Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Komünist Parti Manifestosu

Serbest Kürsü içerisinde Komünist Parti Manifestosu konusu: 1. GERİCİ SOSYALİZM A. FEODAL SOSYALİZM Tarihsel konumlan yüzünden, modern burjuva toplumuna karşı kitapçıklar yazmak, Fransız ve İngiliz aristokrasisinin mesleği haline geldi. Haziran 1830 Fransız devriminde ve İngiliz reform hareketinde,[16] ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 31-12-2007, 20:57
darbeli matkap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 129
Standart III. Sosyalist ve Komünist Yazın

1. GERİCİ SOSYALİZM

A. FEODAL SOSYALİZM


Tarihsel konumlan yüzünden, modern burjuva toplumuna karşı kitapçıklar yazmak, Fransız ve İngiliz aristokrasisinin mesleği haline geldi. Haziran 1830 Fransız devriminde ve İngiliz reform hareketinde,[16] nefret ettikleri sonradan görmeler karşısında bir kez daha yenik düştüler. O günden sonra, ciddi bir siyasal savaşım, tamamıyla, sözkonusu olmaktan çıktı. Geriye yalnızca yazınsal bir savaş olanağı kaldı. Ama yazın alanında bile restorasyon döneminin[58*] eski çığlıklarını atmak artık olanaksızdı.
Sempati uyandırmak için, aristokrasi, görünüşte kendi çıkarlarını unutmak ve burjuvaziye karşı yalnızca sömürülen işçi sınıfının çıkarına olan iddianameler hazırlamak zorunda kaldı. Böylece aristokrasi, öcünü, yeni efendisine hicivler düzerek ve kulağına da yaklaşmakta olan felâket konusunda uğursuz kehanetler fısıldayarak aldı.[59*]
Feodal sosyalizm ortaya işte böyle çıktı; yarı yakınma, yarı hiciv; yarı geçmişin yankısı; yarı geleceğin tehdidi; bazan acı, nükteli ve keskin eleştirisiyle burjuvaziyi tam yüreğinden vurarak; ama modern tarihin gidişini kavramakta tam bir beceriksizlik gösterdiğinden etkisi bakımından hep gülünç düşerek.
Halkı kendi ardına toplayabilmek için, aristokrasi, bayrak niyetine, önde, proleter sadaka torbasını dalgalandırdı. Ama halk, onun peşine her takılışında kıçındaki eski feodal hanedan armasını görüp yüksek perdeden aşağılayıcı kahkahalarla onu terketti.
Fransız Meşruiyetçilerin[17] ve "Genç İngiltere"nin[18] bir kesimi bu sahneleri pek güzel oynadılar.
Kendi sömürü biçimlerinin burjuvazininkinden farklı olduğuna işaret ederken, feodaller, çok farklı ve artık eskimiş durum ve koşullar altında sömürüde bulunduklarını unutuyorlar. Kendi iktidarları sırasında modern proletaryanın hiç bir zaman varolmadığını gösterirken, modern burjuvazinin kendi toplum biçimlerinin zorunlu ürünü olduğunu unutuyorlar.
Kaldı ki, eleştirilerinin gerici niteliğini o denli az gizliyorlar ki, burjuvaziye karşı yönelttikleri başlıca suçlama, burjuva rejim altında eski toplum düzenini yerlebir edecek bir sınıfın gelişmekte olduğundan ibaret kalıyor.
Burjuvaziyi, bir proletarya yaratmaktan çok, devrimci bir proletarya yaratmakla suçluyorlar.
Dolayısıyla, siyasal uygulamada, işçi sınıfına karşı alınan bütün zor önlemlerine katılıyorlar; ve günlük yaşamda da, bütün tumturaklı sözlerine karşın, sanayi ağacından düşen[60*] altın elmaları toplamak ve doğruluğu, sevgiyi ve onuru, yün, şeker pancarı ve içki ticareti ile trampa etmek için her şeye boyun eğiyorlar.[61*]
Papaz nasıl hep toprakbeyi[62*] ile elele olmuşsa, kilise sosyalizmi de feodal sosyalizm ile hep elele olmuştur.
Hıristiyan zahitliğine sosyalist bir renk vermekten daha kolay şey yoktur. Hıristiyanlık özel mülkiyete karşı, evliliğe karşı, devlete karşı çıkmamış mıdır? Bunların yerine yardım severliği ve yoksulluğu, evlenmemeyi ve nefse eza etmeyi, manastır yaşamını ve kiliseyi vaazetmemiş midir? Hıristiyan[63*] sosyalizmi, rahibin aristokratın kin dolu kıskançlığını takdis ettiği kutsal sudan başka bir şey değildir.


B. KÜÇÜK-BURJUVA SOSYALİZMİ

Feodal aristokrasi, burjuvazi tarafından yıkılan, modern burjuva toplumu ortamında varlık koşulları sınırlanan ve yokedilen tek sınıf değildi. Ortaçağ kentlileri ve küçük mülk sahibi köylüler,[64*] modern burjuvazinin habercileriydiler. Sınai ve ticari bakımdan çok az gelişmiş ülkelerde, bu iki sınıf, doğmakta olan burjuvaziyle yanyana bitkisel yaşamlarını hâlâ sürdürüyorlar.[65*]
Modern uygarlığın tam olarak gelişmiş olduğu ülkelerde, proletarya ile burjuvazi arasında durmadan yalpalayan ve burjuva toplumunun tamamlayıcı bir parçası olarak kendisini durmadan yenileşen yeni bir küçük-burjuva sınıfı oluşmuştur. Ne var ki, bu sınıfın tek tek üyeleri, rekabet yüzünden, durmadan proletaryanın arasına fırlatılıp atılıyorlar, ve modern sanayi geliştikçe, bunlar, modern toplumun bağımsız bir kesimi olarak tamamıyla yok olacakları ve manüfaktürdeki, tarımdaki ve ticaretteki yerlerinin denetçiler, kâhyalar ve tezgâhtarlar tarafından alınacağı anın yaklaşmakta olduğunu da görüyorlar.
Nüfusun yarısından çok daha fazlasını köylülerin oluşturduğu Fransa gibi ülkelerde, burjuvaziye karşı proletaryanın yanında yer alan yazarların, burjuva rejimini eleştirirken köylünün ve küçük-burjuvanın ölçütlerini kullanmaları ve işçi sınıfını bu ara sınıfların[66*] bakış açısından savunmaları doğaldı. Küçük-burjuva sosyalizmi böyle doğdu. Sismondi, yalnızca Fransa'da değil, İngiltere'de de bu okulun başıydı.
Sosyalizmin bu okulu, modern üretim koşulları içerisindeki çelişkileri derin bir kavrayışla en küçük ayrıntılarına dek tahlil etti. İktisatçıların ikiyüzlü mazeretlerini apaçık ortaya serdi. Makinelerin ve işbölümünün, sermayenin ve toprağın birkaç elde yoğunlaşmasının, aşırı üretimin ve bunalımların yıkıcı etkilerini yadsınamaz bir biçimde tanıtladı; küçük-burjuvanın ve köylünün kaçınılmaz yıkılışına, proletaryanın yoksulluğuna, üretimdeki anarşiye, servet dağılımındaki aşikâr eşitsizliklere, uluslar arasındaki sınai yoketme savaşına, eski ahlâki bağların, eski aile ilişkilerinin, eski milliyetlerin çözülüşüne işaret etti.
Bununla birlikte, sosyalizmin bu biçimi, kesin amaçları bakımından, ya eski üretim ve değişim araçlarını, ve bunlarla birlikte eski mülkiyet ilişkilerini ve eski toplumu geri getirmeyi, ya da modern üretim ve değişim araçlarını, bu araçlar tarafından parçalanmış bulunan ve parçalanmaları kaçınılmaz olan eski mülkiyet ilişkileri çerçevesi içerisinde tutmayı arzular. Her iki durumda da, hem gerici ve hem de ütopyacıdır.
Son sözleri şunlardır: manüfaktürde loncalar; tarımda ataerkil ilişkiler.
Sonunda sosyalizmin bu biçimi, inatçı tarihsel olgular kendi kendini aldatmanın tüm uyuşturucu etkilerini dağıttığında pek kötü bir melankoli nöbeti içerisinde son buldu.[67*]


C. ALMAN SOSYALİZMİ YA DA "HAKİKİ" SOSYALİZM

İktidardaki bir burjuvazinin baskısı altında ortaya çıkmış bulunan ve bu iktidara karşı savaşımın yazınsal ifadesi olan Fransa'daki sosyalist ve komünist yazın, Almanya'ya, bu ülkedeki burjuvazinin feodal mutlakiyete karşı savaşımına henüz başlamış olduğu bir sırada girdi.
Alman filozofları, sözde-filozoflar ve beaux esprits[68*] , bu yazına dört elle sarıldılar,[69*] ne var ki, bu yazıların Fransa'dan Almanya'ya göçmeleri sırasında, Fransa'daki toplumsal koşulların da bunlarla birlikte göçmediğini unuttular. Bu Fransız yazını, Almanya'nın toplumsal koşullarıyla temasa geldiğinde bütün o anki pratik önemini yitirdi, ve salt yazınsal bir yön aldı.[70*] Böylece, 18. yüzyıl Alman filozofları için, birinci Fransız Devriminin istemleri, genel olarak "Pratik Us"un[19] istemlerinin ötesinde bir şey değillerdi, ve devrimci Fransız burjuvazisinin iradesinin dile getirilişi, onların gözüne, Saf İrade'nin, olması gereken İrade'nin, hakiki İnsan İradesi'nin yasaları olarak gözüktü.
Alman literati'sının işi, yeni Fransız düşüncelerini kendi eski felsefi bilinçlerine uyumlu hale getirmekten ya da daha doğrusu, Fransız düşüncelerini, kendi felsefi bakış açılarını terketmeksizin kendilerine maletmekten ibaretti.
Bu malediş, bir yabancı dil nasıl edinilirse öyle oldu, yani çeviri ile.
Eski putatapıcılığın klâsik yapıtlarının yazılı olduğu elyazmalarının üzerine keşişlerin nasıl katolik azizlerin aptalca yaşamlarını yazdıkları bilinir. Alman literati'si, laik Fransız yazınına bunun tersini yaptı. Bunlar, Fransızca asıllarının altına kendi felsefi saçmalıklarını yazdılar. Örneğin paranın iktisadi işlevleri konusundaki Fransız eleştirisinin altına, "İnsanlığın Yabancılaşması"nı yazdılar, ve burjuva devleti konusundaki Fransız eleştirisinin altına da, "Genel Kategorisinin Tahtından İndirilişi"ni yazdılar, vb..[71*] Fransız tarihsel eleştirilerinin[72*] altına bu felsefi sözleri koymayı, "Eylem Felsefesi", "Hakiki Sosyalizm", "Alman Sosyalizminin Bilimi", "Sosyalizmin Felsefi Temeli", vb., olarak kutsadılar.
Fransız sosyalist ve komünist yazını, böylece, tamamıyla iğdiş edilmiş oldu. Ve Alman'ın ellerinde bu bir sınıfın bir başka sınıfla savaşımını ifade etmekten çıktığı için, Alman, "Fransız tek-yanlılığı"nın üstesinden geldiğinin ve hakiki gereksinmeleri değil, Hakikatin gereksinmelerini, proletaryanın çıkarlarını değil, İnsan Doğası'nın, hiç bir sınıfa ait olmayan, hiç bir gerçekliği bulunmayan, yalnızca felsefi fantezinin puslu dünyasında varolan genel olarak insanın çıkarlarını temsil ettiğinin bilincindeydi.
Beceriksizce hazırlanmış okul ödevini böyle gösterişle ciddiye alan ve kötü malını böylesine şarlatanca göklere çıkartan bu Alman sosyalizmi, bu arada, bilgiççe masumiyetini yavaş yavaş yitirdi.
Alman'ın özellikle de Prusya burjuvazisinin, feodal aristokrasiye ve mutlak monarşiye karşı verdiği savaş, bir başka deyişle liberal hareket, daha ciddileşti.
Böylece, siyasal hareketin karşısına sosyalist istemlerle çıkması, liberalizme karşı, temsili hükümete karşı, burjuva rekabetine karşı, burjuva basın özgürlüğüne, burjuva hukukuna, burjuva özgürlüğüne ve eşitliğine karşı geleneksel bedduaları savurması ve yığınlara bu burjuva hareketiyle kazanacak hiç bir şeyleri olmayıp her şeylerini yitireceklerini vaazetmesi için "Hakiki" sosyalizme çoktandır beklediği fırsat verilmiş oldu. Alman sosyalizmi, budalaca yankısı olduğu Fransız eleştirisinin, tekabül ettiği iktisadi[73*] yaşam koşullarıyla birlikte, modern burjuva toplumun varlığını ve buna uyarlanmış bir siyasal yapıyı, gerçekleştirilmeleri Almanya'da henüz süren savaşımın esas hedefi olan şeyleri öngördüğünü, tam da gerekli olduğu anda unutuverdi. Alman sosyalizmi, papazlardan, profesörlerden, taşra soylularından ve bürokratlardan oluşan yandaşları ile birlikte mutlakiyetçi hükümetler için,[74*] kendilerini tehdit eden burjuvaziye karşı sevinçle karşılanan bir korkuluk hizmeti gördü.
Alman sosyalizmi, bu aynı hükümetlerin Alman işçi sınıfı ayaklanmalarına tam da o sırada[75*] yutturdukları kamçı ve kurşun haplarının ardından verilen ağız tatlandırıcı bir şey oldu.
Bu "Hakiki" sosyalizm, hükümetlerin elinde böylece, Alman burjuvazisine karşı bir silah haline gelmekle birlikte, aynı zamanda doğrudan doğruya gerici bir çıkan, Alman darkafalılarının[76*] çıkarını da temsil ediyordu. Almanya'da, 16. yüzyılın bir kalıntısı olan ve o zamandan,beri çeşitli biçimler altında tekrar tekrar ortaya çıkıp duran küçük-burjuva sınıfı, şu andaki durumun gerçek toplumsal temelidir.
; Bu sınıfın korunması, Almanya'daki mevcut durumun korunması demektir. Burjuvazinin sınai ve siyasal egemenliği, bir yandan sermaye yoğunlaşması sonucu, öte yandan da devrimci bir proletaryanın doğuşu sonucu, onu kesin bir yıkım ile tehdit ediyor. "Hakiki" sosyalizm, bu iki kuşu bir taşla vurabilirmiş gibi göründü. Bir salgın gibi yayıldı.
Belagat çiçekleriyle süslenmiş, gönül bulandırıcı duygusallıkla sırsıklam, spekülatif örümcek ağlarından dokunmuş kisve, Alman sosyalistlerinin bir deri bir kemik kalmış zavallı "ölümsüz hakikatler"ini sarıp sarmaladıkları görülmemiş bolluktaki bu kisve, böyle bir halk arasında kendi mallarının sürümünü artırmaya yaradı.
Ve Alman sosyalizmi de, kendi görevinin küçük-burjuva darkafalının[77*] abartmalı temsilcisi olmak olduğunu gittikçe daha çok kabullendi.
Alman ulusunu örnek ulus, ve küçük Alman darkafalısını[78*] da örnek insan ilân etti. Bu örnek insanın bütün alçakça bayağılıklarına, gerçek niteliğinin tam tersine, gizli, yüce, sosyalist bir anlam verdi. İşi, komünizmin "vahşice yıkıcı" eğilimine doğrudan karşı çıkmaya, ve bütün sınıf savaşımlarını tepeden ve tarafsız bir küçümsemeyle karşıladığını ilân etmeye dek vardırdı. Pek az istisna dışında, Almanya'da şu an (1847)[79*] piyasaya sürülen bütün sözde sosyalist ve komünist yayınlar, bu bayağı ve sinir bozucu yazın alanına girerler.[80*]



2. TUTUCU SOSYALİZM YA DA BURJUVA SOSYALİZMİ


Burjuvazinin bir kesimi, burjuva toplumun varlığının devamını sağlamak için, toplumsal hoşnutsuzlukları gidermek ister.
İktisatçılar, iyilikseverler, insanlıkçılar, işçi sınıfının durumunu iyileştiriciler, hayır işleri örgütleyicileri, hayvanlara eziyet edilmesini önleme derneklerinin üyeleri, ılımlılık bağnazları, akla gelebilecek her türden gizli reformcular, bu kesime girerler. Sosyalizmin bu biçimi,[81*] üstelik, eksiksiz sistemler haline de getirilmiştir.
Bu biçime bir örnek olarak Proudhon'un Sefaletin Felsefesi'ni anabiliriz.
Sosyalist burjuva, modern toplumsal koşulların bütün üstünlüklerini istiyor,[82*] ama buradan zorunlu olarak çıkan savaşımlar ve tehlikeler olmaksızın. Bunlar mevcut toplumu istiyorlar, yeter ki, devrimci ve çözücü öğeleri çıkartılmış olsun. Proletaryası olmayan bir burjuvazi istiyorlar. Burjuvazi, doğal olarak, kendi egemen olduğu dünyanın dünyaların en iyisi olduğunu düşünüyor; ve burjuva sosyalizmi de, bu rahatlatıcı düşünceyi azçok eksiksiz çeşitli sistemler[83*] haline getiriyor. Proletaryadan böyle bir sistemi yürütmesini ve, böylece, dosdoğru toplumsal[84*] Yeni Kudüs'e girmesini istemekle, aslında, proletaryanın mevcut toplum çerçevesi içerisinde kalmasından, ama burjuvaziye ilişkin bütün nefret dolu düşüncelerini bir kenara bırakmasından başka bir şey istemiş olmuyor.
Bu sosyalizmin ikinci ve daha pratik, ama daha az sistematik bir biçimi, şu ya da bu siyasal reformun değil, ancak maddi varlık koşullarındaki, iktisadi ilişkilerdeki bir değişikliğin onlara bir yarar sağlayabileceğini göstererek, her türlü devrimci hareketi işçi sınıfının gözünden düşürmeye çalışmıştır. Ne var ki sosyalizmin bu biçimi,[85*] maddi varlık koşullarındaki değişmelerden, hiç bir şekilde, ancak bir devrimle gerçekleştirilebilecek olan burjuva üretim ilişkilerinin kaldırılmasını değil, bu ilişkilerin sürekli varlığına dayandırılan idari reformları, dolayısıyla sermaye ile emek arasındaki ilişkileri hiç bir biçimde etkilemeyen, olsa olsa burjuva hükümetinin masraflarını azaltan ve idari işleyişini basitleştiren reformları anlıyor.
Burjuva sosyalizmi yeterli ifadesini ancak ve ancak salt bir mecaz haline geldiği zaman buluyor.
Serbest ticaret: işçi sınıfının çıkarı için. Koruyucu gümrükler: işçi sınıfının çıkarı için. Cezaevi reformu:[86*] işçi sınıfının çıkarı için. Burjuva sosyalizminin son sözü ve ciddi olarak söylediği tek söz işte budur.
Bu sosyalizm şu sözlerle özetleniyor: burjuva bir burjuvadır - işçi sınıfının çıkarı için.



3. ELEŞTİREL-ÜTOPİK SOSYALİZM VE KOMÜNİZM


Biz burada, Babeuf ve diğerlerinin yazılarında olduğu gibi, her büyük modern devrimde her zaman proletaryanın istemlerini dile getirmiş olan yazının sözünü etmiyoruz.[87*] Kendi amaçlarına ulaşmak için proletaryanın feodal toplumun yıkılmakta olduğu genel kaynaşma anlarında yaptığı ilk doğrudan girişimler, proletaryanın o sıradaki gelişmemiş durumu yüzünden olduğu kadar, kurtuluşunun iktisadi koşulları henüz daha yaratılmaları gereken ve yalnızca yaklaşmakta olan burjuva çağının yaratabileceği koşulların bulunmayışı yüzünden, zorunlu olarak başarısızlığa uğradı.[88*] Proletaryanın bu ilk hareketlerine eşlik etmiş olan devrimci yazın, zorunlu olarak gerici bir niteliğe[89*] sahipti. Bu, genel bir zahitliği ve en kaba biçimiyle bir toplumsal eşitliği telkin ediyordu.
Haklı olarak sosyalist ve komünist diye adlandırılan sistemler, Saint-Simon'un, Fourier'nin, Owen'ın ve ötekilerin sistemleri, proletarya ile burjuvazi arasındaki savaşımın yukarda anlatılan ilk, gelişmemiş döneminde ortaya çıktılar (Bkz: Bölüm I, Burjuvalar ve Proleterler).
Bu sistemlerin kurucuları, hem sınıf karşıtlıklarını, ve hem de hüküm süren toplum biçimi içerisindeki çözücü öğelerin etkisini gerçekten de görüyorlar. Ama henüz bebeklik çağındaki[90*] proletarya, onlara hiç bir tarihsel inisiyatifi ya da hiç bir batımsız siyasal hareketi olmayan bir sınıf görünümü sunuyor.
Sınıf karşıtlıklarının gelişimi, sanayiin gelişimiyle başabaş gittiğinden, içinde bulundukları iktisadi durum, onlara, proletaryanın kurtuluşunun maddi koşullarını henüz sağlamıyor. Dolayısıyla, bu koşulları yaratacak yeni bir toplum biliminin peşine, yeni[91*] toplum yasalarının peşine düşüyorlar.
Tarihsel[92*] eylemin yerini, bunların kişisel yaratıcı eylemi; tarihsel olarak yaratılmış kurtuluş koşullarının yerini, hayali olanlar; ve proletaryanın tedrici, kendiliğinden[93*] sınıf örgütlenmesinin yerini, bu yaratıcılar tarafından özel olarak tasarlanmış toplum örgütlenmesi alacaktır. Geleceğin tarihi, kendisini, bunların gözünde, kendi toplum planlarının propagandasına ve fiilen uygulanmasına indirgiyor.
Planlarını oluştururken, en çok acı çeken sınıf olarak özellikle işçi sınıfının çıkarlarını gözetmenin bilincindedirler. Onlar için proletarya, ancak, en çok acı çeken sınıf olması bakımından vardır.
Sınıf savaşımının gelişmemiş oluşu kadar, kendi içinde bulundukları ortam da, bu türden sosyalistlerin kendilerini her türlü sınıf karşıtlığının çok üstünde görmelerine neden oluyor. Bunlar, toplumun her üyesinin, hatta en iyi durumda olanların bile, koşullarını iyileştirmek istiyorlar. Böylece bunlar, sınıf ayrımı yapmaksızın, toplumun tamamına, hatta tercihan egemen sınıfa seslenip duruyorlar. Çünkü bunların sistemini bir kez anladıktan sonra, insanlar nasıl olur da mümkün olan en iyi toplum için mümkün olan en iyi planın bu olduğunu görmemezlik ederler?
Böylece bunlar, her türlü siyasal, ve özellikle de her türlü devrimci eylemi reddederler; amaçlarına barışçıl yollarla ulaşmayı arzularlar ve zorunlu olarak başarısız kalmaya mahkum küçük deneyler ile ve örnek gösterme ile, yeni toplumsal İncil-i Şerif yolunu açmaya çalışırlar.
Proletaryanın henüz pek az gelişmiş olduğu ve kendi durumu konusunda ancak gerçeklerden uzak bir kavrayışa sahip bulunduğu bir sırada çizilen geleceğin toplumuna ilişkin bu hayali tablolar, bu sınıfın toplumun genel bir yeniden kuruluşuna duyduğu ilk içgüdüsel özlemlerin sonucudur.
Ama bu sosyalist ve komünist yayınlar, eleştirel bir öğe de içerirler. Bunlar mevcut toplumun bütün ilkelerine saldırırlar. Bu yüzden işçi sınıfını aydınlatacak en değerli malzemelerle doludurlar. Bunlarda önerilen kent ile kır arasındaki ayrımın, ailenin, sanayilerin özel kişiler hesabına işletilmesinin[94*] ve ücret sisteminin[95*] kaldırılması, toplumsal uyumun ilânı, devletin işlevlerinin üretimi yönetmekten ibaret hale getirilmesi gibi pratik önlemler —bütün bunlar, yalnızca, o sıralar daha henüz gelişmeye başlamış olan ve bu yayınlarda ancak ilk belli-belirsiz biçimleri içerisinde farkedilen sınıf karşıtlıklarının ortadan kaldırılmaları gereğine işaret ediyorlar. Bu öneriler, bu yüzden, tamamıyla ütopik bir nitelik taşıyorlar.
Eleştirel-ütopik sosyalizmin ve komünizmin önemi, tarihsel gelişmeyle ters orantılıdır. Modern[96*] sınıf savaşımının gelişmesi ve belli bir biçim alması oranında, savaşımdan bu hayali ayrı kalış, ona yapılan bu hayali saldırılar bütün pratik değerlerini ve bütün teorik haklılıklarını yitiriyor. Dolayısıyla, bu sistemlerin kurucularının birçok bakımlardan devrimci olmalarına karşın, bunların öğretilileri, her keresinde, salt gerici tarikatlar kurmuşlardır. Bunlar, proletaryanın ileriye doğru tarihsel gelişimi karşısında sıkı sıkıya ustalarının eski görüşlerine sarılıyorlar. Dolayısıyla bunlar, durmadan, sınıf savaşımını köreltmeye ve sınıf karşıtlıklarını uzlaştırmaya çabalıyorlar. Bunlar toplumsal ütopyalarını, yalıtılmış "phalanstéres" yaratmayı, "Home Koloniler" kurmayı, bir "Küçük İkarya"[97*] —Yeni Kudüs'ün küçük boy[98*] baskıları— kurmayı deneyler yoluyla gerçekleştirme düşü görüyorlar ve bütün bu düşlerini gerçekleştirmek için burjuvazinin duygularına ve keselerine seslenmek zorunda kalıyorlar. Bunlar giderek yukarıda betimlenen gerici [ya da][99*] tutucu sosyalistler kategorisine düşüyorlar ve onlardan ancak daha sistemli olan bilgiçlikleriyle ve kendi toplum bilimlerinin mucizevi etkilerine olan bağnaz ve batıl inançlarıyla[100*] ayrılıyorlar.
Bunlar, bu yüzden, işçi sınıfından gelen her türlü siyasal eyleme şiddetle karşı çıkıyorlar; bunlara göre bu tür eylem, ancak, yeni İncil-i Şerif'e olan kör inançsızlıktan ileri gelebilir.
İngiltere'de ovıncılar çartistlere Fransa'da da furiyeciler Réformist'lere[20] karşıdırlar.


Yalnızca iki şey sonsuzdur: İnsanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden o kadar emin değilim..." EINSTEIN
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 31-12-2007, 20:59
darbeli matkap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 129
Standart IV. Komünistlerin mevcut çeşitli muhalefet partileri karşısındaki konumları

Komünistlerin İngiltere'de çartistler ve Amerika'da da tarım reformcuları[21] gibi mevcut işçi sınıfı partileri ile olan ilişkileri İkinci Bölümde açıklandı.
Komünistler işçi sınıfının ivedi hedeflerine ulaşılması ve o andaki çıkarlarının gerçekleşmesi için savaşırlar; ama mevcut hareket içerisinde, bu hareketin geleceğini de temsil eder ve gözetirler.[101*] Komünistler Fransa'da, tutucu ve radikal burjuvaziye karşı, sosyal-demokratlar[102*] ile bağlaşıklık kuruyorlar, ama büyük devrimden geleneksel olarak devralınmış sözlere ve yanılsamalara karşı eleştirel bir tutum takınma hakkını da saklı tutuyorlar.
İsviçre'de radikalleri destekliyorlar, ama bu partinin kısmen, Fransa'daki anlamıyla, demokratik sosyalistlerden, kısmen de radikal burjuvalardan olmak üzere, birbirlerine karşıt öğelerden oluştuğunu gözden kaçırmıyorlar.
Polonya'da ulusal kurtuluşun ilk koşulu olarak bir tarım devrimi üzerinde direten partiyi, 1846 Krakov ayaklanmasını[23] başlatan partiyi destekliyorlar.
Almanya'da, devrimci bir tutum takındığı sürece, mutlak monarşiye, feodal ağalığa ve küçük-burjuvaziye karşı,[103*] burjuvaziyle birlikte savaşıyorlar.
Ama, Alman işçileri, burjuvazinin kendi egemenliği ile birlikte getirmek zorunda olduğu toplumsal ve siyasal koşulları olabildiğince çok sayıda silahlar olarak burjuvaziye karşı derhal kullanabilsinler diye, ve Almanya'da gerici sınıfların devrilmelerinin ardından bizzat burjuvaziye karşı savaş derhal başlayabilsin diye, işçi sınıfına burjuvazi ile proletarya arasındaki düşmanca karşıtlık konusunda mümkün olan en açık bilinci kazandırmaya çalışmaktan bir an için olsun geri kalmıyorlar.
Komünistler dikkatlerini esas olarak Almanya'ya çeviriyorlar, çünkü bu ülke 17. yüzyılda İngiltere'dekinden ve 18. yüzyılda Fransa'dakinden daha gelişkin bir Avrupa uygarlığı koşulları altında ve çok daha fazla gelişmiş bir proletarya ile yapılmak zorunda olan bir burjuva devrimi arifesindedir, ve çünkü Almanya'daki burjuva devrimi, onu hemen izleyecek bir proleter devriminin başlangıcı olacaktır.
Kısacası, komünistler, her yerde, mevcut toplumsal ve siyasal düzene karşı her devrimci hareketi destekliyorlar.
Bütün bu hareketlerde, o andaki gelişme derecesi ne olursa olsun, mülkiyet sorununu o hareketin esas sorunu olarak ön plana çıkarıyorlar.
Son olarak, her yerde, bütün ülkelerin demokratik partileri arasında birlik ve anlaşma sağlanması için çalışıyorlar.
Komünistler, kendi görüşlerini ve amaçlarını gizlemeye tenezzül etmezler. Hedeflerine ancak tüm mevcut toplumsal koşulların zorla yıkılmasıyla ulaşılabileceğini açıkça ilân ediyorlar. Varsın egemen sınıflar bir komünist devrim korkusuyla titresinler. Proleterlerin zincirlerinden başka kaybedecek bir şeyleri yok. Kazanacakları bir dünya var.


BÜTÜN ÜLKELERİN İŞÇİLERİ, BİRLEŞİNİZ!

SON

Aralık 1847 - Ocak 1848'de
Marx ve Engels tarafından
yazılmıştır

Özgün basımı, Almanca olarak,
Şubat 1848'de Londra'da yapılmıştır



--------------------------------------------------------------------------------

Önsözler'in Dipnotları

[1*] Köy topluluğu.
[2*] "Kanımca", diye yazmıştım İngilizce çevirinin önsözünde, "Darwin'in teorisinin biyoloji için yaptığının aynısını tarih için yapacak olan bu düşüncelere, her ikimiz de, 1845 öncesinde, yavaş yavaş yaklaşmaktaydık. Buna doğru, bağımsız olarak, ne denli ilerlemiş olduğumu en iyi İngiltere'de İşçi Sınıfının Durumu başlıklı yapıtım gösterir. Ama, 1845 baharında, Brüksel'de Marx ile yeniden karşılaştığımda, kendisi bunları zaten oluşturmuştu ve, neredeyse burada belirttiğim kadar açık bir biçimde, bu düşünceleri önüme seriverdi." [Engels'in 1890 Almanca baskıya notu.]
[3*] 1883 Almanca Baskıya Önsöz kastediliyor. -Ed.
[4*] Engels'in kaybolduğunu söylediği ve 1882 Rusça baskı için Marx'la beraber yazdıkları önsözün özgün Almancası sonradan bulunmuş ve Marksizm-Leninizm Enstitüsünün arşivine konulmuştur. 1882 Rusça Baskıya Önsöz olarak yayınlanmıştır -Ed.
[5*] Bkz: 1872 Almanca Baskıya Önsöz. -Ed.
[6*] Lassalle, kişi olarak, kendisini bize hep Marx'ın bir "öğretilisi" olarak tanıtmıştı ve, bu sıfatla, elbette Manifesto'nun zemini üzerinde kalmıştı. Lassalle'ın devlet kredileri ile desteklenen, üretici kooperatifleri isteminin ötesine geçmeyen ve tüm işçi sınıfını devlet desteğinden yana olanlar ile, öz-destekten yana olanlar diye bölen izleyicileri için durum çok farklıydı. [Engels'in notu.]
[7*] W. Bevan. -Ed.
[8*] Lehçe baskısında bu tümce atlanmıştır. -Ed.
--------------------------------------------------------------------------------

Dipnotlar

[1*] Burjuvazi ile, modern kapitalistler sınıfın, toplumsal üretim araçlarının sahipleri ve ücretli emek kullananlar kastediliyor. Proletarya ile ise, kendilerine ait hiç bir üretim aracına sahip olmadıklarından, yaşamak için işgüçlerini satmak durumunda kalan modern ücretli emekçiler sınıfı. [Engels'in 1888 İngilizce baskıya notu.]
[2*] Yani yazılı tarih. 1847'de, toplumun tarih-öncesi, kaydedilmiş tarih-öncesinde varolmuş toplumsal örgütlenme henüz tamamıyla bilinmiyordu. O tarihten bu yana, Haxthausen, Rusya'da, ortak toprak mülkiyetini keşfetti. Maurer bunun, tarihte bütün Cermen ırklarının geldikleri toplumsal temel olduğunu tanıtladı, ve giderek köy topluluklarının [Almanca baskılarda "ortak toprak mülkiyetine dayanan köy topluluklarının" deniliyor. -ç.] Hindistan'dan İrlanda'ya kadar her yerde toplumun ilkel biçimi oldukları görüldü. Bu ilkel komünist toplumun iç örgütlenmesi tipik biçimiyle Morgan'in gens'in gerçek niteliğini ve aşiret ile olan ilişkisini ortaya koyan üstün keşfiyle açığa çıktı. Bu ilkel toplulukların dağılmalarıyla, toplumun ayrı ayrı ve nihayet uzlaşmaz karşıtlıktaki sınıflar olarak farklılaşması başlar. Bu dağılma sürecini Der Ursprung der Familie, des Privateigenthums und des Staats, 2. baskı, Stuttgart 1886'da izlemeye çalıştım. [Engels'in 1888 İngilizce baskıya, ve -son tümce hariç- 1890 Almanca baskıya notu.]
[3*] Lonca ustası yani bir loncanın asal üyesi, bir loncanın başı değil, lonca içinde bir usta. [Engels'in 1888 İngilizce baskıya notu.]
[4*] 1848, 1872, 1883 ve 1890 Almanca baskılarda, "kalfaları, çırakları" yerine "kalfaları" ("Geseller") deniliyor. -Ed.
[5*] Almanca baskılarda tümceciğin başlangıcı şöyle: "Sanayiin daha önceki feodal, ya da lonca örgütü". -Ed.
[6*] Almanca baskılarda, burada ve daha ileride, "orta sınıf" yerine, "orta tabaka" ("Mittelstand") deniliyor. -Ed.
[7*] Almanca baskılarda, burada ve daha ileride "modern" yerine, "büyük" deniliyor. -Ed.
[8*] "Bu sınıfın" sözcükleri, 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[9*] Almanca baskılarda "sınıf" yerine "tabaka" deniliyor. -Ed.
[10*] "Komün", doğmakta olan, kentlilerin kendi feodal beylerinden ve efendilerinden "Üçüncü Katman" olarak yerel öz-yönetim ve siyasal haklarını elde etmezden önce bile Fransa'da aldıkları addı. Genel olarak söylemek gerekirse, burada, burjuvazinin iktisadi gelişimi için İngiltere, siyasal gelişimi için de Fransa tipik ülke olarak alınmıştır. [Engels'in 1888 İngilizce baskıya notu.]
Bu İtalya ve Fransa kentlilerinin kendi kentsel topluluklarına, feodal beylerinden ilk öz-yönetim haklarını satın almalarından ya da koparmalarından sonra verdikleri addı. [Engels'in 1890 Almanca baskıya notu.1
[11*] "Ortaçağ" "(İtalya ve Almanya'da olduğu gibi)", "(Fransa'da olduğu gibi)" sözcükleri, 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[12*] Almanca baskılarda "yarı-feodallere" yerine "tabakalara" deniliyor. -Ed.
[13*] Almanca baskılarda, "üstünlüğü ele geçirdiği" yerine, "iktidara geldiği" deniliyor. -ç.
[14*] Almanca baskılar şunu da ekliyorlar: "üretimi geliştirecek yerde onu engellediler". -Ed.
[15*] Almanca baskılarda "bir toplumsal salgın" deniliyor. -Ed.
[16*] 1848 Almanca baskılarda, "burjuva uygarlığının ve burjuva mülkiyet ilişkilerinin" deniliyor. -Ed.
[17*] Almanca baskılarda, "modern işçileri, proleterleri" deniliyor. -Ed.
[18*] Almanca baskılarda, "emek miktarı" deniliyor. -Ed.
[19*] 23 sayfalık 1848 Almanca baskıda, "kadınınki ve çocuğunki" deniliyor. -Ed.
[20*] Almanca baskılarda "eski orta tabakanın alt kesimleri" deniliyor. -Ed.
[21*] Almanca baskılarda, "ve genellikle emekli olmuş esnaflar" yerine "ve rantiyeler" deniliyor. -Ed.
[22*] Almanca baskılarda paragraf burada bitiyor ve bunu izleyen tümce ile yeni bir paragraf başlıyor.
[23*] Almanca baskılarda, "Saldırılarını yalnızca burjuva üretim koşullarına karşı yöneltmekle kalmazlar, bizzat üretim araçlarına karşı da yöneltirler" deniliyor. -Ed.
[24*] Bu sözcük 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[25*] Parantez içindeki sözcük, 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[26*] "Siyasal ve genel", sözcükleri 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[27*] Almanca baskılarda, "aydınlanma ve ilerleme öğeleri" yerine "eğitim öğeleri" deniliyor. -Ed.
[28*] Almanca baskılarda, burada ve daha ileride "alt orta sınıf" ve "orta sınıf" yerine "orta tabakalar" deniliyor. -Ed.
[29*] Almanca baskılarda "tehlikeli sınıf, toplumsal tortu" yerine, "lümpen proletarya" deniliyor. -Ed.
[30*] Bu sözcük 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[31*] Almanca baskılarda, burada "servetin bireyler elinde birikmesi," sözcükleri de yer alıyor. -Ed.
[32*] Almanca baskılarda "sekter" yerine "ayrı" deniliyor. -Ed.
[33*] "En ileri ve" sözcükleri 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[34*] Almanca baskılarda bu tümce şöyledir: "Bütün mülkiyet ilişkileri sürekli tarihsel ikâmelere, sürekli tarihsel değişmelere uğramışlardır." -Ed.
[35*] Almanca baskılarda, "birinin bir başkası tarafından sömürülmesine" deniliyor. -Ed.
[36*] Almanca baskılarda, "küçük zanaatçı ve küçük köylü mülkiyetinden mi" yerine "küçük-burjuva, küçük köylü mülkiyetinden mi" deniliyor. -Ed.
[37*] "Birkaç kişi için" sözcükleri 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[38*] "Sermayeye" sözcüğü 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[39*] Almanca'da "burgerlichen Eigentümer"—"Burjuva mülk sahibinden". -ç.
[40*] "ve olanaksızlaştırılmalıdır" sözcükleri 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[41*] Almanca baskılarda, burada ve daha ilerde "kültür" yerine "eğitim" ("Bildung") deniliyor. -Ed.
[42*] Almanca baskılarda "kaldırma niyetimizi" yerine "kaldırmamızı" deniliyor. -Ed.
[43*] Almanca baskılarda bu tümcecik şöyledir: "içeriği sınıfınızın varlığının maddi koşulları tarafından belirlenen bir iradesinden..." -Ed.
[44*] Almanca baskılarda bu tümcecik şöyledir: "... bu bencil yanılgıyı, yokolmuş bütün egemen sınıflarla paylaşıyorsunuz." -Ed.
[45*] 1848 tarihli Almanca baskılarda, "ulusun önder sınıfı" yerine "ulusal sınıf" deniliyor. -Ed.
[46*] Almanca baskılarda, paragraf burada bitiyor. -ç.
[47*] "Maddi" sözcüğü 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[48*] Almanca baskılarda "usçu düşünceler" yerine, "aydınlık düşünceler" deniliyor. -Ed.
[49*] Almanca baskılarda tümcenin başlangıcı şöyledir: "'Kuşkusuz ki', denecek, 'dinsel, alilâki, felsefi, siyasal, hukuksal düşünceler vb...'". -Ed.
[50*] Almanca baskılarda "ya da genel düşünceler" yerine, "bilinç biçimleri" deniliyor. -Ed.
[51*] "Eski toplum düzeriine daha başka saldırıları zorunlu kılan" sözcükleri 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[52*] Almanca baskılarda, burada "zoralımı" deniliyor. -Ed.
[53*] Almanca baskılarda yalnızca, "Ağır bir müterakki vergi" deniliyor. -Ed.
[54*] Almanca baskılarda, "haberleşme ve ulaşım araçlarının" yerine "tüm ulaşımın" deniliyor. -Ed.
[55*] 1848 tarihii baskılarda 9. madde şöyleydi: "Tarımın sanayi ile birleştirilmesi, kent ile kır arasındaki çelişkinin yavaş yavaş tasfiye edilmesi." Daha sonraki Almanca baskılarda "çelişki" sözcüğünün yerine "ayrımlar" sözcüğü konmuştur. -Ed.
[56*] Almanca baskılarda "sinai" yerine "maddi" deniliyor. -Ed.
[57*] Almanca baskılarda "tüm ulusun geniş bir birliğinin" yerine "birleşmiş bireylerin" deniliyor. -Ed.
[58*] 1660-1689 İngiliz Restrasyonu değil, 1814-1830 Fransız Restorasyonu. [Engels'in 1888 İngilizce baskıya notu.]
[59*] Almanca baskılarda, tümcenin sonu şöyledir: "ve kulağına da azçok uğursuz kehanetler fısıldayarak aldı." -Ed.
[60*] "Sanayi ağacından düşen" sözcükleri 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[61*] "Bu, esas olarak, toprak aristokrasisinin ve ağalarının malikânelerinin büyük bir kismını kendi hesaplarına kâhyalarına işlettirdikleri ve, dahası, bunların büyük pancar şekeri ve içki imalâtçıları oldukları Almanya için geçerlidir. Daha varlıklı olan İngiliz aristokrasisi henüz bu kadar düşmemiştir; ama onlar da, azalmakta olan rantların yarattığı açığı unvanlarını azçok karanlık anonim şirketlerin kurucularına ödünç vererek kapatmanın yolunu biliyorlar. [Engels'in 1888 İngilizce baskıya notu.1
[62*] Almanca baskılarda "toprakbeyi" yerine "feodal bey" deniliyor. -Ed.
[63*] 1848 tarihli Almanca baskılarda "hıristiyan" yerine "kutsal" deniliyor. (Bu baskıların burasında apaçık bir tashih hatası vardır: "heilige" (kutsal) sözcüğü, "heutige" (bugünün) olarak basılmıştır. -Ed.
[64*] Almanca baskılarda "küçük mülk sahibi köylüler" ("small peasant proprietors") yerine "küçük köylülük" ("kleine Bauernstand") deniliyor. -ç.
[65*] Almanca baskılarda "bu iki sınıf ... bitkisel yaşamlarını hâlâ sürdürüyorlar" yerine "bu sınıf ... bitkisel yaşamını hâlâ sürdürüyor" deniliyor. -Ed.
[66*] Almanca baskılarda "bu ara sınıfların" yerine "küçük-burjuvazinin" deniliyor. -Ed.
[67*] Almanca baskılarda bu tümce şöyledir: "Daha sonra gösterdiği gelişmelerle bu eğilim, korkakça bir melankoli nöbeti içerisinde kaybolup gitti." -Ed.
[68*] Nüktedanlar. -ç.
[69*] Almanca baskılarda bu tümcenin başı şöyledir: "Alman filozofları, yarı-filozoflar ve güzel söz düşkünleri." -Ed.
[70*] 1848 tarihli Almanca baskılarda, bu tümcenin ardından şu sözler geliyor: "Hakiki toplum konusunda insanlığın gerçekleşmesi konusunda boş bir spekülasyon görünümü almak zorundaydı." Daha sonraki Almanca baskılarda "hakiki toplum konusunda" sözcükleri çıkartılmıştır. -Ed.
[71*] Almanca baskılarda bu tümce şöyledir: "Örneğin parasal ilişkiler konusundaki Fransız eleştirisinin altğna 'İnsanlığın Yabancılaşması'nı yazdılar, burjuva devlet konusundaki Fransız eleştirisinin altına da, 'Soyut Genel Egemenliğinin Tasfiyesi'ni yazdılar, vb.." -Ed.
[72*] Almanca baskılarda "Fransız tarihsel eleştirilerinin" yerine, "Fransız teorilerinin" deniliyor. -Ed.
[73*] Almanca baskılarda "iktisadi" yerine "maddi" deniliyor. -Ed.
[74*] Almanca baskılarda "mutlakiyetçi Alman hükümetleri için" deniliyor. -Ed.
[75*] "Tam da o sırada" sözcükleri 1888 İngilizce başkıya eklenmiştir. -Ed.
[76*] Burada "darkafalılar" olarak çevrilen sözcük, Almanca baskılarda "Pfahlbürgerschaft", İngilizce baskılarda "Philistines"tir. -ç.
[77*] Burada "küçük-burjuva darkafalı" olarak çevrilen sözcükler, Almanca baskılarda "Pfahlbürgerschaft", İngilizce baskılarda "Petty-bourgeois Philistine"dir. -ç.
[78*] Burada "küçük Alman darkafalısı" olarak çevrilen sözcükler, Almanca baskılarda "deutschen Spiessbürger", İngilizce baskılarda "German Petty Philistine"dir. -ç.
[79*] Parantez içinde verilen bu tarih, Almanca baskılarda yoktur.
[80*] 1848 devrim fırtınası bu kılıksız eğilimi silip süpürdü ve kahramanlarının da sosyalizm ile daha fazla uğraşma heveslerini kırdı. Bu eğilimin baş temsilcisi ve klâsik tipi Herr Karl Grün'dür. [Engels'in 1890 Almanca baskıya notu].
[81*] Almanca baskılarda "bu burjuva sosyalizmi" deniliyor. -ç.
[82*] Almanca baskılarda "modern toplumun yaşam koşullarını istiyor" deniliyor. -Ed.
[83*] Almanca baskılarda burada, "azçok eksiksiz bir sistem" deniliyor. -Ed.
[84*] Bu sözcük 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[85*] Almanca baskılarda "bu sosyalizm" deniliyor. -ç.
[86*] Almanca baskılarda "hücre hapsi" deniliyor. -Ed.
[87*] Almanca baskılarda bu tümce şöyledir: "Biz burada her büyük modern devrimde proletaryanın istemlerini dile getirmiş olan yazının sözünü etmiyoruz. (Babeuf'ün, vb. yazıları.)" -ç.
[88*] Almanca baskılarda "iktisadi koşullar" yerine "maddi koşullar"; "ve yalnızca yaklaşmakta olan burjuva çağının yaratabileceği" yerine "ve ancak burjuva çağının ürünü olabilecek" deniliyor. -Ed.
[89*] Almanca baskılarda "nitelik" yerine "içerik" deniliyor. -ç.
[90*] "Henüz bebeklik çağındaki" sözcükleri 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[91*] Her iki "yeni" sözcüğü de 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[92*] Almanca baskılarda "tarihsel" yerine "toplumsal" deniliyor. -Ed.
[93*] "Kendiliğinden" sözcüğü 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[94*] Almanca baskılarda bu tümcenin başı şöyledir: "Bunların geleceğin toplumuna ilişkin kesin önerileri, örneğin kent ile kır arasındaki çelişkinin, ailenin özel kârın... " -Ed.
[95*] Almanca baskılarda "ücret sisteminin" yerine "ücretli emeğin" deniliyor. -ç
[96*] Bu sözcük 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[97*] Phalanstéres, Charles Fourier'nin planladığı sosyalist kolonilerdi; İkarya, Cabet'nin kendi ütopyasına, daha sonraları da Amerikan komünist kolonisine verdiği addı. [Engels'in 1888 İngilizce baskıya notu.]
"Home Koloniler" (Yurtiçi Koloniler) Owen'in kendi komünist örnek toplumlarına verdiği addı. Phalanstéres, Fourier'nin planladığı halk saraylarının adıydı. İkarya, komünist kurumlarını Cabet'nin çizdiği ütopik hayal ülkesine verilen addı. [Engels'in 1890 Almanca baskıya notu.]
[98*] İngilizcesinde duodecimo, Almancası duodez -bir tabaka kağıdın onikiye katlanmış hali; bu boyutta kitapçık. -ç.
[99*] 1888 İngilizce baskıda "ya da" sözcüğü yer almamaktadır ama, öteki bütün onaylı baskılara konulmuştur. -Ed.
[100*] Almanca baskılarda "bağnaz batıl inançlarıyla" deniliyor. -Ed.
[101*] "Ve gözetirler" sözcükleri 1888 İngilizce baskıya eklenmiştir. -Ed.
[102*] O sıralar Parlamentoda Ledru-Rollin, yazında Louis Blanc, günlük basında Réforme[22] tarafından temsil olunan Parti. Sosyal-demokrasi adı onun yaratıcılarının gözünde, demokrat ya da cumhuriyetçi partinin azçok sosyalizme bulanmış bir kesimini ifade ediyordu. [Engels'in 1888 İngilizce baskıya notu.]
Fransa'da o sıralar kendisini sosyalist-demokratik diye adlandıran parti, siyasal yaşamda Ledru-Rollin ve yazında da Louis Blanc tarafından temsil olunuyordu; dolayısıyla, bu parti ile bugünkü Alman Sosyal-Demokrasisi arasında dünyalar kadar fark vardı. [Engels'in 1890 Almanca baskıya notu.]
[103*] Almanca baskılarda tümcenin bu kısmı şöyle: "mutlak monarşiye, feodal toprak mülkiyetine ve darkafalılığa [Kleinbürgerei] karşı...". -Ed.


--------------------------------------------------------------------------------

Açıklayıcı notlar

[1] Komünist Parti Manifestosu, Komünist Birliğin programı olarak, bu örgütün İkinci Kongresinin (Londra, 29 Kasım-8 Aralık 1847) talimatı uyarınca Marx ve Engels tarafından yazıldı.
Kongre hazırlıkları sürerken Marx ve Engels, nihai program belgesinin bir Parti Manifestosu biçiminde olmasına karar verdiler. O dönemin gizli dernekleri için olağan olan ve "Komünist İman Yemini Taslağı" ve Komünizmin İlkeleri'nde görülen ilmihal biçimi, yeni devrimci dünya görüşünün eksiksiz ve özlü bir biçimde açıklanması için, proleter hareketin amaçlarının ve görevlerinin etraflı bir biçimde formüle edilmesi için uygun değildi.
Marx ve Engels, kongrenin hemen ardından, Londra'da, Manifesto üzerinde çalışmaya başladılar ve bu çalışmalarını Marx'ın Brüksel'e döndüğü 13 Aralık'a kadar sürdürdüler. Dört gün sonra Engels'in de Brüksel'e gelmesiyle (17 Aralık) tekrar çalışmaya başladılar. Engels'in Aralık sonunda Paris'e gitmesinden 31 Ocak'taki dönüşüne kadar, Marx, Manifesto üzerinde tek başına çalıştı.
Komünist Birlik Merkezinin sıkıştırmalarıyla Marx, 1848 Ocak ayının hemen tamamını yoğun bir biçimde bu çalışmaya ayırdı. Ocak sonunda elyazması Alman İşçileri Eğitim Derneğinin Komünist Birlik üyesi ve Alman mültecisi J. E. Burghard'ın sahibi olduğu basımevinde basılmak üzere Londra'ya gönderildi.
Marx'ın elyazısıyla yazılmış III. Bölüme ilişkin plan taslağı dışında Manifesto'nun elyazmaları kayıptır.
Manifesto'nun baskısı 1848 Şubatının sonunda bitti. 29 Şubatta Eğitim Derneği basım masraflarını karşılamayı kararlaştırdı.
Manifesto'nun ilk baskısı koyu yeşil bir broşürdü. Nisan-Mayıs 1848'de bir yeni baskısı yapıldı. Bu baskı 30 sayfa tutuyordu ve birinci baskıdaki tashih hataları burada düzeltilmiş ve noktalama da geliştirilmişti. Bu metin daha sonraki onaylı basımlar için Marx ve Engels tarafından esas alınmıştır. 1848'in Mart ile Haziran ayları arasında, Manifesto, Alman mültecilerine ait demokratik bir gazete olan Deutsche Londoner Zeitung'da basıldı. Manifesto'yu öteki Avrupa dillerinde yayınlama girişimleri daha o yıl başladı. Danimarka, Polonya ve İsveç dillerindeki baskıları 1848'de çıktı. O sırada yapılan Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca çevirileri yayınlanmadı. Nisan 1848'de, o sıra Barmen'de bulunan Engels, Manifesto'yu İngilizce'ye çevirmekteydi. Ama ancak yarısını çevirebildi. Manifesto'nun Helen Macfarlane tarafından yapılan ilk İngilizce çevirisi ancak yıllar sonra, Haziran ve Kasım 1850 tarihleri arasında, çartist bir yayın organı olan The Red Republican'da yayınlandı. Bu yayın organının editörü Julian Harney, bu yayına yazdığı önsözde ilk kez olarak Manifesto'nun yazarlarından sözetti. Bundan önce çıkan baskılarının hiç birinde ve daha sonraki birçok baskılarda yazarların isimleri yoktu.
Proletaryanın kurtuluş savaşımının 60'larda ve 70'lerde gösterdiği gelişme, Manifesto'nun yeniden basılmasını gerektirdi. 1872 yılında biriki küçük düzeltme ve Marx ve Engels'in 1871 Paris Komünü deneyiminden çıkardıkları bazı sonuçları içeren bir önsözle birlikte yeni bir Almanca baskısı çıktı. Bu ve bundan sonraki Almanca baskı (1883 ve 1890) Komünist Manifesto başlığını taşıyordu. 1870'de Manifesto Amerika'da ilk kez Woodhull & Claflin's Weekly'de yayınlandı.
Mikhail Bakunin'in yaptığı ve bazı tahrifatları içeren ilk Rusça baskısı 1869'da Cenevre'de çıktı. Bu baskıdaki hatalar, Georgi Plehanov'un çevirmiş olduğu ve marksizmin Rusya'da yayılmasına büyük önem veren Marx ve Engels'in özel bir önsöz yazmış oldukları 1882 Rusça baskıda giderilmiştir. Marx'ın ölümünden sonra Manifesto birkaç kez daha basıldı. Engels bunların hepsini okumuş ve 1883 Almanca baskıya ve Samuel Moore'un çevirdiği ve kendisinin de ayrıca gözden geçirip notlar eklediği 1888 İngilizce baskıya önsözler yazmıştır. 1888 İngilizce baskı Manifesto'nun İngiltere'de, Birleşik Devletler'de ve SSCB'nde daha sonra yapılan birçok İngilizce baskısında temel alınmıştır. 1890'da Engels yeni bir Almanca baskı hazırladı, buna bir önsöz yazdı ve birkaç not ekledi. 1885'de Le Socialiste, Manifesto'nun Marx'ın kızı Laura Lafargue'in yaptığı ve Engels'in okuduğu Fransızca çevirisini yayınladı. Engels ayrıca 1892 Lehçe, ve 1893 İtalyanca baskılara da önsözler yazmıştır.
Manifesto'nun bu ciltte yeralan metni Karl Marx, Frederick Engels, Collected Works (Progress Publishers, Moscow 1976, Vol. 6, s. 476-519), adlı yapıttan Türkçeye çevrilmiştir. Ayrıca, Karl Marx, Frederick Engels, Gesammelte Werke (Dietz Verlag Berlin, Bd. 4, s. 459-493) adlı yapıttan da yararlanılmıştır. Almanca metnin İngilizce metinden farklı olduğu noktalar, sayfa altında dipnot olarak gösterilmiştir. Progress Publishers'in saptadığı farklılıklar "-Ed" ibaresiyle, Türkçe çevirisi yapılırken saptanmış farklılıklar ise, "-ç." ibaresi ile belirtilmiştir
Manifesto'nun bu ciltte yer alan önsözleri, üç ciltlik Karl Marx and Frederick Engels, Selected Works (Progress Publishers, Moscow 1969, Vol. 1, s. 98-107) adlı yapıttan çevrilmiştir. Önsözler çevrilirken, bunların Bütün Yapıtları'nın Almanca baskılarında yayınlanmış Almancalarından da yararlanılmıştır (K. Marx, F. Engels, Op. cit., s. 573-590). [Bu Türkçe çeviri, Muzaffer Ardos tarafından yapılmıştır - Aralık 1976]
[2] Komünist Birlik — Marx ve Engels tarafından kurulan proletaryanın ilk uluslararası komünist örgütü; 1847'den 1850'ye kadar varolmuştur.
[3] Burada Fransa'daki 1848 Şubat Devrimine değiniliyor.
[4] "Red Republican - George Julian Harney'in 1850'de Hazirandan Kasıma kadar Londra'da çıkardığı haftalık bir çartist dergi. 21-24. sayılarında Manifesto'yu özetleyerek yayınlamıştır.
[5] Burada Fransız burjuvazisi tarafından korkunç bir vahşetle bastırılan Paris işçilerinin 23-26 Haziran 1848'de giriştikleri kahramanca ayaklanmaya değiniliyor.
[6] Le Socialiste — New-York'ta Ekim 1871'den Mayis 1873'e kadar Fransızca olarak çıkan haftalık bir gazete. Enternasyonalin Kuzey Amerika Federasyonunun Fransız kesiminin organıydı; Huge Kongresinin ardından Enternasyonalden ayrılmıştır.
[7] Burada, Manifesto'nun 1869'da Cenevre'de yayınlanan Bakunin çevirisine değiniliyor.
[8] Burada, Aleksandr Herzen ve Nikolay Ogaryov'un yayınladığı Kolokol ("Çan") adlı devrimci demokratik gazeteyi basan "Hür Rus Basımevi"ne değiniliyor. Herzen tarafından kurulan bu basımevi 1865'e kadar Londra'daydı; bundan sonra Cenevre'ye taşındı. 1869'da, basımevi, Komünist Manifesto'nun ilk Rusça baskısını yaptı.
[9] Yazarlar, burada, 1 Mart 1881'de imparator Aleksandr II'nin Narodnaya Volya üyeleri tarafından öldürülmesinden sonra Rusya'da esen havaya değiniyorlar. Aleksandr II'nin ardılı Aleksandr III, Narodnaya Volya'nin Yürütme Kurulunun girişeceği yeni terörist eylemler korkusuyla Gaçina'ya sığınmış, orada oturuyordu.
[10] Kolonya'da Komünistlerin Yargılanması (4 Ekim-12 Kasım 1852) — Komünist Birliğin 11 üyesinin Prusya hükümetinin açtığı davada yargılanmaları. Yurda ihanet ile suç1anan sanıklardan yedisi, uydurma belgelere ve gerçek olmayan delillere dayanılarak üç yıldan altı yıla kadar değişen cezalara çarptırılmışlardı. (Bkz: Engels, "Kolonya'da Komünistlerin Yargılanması")
[11] Marx ve Engels, bu teorik önermeyi, 1840'tan sonraki birçok yapıtlarında geliştirmişlerdir. Buradaki formülasyon, Uluslararası İşçi Birliğinin Tüzüğündeki formülasyondur.
[12] Bu önsözü Engels, 1 Mayıs 1890'da, İkinci Enternasyonalin Paris Kongresi (Haziran 1889) kararı uyarınca bazı Avrupa ve Amerika ülkelerinde düzenlenen yığınsal gösterilerin, grevlerin ve toplantıların yapıldığı gün yazmıştır. İşçiler bu 1 Mayıs'ta Kongre tarafından saptanmış olan 8 saatlik işgünü istemini ve öteki bazı istemleri öne sürmüşlerdi. Bugünden sonra, bütün ülkelerin işçileri 1 Mayısı her yıl proletaryanın uluslararası dayanışma günü olarak kutlayagelmişlerdir.
[13] Kongre Polonyası — 1814-15 Viyana Kongresi kararı uyarınca Polonya'nın Polonya Krallığı adı altında Rusya'ya ilhak olunan kısmı.
[14] Marx'ın artı-değer teorisini henüz geliştirmemiş olduğu 1840 ve 1850'lerdeki yapıtlarında, Marx ve Engels, "emeğin değeri", "emeğin fiyatı", "emeğin satımı" terimlerini kullanıyorlardı. Marx'ın Ücretli Emek ve Sermaye adlı kitapçığına 1891'de yazdığı önsözde Engels'in belirttiği gibi, bunlar, "sonraki yapıtlar açısından talihsiz, hatta yanlış"tılar. Marx'ın, işçinin kapitaliste emeğini değil işgücünü sattığını tanıtlamasından sonra, Marx ve Engels, daha sonraki yapıtlarında "işgücünün değeri", "işgücünün fiyatı", "işgücünün satımı" terimlerini kullanmışlardır.
[15] "Savaşımı birkaç yıl süren on saat Tasarısı, 1846 yılında Tahıl Yasalarının kaldırılması sırasında toprak aristokrasisi ile sanayi burjuvazisi arasında yaratılmış olan gergin bir ortam içerisinde, 1847 yılında yasalaştı. Tahıl Yasalarının kaldırılmasının öcünü almak için Tory'lerden bazıları on-saat Tasarısını desteklemişlerdi.
[16] Burada, halktan gelen baskı sonucu 1831'de Avam Kamarasından geçen ve 1832'de Lordlar Kamarası tarafından onaylanan seçim yasası reformuna değiniliyor. Bu reform, toprak ve finans aristokrasisinin tekelci egemenliğine karşı yöneltilmişti ve yasalaşmasıyla sanayi burjuvazisinin temsilcilerine parlamentonun yolu açılmış oldu. Reform savaşımının temel güçleri olan proletarya ve küçük-burjuvaziye seçim hakkı verilmedi ve böylece bunlar liberal burjuvazi tarafından aldatılmış oldular.
[17] Meşruiyetçiler — Büyük topraklı soyluların çıkarlarını temsil eden ve 1830'da devrilmiş olan "meşru" Bourbon hanedanı yandaşları, finans aristokrasisine ve büyük burjuvaziye dayanarak hüküm sürmekte olan Orleans hanedanına (1830-48) karşı savaşımlarında, meşruiyetçilerin bir kesimi toplumsal demagojiye sığınmış ve kendilerini burjuvazinin sömürüsüne karşı çıkan halkın savunucusuymuş gibi göstermeye kalkışmışlardır.
[18] "Genç İngiltere" — Aralarında Disraeli ve Ferrand'ın da bulunduğu tutucu yazar ve politikacılardan oluşan bir çevre. Bunlar iyiliksever Tory'lere yakındılar ve 1841'de Avam Kamarasında ayrı bir grup oluşturdular. Burjuvazinin büyümekte olan ekonomik ve siyasal gücü karşısında toprak aristokrasisinin hoşnutsuzluğunu dile getirerek kapitalist sistemi eleştiriyorlar ve işçi sınıfını kendi etkileri altına almak ve burjuvaziye karşı savaşımlarında bu sınıftan yararlanmak için iyiliksever önlemleri destekliyorlardı. "Genç İngiltere" siyasal bir grup olarak 1845'te dağıldı. Yazınsal bir çevre olarak varlığı da 1848'de son buldu.
[19] "Immanuel Kant'ın, Fransız Devriminden hemen önce (1788) yayınlanmış Kritik der praktischen Vernunft ("Pratik Aklın Eleştirisi") adlı yapıtına atıfta bulunuluyor.
[20] Burada, Fransız gazetesi La Réforme'u (1843'den 1850'ye kadar Paris'te yayınlanmıştır) destekleyen küçük-burjuva cumhuriyetçi demokratlar ve küçük-burjuva sosyalistlere değiniliyor. Bunlar cumhuriyeti ve demokratik ve toplumsal reformları savunuyorlardı.
[21] "Tarım Reformcuları (Genç Amerika) — Amerikalı zanaatçıların ve işçilerin kurduğu bir örgüt. 1845'te kurulan ve bir yığın örgütü olan Ulusal Reform Derneğinin çekirdeğini oluşturmuştur. 1840'ların ikinci yarısında Dernek, toprak reformu için ajitasyona girişmiş, köle sahibi plantasyonculara karşı çıkmıştır. Ayrıca on-saatlik işgününün yasalaşması, köleciliğin, sürekli ordunun kaldırılması gibi istemlerde de bulunmuştur. Birçok göçmen Alman zanaatçısı Ulusal Reform Derneğinin başını çektiği bu harekete katılmıştır. 1846 yılına gelindiğinde Alman işçileri arasındaki hareket durulmaya başladı. Bunun nedenlerinden biri de, "hakiki sosyalizm"leri ile Alman göçmenleri demokratik hedefler uğruna yapılan savaşımdan saptıran Kriege grubunun faaliyetiydi.
[22] La Réforme gazetesi için 68. açıklayıcı nota bakınız.
[23] Burada, 18. yüzyılın sonunda Polonya'yı parçalamış olan ve Viyana Kongresinin aldığı karar uyarınca Krakov'u ortaklaşa denetimleri altında bulunduran Avusturya, Rusya ve Prusya'ya karşı Kralov Cumhuriyetinde başlayan ulusal kurtuluş ayaklanmasına değiniliyor. 22 Şubat 1846'da Krakov'da iktidarın isyancıların eline geçmesi, Polonya Cumhuriyeti Ulusal Hükümetinin kurulması ve bu hükümetin feodal yükümlülükleri kaldıran bir manifesto yayınlaması, Polonya topraklarının tümü üzerinde yeralacak ve başını devrimci demokratların (Dembovski ve ötekiler) çektiği genel bir ayaklanma planının bir parçasıydı. Polonya'nın diğer kesimlerinden etkin destek saklayamadığından, Krakov ayaklanması, Mart ayında Avusturya ve çarlık Rusya kuvvetleri tarafından bastırıldı; Kasım 1846'da, Avusturya, Prusya ve Rusya, kendi aralarında, "hür Krakov kenti"ni Avusturya imparatorluğuna katan bir antlaşma imzaladılar.


Yalnızca iki şey sonsuzdur: İnsanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden o kadar emin değilim..." EINSTEIN
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 31-12-2007, 21:03
darbeli matkap - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Yaş: 37
Mesajlar: 129
Standart Bu "manifesto"yu çocuklar bile anlayacak



Yalnızca iki şey sonsuzdur: İnsanoğlunun aptallığı ve evren. Fakat ikincisinden o kadar emin değilim..." EINSTEIN
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 30-12-2010, 10:12
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 31-12-2010, 15:28
eco - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eco eco isimli Üye şimdilik offline konumundadır
daima arıza
 
Üyelik Tarihi: 02-05-2009
Mesajlar: 1,531
BÜTÜN ÜLKELERİN İŞÇİLERİ, BİRLEŞİNİZ!


evet birleşin ve istifa edin...! hatta işyerlerini fabrikaları yakın yıkın...! çalışma denen kölelikten başka türlü kurtuluş yok...!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 04-01-2011, 19:44
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
BÜTÜN ÜLKELERİN NASİHAT EDİCİLERİ, HUZUR BULUNUZ!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink)  
Alt 05-01-2011, 13:59
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Bütün ülkeler, dağılın!
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink)  
Alt 22-01-2011, 23:48
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 22-01-2011
Yaş: 30
Mesajlar: 9
Marksizm ; sosyalizmi kapitalizme bağlı hale getirmiştir. Kapitalde öyle bir metod vardır ki insan binbir bağla kapitalizme bağlanır. Marksist ahlak oluşmamıştır, sadece ekonomik tanım vardır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
komunist, parti, manifestosu


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
tıkladığınız her yerde x parti propagandası görmek ßv∟gáŘī♂ Medresetul Lugat 1 14-07-2007 17:18
Tek Parti Mental Köşe Yazıları 0 26-05-2007 00:13
Russell-Einstein Manifestosu akeboshi Felsefe 0 10-03-2007 08:28


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:50 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info