Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Kültür & Sanat > Edebi Mevzular > Şiirler



Şiirlik

Şiirler içerisinde Şiirlik konusu: UZAK DEĞİL Çaresizlik akşamında düşünülmüş Bakıp bakıp kör pencereden Bir yudum suyun bir soluk havanın Sudan da havadan da üstün dost yüzünün özleminde Alıp başımı gitmek. Atsız arabasız Alıp başımı ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #91 (permalink)  
Alt 20-03-2008, 12:20
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 3,686



UZAK DEĞİL


Çaresizlik akşamında düşünülmüş
Bakıp bakıp kör pencereden
Bir yudum suyun bir soluk havanın
Sudan da havadan da üstün dost yüzünün özleminde
Alıp başımı gitmek. Atsız arabasız
Alıp başımı düşlerin çıkmazından
Karışmak taşa toprağa. Yolculuk…

Rıfat Ilgaz


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #92 (permalink)  
Alt 21-03-2008, 16:07
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 3,686


KARDA İZLER


Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni ki dünya
Uğuldayıp duran bir uçurum değil miydi zaten

Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün

Adımı yazıyorum kar üstüne ve ıslığını çığlık
Gibi incelterek yetişiyor ardımdaki tipi bana
Siliyor adımı bir dal kırarak çam ormanından

Geçmişim kar sessizliğiyle özetleniyor artık
Anılarım buz tutmuştur aşklarım kar yangını
Ömrüm parmak uçlarımda eriyen bir kar tanesi

Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün

Kar yağıyorken milyon bekerel hüzün yağıyordur
Derim ki kar ve hüzün bir aşkın seyir defteridir
Yolculuklar ve ayrılıklarla anlatılabilir ancak

Karda izler bırakıyorum avcılar peşime düşsün
Bir uçurum kıyısında vursunlar beni,vursunlar
Bir kahkahayla çekip giderim karlı ovalardan

Şairler vurulmalıdır,hayat yakışmıyor onlara

Ahmet Telli



ave maria..


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #93 (permalink)  
Alt 21-03-2008, 16:32
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 3,686


Sokak

Gölgede yürüyorum ve takılıp düşüyorum
Sonra kalkıyorum, sessiz taşların ve kuru yaprakların üzerinden
görünmez ayaklarımla yürüyorum
Çok yakınımda biri de aynı yaprakların üstünden geçiyor
Yavaşlayıp durursam o da duruyor
Koşarsam, o da koşuyor.
Geriye dönüp bakıyorum. Kimse yok!
Bütün sokak karanlık ve çıkış yok.
Dönüp durduğum halde, kaçamıyorum.
Hep aynı sokaktayım,
Kimsenin beni beklemediği, kimsenin takip etmediği,
Takip ettiğim adamın takılıp düştüğü ve
Kalkıp beni gördüğünde, "Kimse yok!" dediği sokak.

Octavia Paz


Dilsizler bana danışır
kelebeklerin aklı benim..
benim adım ebruli biraz gerçek biraz hülya


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #94 (permalink)  
Alt 25-03-2008, 01:43
.
 
Üyelik Tarihi: 17-03-2008
Nerden: İstanbul
Yaş: 32
Mesajlar: 31

de gülüm! De ki: ela bir günde geleceğim
istanbul darmadağın olacak, saçlarım
darmadağın. Hepsi, darmadağın!
üzülme gülüm! Toparlanacağız, birlikte,
ayağa da kalkacağız, yürüyeceğiz de gülüm
hem de çelikten toprağını dele dele hayatın!


de gülüm! De ki: bitmiştir umut, bitmiştir
sevgi, bitmiştir güven!
güven bana gülüm!
sana bitmemişliği öğretecek, tattıracaktır
hasretten-hakikaten-ten değiştiren yüzüm!

göreceksin gülüm! Bekle!
hırslarımız, acılarımız gitgide ihanetlere
hainlere, ezilmelere alışacak..
göreceksin-sevinçten ağlayacaksın gülüm-ki
işte o vakit bana-doğrudur!-
şair olmak, seni sevmek pek çok yakışacak!


bak! şiirler var, mektuplar var, çocuklar var,
sokaklar var, kediler!
inan bana gülüm, ölüm yok bir tek! ölüm yok bize!
ölüm inananlar için sessizce
kara kapli kitaplardan çıkartılacak..
göreceksin gülüm! Bekle! Göreceksin!
artık hiçbir insan, hiçbir kavga ve hiçbirimiz
bu dünyada, yapayalnız, umarsız kalmayacak!

KÜÇÜK İSKENDER


Hicbir sey hayat kadar sasirtici olamaz. Yazi haric. Evet tabii, tek teselli yazi haric.. (Orhan Pamuk-Kara Kitap)
Alıntı ile Cevapla
  #95 (permalink)  
Alt 29-03-2008, 22:54
laqrma - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
.b/s/en s/b/enim
 
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Nerden: Hiçbiryer
Mesajlar: 494

Ariadne'nin Yakınması

Kim ısıtır, kim sever beni daha?
Sıcak eller uzatın bana!
Yürek mangalları uzatın bana!
Vurulup düşürülmüş çırpına çırpına,
can çekişenler gibi, ayakları ovuşturulan,
sarsılmışım, ah! Bilinmeyen ateşlerle yana yana,
sen peşimdesin, ey Düşünce!
Adlandırılamaz! Açıklanamaz! İğrenç!
Sen, ey bulutların ardındaki avcı!
Yerle bir olmuşum senin şimşeklerinle,
sen alaycı göz, dikmişin gözünü bana karanlıklardan!
Yatıyorum öyle,
kıvrılarak, çırpınarak, işkencesiyle
bütün sonsuz ezaların,
vurdun beni
sen ey zalim avcı,
sen ey tanınmaz - T a n r ı...
ur, daha derine vur!
Bir kez daha, haydi vur!
Kopar, parçala bu yüreği!
Niye bu işkence
körelmiş oklarla?
Neye göz koydun böyle,
usanmadın mı bu insan işkencesinden,
acı vermekten haz duyan Tanrı şimşeği gözlerle?
Öldürmek değil istediğin,
yalnızca eziyet, eziyet etmek mi?
Bana - niye eziyet ediyorsun,
sen, ey acı vermekten haz duyan tanınmaz Tanrı?

Ha ha!
Usul usul sokuluyorsun
böylesi gece yarısında? ...
Ne istiyorsun?
Konuş!
Üstüme geliyorsun, sıkıştırıyorsun beni,
Ha! Çok yaklaştın yanıma!
Soluğumu duyuyorsun,
yüreğimi dinliyorsun,
kıskanç seni!
- neden kıskanıyorsun beni?
Git! Defol!
O merdiven de niye?
İçeri mi girmek istiyorsun,
yüreğime tırmanmak,
en mahrem
düşüncelerime tırmanmak?
Utanmaz! Tanınmaz! Hırsız!
Ne çalmak istiyorsun?
Ne gözetlemek istiyorsun?
Ne işkencesi etmek istiyorsun?
Sen ey işkenceci!
sen - Cellat - Tanrı!
Yoksa köpek gibi,
taklalar mı ataydım karşında?
teslim mi olaydım, kendimden geçerek
sevginle - sırnaşarak?

Boşuna!
Sürdür batırmanı!
Zalim diken!
köpek değilim - avınım yalnızca senin,
zalim avcı!
en gururlu esirinim,
en ey bulutların ardındaki haydut...
Konuş artık!
Ey şimşeklerin ardına gizlenen! Tanınmaz! konuş!
Ne istiyorsun, ey Eşkiya... b e n d e n?

Nasıl?
Fidye mi?
Ne istiyorsun fidye diye?
Çok iste - böylesi yaraşır gururuma!
ve az konuş - böylesi yaraşır öteki gururuma!

Ha ha!
Beni - istiyorsun ha? beni?
herşeyimle beni? ...
Ha ha!
Ve işkence ediyorsun bana, delisin ya işte,
gururumu kırıyorsun işkencenle?
S e v g i ver bana - kim ısıtır ki beni daha?
kim sever ki beni daha?
sıcak eller uzat bana,
yürek mangalları uzat bana,
bana, yalnızların en yalnızına,
buzunu ver ah! yedi kat donmuş buz,
düşmanları bile
düşmanları özlemeyi öğreten,
ver, evet, teslim et,
ey zalim düşman
bana - k e n d i n i!

Kaçıyor!
Bu kez o kaçıyor,
tek yoldaşım,
en büyük düşmanım, tanınmazım benim,
Cellat-Tanrım benim! ...

Hayır!
gel geri!
bütün işkencelerinle birlikte geri gel!
Bütün gözyaşlarım
sana akıyor,
yüreğimin son alevi
seni aydınlatıyor.
Gel, geri gel,
tanınmaz Tanrım! A c ı m benim!

son mutluluğum benim! ...


_Nietzsche_



"Homo sum: humani nihil a me alienum puto.."

-Terentius-

--

.gölge'li_\
Alıntı ile Cevapla
  #96 (permalink)  
Alt 25-04-2008, 14:01
Lilith - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Gözüm apla...
 
Üyelik Tarihi: 31-07-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 31
Mesajlar: 3,686




HÜZNÜN KUŞLARI


ben bütün hüzünleri denemişim kendimde
canımla besliyorum şu hüznün kuşlarını
bir bir denemişim bütün kelimeleri
yeni sözler buldum seni görmeyeli

kuliste yarasını saran soytarı gibi
seni görmeyeli
kasketim eğip üstüne acılarımın
sen yüzüne sürgün olduğum kadın
kardeşim olan gözlerini unutmadım
çık gel bir kez daha beni bozguna uğrat

sen tutar kendini incecik sevdirirdin
bir umuttum bir misillemeydin yalnızlığa
şanssızım diyemem kendi payıma
hain bir aşk bu kökü dışarda
olur böyle şeyler ara sıra
olur ara sıra


Cemal Süreyya


Ağzımda Bal Gibi Tatlı Bir Türkü.
Bir İner Bir Çıkarım Bu Yokuşu
Alıntı ile Cevapla
  #97 (permalink)  
Alt 03-05-2008, 15:37
hayalci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mecbur...
 
Üyelik Tarihi: 30-04-2008
Yaş: 28
Mesajlar: 40

veda
rüyalarına geleceğim bazen
beklenmedik bir konuk gibi uzaktan.
sokakta bırakma beni
kapıyı sürgüleme üstümden.
usulca geleceğim.oturacağım ses çıkarmadan
gözlerimi dikeceğim seni görmek için karanlıkta
sana bakmaya doyunca
bir öpücük konduracak ve çıkıp gideceğim.

nikola vaptsarov
Alıntı ile Cevapla
  #98 (permalink)  
Alt 03-05-2008, 18:44
paryoşa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 31-12-2007
Yaş: 21
Mesajlar: 135
Blog Başlıkları: 5

KİM ÖZLERDİ AVUÇ İÇLERİNİN KOKUSUNU

O kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar
bırakılmasaydı eğer.

Dayanılması o kadar da zor değildir,
büyük ayrılıklar bile, en güzel yerde başlatılsaydı eğer.

Utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer.

Yüz kızartıcı bir suç değildir hırsızlık,
çalınan birinin kalbiyse eğer.

Korkulacak bir yanı yoktur aşkların,
insan bütün derilerden soyunabilseydi eğer.

O kadar da yürek burkmazdı alışılmış bir ses,
hiçbir zaman duyulmasaydı eğer.

Daha çabuk unutulurdu belki su sızdırmayan sarılmalar,
kara sevdayla sarıp sarmalanmasalardı eğer.

Belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine delice bakmasalardı eğer.

Çabuk unutulurdu ıslak bir öpücüğün yakıcı tadı
belki de,
kalp, göğüs kafesine o kadar yüklenmeseydi eğer.

Yerini başka şeyler alabilirdi uzun gece
sohbetlerinin,
son sigara yudum yudum paylaşılmasaydı eğer.

Düşlere bile kar yağmazdı hiçbir zaman,
meydan savaşlarında korkular, aşkı ağır
yaralamasaydı eğer.

Su gibi akıp geçerdi hiç geçmeyecekmiş gibi duran zaman,
beklemeye değecek olan gelecekse sonunda eğer.

Rengi bile solardı düşlerdeki saçların zamanla,
tanımsız kokuları yastıklara yapışıp kalmasaydı eğer.

O büyük, o görkemli son, ölüm bile anlamını yitirirdi,
yaşanılası her şey yaşanmış olsaydı eğer.

O kadar da çekilmez olmazdı yalnızlıklar,
son umut ışığı da sönmemiş olsaydı eğer.

Bu kadar da ısıtmazdı belki de bahar güneşleri,
her kaybedişin ardından hayat yeniden başlamasaydı eğer.

Kahvaltıdan da önce sigaraya sarılmak şart olmazdı belki de,
dev bir özlem dalgası meydan okumasaydı eğer.

Anılarda kalırdı belki de zamanla ince bel,
namussuz çay bile ince belli bardaktan verilmeseydi eğer.

Uykusuzluklar yıkıp geçmezdi, kısacık kestirmelerin ardından,
dokunulası ipekten bir o kadar uzakta olmasaydı eğer.

Issız bir yuva bile cennete dönüşebilirdi belki de,
sıcak bir gülüşle ısıtılsaydı eğer.

Yoksul düşmezdi yıllanmış şarap tadındaki şiirler böylesine,
kulağına okunacak biri olsaydı eğer.

İnanmak mümkün olmazdı her aşkın bağrında bir
ayrılık gizlendiğine
belki de, kartvizitinde "onca ayrılığın birinci
dereceden failidir"
denmeseydi eğer.

Gerçekten boynunu bükmezdi papatyalar,
ihanetinden onlar da payını almasaydı eğer.

Issızlığa teslim olmazdı sahiller,
kendi belirsiz sahillerinde amaçsız gezintilerle
avunmaya kalkmamış olsaydın eğer.

Sen gittikten sonra yalnız kalacağım.
Yalnız kalmaktan korkmuyorum da, ya canım ellerini
tutmak isterse...

Evet Sevgili,
Kim özlerdi avuç içlerinin ter kokusunu, kim
uzanmak isterdi ince parmaklarına,
mazilerinde görkemli bir yaşanmışlığa tanıklık
etmiş olmasalardı eğer!!

Can Yücel


kendini bulacaktı bir zaman ve hiç yok olmayacakmışçasına akacaktı sonsuzluğa...
Alıntı ile Cevapla
  #99 (permalink)  
Alt 07-05-2008, 22:49
hayalci - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
mecbur...
 
Üyelik Tarihi: 30-04-2008
Yaş: 28
Mesajlar: 40

bir süre sonra

bir süre sonra, bir eli tutmakla
bir ruhu zincirlemek arasındaki ince farkı öğrenirsin
ve aşkın yaşlanmak, birlikte olmanın da
güvende olmak anlamına gelmediğini öğrenirsin
ve öpücüklerin sözleşme ve hediyelerin de vaat olmadığını öğrenmeye başlarsın
ve yenilgileri başın dik ve gözlerin açık karşılamaya başlarsın
bir çocuğun üzüntüsü ile değil, bir yetişkinin zerafeti ile
ve herşeyi bugünü düşünerek yapmayı da öğrenirsin
çünkü yarın ile ilgili herşey belirsizdir.
bir süre sonra güneş ışığının yakıcı olduğunu öğrenirsin
eğer fazla maruz kalırsan.
bu yüzden, başka birisinin sana çiçek getirmesini beklemeden
kendi bahçeni yarat ve kendi ruhunu kendin süsle.
ve göreceksin ki dayanıklısın..
ve kuvvetlisin
ve değerlisin...

veronica a. shoffstall
Alıntı ile Cevapla
  #100 (permalink)  
Alt 08-05-2008, 16:36
companella - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 06-05-2008
Yaş: 27
Mesajlar: 15
Blog Başlıkları: 1

ne kadınlar sevdim zaten yoktular yağmur giyerlerdi sonbaharla bir azıcık okşasam sanki çocuktular bıraksam korkudan gözleri sislenir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir hayır sanmayın ki beni unuttular hala arasıra mektupları gelir gerçek değildiler birer umuttular eski bir şarkğ belki bir şiir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir yalnızlıklarımda elimden tuttular uzak fısıltıları içimi ürpertir sanki gökyüzünde bir buluttular nereye kayboldular şimdi kimbilir ne kadınlar sevdim zaten yoktular böyle bir sevmek görülmemiştir. Atilla ilhan
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
siirlik


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:03 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info