Alıntı:
Sercan.Us´isimli arızadan alıntı
Son günlerde ülkemizde yükselen niteliğiyle göze çarpan "milliyetçilik" hareketinin sosyolojik nedenleri üzerinde durmayı bir sonraki yazıya bırakarak bugün, "milliyetçilik" kavramının tarihten günümüze geçirdiği evreleri, iki uç milliyetçilik kavramını, faşist milliyetçilik ile demokratik milliyetçilik anlayışlarını karşılaştırarak irdelemek istiyorum:
Faşist milliyetçilik, ayrımcıdır, bölücüdür.
Demokratik milliyetçilik, uzlaşıcıdır, birleştiricidir.
Faşist milliyetçilik, bir ırkın ya da milletin üstünlüğü anlayışına dayanır.
Demokratik milliyetçilik, bütün ırkların ve milletlerin eşitliği anlayışına dayanır.
Faşist milliyetçilik, etnikçidir (ırkçıdır), ülkesinde ve dünyada olan olaylar etnik açıdan bakar.
Demokratik milliyetçilik, yurtseverdir, ülkesinde ve dünyada olan olaylara belli grupların değil, ülkesinin ve tüm halkının çıkarları açısından bakar.
Faşist milliyetçilik, kendi ırkından ya da milletinden görmediği insanları kendisiyle eşit kabul etmez ve toplum içinde onların eşit siyasal haklara sahip olmasını engeller.
Demokratik milliyetçilik, kendi ırkından ya da milliyetinden olmayan insanları da, toplum içinde kendisiyle eşit siyasal haklara sahip vatandaşlar olarak kabul eder.
Faşist milliyetçilik, insanları bir arada tutmak, ülkenin birlik ve beraberliğini sağlamak için, düşman arar, kin ve nefret ögelerini kullanır, baskıcıdır, totaliterdir, ırk ve millet olarak düşmanları vardır.
Demokratik milliyetçilik, insanları bir arada tutmak, ülkenin birlik ve beraberliğini sağlamak için insanların dostluk, refah ve barış içinde eşit vatandaşlar olarak birlikte yaşamalarını gerçekleştirmeye çalışır; demokratik değerleri ve insan haklarına dayalı hukuğu kullanır, baskıya ve baskıcılığa karşıdır, ırk ve millet olarak düşmanları yoktur.
Faşist milliyetçilik, saldırgandır, savaşçıdır, başka ırk ve milletlerin haklarına saygılı değildir, jenoside eğilimlidir.
Demokratik milliyetçilik, uzlaşmacıdır, barışcıdır, ancak kendi ülkesine haksızlık edilmesine karşıdır.
Son bir söz daha: Mustafa Kemal Atatürk, "Ne mutlu Türk olana" değil, "Ne mutlu Türküm diyene" diyerek ve "Türk milletini" "Misakı Milli sınırları içindeki Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk milleti denir" diye tanımlayarak faşist milliyetçiliğin değil, demokratik milliyetçiliğin temellerini atmıştır.
Emre Kongar'ın makalesinden alıntıdır.
|
Madem alıntı yaparak kendini yok sayıyorsun, bari alıntıyı tam olarak yapıver çok kıymetli insan.
Yazının tam metin adresi:
AYDINLANMA, FASIST MILLIYETCILIK, DEMOKRATIK MILLIYETCILIK
beyefendinin resmi siteside:
Emre Kongar - Resmi Internet Sitesi
ve bey efendinin sitesine dip not düşülmüş onuda belirtelim:
"Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır." diyor
Emre efendiyi iyi tanıyorum efendiliği verenleride koruyan ve kollayanlarıda ve ısmarlama reçete isteyen toplum mühendislerinide siyasi ekonomik askeri.
site orada eğer ince ayrıntılarla incelenirse makale sahibi olan beyin ne kadar dokunulmaz kaldığını göreceksiniz, bunu araştırma ve inceleme yaparak dahada pekiştirebilirsiniz, tabi niyet amaç hakikati görmekse.
İyi eğitim görmüş üstelik prof olmada pekde zorluk çekmeyen birisi nasıl olurda bu kadar bilimsellikden yoksun hiç bir akademik temeli olmayan tamamiyle milliyetçi, ulus devletçi, iktidarı ön plana çıkaran bir yazı kaleme alır?
Üstelik yazımın temel karakteri yoğun şekilde erillik taşırken soft militaristiliği savunur bir yöntemle kale alınmasıdır.
makalenin girişine bakalım ne yazmış türkçeden anlayabildiğim kadarı ile giriş yani başlangıç cümlesine bir bakış açalım: diyorki :
" İnsanlık Tarım Devriminde Tek Tanrılı Dinlerle, Endüstri Devriminde de Milliyetçilikle tanıştı. " Bu kadar indirgemeyi nasıl yapıyor, daha doğrusu neden yapıyor, bu ısmarla olan yazıya yol açmak için tarihsel olayları ve gelişimi çarpıtmak ve eksik - çıkarcı - (hizmet amaçlı bakış) için kullanılan yol yöntem veya teknik taktik olsa gerek.
Bilen kişi etiketi alınca yalan ve çarpıtarak yazmak kolay olsa gerek, hele birde sürü zihniyeti lider kuyrukluğu zihniyet olarak yoğunsa bir yerde. sürekli aşağılanmışlık yaşamışsa insanlar etiket ve güç sahibi olanların her dediği bir vahiy olarak algılanır. her heykel her lider siluetine adeta taparcasına ayine ritüele durulur.
Başlangıca bakalım ve birde sonuca bakalım amaç neymiş vurgulanmak istenen veya yedirilmek yutturulmak istenen zehiri akıtmak için. Emreciğim makaleyi son paragrafta şöyle bağlamış:
"Son bir söz daha: Mustafa Kemal Atatürk, "Ne mutlu Türk olana" değil, "Ne mutlu Türküm diyene" diyerek ve "Türk milletini" "Misakı Milli sınırları içindeki Türkiye Cumhuriyetini kuran Türk halkına Türk milleti denir" diye tanımlayarak faşist milliyetçiliğin değil, demokratik milliyetçiliğin temellerini atmıştır. "
Buyrun bu paragraf biraz bilgi sahibi olanlara ancak eğlence konusu bir alegorik tragedya sahnesi olur.
Emreciğim seni biliyoruz ne yer ne içersin nerelerden beslenip sağlıklı bir yaşam sürdüğünüde. 1960 lardan itibaren ne kadar rahat hareket içinde olduğunu bu özgün hareketliliğin neden olduğunuda biraz tarih ve insan bilinci olan herkesçe bilinebilir. gizli olan çok bir şey kalmadı eski kozmetiksel dünyalardan. şimdi rant iktidar gitikçe ve ne gariptirki bilgi sahibi olanlar ihtiyarlayınca saçmalamaya başlıyor, hatta siyaseten radikalleşme ve yeni olana sakdırı gelişiyor, buda psikoanalitik araştırma konusu veya erkeğin cinsel olarak iktidarı gittikçe düşünsel iktidarın bunu tamamlamasımı acaba bilemem çünkü ben bilmem hem etiketim ve markamda yok hatta bir yazılımsal versionada sahip değilim.
Gladyatörlerin hüküm sürdüğü tiranların aba altından çeşitli kesici ve delici aletleri gösterip hatta eteklerinin altında ateşli araçlar taşıyıp korku ve paranoya salarak siyasete soğuk bir cepheden bakarak yön vermeye ve güdüleme dürtmeye çalıştığı bir zamanda neler oldu neler ve bu günümüzde pek kıymetli proflarında çok entel ve yumuşak görünen yaşlılarda dahil ne kadar kirli işlere araç oldukları bilerek veya bilmeyerek veya zorunlu olarak bulaştılar. kaç canlının kanına girdiler efendi efendi.
Kurulan yayınlar ordular universiteler nelere hizmet etmediki işte kapitalist yöntem budur. öyle kuru boş sadece hedef şaşırtmak için yapılan sahte makaleler vız gelir tırıs gider.
Bağlayacam üzerinde çok durmayacam emreciğimin ne yapsın el verdi kolunu kaptırdı zamanında. Bende bir makale yazayım Demokratik faşizm ve Faşist faşizm ha birde Milliyetçi faşizm konusunda hem iyide kurgu yaparım bunuda yiyecek mutlaka canlı bulurum hem belki prof felan olurum acaba çok para varmıdır makalecilikde hem temizlikde yaparım hatta tuvaletleri yalar yutarım yeterki para olsun dolarlar çil çil altınlar elmaslar, kapitalizm çok güzel caaaanımmm. yeterli onurlu bir kapitalist, onurlu bir militarist, onurlu bir emperyalist, onurlu katil ol.
Bu yazı emreciğime atfen yazılmıştır ahlaki olarak okuyanlar lütfen küfür etmesin ama ahlaken osurmak serbest hatta sıçabilirsinizde.
sevgi yerine canınız cehenneme (kendi yarattığınızdan olan hani)...
