Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular > Şiirler



Hasan Karadeniz...

Şiirler içerisinde Hasan Karadeniz... konusu: Düş(t)üm...Battı(m),Derinlere... Bu gece; kırılgan düşlerimin koynunda sabahlayacağım… Tenimde sus(uz)luktan kurumuş,elbiseleri yırtılmış,öfke kanamalı Aşk sözcükleri kazılı… Yine gri karanlıkların mürekkebine düştü kalemim… Denize kıyısız durgun ırmaklar akıyor gözlerimden… *BEN BÜTÜN YARALARIMI ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 25-11-2007, 00:28
Ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1
Post Hasan Karadeniz...


Düş(t)üm...Battı(m),Derinlere...

Bu gece;
kırılgan düşlerimin koynunda sabahlayacağım…
Tenimde sus(uz)luktan kurumuş,elbiseleri yırtılmış,öfke kanamalı Aşk sözcükleri kazılı…
Yine gri karanlıkların mürekkebine düştü kalemim…
Denize kıyısız durgun ırmaklar akıyor gözlerimden…

*BEN BÜTÜN YARALARIMI MUTLULUĞUN İÇİNDEN GEÇERKEN ALDIM…*

Soğuk rüzgarlar,yüzümün ağrısını içimin Maltalarına savururken;
Tutuk(lu) adımlarla voltalıyorum,yargısız hüküm giydiğim karanlıkları…
Ardımda kanlı cam kırıkları ve ıslak hüzünlerde büyütülmüş o kadar ayrılığım var ki,Suskunluğuma kilitlediğim…
Üstü çizilmemiş iri puntolu hafler duruyor gözümün önünde ,onarılmayı bekleyen…

ON(u)ARIYORUM…

Neresi zordu ki sevmenin;
Eğer duyulmasaydı kalbimin atışları…
Çatlarken sevimsizliğin ardamarı,acemi bir işkenceci kesiliyor hayat…
Oysa yıkılması zor değildi,yüreğime ördüğüm duvarın…

*Kİ O DUVAR EN ÇOK KENDİ İÇİNDE YIKILMIŞTIR*

Şimdi ;
Her okuduğumda kırık-dökük güncemi ,en çok beni vuruyor,
Büyük yıkımlardan devşirdiğim,içe zalim-dışa can cümlelerim…
Hangi sularda yüzdürsem kağıttan gemilerimi,soğuk bir rüzgara yenik düşüyor düşlemler…

“DÜŞ(T)ÜM BATTI(M) DERİNLERE”

Dipteyim…
Yunus’un karnında,Yusuf_i sancılarla,sabır tesbihleri çekiyorum…
Duaya açılıyor mücrim ellerim,
Gecenin yarısı,duvarlarında küfür yazılı odamda...
İhbar ediyorum sevda kaçakçısı duygularımı,
Durmadan (d)üşüyorum geçmişin karanlıklarında...
Usul usul dolaşıyorum düştüğüm duvarların g(e)risinde…
İzi duran yaralarımdan biriktirdiğim bir başkaldırının,hesapsızca çöreklendiği,kıştan kalma bir ayazım şimdi,üşüten…

“ZATEN BEN HİÇ BAŞEDEMEDİM Kİ,
OLUMSUZ SATIRLARIN,BOŞLUĞA DÜŞÜREN ÜNLEM İŞARETLERİYLE…”

Her parantez bir yanılışım,
Her satır başı bir umut ve her nokta bir ölüm oldu ,gecenin çıldırtan sessizliğinde…
Oysa ben seni,her gece duvara astığım acılarımdan süzüp bağrıma aldım…
Hüzün büyüğü gözlerine yaslanmanın,ne büyük bir onur olduğunu bil(e)medin…
Artık içimin ağıtlarına dokunma ey kelepçesi hükümlü rüzgar !..
Kaç ölüm düştü tutsak günceme…
Geçmişine sövülmüş bir hükmün infazında ertelendi gülüşlerim…
Şimdi her gülüşümde yüzüm kirli…
Koşarken yırtıldım işte;

DÜŞ(T)ÜM BATTI(M) DERİNLERE…


HASAN KARADENİZ(feylesof)


(*'*) Burcu YILDIZER'den alıntıdır...
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 25-11-2007, 00:29
Ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1

Gel... Teşhis Et Beni...

Bir camın kırılışına verdim zerreciklerimi…
Birde hayaline sarılıp ,savruldum uzak coğrafyalara…
sessizliğin ve yalnızlığın ucundayım…
ne yana gitsem,milleri uzatıyorum kendimle…
Geceden kalma sorularla, günaydınsız bir sabaha uyanıyorum ..
Demir meridyenlerle çizilmiş penceremden,
rastgele bir ışık sızıyor odama…Arsız bir sevincin izdüşümü..
Kırık hıçkırıklarla kurşunlanmış uykumu, asıp ranzama.geçiyorum aynanın karşısına..kavruk bir yüze bakıyorum
Ne çok olmuş aynalara küseli…


Soğuk ve sessiz taş parçalarının arasında ,
öğrenmediğim acılar biriktiriyorum yaşama dair…
sevinci hırpalanmış çocuk gibi,
kapı arkalarında söyleniyorum kırılganlıklarımı…
Dar bir odada dönüyorum şimdi…
sinirlerim ne kadar yoklasada ihanetin sınırlarını…
zulamda hala tebessüm tozu var…

“GÜL DESEN GÜLECEKTİM OYSA”…



Esaretin zincirleriyle bağlanmış cesaretimi sürüklüyorum, gittiğim yerlere..
zincirin şıkırtılı sesi hep aynı acıyan yerime vuruyor…
gecenin yarısında ,nakaratı sende kalmış bir ezgiyle düşüyorum yola…
damağımda son sözlerinin kavurgan tadı
ve yüreğimde derin bir burkulmayla,
mahçup uyuyan sularda akıyorum…
göğsümde çoğalan susuşlar biriktiriyorum…

Suç benim…
Birlikte içtiğimiz sigaraların dumanında boğuldum…
Artık her sigara yakışım ,sol göğsümde gıcırdayan
berbat bir öksürük nöbetine dönüşüyor…
Anladım…
Öksürmekle sökülmeyeceksin ciğerimden…
Bir sigara daha yakıyorum ,yanımda yatan ruhumu zehirleyerek…
Dudağımdan çıkardığım duman halkalarına asıyorum,
dönüş yollarımın darboğazlarını…
Boğazlanıyorum günbe gün ,yorgun düşmüş ,
sana yenilen benliğimle
Karantinaya alınmış Gülüşlerimi saklı-yorum,
kırık-dökük bir yaşamın zındanlarında…

“OYSA GÜL DESEN,GÜLECEKTİM”

Seni alıp götüren bir fırtınanın ertesiyim…içimde sağır bir zaman…
Kör bir gece ,sedef’ten gölgeler döküyor avuçlarıma…
Alaca kanatlı atlılar ,ellerinde simsiyah güllerle geliyor ,
yalnızlık merasimime..

Sen yoksun başucumda..
Sıla ‘ya giden yollarım tutuk…bekleyen yok ,dönüş günümün coşkusunu…
O halde ben neyi bekliyorum öksüz çocuk gibi…
seni getirmez ,İstanbul lodosları…

Zaten zındandayım ya !
Kilitledim kendimi sensizliğin zındanına…
Mazgallarından bakıyorum şehrin meydanına..
Meydanda bir darağacı…
Asmışlar darağacına özgürlüğümdeki “ben”i…
Tutsaklığım ölmüyor …nerdesin ?…

Cesedim kendini intihar’a vurmuş Yunus şimdi…
Gel teşhis et beni…
Bak …aşkıma şahit ol…
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 25-11-2007, 00:30
Ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1

Susuyorum En Çöl Yanımla...

Üç duvar,bir kapı ve bir pencere dışında hiçbirşeyim yok artık
Gece çatışmalarından kalma sorular taşıyorum sabaha…
Hiç bir şeyle her şeyin o ince şizofrenik çizgisinde kaybediyorum kendimi…
Ne vakit güne açılsa sorulara yenilmiş gözlerim;
Yaralarım kaldığı yerden karşılıyor beni…

Günlerdir bir adam peydahlanmış baktığım aynalarda…
Kaç gündür aynı giysileri giyiniyor
Yüzünde kirlenmiş sakalları ve sigaradan sararmış parmaklarıyla,
el değmemiş yalnızlıklara iteliyor beni…Kim bu adam ?
Yüzüne öyle bir keder yerleşmiş ki,acısıyla korkutuyor beni…
Bırakıyorum aynalara bakmayı…

Beni anla(ya)madığım cümlelerle vurdular…
deli gömleği giydirdiler düşlerime…
Ne söylesem sıradışı ve aykırı sayıldı yazılarımda…
Oysa gittikçe üşüyen bu dünyada paylaşılan ateşler yakmaktı amacım…
Ama deli gömleği giydirdiler düşlerime…

Buza kesmiş tepelerden (d)üşüyorum;
İki kere birden,düşüyorum…Bir kalıyorum…
Bak/ın neye benziyorum şimdi ?
Tek kişilik bir Aşk’ın temposuz tınısını taşıyorum kanımda…
Gecelerine süngüler dayatılıyor şiirlerimin…
Sonra ne istediğini bilmez cahil sevdalar yoruyor beni…

Ağlamaya yer arıyor gözlerim…
İçimdeki çığlıklarım lav olup çarpıyor zulmün duvarlarına…
Kocaman yer daracık geliyor bana,yeminlerimi bozuyorum yine…
Susuyorum en çöl yanımla…
(g)izliyorum sessizce bu hüzünlü matemi
ve o rezil acı gelip çörekleniyor gözlerime…

Oysa hayat ne fısıldadıysa kulağıma;Uyup ritmine öyle çık(mış)tım yola…
Düşe-kalka..Bata-çıka…yana-döne..

Yinede her şeyin acısını bir gülümsemeyle siliyorum…
Sevgim infaz ediyor dilimdeki öfkeyi…
Biriken cümleleri yutuyorum her defasında…
Cenderelerden süzüyorum direncimi…
Hangi acı denenmedi ki bende !…

Bütün sözcükleri yüzleştirmişim ateşle,yok verilecek hesabım…
Bıkmışım çığırından çıkmış kabuslara uyuyanlardan…
Korkunun ecele saygısını taşımıyorum koynumda…
Hadi çıksın saklandığı yerden hortlasın ölüm…
Nasılsa yüreğe yazılmayan kolay silinir…

Dumanı olmayan ateşler icat ettim,kimse bilmesin diye yangınlarımı…
Temize çektim tüm yenilgilerimi..Şimdi susuyorum en çöl yanımla…

Şairim konuşuyor:“Aşk’a,Rüzgara,Ayrılığa,Zaman’a …EYVALLAH…”
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 22:13
Ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1

Sussam Uzar Çığlıklarım...

Direncimin incelen yerlerinden sızan,
imlasız sözcüklerin sıra dışı bakışlarıyım…
Yazsam “BEN” keserim…Sussam uzar çığlıklarım…
İçimdeki Maltaların kuytu bölmelerinden sızıp ,
yüzümde gülümsemeye dönüşen bir tattın sen…
Boynuma takıp atkı niyetine yar gülüşlü sözlerini,
her gece ayazları adımladığım voltalarımdın…
İki sigara arası zamanın gittikçe azalan arsızlığında,
dolana dolana tutunuyorum uçurumlarına…
Oysa ben aldırmadan duvarların karasına.
beyaz ‘a sevdalanmıştım sırf sen geleceksin diye…
şimdi siyah beyaz resim hırçınlığıyla ,
kan damlıyor,gizimdeki dipsiz kuyuya…

Ah yüreğim ! ne diye öykündün sanki Yusuf’a..
bak hayıra yorulmadı düşlerin…
Kimse anlamaz duvara çizdiğin resimleri,
kendini ören yosundan başka…
Soğuk yağmurlarda sensiz sığınıyorum saçaklara..
Her yanım yapış yapış…
Uzun ağrılı yürüyüşlerle geçiyorum içimin kanlı yollarını…
Tırnaklarımla kanatıyorum kırılgan tümcelerimi
sensizliğin duvarlarına…

Ve mutlak bir sesle söylüyorum:

“BENİM BU KANLA SULANMIŞ ,
İHANETLERLE BESLENMİŞ.
SAHTE GÜLÜŞLÜ TOPRAKLARDA MEZARIM YOK”

En çokta sırtıma saplanan hançerli gidişlerin
öyküsüne büründüm..
Duvar dibine sıkıştırılmış hayatımın çığlıklarına ,
müstehzi bakışlı yalan ağlamalar yordu yüreğimi..
İçeriye havasızlık sızıyor…Nefes almayı dene ömrüm …
Boğulursun ihanetin uzağında…

Bilirim geçmişimdendir sanıklığım..
(s)aklayamazsın suçlarımı…
Bu yüzden ne yazsam “BEN” keserim…
Bu menfur cinayeti sen işledin..
sonrada intihar süsü verdin..
Ama her cinayet bir el bulur kendine ve her ölü bir mezar…
İşte bu yüzden mutlak bir sesle yine söylüyorum…

“BENİM BU YALANLARLA SULANMIŞ,
İHANETLERLE BESLENMİŞ,
SAHTE GÜLÜŞLÜ TOPRAKLARDA MEZARIM YOK…
YAKIN CESEDİMİ !...
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 17-12-2007, 22:21
Ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1

Geçtiğim Yollar Dürüldü...

Bile bile geldim ben bu uçurumun kıyısına…
Geçtiğim yollar dürüldü…Dönüş yok artık….
Şimdi seni beklemek sevmekten daha zor…
Tek başına tecrit kokusu satırlarımda…
Hangi imlasına dokunsam kelimelerin,
kesik bir kol gibi önüme düşüyor yalnızlığım…
Kan tutuyor geceyi…

Şehirlerarası bir Aşk’a sız(l)ıyorum gecenin kör vakitlerinde…
Beni sana getirmeyen yolculukların,
griye kesmiş peronlarında molasız hüzün sendromları
çörekleniyor göğsümün sol cenahına…
Yaralarımı nasırlaştırma çabasındayken;
Yokluğun yeni neşter kesikleri ekliyor tenime…
Saçlarmı al parmaklarının arasına sevdiğim,
Hırçın yangınların tarasın yağmurda ıslaklığımı…

Tabut çivileriyle mıhlandığım seyirsiz yollardayım…
Güneşe dönük yüzüm kavruk yangınlarda (p)alazlanıyor yokluğunda…
Yine ağlak bir çocuk bağdaş kurmuş
oturuyor kançanağı gözlerimde…

Acımasızlaştıkça hayat;
Anarşist cümleler biriktiriyorum dilimde…
Yine suçlarıma benzin döküp kibrit çakıyorum…
suçluyum…

Sorguya çekiyor düşlerim beni…
Akla hayale gelmedik metodlarla sinsi işkenceler yapılıyor düşüncelerime… gözlerim bağlı…karanlığım…
Bileklerim ters kelepçe hareketsizliğinde,
Sinirli tavırlar geziniyor etrafımda…
Üstü başı küfür kokan bir rüzgar devralıyor geceyi…
Uzadıkça uzuyor cüzzamlı kimsesizliğim…
Dışarı atıyorum kendimi…

Yol boyu ıslak kaldırımlar…
Fahişeler ve dumancıların yaşlı özlemleri yansıyor yüzüme…
Sırtımda yumurta küfesi,yorgun adımlarım…
Düşsem bin parça olur beklentilerim…
Korkuyorum…
Selam vermeden geçiyorum kaldırımları…
Yine on adımda bir duraksıyor yürüyüşlerim…
Kendime kaçıyorum…

Her sabah uyandığımda yolunu şaşırmış bir çığlık
çörekleniyor ayaklarıma,
kuşatılmış penceremden dışarı çıkarıp dudaklarımı,
acılarımı öpüyorum
Usulca sessiz ve hırsız adımlarla geçiyorum
şehrimin karmaşık sokaklarını..
sokaklar kaygılarını dikenli sözlere bırakmış insanlarla dolu..
kendimi bulmaca oynuyorum...

Hükmüm ağır bilirim;
Şiddeti ölçeksiz bu depremin...
Hüzün vurdukça yüzüme tütün sarıyorum...
Nikotin sarısı ellerim…
Acılarıma tuz basıyorum kalbimin terazisinde
haksızlık olmasın hiç bir yarama diye...

Boynumda bir ilmek olsa da şimdi yaşamak ağrısı ...
Yine de içim ünlem kaçakları...
Parantez içlerinde erteliyorum Aşk’a dair infazları...
yaşamımı cenderelerden süzüyorum,
yazarak alıyorum yaşamdan alacağımı…
öderim bu bedelleri de direncimle...
Eğer bir şairle sevişerek ödendiyse...
HASAN KARADENİZ
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 08-03-2008, 00:44
Ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1

Tutsak...

Yokluğun soğuk bir savaş gönlümde…
Seni beklemekten vazgeçiyorum…
Uzayan tutsaklığımda,dalgalanan esaret bayrağının altında,
dökülen kanda boğuluyor gülüşlerim…
Üzerine çığ düşmüş beklentilerimin hareketsizliğinde,
umutlarımı birbirine çatıp duruyorum…
Kalemimde ölü şairlerden hırsızlama harflerle,
tekil cümleler kuruyorum acılarla uyumlu…
Saçlarımda kelepçesi hükümlü rüzgar…savruluyorum…

Yine dalgın gemiler geçiyor ıslak gözlerimden…
Gün yüzünü dönerken geceye,
düştüğüm tepelerine yeniden tırmanıyorum ,
kendi mazoşist duygularımla…
Herkes uyurken düşlerine,
ben sevilmediğimin altını çiziyorum,
parantezi bol satır aralarında..
Çizdikçe çoğalıyor yalnızlığım…

Yine dalgın gemiler geçiyor ıslak gözlerimden…
Senin için bir dalgınlık daha tutuyorum aklımdan…
nikotine kesmiş verem kokulu odamda;
( d )alıyorum bir fincan kahveyle sensizliği,
kırk yıl kalasın diye hatırımda…
Hüzünlü yaz( g )ılar baskı kurarken sürgün yanlarıma,
Tenimde unuttuğun yangınlarda ısınıyor sözlerimin sahte sahipleri…

Oysa sana ( k )aralamıştım tüm bildiklerimi..
Kararlı yürüyüşlerde ıslıkla çalınan marşlara eşlik etmiştim,
aldırmadan tel örgülerin yırtıcılığına…
yeni bir ülke kurar gibi anlatmıştım umutlarımı…
Şimdi kararlı adımlarıma yılgınlık dayatan sevdanın sus işaretiyim…
kimse bilmez kederden kanayan ,ağır yalnızlığımı…
Acıların ağır abisi demiştin bana…
kim hesaplayabilir ki gönül kırıklarımın hacmini…
Kıldan ince hasretimin keskinliği
ve atomdan ağır sevdamın yok edici yakıcılığında,
bir ben biliyorum gecelerin bitimsiz uzunluğunu…

Yazmakla tamamlayamıyorum kendimi…
Bana bile kendini anlatamamış ben’i anlatıyorum sana…
Olur da anlam bulurum diye yüreğinde…Anla(ya)mıyorsun…
Bu yüzden seni beklemekten vazgeçiyorum…

Sus-konuş vardiyalarında,sinsi ağrılar çörekleniyor
göğsümün sol cenahına…
Ve duman çöküyor bu yüze duman…
İçimde ayaklanan en militan duygularımı kelepçelesem;
Bu aşk terörden kurtulur mu ?
Bu büyük yıkımdan ağrısız günler çıkarmı?…
Çıkmazındayım işte !...
Bu yüzden seni beklemekten vazgeçiyorum…

Artık çek işvebaz bakışlarını gözlerimden…
Sesini sesimin üstüne koyma …
Ya öldür beni ! Ya da yaralı bırak sevni sevmeler ülkesinde…
Vazgeçmekten başka işim kalmadı benim…

İçi doldurulamamış bir sevdanın
Boşluğunda Seni Kaybettim...

(d)arlandım…Katı bir “ES” le bitti bu şarkı…Susuyorum…






HASAN KARADENIZ
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 08-03-2008, 00:58
Ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1

Ne Kahraman Oldum Giderken... Ne de Onun Oldum Kaldığımda...

Bitimsiz bir (ç)ağrıdır şimdi,gecenin karanlığına haykırdığım…
(s)olgun cümlelerimde ağır yaralı kalmış,
hicran iniltili bayat intiharlarım…
Hırsını alamadağım öfke kanamalı gidişler,
ne kadar yoklasa da sabrımın sınırlarını,
kavga makamında türkülere eşlik ediyorum yakılmış sesimle…
Yalandan yapılmış sahnelerde,tüm replikleri gerçek bir oyunun
unutulmayacak karelerini canlandırıyorum…
Korkuyorum yıkıldığım günlere çentik atar diye ,
sabırsız arzularım…
Bu yüzden kaldırmıyorum kabuğunu neşter kesiği yaralarımın…


susuyorum soluğuna gece;
Boğazıma tükürülen karanlıklarında
sessiz düşüyorum yaralarıma…
Yavan düş/ler çiziyorum yüzüme…
dünlerden bozma eksikliğim, eskiyor Yalnızlığıma…
hüzün hükmünü yemiş ifadesizliğim,
Kentsizliğime diz üstü düşüyor…
Yol heybeme ilişiyor bir parça nedamet daha…
Uykusuzluğum bölünüyor korkularıma…


Kırılmış aşk parçaları serili gecenin karanlığına…
Çabucak gelen baskın bir ayazdı yalnızlık…
Çıplağım,ardışık acıların kuşatmasında…
Giyinemedim kelimelerin sıcak anlamlarını üzerime..
Adımlarımda ağır bir yürüyüşün sızısı
ve bu sızıyı kemiren hırçın cümlelerim var…
“Mah/pustayım”


Pustum bil/e/meden gizime;
Az’almış yanlarıma birikiyor devrik tanımsızlığım…
Kaçışlarıma yazılıyor dilsizliğim küfür tadında…
Kaçıyorum adımlarım yettiğince…
Kaç adım kaldımsa geriye,kaç ad kaldımsa kendime…
Yollarım içime uzuyor yine…azılı intiharlar soluk kesiliyor yüzüme…
Zaman/sızım eski bir şiir tadında gülüşlere…


Ardıma bakmaya korkar oldu gözlerim…
Gelecek zamana çekiyorum tüm fiilleri…
Anlamını yitirmiş ne varsa kalemimden sızan,
Üstü başı par(ç)alanmış bir ezginin nakaratına yazdırıyor kendini…


Tanık varım boy veren ihanetlere…
Bakışlarıma bilenen yanılgılarım alev tadında telaşlı…
Veballerim nadasa bırakılı…
Tarihi eksi arşivi geniş yalnızlıklara, kimliksizliğim yazılı…


Cılız bir umudu uyandırıyorum her sabah…
Alt noktası yüreğim olan ünlem işaretleriyle
(k)aralıyorum kaygılarımın sayfalarını…
Çengelleri içiçe geçmiş soruların,
üç noktayla son bulan çelişkili cevaplarında
kaybediyorum anlama yetimi…

“Anlam/sızım…”


Vurdum sabrı elime;
Kızıl kan içiyorum dilime…Sesime yankı bulan kırk ikindi ezalar dimağıma sorguda…
Şahadete durmuş minarelerde seslenirken sonum ,
Son sela dem vuruyor üstüme…
Vakitsiz seriliyor kara kefenler bedenime…


Yine öfkeyle bileniyorum,haldan bilmez kahpe yalanların,
kedere isyan sözlerine…
Sabah ezanıyla uyanıp,kirli seccadelere
sahte yüzlerini süren yalan bakışların,
iğrençliğinde kaybediyorum inancımı…

“BİR İNSAN BU KADAR EKSİLEBİLİR Mİ ?”


Usul usul çekiyorum kendimi alfabesizliğime…
Saklıyorum ima edemediğim sözlerimi üç noktalar ardına…
İmhasız öfkelere taşıyorum ikametsizliğimi…
Elemlere göç eyleyen ruhum direniyor ünlemlere…
Tövbeler akıyor sesime…Aklıma düşüyorum birden…
An’sız kalıyorum adıma kesilen hükümlere…İthaf düşüyorum adımın yıkımına…


Eksiğim…
NE KAHRAMAN OLABİLDİM GİDERKEN…
NEDE ONUN OLDUM KALDIĞIMDA…
Zaten ben hiç baş edemedim ki ;
Kanser gibi hücrelerime yayılan
sevimsiz cümlelerin öfke dayatan faşizanlığıyla…
Dumandan kapkara “F” tipi odamın duvarlarına afişliyorum direncimi…

“Kahrolsun (Hain Bu) Sevda”


Boğ/az’ıma kadar battım infazlara…
Doldum içi küf birikintili düş odalarına…
Düştün yanıma ölüm b/akışında…
Zamansız geldim kendime yanılgı t/adında…
Ve yangın oldum kentimin yalınsızlığına ,yanıldığım yanımla…

NE KAHRAMAN OLABİLDİM GİDERKEN…
NEDE ONUN OLDUM KALDIĞIMDA…



Kırmızı satırlar : Hasan KARADENİZ
Mavi satırlar :Şule İDİZ

Konu Ebruli tarafından (08-03-2008 Saat 01:06 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 08-03-2008, 01:05
Ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1

Ölümcül Sözler Bunlar... Yaşatamadım...

Bu gece göğsümden kan sızıyorum…
Fitili ateşlenmiş ,tahrip gücü yüksek bir veda havasında,yüreğimin iklimi…
Tabut çivileriyle mıhlandığım bir yolda
Sesini duyuyorum gün ve gece cakışmasının…
Yıldırımlar düşüyor alın çatıma ,sabah ezanlarıyla…
Dar bir odada,gürültüyle kapanan demir kapıların ,paslı ağırlığı çöreklenmiş üstüme…
Dağladım uysal hücrelerimi,dokunmayın bana…
Küskün bir ay dokunmuş,imlası bozuk alfabeme…
Kendi devrilmişliğime ,devrik cümleler tüketiyorum…
Cinayet süsü verilmiş intiharlar tasarlıyorum zihnimde..
Git gide ağırlaşan hükümlülüğüme,ağırlaşmış müebbetler ekliyorum.
Ateşe verilmiş barikatlar kuruyorum,tımarhaneye dönüşmüş odamın kapısına.dokunmayın bana..ölümcül bu sevda
Kirpiklerimde ağırlaşan tuzlu suların gel-git leriyle uzanıyorum taş uykulara…
Sıçrayarak uyanıyorum sensizlikte…

"söyle hangi durağa yaslanmaktasın.."

Aşk’a son ayaklanışımızda bulduğumuz o şiir,kanayarak dökülüyor şimdi dudaklarımdan…
Gönlüm bomboş bir savaş alanı ,yağmaladığım kadar yağmalanıyorum..

Bu gece göğsümden kan sızıyorum…
Tam şuramda,sol yanımda kaldı parmak izin…Keskin bir ışıkla gölgelendirdiğim gözlerini unutmadım…Bende kaldı işvebaz bakışların…Yeni sökülmüş bir tırnak acısı kadar sinsi bir ağrının koynundayım…
Uykusuzluk nöbetlerinin azdırdığı ,uyuyamam nöbetlerinde;
İçimdeki öfkenin yıldırımlarıyla yanıyor ormanlarca yeşil ağaçlarım…

“söyle hangi kapının eşiğindesin”

Sancılı bir sevinci yeni toplamışken daha,kapkara hüzünler yerleşti içime…
oysa hesapsızca başlamıştım içimdekileri dökmeye.
Uzaktan başlamıştım çırpmaya ellerimi…

“söyle hangi yolculuğun başındasın”

Kaç kere bağırdım arkandan…yoktun…
O günden sonra bende sustum…
Şimdi ya vazgeçip düşeceğim bakışlarından,
Ya da asacağım kendimi kirpiklerinin darağacına…

Ahh yüreğim …
Ala bir taysın daha..boş sözlere köpürüyor harflerin…
Yeter… doğ artık yeniden…vaktidir kendine rücu etmenin…
Öksür ve kekele …ve kus içinden öfkeni…
Ah deli Yüreğim;
Ölümcül sözler bunlar…yaşatamadım hiçbirini..
Çok kirlendik..kirlidir aşk…

Hasan Karadeniz...
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 08-03-2008, 01:13
Ebruli - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yitikmavi
 
Üyelik Tarihi: 18-10-2007
Mesajlar: 1,744
Blog Başlıkları: 1

Sen Şimdi Anlamını Yitirmiş Bir Bildiri...

Sen şimdi anlamını yitirmiş bir bildirinin;
boş bir odada gizlice yakılışı gibi,
geçip gittin yaşamımdan..
Geride yoksul ve muhacir bir söylenti kaldı...

Biliyorum;
Cesaretimin çılgınlığı aldattı beni...
Sevdana koşarken duyduğum yalancı tezahüratların,
faka bastırdı gözlerimi..Karanlığaymış düş(üş)üm...
Şimdi el yordamıyla arıyorum geldiğim yönü..
Nerde özgür düşlerin...sıcak gülüşlerin...
Tenine bilendiğim sen değilsin..
Kaporası ödenmiş bir aşkın; Piç kalmış yalnızlıklarında,
ölüm haberleriyle kamburlaşmış sırtıma,
yalan methiyeler dizen dudaklarını,
boğazımdaki neşter izlerine eş tutuyorum..

Beynimi kaldırmıyor başım...
Üşümüyor ayaklarım artık...Soğudum ,kaskatıyım...
Ahh ! şimdi bir İstanbul lodosu döve döve alsa içeri beni,
eritse buza kesmiş yüreğimi...

Ama düşmüşüm kayıtlarımı hayatından...
Ve andolsun ki yırtacağım dönüş takvimimi..
Saatlerin yelkovanına ,akrebi sokturacağım..
Biriktiricisi değilim aşkların...
Ey aşkım ;
Kanatlarınızdasınız işte,hadi şimdi uçun yollarınıza..
Yeterince büyüdünüz...

Dişlerim sıkılmış içim gibi ...Dönüyorum on adımda bir..
Kurşunlanmış düşlerimin yoksulluğunda yalnız...
Kalanları da ben kovaladım..
Kimse bilmez duvar yıkılmış üstüme..
Gece yarıları uykum kollarımda cansız...
Bir odada kapkara duvarda,tozlu kalın yasa ciltleri arasında kayboldum...

"BULUN BENİM NOTAMI !...HANGİ ŞARKIDAYDI ?...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
hasan, karadeniz


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Hasan Hüseyin Korkmazgil fenasi Biyografiler 20 13-04-2008 12:27
karadeniz de coca cola kampanyası... jezabel Geyik Mevzular 7 23-11-2007 19:29


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:47 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info