Demokrasi ne değildir
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ,AKP tarafından aday olarak gösterilen Abdullah Gül ya da CHP tarafından gösterilen yada gösterilecek aday ve yapılacak olan seçim değildir bu yazının merkezi konusu. Konu TBMM nin seçtiğinin Türk Milletinin seçtiğidir.
"Egemenlik kayıtsız ,şartsız milletindir" önermesinin,yasasının halkın iradesinin meclise yansıma hakkını taşırken ,bu hakkın nasıl yok edilmeye çalışıldığı gerçekliği.
İlk hesaplaşma yüzde on barajıdır. Matematik doğru kullanıldığında yanılmaz. ilk veri 550
milletvekili var. İkinci veri geçmiş seçimin sonuçları ; katılım oranı çok düşük bir seçim. Katılanlar çerçevesinde Milletin iradesi nasıl yansımış gözden geçirelim. Vereceğim rakamlarda noktadan sonrasını dikkate almayarak işlem yapacağım. ANAP; yüzde dokuz, DYP; yüzde dokuz, MHP; yüzde dokuz, Genç Parti; yüzde yedi , HADEP; yüzde yedi, DSP; yüde iki.
Yukarıda adı geçen partilerin hiçbiri seçim sonucunda meclise yansımamıştır. Bu yansımama neyin göstergesidir?! Yanıt çok basit Milletin iradesi mecliste değildir.
Hırsızlık,hakların çalınması olarak ve sahtekarlık.
Biz yine matematikten yararlanalım çalınan ne. DSP; 11 milletvekili, HADEP; 38 milletvekili, Genç Parti; 38 milletvekili, MHP; 50 milletvekili, DYP; 50 milletvekil,
ANAP;50 milletvekili. Toplamda 237 milletvekili. Yaptığım hesapta yüzde beşlik bir yanılma payı olabilir,aşşağı doğru değil yukarı doğru. İlk veriyi aldık milletin iradesiyle belirlenmiş olan 237 sandalyede milletin seçtiği değil sözde Demokratik ve Cumhuriyetçi yasayla AKP ve CHP milletvekilleri oturuyor. Kısaca meclis Türk Ulusunun oyuyla belrlenmiş meclis değil. Bu bağlamda da Türk Milletinin meclisi değil.
İkinci hesaplaşma Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk devleti olmasıdır. kasım 2002 seçimlerinde milletvekilliği adaylığı kabul edilmeyen Recep Tayyip Erdoğan yenilenen Siirt seçimlerinde milletvekili oldu. Sonradan meclise girebildi üzerindeki davalardan dolayı. Bu noktada AKP hükümetinin hükümet olmadan önce verdiği milletvekili dokunulmazlığının kaldırılma sözü hesaplaşma konumuz değildir. İlk örenek verdiği sözü tutmamayla ilgisinde AKP değildir; bu hafifletici bir neden de değildir.
Bu noktada hesaplaşılması gereken milletvekili dokunulmazlığıdır. Dokunulmazlık bir korunum duvarıdır ,saklanacak yer arayanları içinde barındırır. Yaptıklarını,geçmişlerini açıkçaortaya koyup ,adalet süzgecinden geçiremeyecek olanlara bir kurtarıcıdır. Düşünen her Cumhuriyet vatandaşı şunu bilir, kendini ,yapıp etmeleriyle açık ortaya koyamayan her bilinçte milletten saklanılan düşünce ve amaçlar olduğu gibi korku da vardır.
Bu bağlam sözde TBMM adayı Abdullah Gül'ü hemen aklımıza getirmiş olmalı Kayıp trilyon davası "Aynı davada yargılanan aralarında Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'nun da bulunduğu 13 kişinin mal varlıkları üzerindeki tedbirin, karar kesinleşinceye kadar kaldırılmamasına karar verildi." Çalınan pera dışında evraklarda değişiklik de yargı konusudur.
Aklınıza hemen şu geliyor olabilir milletvekil dokunulmazlığı ,yargıdan kaçanların kurduğu gizli örgütün mevzilendiği yer. TBMM hadi canım o kadar da değil diyebilmek isterdim.
Abdullah gülden bir açıklama daha alalım AKP zihniyetiyle bire bir örtüşük. Yıl 1998 ABD gazetenin adı"Christian Science Monitor" . soru şu"askerler ve laik seçkinlerin,islamcıların açıkça meydan okuması anlamına geldiği gerekçesiyle devlet dairelerinde türbanı yasakladıkları" "Gül" cevap veriyor "Onlar laik seçkinler değil din karşıtları.Adı ateizm olam başka bir din yaratmak istiyorlar"
İlk veri Laiklik devletin yönetim biçimine ilişkindir. İnanç ise vicdan özgürlüğü ile ilişkisinde yaşayanın öznel tercihidir. Dinin bu ölçüde geride kaldığını söylemek doğrudan din devleti istemidir. Laiklik karşıtı olmak cumhuriyete karşı olmaktır.
"Türk milleti zekidir" Milletin iradesi olmayan ,numarları anlaşıldığı için yeni seçimlerde kendi başına hükümeti kuramayacağı açık olan anlayış Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını seçemez. Kasımda yapılacak seçimler yakın zamana alınmalı ,Cumhurbaşakanımız Ahmet nejdet Sezer'in görev süresi uzatılmalı. Ulusunistemiyle oluşmuş yeni meclis Cumhurbaşkanını seçmelidir.
|