J.Wolfgang Goethe: Şeytanla yüzleşme
Zavallı şeytan,bana ne verebilirsin ki?
Yükseklere göz dikmiş insan bilincini,
Senin gibiler kavrayabilir mi hiç?
Sendeki gıda doyurmaz insanı,
Elimde kızıl altın, civa gibi,
Avucun içinden akıp gider,
Senin kumar masalarında,
Kimse kazanamaz,
Daha sarılırken başkalarına bakar
Göndereceğin kızlar,
Vereceğin itibarın tanrısal gururu
Kuyruklu bir yıldız gibi,
Kayar gider;
Bunları mı sunacaksın?
Göster bana bakalım,
Koparılmadan çürüyen bir meyveyi,
Her gün yeniden yeşillenen ağacı!
Mefistofeles :
Zavallı dünyalı,
Ben olmasaydım,
Nasıl bir yaşantın olacaktı ?
İmgelemin kuruntularından
Seni kurtardığımı sanmıştım
Ve ben olmasaydım, şimdiye kadar,
Bu dünya yuvarlağından çekip gitmiştin.
Mağaralarda, kayaların çatlaklarında,
Ne diye bir baykuş gibi oturuyorsun ?
Niçin yiyeceğini bir kurbağa gibi,
Karanlık yosunların,
Islak taşların arasında arıyorsun ?
Ne güzel, ne tatlı bir uğraş !
Doktor hala yaşıyor içinizde
Faust'tan
"Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürbaz kadınlardan. Azizlerden çok sapkınlar ilgilendiriyor beni. Serserilerin yanında rahatımdır, çünkü ben de serseriyim. Kanun sevmem, ahlak sevmem, din sevmem, kural sevmem. Toplumun beni şekillendirmesinden hoşlanmam."
|