aşkının ardı sap
aşkının ardı sap
Çorap sökük, gömlek yırtık
Don yamalı, günler bölük
Gözler esrarlı, eller kıpırtı'sız...
Kan kokusu burnumda
De şil miş etimin.
Kavgadan, davadan da değil halim.
Peki, neyin nesidir ulan,
Söylesene hadi!?
Sesim kopuk çizgi
Düşüncelerim boklu kehribar
Yürek hepten deşik
Ne vaziyettir bu
Söylesene, doyduk mu
Ha, Sükûti?
Kırık, derme çatma
Bedende bir avuç
Yumruktur yüreğim;
Ama sıkamıyorum;
Kimi görse çözülüyorum, ben
Bir maviye nakavt oluyorum
Biiiir , ikiiii saniye, üüüüç sene, döööört sene...
Boşluktayım; anlayışa boğun beni
Artığıdır önümüzde kalanlar
Kirliye atılan bu aşkın.
İşte, bundandır, baktıkça her ş'ye
Yüreğimde kalan uzay,
Dilimde kekeme rüyası...
Kimi görsem
İçimde inşa edesim
Gelir, nüshalarıyla O'nun.
Söz misali
Yazısındaki dolgun saçları ile
Dudağındaki okunmamış siğili ile
Kulaklarındaki eşitsizliğin uğultusu ile...
Hem de sevdanın bile
Dizi'lerce, binlerce
Hadım edildiğini
Bile Bile
Şimdi, anladın mı ulan Sükûti
Bile beni, bile!
26 agu 07 Buyenos Ayres
23 eyl 08 Vaşinkton
hüsen ali
siyahkahve.com dan alıntı
"biz televizyon izleyerek, milyonerler, sinema tanrıları, rock yıldızları olacağımıza inanarak büyüdük ama olamayacağız... hepimiz heba oluyoruz... bütün bir nesil benzin pompalıyor, garsonluk yapıyor ya da beyaz yakalı köle olmuş... reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşindeyiz... nefret ettiğimiz işlerde çalışıyor, gereksiz şeyler alıyoruz... bizler tarihin ortanca çocuklarıyız... bir amacımız yok; ne büyük savaş ne de büyük bir buhran yaşadık... bizim savaşımız ruhani savaş... ve bunalımımız kendi hayatlarımız..." Chuck abi
|