yorgunum,
düşlerim kendi alçaklığını yaşıyor artık,
gözlerimden akan uyku değil,
biliyorum!
ne olduğunu söylemiyorum!
ne olacağını söylemek istemiyorum!
gözlerim kapanmak üzere,
zor tutuyorum kapaklarını.
kulağımda eskilerden kalma bir ezgi,
gözlerimin tam karşısında,
masanın ortasında
öylesine duran sararmış fotoğrafa bakıyorum.
tenim acıyor.
canım acıyor.
ruhum acıyor.
gözlerimden akıyor herşey!
karanlık oluyor her yan usuldan,
kapanmaması için direniyorum
ama
kapanmasını da istiyorum göz kapaklarımın.
gece,
dışarı da ay'ın yarım hallerinden biri!
dolunayı da biliriz biz,
bu hali de!
eskilerden bir oyunun şarkısı geliyor dilime,
gülüyorum,
güldüğümden içimden söylüyorum.
"işbirlikçi dolunay
bir ben mi kaldım geride!"
gözlerimi yarıya kadar kapattı kapakları,
şimdi yarı aydınlık,
yarı aydınlığa hasret görüyorum dünyayı.
sahi;
insan ne yapar böyle zamanlar da?
camdan esinti geliyor,
açık unutmuşum anlaşılan.
kalkıp kapatmaya mecalim yok,
aslına bakarsan,
isteğim de yok!
az kaldı.
birazdan bitecek herşey,
birazdan susacağım yine.
kapanıyor artık dünya,
kapanıyor gözlerim,
kepenkler kapanıyor.
bitti!
kapattık dünyayı!
belki yarın yeniden açarız,
belki de başkası açar.
şimdilik hoşçakal!