Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü


Neden Atatürkçü Değilim?

Serbest Kürsü içerisinde Neden Atatürkçü Değilim? konusu: En son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Ben Atatürkçü değilim. Bugün kendilerine Atatürkçü diyen milyonlarca insan Atatürkçüyse ve O’nu seviyorsa, benim farklı bir yerde bulunmam gerekir. Önce Atatürkçülük nedir konusuna değinmek isterim. ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 11-10-2007, 23:37
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 11-10-2007
Nerden: Ankara
Yaş: 46
Mesajlar: 21
Standart Neden Atatürkçü Değilim?

En son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Ben Atatürkçü değilim. Bugün kendilerine Atatürkçü diyen milyonlarca insan Atatürkçüyse ve O’nu seviyorsa, benim farklı bir yerde bulunmam gerekir.

Önce Atatürkçülük nedir konusuna değinmek isterim. Cumhuriyetçilik ( Din devletçiliği, ), Devletçilik ( Bireycilik, ) , Halkçılık ( Irkçılık, ) , Milliyetçilik ( Ümmetçilik, ) , Devrimcilik ( Gericilik ) ve Laiklikten ( Şeriatçılık, ) oluşan Atatürkçülük ilkelerini birçoğumuz ezberimizden kolaylıkla sayabiliriz. Bu maddelerden herkesin aynı manayı çıkarması gerekirken, öylesine erozyona uğramışlardır ki, bugün çok farklı şekilde değerlendirilmekte ve anlaşılmaktadır. Bu nedenle bugünkü anlamlarını da parantez içinde yazdım.

Atatürkçülük var mıdır, yok mudur konusu da tartışılabilir. Kendi adıma, Atatürk’ü çok beğenir, büyük saygı duyar, hem de o devirde yaptıklarına bakarak hayran olurum. Ancak Aziz Nesin misali, Atatürkçülük bir ideoloji veya felsefe değildir; böyle bir doktrin olmadığı halde kendiliğimizden biz uyduruyoruz, diyenleri de saygıyla karşılarım. Gerçektende, yüz farklı kişiye sorulduğunda, liberalizmin, kapitalizmin, sosyalizmin ve faşizmin tanımlarını aynı şekilde yaparlarken, Atatürkçülüğü yüz farklı biçimde anlatırlar. Bu durum, olmayan bir şeyin tanımlanamadığını gösterir.

Atatürkçülüğü değil de, bazı konuları anlamakta güçlük çekiyorum: Atatürk, 1929 yılında okullarda din dersi eğitimini kaldırarak, İmam Hatip Okullarının faaliyetlerine de son vermiştir. Ardından Ezanı Türkçeleştirerek Hac ziyaretine gidişleri de yasaklamıştır. Bunları ben uydurmuyorum, tarihi gerçeklerdir. Atatürk’ün yaptıklarına karşın, günümüzde karşılaştığımız tablo bambaşkadır.

Onun kurduğu Türk Dil Tarih kurumunu kaldıranlar, Atatürkçülük adına yola çıkıp, din elden gidiyor çığlıklarıyla, belki de farkında olmadan yobazların yeniden hortlatıldığı senaryoya alet olmuşlardır. İmam Hatiplerin hızla artan sayıları, imam olamayacağı bilinen kızların da bu okullara alınması, imam ihtiyacından fazla öğrencilerin okullara doldurulması, sanırım başbakan ihtiyacını gidermek için değildir. Bunlar kan emici yarasalardan farksız olan emperyalist devletlerin oyunlarıdır. Sömürülmesi gereken ülkelerin geri kalmasını, bilinçsiz yığınlara dönüşerek, her şeyi kadere bırakmasını arzulayan dış güçler, nefret ederek her fırsatta aşağıladıkları İslam dininin, ülkemizde yayılması için her çabayı gösteriyorlar. Aziz Nesin’in, 1993 yılında, Carl von Ossietzky ödülünü alırken yaptığı konuşma, konuya daha geniş bir açıyla bakmamıza yardımcı olabilir. Sayın Nesin; emperyalist güçlerin “az gelişmiş“ veya “gelişmekte olan,“ ülkeler diye tanımladıkları ülkelerde insan hakları ihlallerinin yaşanması nedeniyle takındıkları olumsuz tutumlar ve protestolarının aslında hile olduğunu; çünkü söz konusu ülkelerle aralarının fabrika kurma, köprü yapma, silah satışı ve uçak satma gibi olaylarda birdenbire düzeliverdiğini açıklıyor ki gerçekten de böyledir.

Atatürk’ün yaptıklarının tersini yapan, söylediklerinden farklı şeyleri dile getiren binlerce Atatürkçü var; her yer onlarla dolmuş taşıyor. Yeni nesiller de, bu kişiler tarafından güya Atatürkçü olarak yetiştiriliyorlar. Yetmiş milyon içinde “Atatürkçü değilim,” diyen belki de yoktur, ama O’nu gerçek anlamda anlayıp sevenlerin çok az olduğu da bir gerçektir.

Günümüz Türkiye’sinde laikliğe karşıyım, diyen kişiler, dürbünle, mikroskopla ve hatta teleskopla arandıklarında dahi görülmeyebilir. Ancak, devletin din işlerine müdahale ettiğini, örneğin İslam dinindeki tatillerin resmi tatil ilan edildiğini, sadece bir dinin var sayılıp, onun propagandasının yapılarak, diğer dinlerin veya dinsizlerin yok sayıldığını biliyoruz. Ayrımcılık bir dinle de sınırlı kalmayıp, sadece bir mezhebin propagandasının yapılmasıyla kapsam olarak daha da daraltılıyor. Dolayısıyla tarafsız olması gereken devlet, hem bir dinden hem de onun bir mezhebinden yana açıkça tavır alarak laiklik kuralını çiğnemiş oluyor.

Yeni doğan her vatandaşın kimlik kağıdında din hanesinin doldurulmasını mantık ölçülerinde açıklayabilir miyiz? Bir insan, en azından reşit olmadan, dine inanmak ya da inanmamak diye bir tercih yapamaz. Yapıldığı için, insanlar, dine inanmayanları inançsız diye nitelendiriyorlar. Oysa dindarlarla aralarındaki temel farklılık, Tanrı mı kulları yarattı, kullar mı Tanrı’yı yarattı, sorusuna verdikleri değişik cevaplardır. Gerçekte, inançsız diye bir kimse yoktur; kendisinden farklı düşünenleri inançsız diye nitelendirmek, doğma ve hurafelerle beyni yıkanmış, sağlıklı düşünme becerisini yitirmişlerin işidir. Herkes kendisi gibi düşünmeyenlere inançsız derse, dünyanın çivisi çıkar.

Saltanat ve hilafeti kaldırarak padişahlığa son vermek, teslim bayrağını çekmiş bir ülkeyi, karış karış gezerek örgütleyip, çok küçük bir azınlığın gücüyle yepyeni bir devlet kurabilmek, kitaplardan okunduğu kadar kolay değildir. Ülkemizde, bugün kadınların giydiği kıyafetlerin, Atatürk’ün öldüğü 1938 tarihinden daha modern olduğunu söyleyebilir miyiz? Atatürk ne yapmışsa, ne demişse, onun ölümünden sonra tam tersini yapmış, tam tersini söylemişiz, ama gene de hepimiz Atatürkçüyüz. O devirde, saltanatçılarla, mandacılarla, hilafetçilerle, padişah yanlılarıyla, işbirlikçilerle, yobazlarla, asker kaçkınlarıyla ve çetelerle belki de düşmandan fazla uğraşmak zorunda kalan Mustafa Kemal Atatürk, günümüz Türkiyesinde yaşasaydı, sizce sonu ne olurdu? Bence, bu sorunun cevabını düşünerek boşuna moralinizi bozmayın.

İnsanı diğer canlılardan ayıran özelliği düşünmesidir. Dolayısıyla, büyük bir hızla gelişen çağımızda, sürekli okuyup, araştırarak kendimizi yetiştiren bir kişiysek, yüz yıl, hele iki yüzyıl önce yaşamış bir insana göre daha donanımlı, eğitimli, bilgili olmamız ve daha sağlıklı düşünebilmemiz beklenir. Ancak ilerleme, adı üstünde ileri gitmeyle olur; oysa biz geriye giderek ilerlemeye çalışıyoruz. Herhalde buna sözlük anlamıyla geriye ilerleme desem yeri olur. Otobüslerdeki muavinlerin “ İlerleyelim beyler, arkaya doğru ilerleyelim, “ lafı başka, çağdaş uygarlıklar seviyesine ilerlemek daha başkadır.

Atatürk, bugün yaşasaydı, inanıyorum ki günümüz Atatürkçülerinin gözlerinin içine bakar, bakar ve “ Ben Atatürkçü değilim, “ derdi. Onun bile Atatürkçü olmadığı bir yerde, benim Atatürkçü olmam çok komik olmaz mı?

Milyonlarca insan Atatürkçüyse eğer, ben Atatürkçü değilim.


Her alçağın son sığınağı vatanseverliktir. (Bernard Shaw)
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 01-03-2009, 17:34
Equites
 
Üyelik Tarihi: 09-12-2008
Nerden: Atteleia
Mesajlar: 634
Blog Başlıkları: 2
Atatürk sanki benimle yaşayan, yaşam felsefeme yön veren ikinci bir ben. Konfüçyus Çinlilerin düşünce hayatını etkilemiş, Çinlinin güncel yaşantısına sızmıştır. Atatürk'te Türk insanının güncel yaşantısına sızmıştır. Batı bugün kemalizmin yeniden dirilişi diyor. Türk halkının varlığını korumada bir güvenç kaynağı, inanıyorum ki 500 yıl sonra bile Atatürk Türk halkı için güvenç ve esin kaynağı olacak ama hiçbir komutan yüzyıl sonrasında halkında derin izler bırakıp güvenç kaynağı olmamıştır.
saygılarımla


Qui nil potest sperara,desperet nihil...
http://epigrafi-mitoloji.blogspot.com/
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 01-03-2009, 19:56
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Alıntı:
Abdulmuttalip Onay´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Günümüz Türkiye’sinde laikliğe karşıyım, diyen kişiler, dürbünle, mikroskopla ve hatta teleskopla arandıklarında dahi görülmeyebilir.
Ben bu cümlede belirtilen önermeye katılmıyorum. Çünkü abartısız Türkiye nüfusunun %60-%65 lik bir kısmının şeirat özlemiyle yanıp tutuştuğuna adım gibi eminim kanıt bile sunabilirim.
Gerisine katılıyorum
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 01-03-2009, 20:44
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
Dediğin gibi olsa şeriat gelirdi zaten, o kadar büyük bir kitleye kim engel olabilir??
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 02-03-2009, 13:01
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Dediğin gibi olsa şeriat gelirdi zaten, o kadar büyük bir kitleye kim engel olabilir??
İstemek ve istediğini yapmak farklı şeylerdir. Adım gibi eminim ki Türkiye nüfusunun %75-%80 i belki daha fazlası Türkiyenin mutlu, zengin, eşitlikçi, özgür, güçlü, yaşanabilir bir ülke olacağı günlerin özlemi içinde. O zaman neden biz hala bu kavramlara ulaşılması gereken bir ütopyaymış gibi bakıyoruz. Eğer benim değilde senin dediğin gibiyse bu kadar büyük bir kitleye kim engel oluyorda hala biz bu kavramları sadece hayallerimizde taşıyoruz?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 02-03-2009, 14:44
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
Türkiye'nin muhafazakar sosyal ve siyasal algılara sahip olduğunu kabul ediyorum. Muhafazakar sağın seçimlerde aldığı oylar %60-65 civarında. Kalanı sosyal demokratlar ve diğer sol fraksiyonlar.
Türkiyenin İran, Suudi Arabistan benzeri bir dini yönetimle idare edilmesini isteyenlerle(şeriatçılar) muhafazakar olanları ayırman gerekir. Bu eleştiriyi yaparken Laiktokrasi yada laikçi (laik değil) yönetim üslubunu es geçemezsin.
Muhafazakar sosyal ve siyasal algılar egemen ideolojiyi besleyen temel zemindir. Siyasal değerlendirmelerini ortaya koyarken tüm dünyada kabul edilen ''sınıf'' gerçekliğini kabul etmek zorundasın.Egemen olan, daima kontrol altında tutandır. Biz bunları tartışıyoruz; çünkü egemen ideoloj, yoksulluk üretiyor. Egemen ideoloji siyasal alanlarda baskı kuruyor. Yoksulluğun artmasıyla artan homurtular ve muhalefet karşısında baskısını her geçen gün daha da arttırıyor. Yeri geldiğinde darbe yapıyor! Konuşmak için çok sebep var...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 02-03-2009, 20:03
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Türkiyenin İran, Suudi Arabistan benzeri bir dini yönetimle idare edilmesini isteyenlerle(şeriatçılar) muhafazakar olanları ayırman gerekir.
Ben nasıl ayırabilirm ki bu adamların hepsi maske giymiş evcilik oynuyorlar. Bırakalım muhafazakarını ben solcuyum, ben demokratım, her inanca saygım var diyenin bile damarına birazcık basıldımı nasıl şeriat mahkemesi yargıcı kesildiğini gördüm.En basitinden bir örnek arkadaş çevrem ''dinimiz islam sosyalist kürdistan'' diyen aşırılarla dolu. Yada ben her inanca saygılıyım, ateist olmak suç değildir diyip, alevi olduğumdan bahsedince ve onların bir takım inançsal faliyetlerinin alevi-bektaşilikte saçma karşılandığını onlara söyleyince aldığım cevap şu oluyor: ''siz aleviler ananıznan yatıyosunuz .. sen nasıl olur benim inancımı yorumlarsın eleştirirsin... karanlık odalar, mum söndüler, bilmem neler '' Evet bu cümleyi bana söylüyenler saygılı, laik,demokratik arkadaşlarım. Genelleme yapmak yanlış olur zira herkes böyle düşünmüyor dindar fakat gerçekten iyi insanlardan böyle tepki almıyorum. Ama sözde laik yada muhafazakar kimler bunun ayrımını yapamayız. Altını önemle çiziyorum Şeriat Muhafazakarlık maskesi altında yatan ortaya çıkmaya hazır bir canavar gibi yeterki o maskeyi birileri kaldırmak için gerekli olan kıvılcımı yaratsın. Örneğin bir kıvılcım madımak katliamı sırasında yaratıldı ve gaz dolu oda patladı. Orada ''sivas azize mezar olacak'', ''kahrolsun laiklik'' diyenlerin önceden ben muhafazakarım, laiğim diyebileceklerini hayal edebiliyorum. Ama ne oldu? yaratılan kıvılcım laik, muhafazakar maskelerini düşürdü ve şeriat denen canavar ortaya çıktı. Böyle bir ortamda kim muhafazakar, kim şeriatçi, kim laik ben nasıl anlayabilirim ki. Zaten bana göre Türkiyede muhafazakarın tanımı:maske giymiş şeriatçıdır.
Ben Türkiyede tam anlamda laikçi bir yönetim üslubu olduğuna da inanmıyorum. Ve yakında inanmak mevzusuunu kapatıp işi iki kere ikiye bile dökebiliriz.(umarım böyle birşey olmaz) Çünkü Türkiye ısınmakta olan ılımlı bir islam devleti.
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
T
Muhafazakar sosyal ve siyasal algılar egemen ideolojiyi besleyen temel zemindir.
Buna katılıyorum ama tam anlamıyla değil çünkü eğer gerçektenbu algılar egemen ideolojiyi tam anlamıyla besleseydi Türkiye zaten iran olurdu. Ama neden olmadı bunun elbet bir cevabı vardır.
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Egemen olan, daima kontrol altında tutandır.
Egemen kim az çok ortada ama demekki bu egemen gerçek laikçi kesimi kontrol altına tam anlamıyla alamıyorki şeriat hortlamıyor.Yoksa egemende halkın çoğunun maske giydiğinin farkında ( ''siz isteyin hilafeti bile getiririz'') ama ortamın boş bırakılması dediğim gibi birde kıvılcım herşeyi bitirir.

Konu rovereagle tarafından (02-03-2009 Saat 20:05 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 02-03-2009, 22:22
master2 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 18-06-2008
Nerden: İstanbul
Mesajlar: 37
Atatürkçü değilim çünkü, Kemalizm; yarı sömürge, yarı feodal faşist bir diktatörlüktür.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 03-03-2009, 09:07
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 29
Mesajlar: 1,667
Ben de alevi olsun, çamurdan olsun diyen çok kişi tanıtım.Ev arkadaşım Niksar'ın meşhur alevi köylerinden birinde oturuyordu.Alevilerle yakın ilişkilerim oldu. Tarım toplumlarının ve cemaat kültürünün egemen olduğu her yerde böyle ön yargılar olur. Ben ateistim, bana kalsa tüm dinsel inançların köküne kibrit suyu dökmek gerekir.

Muhafazakarlık şeriatçı özlemleri de içinde barındıran; ancak, daha geniş bir kullanım alanı olan bir olgudur. Muhafazakar tanımının içine pekala CHP ideolojisini hatta bazı sosyal demokratları da sokabiliriz! Birbiriyle karşıt gibi duran ikim akımın aslında aynı niteliğe sahip olmaları da ilginçtir değil mi? Muhafazakarlık, yalnıca dinsel manaları içinde barındırmaz çünkü.

Türkiye'nin rejimi hiçbir zaman laik olmadı aslında. Rejimin muktedirleri her zaman kendi kontrollerinde muhafazakar bir rejimi tercih ettiler. Şeriatçılarla kavga eden CHP'nin Diyanet(Din işleri bakanlığı)i yeterince sorgulamamasının nedeni de budur. Siz Laiklik adı altında dine müdahale ederseniz, elbette din de size müdahale eder. Yaşanan şey, tam budur bence. Bu yüzden Türkiyede yaşanan laiklik değil Laikçilik yada Laiktokrasi denebilecek garip bir durumdur.

Rejimin muktedirlerinin topluma pompalamak istedikleri tam da budur aslında. Sınıf temelli gerçek bir çatışmanın yerini alacak din referanslı suni bir laiklik kamplaşması. Bu durum AKP'nin de CHP'nin işine geliyor. Her iki kesim de güçlerini bu çatışmadan alıyorlar; çatışmanın ortadan kalktığı durumda takke düşüp kel görünecektir. Üniversite öğrencilerinin giyim-kuşamlarına müdahale eden bir rejimin modernliğinden söz edilebilir mi? Bana göre saçmalık olsa da, toplumsal gerilimi yumuşatıp siyasetin gerçek mecrasında ilerlemesini sağlamak adına bazı adımlar atılması gereklidir. Aksi takdirde, daha çok AKP'lere mahkum olarak yaşamaya devam ederiz. Bir yandan da şu imam-hatip saçmalığının son bulması gerekir. Modern ve laik bir ülkede dini eğitim veren bir oku kabul edilemez. Dini eğitim devletin işi değildir; ancak, dine karışmak da devletin işi olamaz! İslam üzerinde ihtisas yapmak isteyenlere gerekli kolaylık sağlanabilir; ancak, arka bahçe-ön bahçe durumlarının acilen son bulması şarttır.

Şeriat her zaman güncel bir durumdur. Halkın çoğunluğu Müslümanlığı kabul etmiş ve komşu ülkelerde ciddi islamcı akımlar var. Mutlaka bir etkilenme olacaktır. Bunun ilacı da, emek mücadelesinin yükseltilmesidir. Fakir ve yoksul kesimleri emek mücadelesinin içine katmak onları İslamcı-kapitalist egemenlerin çarpık ideolojilerinden koruyacaktır. AKP'nin tabanında yoksulların ciddi payı vardır. Solun girmekte zorlandığı yerlere bu adamlar, devlet güdümüyle de olsa giriyorlar. Alevilerin bir an önce Kemalizmle bağlarını koparıp emek mücadelesine katılması elzemdir!

Konu AlbatrosS tarafından (03-03-2009 Saat 09:09 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #10 (permalink)  
Alt 06-03-2009, 14:58
rovereagle - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kimliksiz
 
Üyelik Tarihi: 07-08-2008
Yaş: 20
Mesajlar: 212
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Tarım toplumlarının ve cemaat kültürünün egemen olduğu her yerde böyle ön yargılar olur.
Ben n cemaatlerin içinde değilim tarım bölgesinde de yaşamıyorum . İnsanların tarımla uğraşması onların bir takım ön yargılar beslemesine neden olmaz. Ararsan bulursun inanmazsan gider görürsün.(tarım bölgesine yani)
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Ben ateistim, bana kalsa tüm dinsel inançların köküne kibrit suyu dökmek gerekir.
Eee tabi konuşmak parayla değilki alevi-baktaşiliği gerçek manada bilsen alevi-baktaşiliğin dinler üstü bir olgu olduğunu anlardın.Dinle bir alevi konuşuyor
BİZİM TANRIMIZ PİÇTİR,
İNSANDAN BAŞKASI HİÇTİR
NE CENNETTİR NE DE CEHENNEMDİR DERDİMİZ
BİLİRİZ KENDİMİZ BİLİRİZ

Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Alevilerin bir an önce Kemalizmle bağlarını koparıp emek mücadelesine katılması elzemdir
Aleviler neye inanıp neye inanmayacağını hepinizden iyi bilir. Bu ülkede birileri gerçek manada emek mücadeledi veriyorsa onlarda alevilerdir.
Alıntı:
AlbatrosS´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Sınıf temelli gerçek bir çatışmanın yerini alacak din referanslı suni bir laiklik kamplaşması. Bu durum AKP'nin de CHP'nin işine geliyor. Her iki kesim de güçlerini bu çatışmadan alıyorlar; çatışmanın ortadan kalktığı durumda takke düşüp kel görünecektir.

Şeriat her zaman güncel bir durumdur. Halkın çoğunluğu Müslümanlığı kabul etmiş ve komşu ülkelerde ciddi islamcı akımlar var. Mutlaka bir etkilenme olacaktır. Bunun ilacı da, emek mücadelesinin yükseltilmesidir. !
Bende katılyorum bunlara
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
neden, ataturkcu, degilim


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Neden Düşünüyoruz? titania Felsefe 38 24-05-2009 16:12
Neden? mernes Hayata Dair.. 1 18-12-2007 01:15
Neden Detays !!! STaTiC-X Geyik Mevzular 7 02-09-2007 02:06
Ben Değilim detays Medresetul Lugat 3 15-02-2007 01:00


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:57 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info