Eksik olan birşeyler yada bir anlamsızlık yok mu sizinde hayatınızda?
Sağlığınız yerinde, eşiniz, dostunuz, sevgiliniz, paranız ya da bir aileniz var. Zamanın nasıl aktığını farketmiyorsunuz çoğunlukla.
Bazende farkediyorsunuz ama üstünde düşünmeye bile vakit kalmadan yine birşeylerin ortasında buluyorsunuz kendinizi.
Yaşadığınız her an, unutulup giden zamanlara karışıyor ama siz doymak bilmeyen bir iştahla hep yeni şeyler yaşamaya ya da hoşlandığınız şeyleri yapmaya can atıyorsunuz. İyi ama yaşam bunun neresinde, siz neresindesiniz? Arkanızda bıraktığınız bütün çamurları yağmur temizliyor.
Sizcede eksik olan birşeyler yok mu? Yani yemek, içmek, konuşmak, gezmek, eğlenmek, gülmek, ağlamak, dokunmak, hissetmek, sevişmek, okumak, düşünmek, arkanıza bakmadan yürümek iyi güzelde yinede birşeylerin hep eksik olduğunu hissetmiyormusunuz arasırada olsa?
Alabildiğine beyaz bir boşluk bu. Sonsuz. Ne gözünüzün kapasitesi görmeye yeter bu derinliği, ne de içinde yaşadığınız gezegene sığar. Öylesine bir beyaz boşluk işte.
Bir yaratıcının olduğuna inandırabildiyseniz kendinizi bu söylediklerimi düşünmeyin. Yaşayın doyasıya tükenene kadar ömrünüz.
Ama ne kadar mutlu olursanız olun, birşeylerin eksik olduğunu ve bu beyaz boşluğu duyumsuyorsanız benim gibi yorumlarınızı esirgemeyin yazım bittiğinde. Ne kadar saçmalık geliyorsa aklınıza çekinmeden yazın herşeyi bir kenara bırakarak.
Pisliğin içinde sinekler kurtlar nasıl kendi kendine ürüyorsa içinde yaşadığımız evreninde o kurtçuklar gibi bizi ürettiğini düşündüğümde kendimi bir pislik gibi hissediyorum. Vıcır vıcır kurtlanmış bozuk bir meyveye dönüşüyor dünyamız.
Bizde o kurtlardan birimiyiz acaba devamlı ürüyoruz kirletiyoruz dünyayı ?
Bir yaratıcının olduğuna inanmaya çalışıyorum zaman zaman inandırıyorumda kendimi ama YA YOKSA...
işte o zaman yandık.

Herşey boşu boşuna.
Aklınıza eserde yorum yapmak isterseniz yazımın altına, bir yaratıcının olup olmadığı hususunda sıkışıp kalmasın konu olmaz mı
