Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü


O da Cumhuriyetçi

Serbest Kürsü içerisinde O da Cumhuriyetçi konusu: 'Cumhuriyet'in eseriyiz, laiklik ve demokrasi bizim DNA'mıza işlemiş' Güler Sabancı, yabancı ortaklıkların artışının Türkiye'nin AB nezdinde daha iyi tanınmasını sağladığını düşünüyor. Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Londra'da katıldığı ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 24-09-2007, 16:36
possible_outside
Guest
 
Mesajlar: n/a
Standart O da Cumhuriyetçi

'Cumhuriyet'in eseriyiz, laiklik ve demokrasi bizim DNA'mıza işlemiş'

Güler Sabancı, yabancı ortaklıkların artışının Türkiye'nin AB nezdinde daha iyi tanınmasını sağladığını düşünüyor.

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Londra'da katıldığı bir TV programında laiklikle ilgili bir soruyu, 'Ben ve benim gibi çalışan kadınlar, bizler 83 yıllık Cumhuriyet'in eseriyiz. Cumhuriyet'e güveniyorum" diye yanıtladı

İSTANBUL - Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Londra'da katıldığı bir televizyon yayınında, "Ben ve benim gibi çalışan kadınlar, bizler 83 yıllık Cumhuriyet'in eseriyiz. Ben Cumhuriye'te güveniyorum. Laiklik ve demokrasi bizim DNA'mıza işlemiştir" dedi.
Londra'dan yayın yapan Bloomberg TV'deki "For The Record" programında, Güler Sabancı'nın AB ile ilişkilerden, Sabancı Holding'in faaliyetlerine kadar pek çok konudaki görüşlerine yer verildi. Program sunucusu Nina de Roy'un sorularını yanıtlayan Sabancı, neden iş dünyasını seçtiği şeklindeki soru üzerine, çocukluk döneminde dedesinden etkilendiğini, dedesinin kendisinin iş hayatında olmasını istediğini, ilerleyen yaşlarında kendisinin de bu seçimi yaptığını, çalışmayı, özellikle sanayide çalışmayı sevdiğini ifade etti.
Sabancı, "Sizin Türkiye'de laik devletin bir eseri olduğunuzu söyleyebilir miyiz?" şeklindeki soruyu da "Ben ve benim gibi çalışan kadınlar, bizler 83 yıllık Cumhuriyet'in eseriyiz. Ben Cumhuriyet'e güveniyorum. Laiklik ve demokrasi bizim DNA'mıza işlemiştir" diye yanıtladı.
Güler Sabancı, "Türkiye'de bir kadın olarak, iş hayatının içinde olmanın nasıl bir şey olduğunun" sorulması üzerine Türkiye'de kadın
olarak iş hayatının içinde olmanın ilginç ve çok destek gören bir durum olduğunu belirtti. Sabancı, iş kariyerinde öncelikle ailesinden sonra da iş arkadaşlarından çok destek gördüğünü ifade etti.
Programda AB müzakerelerine ilişkin bir soruyu da yanıtlayan Güler Sabancı, Türkiye ve Avrupa ilişkilerinin 700 yıl öncesine dayandığını hatırlatarak, Türkiye'nin AB'ye üye olmasının bir devrim değil, evrim olduğuna inandığını ifade etti.


'AB üyeliği devrim değil'
Türkiye'nin her zaman Avrupa'daki gelişimlerin ve Avrupa tarihinin bir parçası olduğunu belirten Sabancı şunları kaydetti: "Sonuç olarak, Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci oldukça vakit alacak, ancak sonunda her iki taraf da kazanacak ve fayda sağlayacak diye düşünüyorum. Türkiye'nin müzakere sürecine uzun vadeli bakmalıyız. 1996'dan beri Gümrük Birliği'ndeyiz ve iki taraf da bu ekonomik bütünleşmeden memnun.
Üyelik sürecinden kastımız Türkiye'deki düzenlemeleri AB standartlarına yükseltmemiz. Bu hem demokrasimizi hem de insan haklarını geliştirecektir. Bu düzenlemeler zaten Türkiye'nin kendisi için halihazırda yapması gerekenlerdir. Türkiye AB standartlarına ulaştığı zaman her iki taraf da bugünkünden daha da istekli olacaktır."
Sabancı, bu konuda resmi makamlara, fikir liderlerine ve sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğünü belirterek, Türk halkının AB'ye giriş sürecini desteklediğini, Türkiye'nin üyelik yolundan sapmadıkça, sonucun hem Türkiye, hem de AB için iyi olacağını kaydetti.
Güler Sabancı, Bridgestone, Carrefour gibi yabancı ortaklıkların Türkiye ile AB arasında bir köprü olup olmadığına ilişkin bir soruya ise Avrupalı işadamlarının Türkiye'ye ilgisinin olmasının, Türkiye'ye gelmelerinin ve yatırım yapmalarının Türkiye'yi daha yakından tanımaları anlamına geldiğini belirterek, "Birbirimizi daha yakından tanıdıkça, daha yakından ilgilendikçe bence yolumuz daha aydınlanacaktır" diye konuştu.


"Migros bir fırsat, bunu değerlendireceğiz"
Güler Sabancı, Migros'un Koç ailesinden satın alınmasıyla ilgili bir soruya da şu yanıtı verdi: "İş hayatında işler, satın almalar ya da birleşmeler duygularla yapılmaz. Biz 5 ana işkoluna odaklanıyoruz. Bu her bir ana iş kolunda ortaya çıkacak fırsatlarla ciddi şekilde ilgileniriz. Perakendecilik bizim ana işlerimizden biridir. Ortağımız Carrefour'la birlikte agresif bir büyüme planımız var. Migros'la ya da Migros olmadan agresif bir büyüme planımız var. Migros'un satışı bir fırsattır ve biz de ana işimiz olacağı için değerlendireceğiz."
Güler Sabancı, programda şarap üretimine ilişkin olarak da şunları söyledi:


Kötü şarabın nedeni devlet tekeli
"Şarabı seviyorum ve her zaman yurtdışında Porto'da, Toskana'da, Napoli'de tadımlarına giderdim ve Türkiye'nin de tarihte şarap üretilen bir ülke olduğunu biliyorum. Bizim Müslüman bir ülke olduğumuz için şaraplarımızın iyi olmadığına dair bir düşünce var. Bu doğru değil. Türkiye'de iyi şarapçılık yapılamamasının nedeni Türkiye'nin Müslüman bir ülke olmasından değil, bu sektörün uzun yıllar devletin tekelinde olmasıdır. Bu topraklar tarihte olduğu gibi çok kaliteli şarapların üretilmesi için uygundur. Ben serbest piyasaya ve rekabete inanıyorum. Adil ve serbest rekabet iş dünyasının vazgeçilmez unsurudur. Rekabet sizi daha iyi hale getirir. Bu nedenle başladım. İyi bir iklimimiz ve toprağımız var. Neden daha iyi şarap üretmeyelim?"


Enerjide hedef üretimin yüzde 10'unu karşılamak Sabancı Holding'in iş alanları ile ilgili olarak da Güler Sabancı, her işkolunda her yıl yeniden değerlendirme yaptıklarını, bu büyüklükteki bir grup için bazı işkollarından çıkmanın, birleşmeler yapmanın ve satın almaların çok doğal ve gerekli olduğunu söyledi. Sabancı, iş alanındaki soruları da yanıtladı:
"Enerji alanındaki özelleştirmelerle yakından ilgileniyoruz. Ancak diğer taraftan biz de yatırım yaparak, hidrolik, termik santrallar ve diğerleri için lisans alarak önemli büyüme sağlıyoruz. Bir hedefimiz ve stratejimiz var. Buna göre, 2015 yılında Türkiye'nin toplam enerji üretiminin yüzde 10'nunu karşılamayı hedefliyoruz. Halihazırda yüzde 2-3'ünü karşılıyoruz."


'Çimentoda büyürüz'
Türkiye'de çimento pazarında iyi bir payları olduğunu, son üç yıl içinde ciddi bir büyüme sağladıklarını anlatan ve bazı yeni çimento üretim tesislerini satın aldıklarını hatırlatan Güler Sabancı, bu sektörde mevcut faaliyetlerini büyütmeyi hedeflediklerini söyledi.
"Arkadaşlarıma, şimdi biraz Türkiye'nin dışına bakmamız ve çimento işimizde bölgesel bir oyuncu olmamız gerektiğini anlatıyorum" diyen Sabancı, lastik işinde de önemli planları olduğunu, stratejik ortakları Bridgestone ile birlikte Lassa'nın global bir marka olmasını görmek istediklerini dile getirdi

//www.radikal.com.tr/haber

Konu possible_outside tarafından (24-09-2007 Saat 16:38 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
cumhuriyetci


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil



Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:47 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info