var ki? kim engel olacak ki? zaten hayaletmekte engellendiyse yaşamanın ne anlamı var ki? bir köle yada robot gibi...
Konu eco tarafından (05-06-2009 Saat 12:43 ) değiştirilmiştir..
|

05-06-2009, 12:50
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
|
alchemy,
size diyecek bir şey bulamıyorum... hala nevroz teorisinden bahsettiğiniz için... evet nevrozum, psikozum, paranoyağım, şizofrenim keşke katatonikte olabilsem... bildiğiniz deliyim ben... ve deliliğimide tedavi ettirmem... etmeye kalkanında alnını karışlarım...
saygılarımla...
|

05-06-2009, 12:59
|
 |
-
|
|
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
|
|
Alıntı:
eco´isimli arızadan alıntı
alchemy,
size diyecek bir şey bulamıyorum... hala nevroz teorisinden bahsettiğiniz için... evet nevrozum, psikozum, paranoyağım, şizofrenim keşke katatonikte olabilsem... bildiğiniz deliyim ben... ve deliliğimide tedavi ettirmem... etmeye kalkanında alnını karışlarım...
saygılarımla...
|
ya, bana ille birşey demek zorunda olduğunu neden düşündüğün benim sorunum değil tabi, elbette bana birşey söylemesen de olur. kimsenin seni kolundan tutup zorla "tedavi" (!!) etmeye çalıştığı yok (görüldüğü kadarıyla tabi, ama belki de vardır bunu bilemem). senin dediğin gibi düşündüğüm yerler var, farklı olan yerler var. senden icazet almam mı gerekiyordu acaba hangi konuyu açmaya ve de içinde ne söylemeye dair...? sen kendin hakkında yorum yapıyorsun sanki ama senin gibi düşünmediğim için benim hakkımda da yapıyorsun, e o zaman elbette ki zaten bana diyecek hiçbir sözün olmamalı. bu ne allerjidir 

Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
|

05-06-2009, 13:13
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
alchemy,
sizin hakkınızda yorum yapmıyorum... benden icazette almanız gerekmiyor tabiki... rahat olun lütfen  bana doğru gelen nevroz göndermenize bir cevaptan ibaretti ama genel bir söylemdi... tedavi konusunun belkiside yok... ama ya olursa diye korkusu var... tabi önlemide... alerji derken tüm metallere alerjim var... birde domatese... metallerden uzak durmaya çalışsamda domatesten uzak duramıyorum  bu arada karen horney teorisinin üstüne yapılan yorumların buralara kadar geldiğini görseydi ne düşünürdü acep?
|

05-06-2009, 14:29
|
 |
Raporlu Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
|
|
Alıntı:
|
evet söylesen tesiri yok ama susmana beninde gönlüm razı değil...
|
Fikrine saygım olsa da, fikrinin/kurgunun/hayalinin dayanağı yalnızca sensin. Bu bakışla Öküz Başlı Gobbit Canavarı'na bile itiraz edemezsin. Hem önermelerde/yargılarda bulunup hem de ''banane, somut momut, delil melil işim olmaz; ben kendi bildiğimi/kendi doğrumu yaşar''ım mızıkçılığıyla hernangi bir şeye karşı olamazsın. Diktatörün biri de çıkıp ''sanane lan, bu da benim düşüncem, bu da benim doğrum'' der bırakır...
Alıntı:
|
yaşımdaki eşşek konusunada katılıyorum... kalmadı evet... hepsi adam! oldu... sigortacı, muhasebeci, bankacı, evli ve çocuklu... ben eşşek kalmaktan memnunum... söylediğinede kırılmadım... ama eğer bir gün bile işçilik yapmayan insanların arasına beni katıyorsan buna kırılırım işte... orta birde başladım çalışmaya ve üniversitenin sekiz senesi dahil tüm öğrenciliğim çalışarak geçti... koltukçudan çaycıya dişçiden muhasebeciye gazetecilikten müziyenliğe garsonluktan barmenliğe... üniversitenin beş yılı garsonluk ve barmenlik yaparak geçti... şimdide sette çalışıyorum... yönetmen paydos diyene kadar... 15-16 saate seviniyoruz anlıycağın... ama bu işçilikle geçen yıllar arasında iki yıl çanakkale taraflarında bir köyde çiftçilik hayvancılık ve toplayıcılık yaparak yaşadım ki hayatımın en güzel yıllarıydı... bir nevi anarşizm yani... muhtardan başka devlet adına hiç bir şey hissetmediğin muhtarında devleti umursamadığı bir yerde... hatta kolluk kuvvetlerinin bile ki ayda yılda bir gördük devleti umursamadığı bir yerde... sonra bazı zorunluluklar şehre geri getirdi beni... bir kabustan uyanmışken yine bir kabusa dönmek yani... devleti ve tüm baskısını her santiminde hissetmek vücudunun ve zihninin... olcak gibi değil...
|
Değiştirmek için nasıl bir planın var?
Alıntı:
|
millet deliye biz akıllıya hasret sözünüde kendi üstüme alıyorum gururla.... deli olarak anılmak büyük şereftir benim için...
|
Kendini yorma; etraf deli kaynıyor zaten...
Alıntı:
|
ayrıca ben kurmadım devleti ben oluşturmadım sınırları ben dikmedim bayrakları ve bunları yapanları hep düşman belledim... hiç onlardan olmadım... benden öncekiler yaptı diyede bunu kendi üzerime alamam yada kabullenemem...
|
Adam hapse girer... Sen ne halt yedin diye sorarlar. ''Vallahi ben bir şey yapmadım, hep o bekçi köpeğinin suçu'' diye sızlanmaya başlayınca bir gülüş kopar: Zaten burda hiçkimse suçlu değil
Alıntı:
"Biz buraya uzaydan gelmedik; avcıydık, göçebeydik, toplardık; devlet, sınırlar yoktu; bir nevi anarşizmdi o da... "
bak ne güzel söylemişsin burda işte.... bir neviden fazlay anarşizm işte.... daha ne olsun ki? avcıydık göçebeydik toplayıcıydık... toprak ve doğal kaynaklar insanoğlundan yine açgözlü insanlar tarafından çalınmadan önce... "mülkiyet hırsızlıktır" bak alıntıda yaptım... mutlu olmuşsundur umarım...
|
Neye göre hırsızlık? Biraz da şeytanın avukatlığını yapayım: nazar etme, çalış senin de olur  Şaka bir yana, sahi neye göre hırsızlık?
Alıntı:
|
susarak... kaos yaratmaktan yada kafaları karıştırmaktan, benden (ki bu ben'in ben olduğunu düşünerekte yanılıyorsun ya!) biraz bencillikten ama daha çok biriciklikten kaçıyorsun... buradada kaos yaratamayacaksak nerede yaratacağız? insanları sorgulamaya şüpheye kafa karışıklığına zihinlerini bulandırmaya ne kadar uçuk yada saçma olursa olsun düşünmeye hayal etmeye buradada itemeyeceksek nerede iteceğiz... ?
|
Bunları yeni yetme bir delikanlıya anlatır istersen; tevazu yapmıyacağım, biz saçları dökeli/sıyıralı çok oldu hocam
Alıntı:
|
kaos iyidir... sorgulamada... şüphede... itaatsizlikte... kuralsızlıkta... reddetmekte... isyanda...
|
Ben de şüphe edip soruyorum zaten...
Alıntı:
|
hayal etmekten korkacak ne var ki? kim engel olacak ki? zaten hayaletmekte engellendiyse yaşamanın ne anlamı var ki? bir köle yada robot gibi...
|
Hayal kurmanı engellemiyorum ki, istesem de yapmam/yapamam. Ben sadece sordum, cevap verip vermemek senin bileceğin iş; daha fazla üstüne gelip despotluk mu yapayım 

Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...
Hayyam...
|

05-06-2009, 15:04
|
 |
daima arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
|
|
susacaksın diye endişelendim bir an... inatçılığına saygı...
evet fikrimin tek dayanağı benim... zaten bir başkası olsaydı üzülürdüm... o diktatörün fikrinin dayanağıda tek o... karşıma çıkacağı günü hasretle beklerim... karşıma bir diktatör çıkar diyede bunları düşünmekten vazgeçmem... etrafın deli kaynamasındanda memnunum... keşke biraz daha delirseler... değişim planlarım var tabiki ama planları sahaya çıkmadan açıklamak rakibe avantaj sağlamaz mı? adam hapse girer diye başlayan muhabbet güzel ama reddettim bile... devletlerin kuruluşuyla gerçekten bi alakam yok...
hırsızlık konusu ise orada açık ama yinede izah ediyim... insanoğlunun avcılık toplayıcılık yaptığı zamanlarda devletlerin yada köy toplumunun bile olmadığı dönemlerde gerçekleşen bir hırsızlık... yani hiç kimseye ait olmayan toprağı burası benim diyerek şiddet yada her ne kullanııldıysa zaptetmek çitlerle çevirmek oradan kendi dışındaki hiçkimsenin faydalanmasına izin vermemek.... gerekirse bu uğurda savaşmak... savaşmak için çoğalmak birlikler ordular oluşturmak... şehirler devletler imparatorluklar kurmak... ve günümüze kadar bitmek bilmeyen bir toprak kavgasını başlatıp devam ettirmek... abartıp nükleer bombalar atmak... yani mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi? hakkatten kimdir toprağın ilk sahibi? nasıl bir bedel ödedi ve kime ödedide toprağı sahiplen di? doğal kaynakları sahiplendi? insanları köle yada işçi olarak çalıştırmaya başladı toprak ve doğal kaynaklardan faydalanmaları için ama yaşatacak değil öldürmeyecek seviyede? suyu bile parayla içmiyormuyuz? suya nasıl sahip çıkıldı acaba? ne hakla? toprak, su, doğal kaynaklar zaten yokmuydu dünyada? bu ilk sahiplermi yarattılar acaba bunlarıda haberimiz yok?
yeni yetmelere anlat cümlende çok iyi... zaten onlara anlatıyorum... bunları bilmiyor olamazsın? olsaydın bu muhabbet bu kadar uzarmıydı? bizde boşuna dökmedik bu saçları 
evet farkındayım şüphe ettiğinin... dedim ya etmeseydin muhabbeti bitirmiş olurduk...
yok despotluk yapma... fazlasıyla despot gördü insanoğlu... bide sen çıkma başımıza 
Konu eco tarafından (05-06-2009 Saat 15:06 ) değiştirilmiştir..
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:45 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|