|
|
Fügen Ünal Şen...Şiirler içerisinde Fügen Ünal Şen... konusu: Him Bilmedim!...
Önce miydi, Sonra mıydı, Yağmur muydu?...
Sonra yağmur başladı... Serindi.
Denizin iyot kokusu, yosun kokusu, tuz kokusu,
çakıl taşlarının kum kokusu billur damlalarda toplanmıştı.
Yüzümü göğe kaldırdım.
Sonbaharın ...

17-05-2007, 15:50
|
|
|
Fügen Ünal Şen...
Him Bilmedim!...
Önce miydi, Sonra mıydı, Yağmur muydu?...
Sonra yağmur başladı... Serindi.
Denizin iyot kokusu, yosun kokusu, tuz kokusu,
çakıl taşlarının kum kokusu billur damlalarda toplanmıştı.
Yüzümü göğe kaldırdım.
Sonbaharın sarı yapraklarında nefeslenen
damlaların savruluşlarını seyrettim.
Damlalarda gökkuşağı kırılıyordu. Ya da ben öyle sandım.
Bir yağmur damlası gözümün tam içine düştü.
Acı duydum. O serin ıslaklık,
burgu gibi gözbebeğimden yüreğime kadar indi.
Gökkuşağı uzaklarda parça parça oldu.
Belki de olmadı, ben öyle sandım.
Saçlarım yüzüme yapışmıştı ve ellerim üşüdü birden.
Durup dururken sokağım yabancılaştı gözümde.
Telaşlandım, güvensiz hissettim kendimi.
Tüyleri ıslanmış, ıslanınca daha da siyahlaşmış,
sert ve uzun gagalı kargalar havalandı köşe başından.
Islak kanatlarının gürültüsü sonbaharın sessizliğinde yankılandı.
Belki de yankılanmadı, ben öyle sandım.
Yağmur gürültüsüzdü. Sadece yağıyordu.
Sakince ve sessizce. Ilık değildi hayır. Serindi.
Yavaş yavaş yağıyordu.
Yolun eğik bölümünde biriken suda zıplayan damlaları
saymaya kalktım. Bir, yedi, yirmiiki...
Suda yüzüm yansıdı.
Islak saçlı, yabancı bakışlı yüzüme bakakaldım.
Bir damla sudaki yüzümün üstüne düştü.
Gözümün çevresinde bir halka oluştu önce.
Sonra bir tane, bir tane daha...
Hızla çoğalan küçük halkalar yüzüme yayıldılar.
Onlar çoğaldıkça, karıştım. Ben karıştıkça halkalar çoğaldı.
Yağmur hızlandıkça her şey karıştı. İyot kokuyordu evet.
Denize gidemeyenlere, denizi getiriyordu.
Çocuksu bir hayal filizlendi yüreğimde aniden.
Herkese istediğini getiren yağmurlar,
rüzgârlar dolaştı durdu hayallerimde.
Kuşların renkli kanatlarında kırıldı bu kez gökkuşakları.
Yeni, hiç görülmemiş renkler uçuştu.
Mavi renk geldi avucuma kondu.
Sanki bir kuştu. Dokundum.
Küçüktü, sıcaktı ve yüreği telaşlı atıyordu.
Belki de atmıyordu, ben öyle sandım.
Yüzümü suda bıraktım.
Çocuksu hayalleri sokağımın başında.
Küçük ve başıboş adımlarla,
seyrek yapraklı ağacın yanına gittim.
Islak ve karışıktım.
Yağmur hiç dinmeyecek gibi yağıyordu.
Yorgundum herhalde. Yağmuru da, rüzgârı da,
yorgunluğumu da umursamayacak kadar...
İnce gövdeli ağacın gövdesinde dolaştı gözlerim.
Bunca yağmura rağmen kuru yerleri vardı; şaşırdım.
Yaslandım. Yüzümü göğe kaldırdım.
Sonbaharın sarı yapraklarında nefeslenen
damlaların savruluşlarını seyrettim.
Önce miydi, sonra mıydı, yağmur muydu?
Hiç bilmedim.
Fügen Ünal Şen / Sonbahar Yakın
Konu Ebruli tarafından (17-05-2007 Saat 15:55 ) değiştirilmiştir..
|

17-05-2007, 15:52
|
|
|
ZAMAN YOK !..
Biliyorum kızgınsın. Kırgınsın. Söylemek istemediğin
sözler dilinin ucunda. Hani biraz tutmayıp bıraksan kendini
hepsini vuracaksın. Zor duruyorsun. Kibarlığından.
Ya da doğru kelimeleri arıyorsun halâ....
Yok, boşuna arama... Sevginin arkasında bıraktığın
her hece kaybolmuş sayılır... Derin bir kuyuda onlar
şimdi; ulaşılmaz , karanlık , dipsiz... Bırak orda kalsınlar.
Onlar çirkin. Dokunsan; elini, dilini yakarlar.
Canını acıtırlar. Benim de... Yüzünden, gözlerinden,
dudaklarının titremesinden, bilmediğin bir melodiyi
ıslığa dökme çabandan anlıyorum işte; kızgınsın...
Senin olmayanları bırak, kendi kelimelerinle ulaş...
Haydi söyle! Bağır, çağır, haykır ama kızgınlığını
yüreğinde saklama ne olur... Gözlerini kaçırma
Büyütme... Her şeyi hemen şimdi söyle.
Affedeceksen şimdi affet.
Zaman yok!
Doğru değil bu kadar uzak olman. Kendini
uzaklara vurman... Zaman yetmezmiş gibi, bir de araya
mesafeler koyman... Yollar, duraklar doğru değil bilesin...
Boşuna bu kaçısın... Alıp kendini başka yerlere götürmen
yeterli değil. Doğru değil parçalaman. Kabul et bunu.
İçin böyle istemiyor, fark et, anla...
Dokunacaksan şimdi dokun.
Zaman yok!
Ben de bekleyebilirim kırçiçeklerinin,
ıslak çimenler arasından boy atmasını...
Ben de bekleyebilirim ılık lodosların coşturduğu
bulanık denizin, küçük sandalları sahilde bir o yana,
bir bu yana yatırmasını... Ben de... Evet, ben de önce
şiirler söyleyebilirim. Doğru kelimelerin peşinde,
ben de küçük adımlarla dolaşabilirim, ben de...
Evet ben de bulduğum ilk aydınlık günde, ilk serin
geceyi bekleyebilirim sevdiğimi anlatmak için.... Ben de
yüreğimi nadasa bırakıp bir süre, bir başıma
labirentlerinde dolaşabilirim hayatın, ben de...
Ama bunu yapmıyorum. Yaşam, bunun ardından geliyor.
Adımlarım böyle daha sağlam. Buna inanıyorum,
bunu yaşıyorum... Hadi sen de yap bunu.
Seveceksen şimdi sev.
Zaman yok!
Fügen Ünal ŞEN
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:58 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info
|
|
|
|