Direkt halktan seçilse olmuyor mu?...)
(Gönül ister hiçbir seçilmiş kalmasın ama, gönül daha neler istiyor sormayın...

)
İlla bir kurumun içinden mi gelmeli?
Herhangi bir kurumun içinden elemine edilen de olsa olsa yine o kurumun kamburunu sırtında taşıyacaktır. Amerika'nın başkanlık sistemini severim aslında, Senato ya da Temsilciler Meclisinden seçilme zorunluluğu yoktur Devlet Başkanının, böylelikle onlara gebe de kalmaz. Tabii burada muazzam bir sorun olan güçler ayrılığı mı yönetimi güçlendirir yoksa zayıflatır, güçler birliğimi mi idealdir sorunsalı gündeme geliyor. Bizim sistemimiz karma rejim denilen İngiliz ve Rus sistemlerinin bir devamıdır. Diktaları sevmez. Amerikan sistemiyse alenen meteforik anlamda diktatörler yaratıklandırır. Cumhurbaşkanı hali hazırda zaten Başkomutan'dır, Ordu'nun da başıdır yani. Bu anlamda da Ordudan Cumhurbaşkanı çıkmasını dilemek olsa olsa düşsel bir hayaldir; hem de epey tehlikeli bir hayal...Meclis en azından "seçilmişlerin" bir platformu olduğundan, Ordu'nun ise seçilmişlikle değil rütbe ile var olduğundan, Cumhurbaşkanı'nı konjonktürdeki sorunlar yüzünden Ordu'dan medet umarak seçmeyi teklif etmek dahi gerçekçi değil. Atatürkçü arkadaşlara da bir hatırlatma yapacağım; Atatürk'ün kaç üniformalı fotoğrafı kalmıştır günümüze?