PROPAGANDA
Köleler gördüm,karavaslar
hayaları burulmuş bir adamın hayalarını yıkamaktalardı
Artık kelimleri kalmamış fiyatları sormaktan
saçları taranmaktan usanmışlar
sinemalarda saklanıyorlar kışın
yaz olunca denizin yalayışlarına
kaldırımlarda demokrat
otobüslerde dindar
geceyi
saatlerine bakarak anlıyorlar
ve sabah
gökyüzünün karnını gerdiği zaman
dağların kokusundan fabrikalar
acıkınca köleler!
gözleri camekanlarda.
Silahlar gördüm
namlusu akla çevrilmiş sahra topları
mürekkebin utandığını gördüm basılı kağıtlarda
tetiğe basan parmaklarda çare yok,gördüm mürekkebi:
çare yok,radyoları kapatsam
çar yok,secde etsem anılarıma
bu bozulmuş yeminlerin bayrakları altında
olacak şey mi duymak portakal bahçelerini
mermiler araya girmeden anlayabilir miyiz artık
hangi kızlar hangi serin yerlerimize değdi:
Sanırdık saçlarımız kumrularla kaplanır
bir çocuk;'işte ırmak' diyerek haykırınca
o zaman belki çocuklar zabıtalardan daha çoktu
belki biz daha çok ağlardık bir aşk pıhtılanınca
Gördüm
gözlerinde zindanlarla bana baktıklarını
düşündüm yaslanarak şehrin kasıklarına
düşündüm kafa kemiklerimi eritinceye kadar
nedir bu kölelerin olanca silahları
silahların köleleri olmaktan başka.
bıkmadım koyu renkler kullanıyorum hayatımda
koyu mavi,acıyı anlatırken
sessizce öperken,koyu beyaz
ve saçlarım hakaretlerle okşanırken
koyu bir itiraf sarıyor beni
susmak elbette zehirlidir
ve rahatlık getirir yazıklanmak da.
Ey tenimde uzak yolculukların lekeleri!
ey çocuklarda uyuyan intizamsız güneşler!
gelin ve boğdurun bu köleleri
İSMET OZEL
bende yeri çok başka bir şiirdir paylaşmak çok hoşuma gidecek
|