|
|
Amerika Sozde Ermeni Soykirimini Kabul Etti!Serbest Kürsü içerisinde Amerika Sozde Ermeni Soykirimini Kabul Etti! konusu: Alıntı:
λЯλΠΣL LiΠШΣLiΠ ´isimli arızadan alıntı
Biz neden diğer Ülkelerin yapmıs oldukları aleni soykırımları tanımıyoruz?
Ayrıca bu tasarıya karsılık incirlik üssünden ABD ordusu kovulmalı,Abd ile dolaylı yoldan olan ilişkiler sınırsız ...

14-10-2007, 00:45
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
Alıntı:
λЯλΠΣL LiΠШΣLiΠ´isimli arızadan alıntı
Biz neden diğer Ülkelerin yapmıs oldukları aleni soykırımları tanımıyoruz?
Ayrıca bu tasarıya karsılık incirlik üssünden ABD ordusu kovulmalı,Abd ile dolaylı yoldan olan ilişkiler sınırsız duraklatılmalı,ABD'ye somur yaptırımlar uygulanmalı belki de misilleme yapılmalı ama bir an önce birsey yapılmalı...Fakat birde su soru var...Akp bu karar sonucunda ABD'e ne gibi yaptırımlar uygulayacak? bakalım görelim...
|
Rte de Kasım'da yapması planlanan ziyareti iptal edebilir mesela...) Ya da Fransa örneğinde olduğu gibi, bırakın soykırımı kabul etmeyi, inkarcıları cezalandırmaya yönelik yasalaştırmasına tepki olsun diye bir süre Fransa'yla ilgili askeri ihaleleri iptal etmesi ya da belleksiz halkımın Fransız mallarını protesto etmesi gibi bir takım çözümler bulunabilir, buna ne dersiniz...) Oysa ki Tsk'nın Amerikan silahlarıyla donatılmış olduğunu da unutuyoruz bunu derken, ya da İncirliği kapatsa sanki bir başka yerde konuşlanamayacağını.(Hele ki Irak halkının böylesi kanını döken bir barbar milletin ülkem sınırlarındaki bir üssü kullanmasından duyduğum sıkıntıyı anlatamam...)
Oysa ki şimdi Bush için iç siyasi etkiler daha önemli, malum seçim yaklaşıyor; eee Ermeni diasporasından da oy almayı umuyor.
Akp hükümeti de ihalede kozlarını açık etmiş ve batak durumda adeta.
Geçen Baskın Oran'ın pazar yazısını okudukça bu "terminolojik dayatmanın" nelere kadir olduğunu da anladım.
Bizim Ermenistanla ufak ufak ilişkilerimiz zaten var (bknz: enerji alanında). Hatta fakir Ermenistan vatandaşlarının da soykırım gibi bir dertleri değil, karınını doyurmak gibi bir kaygıları olduğunu da biliyoruz. Oysa onlar dışında dünyanın çeşitli yerlerinde bu meseleyi kurcalayan, iş edinen öyle çok kişi var ki...! Artık konunun başka bir zemine kaydığını görmemek saflıktan da öte.
Dikkat ediniz; Bush, Rice ve türevlerinden hemen hiçbiri böyle bir soykırım olmamıştır demiyor, engelleme çabalarının altında "bize zararı dokunur"la başlayan [(jeo)politik] kaygılardan başkacası da yok; yani o kaygılar da ortadan kalkınca zaten kabul edecekler, ha bugün ha yarın, bugün olsun güç olmasın diyesim geliyor.
Yavaş yavaş ikinci perde açılıyor.
Geçen haftaki Baskın Oran yazısını okumanızı tavsiye ediyorum...
"2) Bırakın sadece anlam bulanıklaşmasını, terimler itham hatta intikam aracına dönüştü. Ermeni diasporasının kimi üyelerine diyorsunuz ki, 1915 için ister "insanlık dışı katliam" deyin, ister "kitlesel öldürme" deyin, ister "etnik/dinsel temizlik" deyin, ama jenosit demeyin. Yok; illa ki jenosit diyecek. Onu "jenosit" dışında hiçbir terim "kesmiyor". Kesin bir intikamcılık (revanjizm) yapacak ki hem bulunduğu Batı ülkesinde genç kuşakların asimile olmalarını engelleyen bir "milli dava" sürdürsün hem de düşmanı durmadan tahrik ederek "dava"yı canlı tutsun. Rabbim kimseyi düşmansız kalma felaketine duçar eylemesin, mübarek günde amin. "
...
"Bu revanjizmin en belirgin uygulaması da bir soru: "Hemen söyle! Jenosit mi değil mi?". Bu terimi kullanmıyorsan artık sen bir 'denialist'sin. İnkârcı. Daha kötüsü de yok zaten. Oysa, jenosit deyince Türkiyeli insanın aklına gelen tek kavram Naziler ve ondan sonra da zaten deniz bitiyor. "1915'te İttihatçılar kötü şeyler yaptılar" diyorsun, elcevap: "Balkanlarda da Müslümanlar öldürüldü!". Moskova metrosunda "Hani trenler kırk saniyede bir gelir dediniz; yirmi dakikadır gelmedi!" diyen Amerikalı turiste Sovyet rehberin cevabı gibi: "Ama siz de zencileri öldürüyorsunuz!" "
Radikal-çevrimiçi / Radikal2 / 'Terör' ve 'jenosit' paralelliği
|

14-10-2007, 14:53
|
|
.........
|
|
Üyelik Tarihi: 21-08-2007
Yaş: 44
Mesajlar: 4,001
|
|
|
Ermeni soykırımı, tüm Dünya'da ciddi bir bütçe ile yönetiliyor ve ticaretide yapılıyor, bu rakam 100 milyar dolarla ifade ediliyor. Büyük bir miktar, parmağını yalasan karnın doyar. Ermeni Diasporası zaten tüm gücünü bu soykırım iddiasından alıyor, kim bindiği dalı keserki? Şu anda Ermenistanda, genocide kararının uluslararası yasalarcada onanmasını umud ederek Türkiye'ye dava açmak için bekleyen 1,2 milyon Ermeni olduğu tahmin ediliyor. Ermenistan'daki Ermeni'lerden çok Diasporanın sesinin çıkmasının nedeni ise, Diaspora yani sürgün edilenler olarak görmeleri kendilerrini ve atalarının anlattıkları tek yanlı hikayelerin Dünya'da iyi para etmesi. Birde onların bu olaydan direkt olarak magdur olan bir aileden geliyor olmalarıdır. Yukarda sözü geçen 1,2 milyon Ermenistan Ermemenisi ise gene göç ettirilenlerden oluşmaktadır. Diğer Ermeniler ise olaya siyasi açıdan bakmaktadırlar.
Ermeni soykırımını bir şekilde kabul eden toplam 50 civarında ülke var. Bazıları, Fransa gibi özel yasa çıkartarak, bazılar ise Polanya gibi olayı tanıdığını belirten bir karar alarak bir şekilde soykırım iddialarına bu 50 ülke destek vermektedirler.
En ciddi 20 ülke yanlış hatırlamıyorsam, kendi kanunları içersine almışlardır bu soykırım yasasını, yani aksini iddia etmek suç unsurudur kendi toprakları içersinde.
Sol camia 40 yılı aşkın bir süredir Amerikan karşıtı bir tavır sergilerken, bu ülkede vatan haini olarak dövüldü, kurşunlandı ve hapislerde süründürüldü, en Amerikancı Tosuncuklar şimdinin büyük abileri ise o dönemde kollandı ve sırtı sıvazlandı, Halbuki o kadar uzun zamandır solcuların söylediği bu Atatürk'ün sözlerini dinleseydi son 60 yıldır iktidarda olan sağcı zihniyetler durum bu noktaya hiç bir zaman gelmezdi.
''Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, malî, iktisadî, adlî, askerî, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek mânasiyle bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. Biz, bunu temin etmeden barış ve sükûna erişeceğimiz inancında değiliz.
1921
(Nutuk II, S. 623-624)
Bağımsızlık ve hürriyetlerini her ne bahasına ve her ne karşılığında olursa olsun zedeleme ve kayıtlamaya asla müsamaha etmemek; bağımsızlık ve hürriyetlerini bütün mânasiyle koruyabilmek ve bunun için gerekirse, son ferdinin, son damla kanını akıtarak, insanlık tarihini şanlı örnek ile süslemek; işte bağımsızlık ve hürriyetin hakiki mahiyetini, geniş mânasını, yüksek kıymetini, vicdanında kavramış milletler için temel ve ölmez prensip... Ancak bu prensip uğrunda her türlü fedakârlığı, her an yapmaya hazır milletlerdir ki, devamlı olarak insanlığın hürmet ve saygısına lâyık bir topluluk olarak düşünülebilirler.
1928
(Atatürkün S.D. II, S. 249)
Bağımsızlığı için ölümü göze alan millet, insanlık haysiyet ve şerefinin icabı olan bütün fedakârlığı yapmakla teselli bulur ve elbette esaret zincirini kendi eliyle boynuna geçiren miskin, haysiyetsiz bir millete nazaran dost ve düşman nazarındaki mevkii farklı olur.
1927
(Nutuk I, S. 13-14)
Esas Türk milletinin haysiyetli ve şerefli bir millet olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla temin olunabilir. Ne kadar zengin ve refaha kavuşturulmuş olursa olsun bağımsızlıktan mahrum bir millet, medenî insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden yüksek bir muameleye lâyık olamaz.
Yabancı bir devletin himaye ve desteğini kabul etmek, insanlık özelliklerinden mahrumiyeti, beceriksizlik ve miskinliği itiraftan başka bir şey değildir. Gerçekten bu aşağı dereceye düşmemiş olanların isteyerek başlarına bir yabancı efendi getirmelerine asla ihtimal verilemez.
Halbuki Türkün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa yok olsun daha iyidir.
Bundan ötürü, ya bağımsızlık, ya ölüm!...
1919
(Nutuk I, S. 13)''
Yapılması gereken en önemli şey ise tam bağımsız bir Türkiye'yi yeniden inşaa etmektir.
Yoksa, bir Nato üssü olan İncirlik'in kapatılması gibi bir saf hayalin peşinden, Irak'taki Nato müdehalesini lojistik desteksiz bırakmak gibi bir başka saf hayale dalmak ancak, gerçekleri görmemek yada görmezden gelmek ile açıklanabilirken, ülkemizin yukarda anılan tavrı koyabilmesi için Nato'dan ayrılması gerekmektedir. Bu kararda kimsenin işine gelmemektedir. İlk başta hükümet daha sonra ise Fransayı kınayan ve süründüren Türk halkının işine gelmemektedir. Eminim Hükümet ve Türk halkı bundan önceki 50 ülkeye yaptığı gibi ABD'yide sürüm sürüm süründürecektir. Tek omurgalı davranışı ise yine TSK silah ihalelerini iptal ederek verecektir.
Tam bağımsız bir Türkiye olmadıkça, yapılanlar sadece göz boyamaktan öteye gitmeyecektir.
|

15-10-2007, 00:30
|
 |
...
|
|
Üyelik Tarihi: 27-08-2007
Nerden: izmir
Mesajlar: 1,088
|
|
|
Dış basın çevirilerini okudukça son birkaç günde, PKK'ya sürekli « Direnişçi Kürtler » denmesi dikkatimi çekti. Ermenilere soykırım yapıldı yaygın kanısının yanında (dünyada) şimdi de "kürt direnişçileri" sindirecekler türü bir söylem içindeler. Iraktaki kaostan en az etkilenen, sakin bölge olarak özerk birkaç ile sahip Kuzey Irak Barzani yönetimindeki yerlere adeta "taarruz" edecekmiş Türkiye havasını üflemeye çalışıyorlar.
Bu da «Ermeni Soykırım»ının kongreden geçmesinin tam da bu günlere denk gelmesi adına, manidar...
|

09-04-2011, 06:52
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 09-01-2011
Mesajlar: 229
|
|
Alıntı:
KemalistGNC´isimli arızadan alıntı
100 yıllık ortaklığın sonu mu
|
Ya bu ulusalcıları anlayana aşkolsun. Bi yandan "en atni-amerikancı biziz" derler. Şimdi de "yandı gitti ortaklık"...
Bi yandan yok Tayyip için "aslında Yahudi'dir" falan fişmekan paranoyası yaparlarken anti-semitizimin dibine vurular öte yandan "one minute"dan sonra "Tayyip İsraill'le aramızı bozdu".
Hakikaten ne dedikleri belli değil bu Atatürkçülerin. Anlayan beri gelsin.
|

18-04-2011, 20:30
|
|
Taze Arıza
|
|
Üyelik Tarihi: 17-04-2011
Mesajlar: 11
|
|
|
yüzyıllık ortaklığın sonu bu mu?
mu? allah aşkına saflık dereceniz kaç sizin.bana kalırsa periyodik cetvelde bi yeriniz olmalı.metallerin bitip ametallerin başladığı yerde falan.fille yatağa girmek diye bi deyim duydun mu.hah,siiznki tam da bu.şu "sözde" kelimesindede nefret ettim.ne sözde si be.sürdünüz adamları evlerinden yuvalarından,çetecilere emanet ettiniz.kalan ermeni sermayesi,birikimi ne oldu? hiç onu merak ettin mi? hangi kan emici vampirler dualar atti ve ellerinden geleni yaptı allah bilir,o insanlar geri gelmesin diye.
|
|
Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
|
|
|
| Seçenekler |
|
|
| Stil |
Normal
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:18 .
Powered by vBulletin® Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.
Copyright ©2007 - 2008 khAos.info
|
|
|
|