|
|
Tayyibe Atay...Şiirler içerisinde Tayyibe Atay... konusu: Sustum!...
Sustum!
.............
yüzünle konuşuyorum şimdi!
bir beyaz hayal seriliyor çimenlerime;
papatyalara benziyor...(dönüyor sonra sarışın bir kuş sürüsüne..)
gözlerinde dokunuyorum güzelliğine..
seni özlüyorum anlamıyorsun
tutup öldürüyorum birini (sevgim kanıyor..)
gömüyorum ...

14-03-2007, 18:56
|
|
|
Tayyibe Atay...
Sustum!...
Sustum!
.............
yüzünle konuşuyorum şimdi!
bir beyaz hayal seriliyor çimenlerime;
papatyalara benziyor...(dönüyor sonra sarışın bir kuş sürüsüne..)
gözlerinde dokunuyorum güzelliğine..
seni özlüyorum anlamıyorsun
tutup öldürüyorum birini (sevgim kanıyor..)
gömüyorum sineme...
sustum!..
............
ellerini tutuyorum şimdi!
başak dolu bir ova nazlanıyor gözümde..
göçüyor harman yerlerine..(rüzgara direnen yaba gibi)
bir inip bir çıkıyorsun gene de,
sen duymuyorsun
samanların arınıyor tenimde
tanelerinde acıkıyorum...
parmaklarını yiyorum kimse görmüyor
benimdir onlar, vermem geriye...
sustum!..
............
saçlarını kokluyorum şimdi
tel tel güller doluyor bahçelerime..
kar mevsimini düşünmüyorum hiç!..(leylekler ağaç tepelerinde)
kim demiş!
doruklar beyaz değil!..beyaz değil işte....
sen görmüyorsun
yazdan kalma güneşle eğiliyorum
kırmızıların solmasın diye.
sustum!...
...........
uzaklığını ölçüyorum şimdi..
mesafeler artıyor içimde..
yollar büklüm büklüm..yollar dikine...(noktam derinleşiyor gitgide)
sen bilmiyorsun
kilometre taşlarını kaç kez saydım dersin...
bir tanesi bile yoktu
kapının önünde...
bir kürek kor ateş bulup
üfledim yüreğime...
|

14-03-2007, 18:59
|
|
|
Ağlamak Üzereyim Ama...
bir yudum mavi gecesin yatağımda
ve bir papatya yıldız;
sakın sönme!
sakın gitme uzaklara...
ışıksızlığım,
üşümüşlüğüm tuttu bir kez;
bir kez de yalnızlığım...
seni sardım çiçekli çarşaflara...
haydi konuş!
haydi dokun bana!...
ağlamak üzereyim ama...
bir yudum mavi gecesin yatağımda
ve bir hercai ay;
sakın çıkma!
sakın bakma dışarıya...
kıskançlığım,
seni sevmişliğim tuttu bir kez;
bir kez de hırçınlığım...
açılan kapılara inat,
seni kapattım odalara...
haydi konuş!
haydi dokun bana!...
ağlamak üzereyim ama...
|

14-03-2007, 19:05
|
|
|
Hüznün Aynasında Sen Varsın...
ne zaman baksam hüznün aynasına
yüzün belirir / melal,ince
alıp avuçlarıma saklarım...
kapatıyorum parmaklarımı /darılma!
-serçekuşum,güvercinim,canım-
sana altın kafes yaparım...
bak! senin için
en irisini topladım tarlamdan
-mısırın,darının, tahılın-
en berrak sular taşıdım kaynaklarımdan...
çevirme geri / darılırım.
bırakmam seni dışarıya bilesin!
dışarsı kar-ayaz / ay değil biraz
kaçsan bile aralıklardan
koşar,yakalarım...
acımasızım / zalimim,
yeri gelirse katilim ama
dayama başını n'olur! / parmaklıklarıma
erir,erir de yüreğim / ağlarım...
gitmek isteme sakın uzaklara
-serçekuşum,güvercinim,canım-
ben sensiz ne yaparım? ..
|

14-03-2007, 19:11
|
|
|
Yıkansam Seninle...
kelebekleri bilirsin sen..
incecik kanatları benekli..
pervane olurlar ışık başlarında,
çiçek yapraklarında...
ben
en mavisini severim ama,
beyazına da tutkunum; sana benzediği için..
kara benekleri kara gözlerin gibidir;
aşk taşır uzaklara...
benden alır sana getirir,
senden alır bana getirir,
zamanı sorma!
zaman bahar değilse değil.
oysa ben,
hep hazana takılan aklımın
şaşkınlığını yaşarım bahara dokunuşlarımda..
sana dokunuşlarımda sevgili!..
‘neden şimdi?’ desem, yanıt bulamam ki!..
bulsam da fark etmez nasılsa,
çünkü sana öyle alıştım ki,
çünkü sana öyle vurgunum ki!....
ne baharı hesaplayacak zaman,
ne de,
hazanı solduracak güneş gelir aklıma; unuturum!..
bir seni unutmam!
yüreğime usulca girişindeki süzülüşü,
dudağıma astığın gülüşü,
umuda açtırdığın çiçeği unutmam...
arkası yarınları eskiden de severdim ben,
şimdi daha iyi anladım, hala seviyormuşum...
çünkü umut taşıyan bir yanı vardı bunun.
benim sana kavuşmam umudu gibi!
'yarın 'deyip gülsem de şimdi,
ağzıma küfrünü iliştirdim sensizliğin:
vaz geçemediğim sevgili!
yalandı bu işte!
ben hiç sensiz değildim ki..
hep benimle oldun sen!..
hep bendeydin, kimseye benzemeden..
hep ‘hiç kimseydin’ bende ki!:
korkularımda yüreğim,
acılarımda afyonum,
hüzünlerimde gözyaşım,
sevinçlerimde müjdem,
yıkılışlarımda direğim,
uzaklarımda yolum,
özlemlerimde elim,
sevdalarımda koynum oldun ısındığım ..
teşekkür ederim sevgili!...
şimdi gece!
ve ben karanlığı bile sever oldum seninle..
çünkü;
korkularımı unutuyorum,
çünkü;
bitiyor yalnızlığım,
çünkü;
yıldızları topluyorum,
çünkü;
seni severken çoğalıyorum...
sokakta yürüyoruz işte: el ele...
sofrada yan yanayız,
yatakta göz göze....
ister bir çöle serilmiş olsun yatağımız,
ister bir denize...fark etmez ki!..
her seferinde,
tutamadığım bir pırıltı sıyırıp gider bedenimi..
serap olur,
yakamoz olur uzak denizlerde...
ah!..bir binebilsem gemilere...
FORA!...diye bağırsam,
susuverse martılar...
balıklar değse ellerime;
senden kalkıp bana yalpalanan yüzüşlerinde...
kayıp gitseler diplere doğru...
birde,
utanmasam cümle alemden!
yıkansam, yıkansam, yıkansam...
seninle!...
|

14-03-2007, 19:25
|
|
|
Desem ki Ellerini istiyorum!..
umutları yarına erteleyip
sana çiziyorum yollarımı...
tutup tutup,
matkaplara vuruyorum bağrımı;
döküm döküm etlerim...bak!
geceye sarıyorum yaralarımı,
ağlayarak...
yıldızlar bilir ençok,
birde düşlerim,
birde taş yatak...
oysa sen!
kırktabir gelirsin,
kırkta bir uzanırsın yanıma,nazlanarak...
ve yağmurlar,
ve hüzünler,
ve seni taşlarına dizdiğim yollar,
ve hasret!...
ebabil kuşlarının dönüşü gibi,
durup durup kıvrılırım sana...
göçün sancılarını yazıyorum şiirlerime
oku ve anlat!...
gökte nasıl üçgen çizerse turnalar,
yüreğimi çizdim sana!
çizgisi metrelerce kanat...
geliyorum işte kapına
maviliğinde uçarak..
umutları yarına erteleyip,
sana çizdim yollarımı...
tutup tutup,
derinliğine vuruyorum kendimi karanlığın...
yılanlar kayıyor dağlardan ovalarıma,
ben burgaçlarında solungaç!..
korkuyorum sevdiceğim,elimde değil!..
dağlara kaçıyorum yeniden
seni de yanıma alarak...
ve emeğm,
ve ekmeğim,
ve bebekliğim,masumluğum,
ve gençliğim,
ve beş para etmez geçmişim, ömrüm...
ve de yalnızlığımı yaşayan köyüm,
ağlıyor arkamdan el sallayarak...
sen doruklardasın ya,
sen çağrısındasın ya sevdanın;
işte yollardayım,
işte yokuşlardayım,yalınayak...
işte turnalarda,
işte ebabil kuşlarıyla bulutlarda
işte yanındayım,
ve ellerim koynumda,aç bak!..
sımsıcak...
umutları yarına erteleyip,
sana çizdim yollarımı...
usulcacık,
ama usulcacık sevdiceğim!...
hayaline dalıyorum...
ısınıyor taş yatak..
gece yorgan,
kollarım yastık,
desem ki sırtım kan revan,
desem ki sırtım delik deşik,
desem ki yılanlar çöreklenmiş bağrıma,
desem ki korkuyorum,yalnızım...
desem ki ellerini istiyorum...
desem ki leylim vaktini bekliyorum,
gel artık!...
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:55 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 Khaos.info
|
|
|
|