|
|
Kutsal kitap Kur'an'ı Kerim.Serbest Kürsü içerisinde Kutsal kitap Kur'an'ı Kerim. konusu: blood fettoşun hangi koluna bağlısın onuda söyle ben senin için fettoşun kulağını çekicem söyle çekinme.....

20-10-2007, 01:35
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: OSİRİS
Mesajlar: 23
|
|
|
blood fettoşun hangi koluna bağlısın onuda söyle ben senin için fettoşun kulağını çekicem söyle çekinme..
|

20-10-2007, 01:35
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Mesajlar: 55
|
|
Alıntı:
sofistikasyon´isimli arızadan alıntı
bloooooooooooooooooodd kahramanımsın  sangre sana kuranın dvd sini tavsiye ederim üçfilm birden ardarda çok keyifli al ve tövbe et rabbine sığın blooddan af dile...
|
aynaya bakar mısın ? belki kendine saygın vardır
Güneşin Hareketi
Güneşin ve dünyanın hareketleri hakkında insanlar tarih içinde farklı görüşlere sahip olmuşlardır. Ortaçağ Avrupa’sında kilise Aristo felsefesinin de etkisiyle dünya merkezli bir evren görüşünü kabul etmiştir. Bu görüşe göre dünya evrenin merkezindedir. Güneş dahil tüm gök cisimleri ise onun etrafındadır. Fakat Kopernik, Kepler, Galileo ile başlayan süreç ise Dünyanın evrenin merkezi olmadığı, eksine güneşin merkezde olduğu Dünyanın ise onun etrafında döndüğünü ortaya konmuştur. Bu görüş göreceli olarak doğru olsa da eksiktir.
Güneş; güneş sisteminin merkezinde olmasına ve dünyanın etrafında dönmesine rağmen sabit değil o da hareketlidir. Gelişmiş teleskoplar ve bilimsel keşifler güneşin de sabit olmadığı ve hareket ettiğini açıkça ortaya koymuştur.
Güneşin sabit olmadığı ve hareket ettiği gerçeğini Kuran açıkça ifade edilmektedir:
Geceyi, gündüzü, Güneş’i ve Ay’ı yaratan O’dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor. (21 Enbiya Suresi, 33)
Güneşin hareketiyle ilgili dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta da güneşin hareketinin bir yöne doğru olmasıdır. Yasin Suresinde şöyle ifade edilmektedir:
Güneş de bir karar yerine doğru akıp gitmektedir. Bu üstün Olan ve Bilen’in takdiridir.
(36Yasin Suresi, 38)
Güneş gerçektende ayette ifade edildiği gibi hareketini bir yöne doğru yapmaktadır. Güneş saatte 700.000 km’den daha büyük bir hızla Solar Apex adı verilen bir yörünge boyunca Vega Yıldızı’na doğru hareket etmektedir. Dünya’nın hem kendi ekseni etrafında, hem Güneş’in etrafında dönerken, aynı zamanda Güneş sistemiyle beraber hareket ettiği de unutulmamalıdır.
Herşeyin Çiftler Olarak Yaratılması
İngiliz bilim adamı Paul Dirac, “Parite” adıyla bilinen çalışmasıyla 1933 yılında Nobel Fizik ödülünü kazanmıştı. Ona bu ödülü kazandıran çalışma kısaca maddenin eşler halinde yaratılmasıydı. Maddenin antimadde denilen bir eşi olduğu bu buluşla ortaya konmuştu.
Sadece insanların yada hayvanların değil bitkilerin ve daha bilinmeyen bir çok şeyin eşinin olduğu ise Paul Direk’ten yüzlerce yıl önce söyleyen başka bir kaynak vardır. Bu kaynak 14 asır önce bilimin ve teknolojinin gelişmediği Arap çöllerinde yaşanan bir kişiye vahyedilen Kuran’ı Kerim’di. Allah Kuran’da şöyle buyurmaktadır:
Yeryüzünün bitirdiklerinden, kendi benliklerinden ve daha bilmediklerinden hepsini eşler halinde yaratan çok yücedir. (36 Yasin Suresi, 36 )
Yasin suresindeki bu ayette Allah bitkilerin, insanların ve bilmediklerimizden her şeyin eşler halinde yaratıldığını vurgulamaktadır. Bugün hayvanlar ve insanlar dışında madeninin her parçasının da bir eşinin olduğu bilimsel çalışmalar sonucunda bilinmektedir. Atom, evrende var olan her şeyin yapı taşıdır. Atom üzerinde çalışmalar yapıldıkça Protonun karşı eşi antiprotonun, Elektronun karşı eşi pozitronun, nötronun karşı eşi antinötronun varlığı ortaya çıkmıştır. Yasin suresindeki bu ayet dışında da bitkilerin eşler halinde yaratıldığına ayrıca dikkat çekilir.
O, gökleri dayanak olmaksızın yaratmıştır, bunu görmektesiniz. Arzda da, sizi sarsıntıya uğratır diye sarsılmaz dağlar bıraktı ve orada her canlıdan türetip yayıverdi. Biz gökten su indirdik, böylelikle orada her güzel olan çiftten bir bitki bitirdik. (31 Lokman Suresi, 10)
“Ki (Rabbim), yeryüzünü sizin için bir beşik kıldı, onda sizin için yollar döşedi ve gökten su indirdi; böylelikle bununla her tür bitkiden çiftler çıkardık.” (20 Taha Suresi, 53)
Kuran’da bitkilerin çift olduğu dişisi erkeği bulunduğu bildirilirken, bunun bilimsel yöntemlerle keşfi 100 yıl öncesine dayanır. Botanikçilerin de bitkilerin farklı cinslerinin olduğunu fark etmeleri ancak 19. yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşebilmiştir.
Gerçekten de ayette belirtildiği gibi, tohumlu ve çiçekli bitkilerde erkek ve dişi üreme organları mevcuttur. Bu organlar dişi ve erkek hücreleri üretir. Dişi organının içinde şişkince bölümde bulunan tohum taslaklarında dişi hücreler vardır. Erkek üreme hücreleri ise erkek organı tarafından üretilen çiçek tozlarının içinde bulunur. Çiçek tozları böcekler rüzgar ve buna benzer yollar vasıtasıyla erkek organdan dişi organa gider burada erkek ve dişi üreme hücreleri birleşerek döllenme gerçekleşir. Döllenme sonucunda tohumlar ve ondan da bitkiler oluşur.
Ben, tanrıya borcluyum..
Konu fenasi tarafından (20-10-2007 Saat 02:08 ) değiştirilmiştir..
Sebep: flood
|

20-10-2007, 01:39
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 17-10-2007
Nerden: OSİRİS
Mesajlar: 23
|
|
Alıntı:
bLood´isimli arızadan alıntı
aynaya bakar mısın ? belki kendine saygın vardır 
|
aynaya baktım seni orada gördüm. sen bensin ben ise sen blood biz ayrılamayız 
|

20-10-2007, 01:40
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
Evet sen biliyosan yaz.. ama sadece biliyosan..
sayın hayatsu bu aptal yazıları beğendiğinize inanamıyorum.. sölemesi benden...
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

20-10-2007, 01:41
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Mesajlar: 55
|
|
|
Parmak Uçları
Yeryüzünde yaşanan milyarlarca insanın bir birinden farklı özellikleri vardır. Bu özellikler içinde en belirgin olan ise parmak izleridir. Herkes farklı parmak izine sahiptir. Parmak izleri anne karnındayken şekillenir ve ölene kadar da kalıcı bir yara alınmazsa aynı kalır.
Aynı,yumurta ikizlerinde bile parmak izleri birbirinden farklıdır. İnsanların parmak izlerindeki bu fark ancak 19. yüzyılda dikkat çekmiştir. Genn Ginsen isimli bir İngiliz 1856 yılında ilk defa parmak izinin bu özelliğini fark etmiştir. Tarih boyunca yaşamış tüm insanların parmak izlerinin farklı olduğunun anlaşılması, bunun adeta bir kimlik kartı gibi olduğunun farkına varılmasına neden oldu. Özellikle polis teşkilatları tarafında suçluların tespitinde çok büyük imkan sağladı.
Parmak izinin bu özelliğinin ortaya çıkmasından yüzlerce yıl önce, Allah insanın bu özelliğine dikkat çekmiştir. Kıyamet suresindeki ayette şöyle bildirilmektedir:
Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz. (75 Kıyamet Suresi, 4)
Ben, tanrıya borcluyum..
Konu bLood tarafından (20-10-2007 Saat 01:50 ) değiştirilmiştir..
|

20-10-2007, 01:45
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
Yahu sofist hep birlikte tövbe edelim.. yoksa ne huri nede nuri düşmicek bize.. benim de tek derdim bu.. yoksa gerisi laf-ü güzaf..
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

20-10-2007, 01:45
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Mesajlar: 55
|
|
Alıntı:
sofistikasyon´isimli arızadan alıntı
aynaya baktım seni orada gördüm. sen bensin ben ise sen blood biz ayrılamayız 
|
Alıntı:
sangre´isimli arızadan alıntı
Evet sen biliyosan yaz.. ama sadece biliyosan..
sayın hayatsu bu aptal yazıları beğendiğinize inanamıyorum.. sölemesi benden...
|
özür dilerim..
Ben, tanrıya borcluyum..
|

20-10-2007, 01:47
|
 |
_b/s/en s/b/enim *
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Yaş: 23
Mesajlar: 1,287
|
|
|
tanrıya borcun ne zaman bitiyo bu arada.. azcık başımızı dinleyelim bizde dimi...
Bin gölge, bin ağaçtan, bir güneşin gölgesidir.. _/ *
_gölge'li/ *
|

20-10-2007, 01:47
|
 |
Henüz arızalanmış
|
|
Üyelik Tarihi: 15-10-2007
Mesajlar: 55
|
|
Rüzgarın Aşılayıcı Olması
Rüzgarın Aşılayıcı Olması
Bulutların rüzgarlar vasıtasıyla bir yerden diğerine hareket etmesi gözlemle tespit edilecek bir durumdur. Fakat rüzgarın bulut oluşumu üzerinde başka bir etkisi var. Rüzgarlar su buharını aşılayarak bulut oluşumunu sağlarlar.
Resim 78
Denizlerin ve diğer suların da yine rüzgar ya da dalga hareketlerinden dolayı köpüklenme nedeniyle “Aerosol” adlı hava kabarcıkları oluşmaktadır. Bunlar yine rüzgarların etkisiyle karadan sürüklediği tozlarla karışarak Atmosfer’in üst katmanlarına doğru havalanır. Rüzgarların yükselttiği bu aerosol ve toz parçacıkları su buharı ile birleşir, su buharı bu parçacıkların etrafında yoğunlaşır. Bu aşılama ile su buharları bir araya gelerek dev bulutları oluştururlar.
Bu aşılama olmasa sadece su buharından bulutlar oluşamaz.
Suni olarak yağmur oluşturmak için üretilen yağmur bombaları da işte bu prensip doğrultusunda çalışır. Rüzgarın toz ve aeresolü atmosferin üst katmanlarına yükseltmesini beklemeden, yağmur bombasıyla bu karışım atmosfere atılır ve bulut oluşumu meydana getirilmeye çalışılır.
Ancak son yüzyılda anlaşılan rüzgarın aşılayıcı olma özelliği, Kuran’da bizlere yüzlerce yıl önce bildirilmiştir. Allah Rüzgarların bu özelliğini ayette şöyle açıklamaktadır:
Ve aşılayıcılar olarak rüzgarları gönderdik, böylece gökten su indirdik de sizleri suladık… (15 Hicr Suresi, 22)
Böyle bir teknik konunun hiçbir gelişmiş alet olmadan sadece çıplak gözle değerlendirerek tespit edilmesinin imkansız olduğu açıktır. Yüce Allah, bu tarz detayları insanlara bildirerek, Kuran’ın kendi sözü olduğu gerçeğini de ortaya koymaktadır.
Ben, tanrıya borcluyum..
Konu bLood tarafından (20-10-2007 Saat 01:49 ) değiştirilmiştir..
|

20-10-2007, 01:48
|
 |
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 16-10-2007
Mesajlar: 116
|
|
|
Her keşfedilen şeyin karşılığını Kuran da buluyoruz,demek oluyor ki herşey zaten biliniyor,yazılmış.
Bir kere de, daha keşfedilmeden, bize ışık tutacak,anlamamızı sağlayacak bilgiyi açıklayın,bilim adamlarının önünü açın biraz .
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:33 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|