Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Sosyoloji & Psikoloji


Adalet

Sosyoloji & Psikoloji içerisinde Adalet konusu: özgürlüğümüzü kısıtladıkları yetmezmiş gibi insanların arasındaki iletişim problemlerini çözme adı altında varlığını devam ettiren sistemin cezalandırma mekanizmasıdır kendileri... herkes için eşit ölçüde olduğu iddaa edilse de bunun çok kaypak bir ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #21 (permalink)  
Alt 08-08-2009, 21:07
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
özgürlüğümüzü kısıtladıkları yetmezmiş gibi insanların arasındaki iletişim problemlerini çözme adı altında varlığını devam ettiren sistemin cezalandırma mekanizmasıdır kendileri... herkes için eşit ölçüde olduğu iddaa edilse de bunun çok kaypak bir söylem olduğu herkesçe kabul görmektedir diye düşünmekteyim bu kavram hakkında...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #22 (permalink)  
Alt 09-08-2009, 00:35
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Adalet denince nedense çoğunuzun aklına sistemler ve bunların içindeki adli durum yani yasalar ve mahkemeler geliyor. O kadarla sınırlı mıdır adalet? O zaman adalet kavramını belli bir zümrenin eline mi vereceğiz? Herkesin içinde bir adalet merkezi var, bu bireysel olarak ne kadar işliyor? Siz, adil misiniz mesela?


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #23 (permalink)  
Alt 09-08-2009, 03:24
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-07-2009
Mesajlar: 117
Herkes en adil olduğunu düşünür ama yinede kendine biraz daha adildir
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #24 (permalink)  
Alt 10-08-2009, 22:15
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
"Adalet denince nedense çoğunuzun aklına sistemler ve bunların içindeki adli durum yani yasalar ve mahkemeler geliyor. O kadarla sınırlı mıdır adalet? O zaman adalet kavramını belli bir zümrenin eline mi vereceğiz? Herkesin içinde bir adalet merkezi var, bu bireysel olarak ne kadar işliyor? Siz, adil misiniz mesela?"

bu açıdan bakınca haklısın... bu kadarla sınırlı değildir adalet...
insan bünyesinde bir şekilde adalet kavramını barındırır... bu kavram toplumsallaşma ve sosyal bir yaratık olma olgusuyla birlikte yerleşmiş olsa da vardır bir adalet merkezi... ama var olması başka uygulanması başka olması da doğal bir süreçtir... ve adil bir uygulama beklemekte biraz gerçek dışıdır...
kişi ister istemez kendini kayırır... ve kendine yakın olanları... adil davranmasının gerçekten gerekli olduğu anlarda bile bu adaletten en azından eşit payı alacak olması bile kişisel çıkarları gözetmekle ilgilidir... başkalarının arasındaki meselelerde adil olmak biraz daha kolay olabilir ama bu aşamada da "adaletli" sıfatının egoya yapacağı katkı sorgulanmalıdır...
bir de konunun haksızlığa uğramak ve haksızlığa uğratmak boyutları var ki kişi bu durumların farkında olduğu anlarda duygusal yıpranmaya uğrar... özür dilenmesi ve özür dilemesi geçici çözümlerdir... güven gibi, iyi niyet gibi bir çok değerin yitip gitmesine neden olur...

sanırım bu kadar yoğun ve içiçe yaşanılan ve en önemlisi çıkara dayalı bir düzende adil olmak ve adil olduğunu söylemek biraz zor olsa gerek...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #25 (permalink)  
Alt 19-08-2009, 18:18
autochaos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dispossessed
 
Üyelik Tarihi: 10-07-2008
Yaş: 30
Mesajlar: 232
Alıntı:
Adalet denince nedense çoğunuzun aklına sistemler ve bunların içindeki adli durum yani yasalar ve mahkemeler geliyor. O kadarla sınırlı mıdır adalet? O zaman adalet kavramını belli bir zümrenin eline mi vereceğiz? Herkesin içinde bir adalet merkezi var, bu bireysel olarak ne kadar işliyor? Siz, adil misiniz mesela?
Birey nasıl modern anlamda adil olabilir? Kişinin diğer bireyleri de ilgilendiren bir konuda (ki adaletten bahsediyorsak bir de topluluk gerekli) tek başına belli yargılara varabilmesi ve karar verebilmesi gerekiyor adaletten dem vurabilmek için. Her bireyin eşit haklara sahip olduğu ve kendini temsil edebildiği bir toplumda başkalarına karşı adil olmak kavramı da anlamını yitirmez mi? Elinde diğer insanların kaderlerine müdahalede bulunma hakkı olmalı ki onlara karşı adil olduğunu iddia edebilesin. Bu açıdan adalet veya adil olma kavramını otoriteyle özdeşleştirmek çok normal. Hak-kaniyet kelimesindeki "hak" tanrıya göndermede bulunmaz mı?

Adil: ~ Ar cādil [#cdl fa.] denge gözeten, adaletli  adl
Adl : ~ Ar cadl [#cdl msd.] adalet, hak gözetme < Ar cadala dengeledi, eşitledi, adil idi

Öte yandan kökene baktığımızda adil kelimesinin dengelenmiş, eşitlenmiş anlamlarına geldiğini görüyoruz. Yani kavram dönüp dolaşıp eşitlik olgusuna dayanıyor. İçimizdeki adalet merkezi kavramı, toplumun bireyden önde tutulduğu ve herkesin toplumda eşit rol aldığı ilkel-komünal dönemdeki yaşam biçiminden kalma olması muhtemel. Ancak bu eşitliği sağlama görevinin toplumun tamamından alınıp otorite erklerinin tekelinde geçmesi ile kavram epey bir anlam kayması yaşamış görünüyor, birde tanrı olgusu eklenince işin içine tam bir plastikleşme söz konusu. Şu an durum modern hukuk sistemleriyle çözülmeye (ya da öyle gösterilmeye) çalışılsa da her şey giderek daha karmaşık ve saçma sapan bir hal alıyor. Adalet kurumuna işiniz düştüyse bolca sabır, iyi bir şans ve iyi bir avukata ama en güzeli bolca paraya ihtiyacınız var, aksi takdirde haliniz duman.

Bu yeni sistemlerle her geçen gün daha da özgürleştiğini sanıyor insanlık, artık hırsızlık yapanın kolu kesilmez, padişah katle ferman veremez, her şey hukuk çerçevesinde “adil” bir biçimde çözülür çünkü. Ancak kaçırılan bir nokta var bu da denetleme kavramı; gelişen teknolojiyle denetleme kavramı hayal edilemeyecek boyutlara taşındı, artık hemen hemen herkes izlenebiliyor, fişlenebiliyor ve yakalanabiliyor. En faşist bilim dallarından biri olan iş etüdünde bile şöyle bir kural vardır: denetlemeyi artırdığınız oranda kuralları gevşetmek gereklidir der. Yani her anını kamerayla gözlediğiniz bir işçiyi 3 defa işten kaytarırken yakaladığınızda ceza verirseniz sistem çöker, ancak günde 4 defa denetlediğiniz bir işçiyi 3 defa kaytarırken yakaladığınızda ceza verebilirsiniz ve sistem işler. Peki, yasalar ve hukuk sistemi denetlemenin genişlediği oranda yetki alanını daraltıyor mu, hayır. Bu yüzden modern demokrasilerde tahakküm gitgide artıyor ve ağırlaşıyor, biz özgürleştiğimizi sanadururken.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #26 (permalink)  
Alt 30-07-2010, 12:53
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
konu başlığının sorusu yenilenmişti alchemy tarafından...! sanırım gözden kaçtı...

"Adalet denince nedense çoğunuzun aklına sistemler ve bunların içindeki adli durum yani yasalar ve mahkemeler geliyor. O kadarla sınırlı mıdır adalet? O zaman adalet kavramını belli bir zümrenin eline mi vereceğiz? Herkesin içinde bir adalet merkezi var, bu bireysel olarak ne kadar işliyor? Siz, adil misiniz mesela?"
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #27 (permalink)  
Alt 30-07-2010, 14:07
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
adalet afiyetle mideye indirilmiş etlerden geriye kalan kemiklerin bölüştürülmesi işlemidir
ihtiyaçtan yani
her insan adil değildir bazıları adile
aidl ile adilenin maceraları
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #28 (permalink)  
Alt 10-08-2010, 01:14
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Bugünlerde vicdanımı hem sarasım, hem elleyesim geliyor.

Herkesin deneyimi ve yaşamı bu "bireyselleşme" manyaklığında tam bir verimli"böl ve yönet toprağı" halinde...

Alışamadım.

Elletesim yok artık kendiminkini.


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #29 (permalink)  
Alt 09-09-2011, 03:58
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 24-08-2011
Yaş: 23
Mesajlar: 20
Alıntı:
Adalet denince nedense çoğunuzun aklına sistemler ve bunların içindeki adli durum yani yasalar ve mahkemeler geliyor. O kadarla sınırlı mıdır adalet? O zaman adalet kavramını belli bir zümrenin eline mi vereceğiz? Herkesin içinde bir adalet merkezi var, bu bireysel olarak ne kadar işliyor? Siz, adil misiniz mesela?
Ancak bir başkasını kendinize tercih ederseniz ve şahsın hakkına hiçbir şekilde tecavüz edici hal yaratmazsanız o şahsa karşı mutlak adaletli olursunuz. Bunu birçok şahıs için ayrı ayrı başarı ile uygulayabilen adaletli kişidir fikrimce. Şu var ki benliğin gücü adaleti çoğu zaman yeniyor.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #30 (permalink)  
Alt 10-09-2011, 00:13
alchemy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
-
 
Üyelik Tarihi: 16-04-2008
Nerden: Hiçbir Yer
Mesajlar: 1,300
Ben kişinin adaletli olunmasına inandığında adaletli olabileceğini düşünüyorum. Bu durumda kişinin bir başkasını kendisine tercih etmesi başlı başına bir adaletsizlik olur, bu bir "feragat"tir, kendisinden feragat eden kişinin adaletli olmasını bekleyemem. Kendisine adaletli olmayan kimsenin başkasına adalet gösterebileceğine inanmam zor. Ben şahsen bir başkasına karşı adaletli olma konusunda kendi adalet ihtiyacımı kriter alırım. Bu noktadan baktığımda, içinde yaşadığım toplumdaki kişilerin (bu kişilere birey diyebilmem tam da bu nedenle zordur) birey bazında adaletle pek bir alıp veremediğinin (henüz) ol(a)madığını görüyorum. Kişi adaleti kendisi için isterse, karşısındakine bu adaleti göstermekte tereddüt etmeyecektir niyet olarak, çünkü istediği aslında adalet görmektir ve bunu bir "sistem" haline getirmek üzere bunu yapar. Ama bu arada seçici geçirgen davranır o ayrı mesele. Benliğin gücü adaleti her zaman yener, sözüne katılırım; ego taraflıdır ve kolektif yarar için çalışmak için vicdan mekanizmasına ihtiyaç duyar. kendi başına bırakıldığında çokluk yıkıcıdır, bu yıkıma ait olduğu bireyi de dahil eder ayrıca. Ego varsa adalet yoktur sözü bence (de) doğrudur. hatta öyledir ki, kişi kendisine dahi (uygulamada) adil olamaz (ve falan filan... uzar).


Tökezlemişliğim 2. basamaktan geliyor

Konu alchemy tarafından (10-09-2011 Saat 00:15 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
adalet


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
"Ağzına İşeyeceksin" ( Diyarbakır Cezaevi ) kurtulush Güncel Mevzular 61 19-08-2011 02:02
Afganistan Devrimci Kadınlar Birliği ( RAWA ) kurtulush Serbest Kürsü 0 06-07-2008 20:24


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:58 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info