Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

Yeniden Kropotkin

Serbest Kürsü içerisinde Yeniden Kropotkin konusu: Kropotkin'i ne kadar anlayan ve içselleştiren kişi vardır merak ediyorum. Hiç birimiz farkında değiliz, ama Kropotkin'i hiç kimseyi tartışmadığımız kadar tartışıyoruz.Doğayla uyumlu hayat, kentlerin ve kuralların sahibi olmak, makineleşmek, "insan ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1 (permalink)  
Alt 11-09-2011, 23:42
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2011
Yaş: 20
Mesajlar: 37
Standart Yeniden Kropotkin

Kropotkin'i ne kadar anlayan ve içselleştiren kişi vardır merak ediyorum. Hiç birimiz farkında değiliz, ama Kropotkin'i hiç kimseyi tartışmadığımız kadar tartışıyoruz.Doğayla uyumlu hayat, kentlerin ve kuralların sahibi olmak, makineleşmek, "insan doğası", bilimsel bilginin toplumsallaşması, toplumsal bir alternatif olarak büyüyen karşılıklı yardımlaşmanın gücü, devlet kurumunun sorunları çözmede acizliği, önüne geçilemeyen suç...
Kropotkin'i anlamak, bugüne farklı bir açıdan bakmamızı sağlayacaktır. Peki siz, onun teorileri hakkında neler biliyor, ne düşünüyorsunuz?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #2 (permalink)  
Alt 12-09-2011, 00:27
drunken lord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Mesajlar: 254
Blog Başlıkları: 1
öncelikle şunu belirtmek lazım kropotkin herşeyden önce bir doğa bilimcidir kendisi de her zaman öncelikle bunu söylemiştir. coğrafyaya olan ilgisi çocukluğundan başlar. kendisinin en meşhur eseri olan "karışlıklı yardımlaşma" da sosyal-toplumsal bir amaç içermekten çok daha temel doğal yasaların açıklanması temeline dayanmaktadır. bu bağlamda kropotkinin en önemli eseri olan yardımlaşma sadece bir sosyal bilim kitabı olarak değil bir pozitif bilim kitabı olarak alınmalıdır zaten kitap darwin'in ortaya attığı doğal seçilim anlayışının bir ileri basamağını doğa bilimi yolunda hayata geçirip bunu sosyal bilimlerin temel düzlemine oturtma çabası yani pratik bir yaşam doktrini oluşturmaktır. burada tabii ki krpotkinin en büyük karşıtını sosyal darwinizm denen sapıkça fikrin o anki gelişiine karşı yürüttüğü bir tartışma olduğunu da görmemiz lazım. öjeni ve benzeri "doğal yaşama müdehale" ler kendisi tarafından şiddetle yadsınmıştır. tabii kropotkinin bunun dışında anarşizm ile olan ilişkisinden de bahsetmek lazım kropotkin anarşizme gönülden inananlardandı tüm hayatını doğaya vererek kendisini geliştirmeye adadığı karşılıklı yardımlaşma teorisi dışında anarşizm üzerine temel teşkil edecek bazı kitaplarda yazmıştır. burada kendisinin anarşizme en temel bakışını görürüz. öncelikle kendisi anarşizmin tıpkı bakunin gibi eylemci tarafındandır ayrıca marx'ın görüşleriyle anarşist görüşleri biraraya getirmeye çalışan anarko-komünist ve sendikalist hareketlere de mesafeli durur ancak proudhon gibi liberal anarşistlerede yakın olduğu söylenemez onun anarşizme yaklaşımı ve onu ele alış tarzı öncüllerine göre oldukça kendine hastır. o anarşi düşüncesini "doğaya dönüş" temelinde alır. bir bakıma "ilkellğe" dönüş ancak burada ilkellikten anlaşılması gereken mağara adamları olmamalıdır hayır onun bahsettiği ilkellik bölgesel yaşayış tarzını ve konformizmin bize dayattığı sözde rahatlığı reddeder. şehirlere kapanıp doğadan ve daha da önemlisi birbirimizden ayrı yaşamamızı reddeder. ona göre ilkellik düşünsel değil eylemsel bir ilkelliktir zühinsel gelişim zaten geri döndürülemez bir süreçtir. ancak "uygarlık" diye adlandırdığımız bu birikimin gelişim değil bir geriye gidiş olduğunu söylemiştir. onun ilkele dönüşü bir geriye gidiş değil bir ileriye gidiştir (kapitalist anlamda)ilkel mirasımızı reddetmektir. son olarak kropotkinin en önemli özelliğinden bahsetmek lazım kendisi anarşist düşüncenin özgün iki teorisyeninden biridir. (bunlardan diğeri de joseph proudhon) anarşizmin en temel sorunlarından biri bütünsel bir teorik gelişim gösteremeyişidir. anarşist düşünürler bir düşünce çerçevesinde toplanıp hareket geçmiş belkide onları anarşist yapan doğalarından ötürü marks gibi oturup teorileri üreterek kapitalist üretim yapsını inceleme gereği duymamışlardır(ki kendisinin oldukça hatalı ylorumları olduğunu-özellikle kapitalde- yeni yeni anlıyoruz.)kropotkin ise "uygarlık"eleştirisini(dikkat ederseniz kapitalizm demiyorum) doğal bir gözlemcilik üzerine kurarak karşılıklı yardımlaşma teorisini ortaya atmıştır. kuşkusuz sevgili marks'Inkinden çok daha dürüst bir teoridir kropotkininki. karşılılı yardımlaşmada yer alan görüşler bugün almanya, italya, ispanya, yunanistan gibi ülkelerde nadiren görülen komünlerde uygulanmaktadır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #3 (permalink)  
Alt 12-09-2011, 09:16
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2011
Yaş: 20
Mesajlar: 37
Alıntı:
öncelikle kendisi anarşizmin tıpkı bakunin gibi eylemci tarafındandır ayrıca marx'ın görüşleriyle anarşist görüşleri biraraya getirmeye çalışan anarko-komünist ve sendikalist hareketlere de mesafeli durur ancak proudhon gibi liberal anarşistlerede yakın olduğu söylenemez onun anarşizme yaklaşımı ve onu ele alış tarzı öncüllerine göre oldukça kendine hastır
Bildiğim kadarıyla Kropotkin kendini bir anarko-komünist olarak tanıtır. Anarşizmin komünizmi ilk dönemlerinde Marx ve Engels'in etkisinde kalmıştır. Fakat bu durum Kropotkin'den sonra değişti. Kropotkin endistrüleşmenin merkezileşme eğilimini reddetti, onun mümkün olduğunca küçülüp yerelleşmesini (bazı ağır sanayi dalları hariç) mümkün gördü. Kol ve kafa emeğinin, atolyenin ve tarlanın bütünleşmesinde kısa sürede komünizme geçilebileceğini gördü. İnsanların sınırsız ihtiyaçlarına özgün bir yaklaşım geliştirmesiyle de ona kadarki sosyalist ve komünistlerden ayrıldı.
Anarko-sendikalizm daha çok Bakunin kökenlidir, fakat Kropotkin'den de çok şey almıştır.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #4 (permalink)  
Alt 12-09-2011, 11:27
drunken lord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Mesajlar: 254
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
Anarko-sendikalizm daha çok Bakunin kökenlidir, fakat Kropotkin'den de çok şey almıştır.
ama sonra bu iki düşünür hem birbirlerinden hem anarko sendikalizmden hem de anarko sendikalizm onlardan uzaklaşmıştır. eğer düşüncelerin oluşu çağlarına bakarsak marks'ın da proudhon'dan fazlasıyla etkilendiğini söylemek lazım ancak sonrasında proudhon'u şiddetle tenkit eden bir düşünür haline gelmiştir marks kropotkinde de durum buna benzerdir.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #5 (permalink)  
Alt 13-09-2011, 14:47
lo-fi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rütbesiz anarşik
 
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: heryerland
Yaş: 20
Mesajlar: 472
Blog Başlıkları: 1
bakunin kolektivist bir yöntemden bahsederken,kropotkin anarko-komünist bir yöntemden bahseder
kolektivistler "herkesin emeğine göre" şiarını söylerken anarko-komünistler "herkesin ihtiyacına göre" şiarını söyler...
kropotkine gelince...yapmış olduğu çözümlemeler anarşizm dışında dünya literatüründe de önemli bir yere sahiptir...karşılıklı yardımlaşma adlı kitabında doğayı baz alarak anarşizmi "doğalında" açıklamıştır.yani toplumu sadece insan ilişkilerini değerlendirerek değil toplumu doğa-insan ilişkileri çerçevesinde değerlendirmiştir."herkesin yeteneğine göre-herkesin ihtiyacına göre" söylemiyle,bahsetmek istediği şey anarşist bir bölgede büyük bir deponun kurulup herkesin o depodan ihtiyacı kadar alacağını ve herkesin yeteneği kadar o bölgeye katkıda bulunacağından bahseder.bu önemlidir çünkü insanın doğalında iyi fakat onu kötü yapanın içinde yaşadığı sistem olduğunu inancını yansıtan önemli bir çözümlemeyi sunmuştur.
proudhon ismi geçti diye söylüyorum;en çok keskin paradoxları içinde barındıran bir şahsiyet bazen anarşist olduğuna inanamıyorum.mesela mülkiyet hırsızlıktır diyerek anarşizmde önemli bir yanı irdelerken diğer bir taraftan kadın, hayvan ile erkekliğe geçiş arasındaki bir ara formdur,kadınlar güçsüzdür diyerek ne yapmaya çalıştığını hiç anlayamadım anlayamayacağım da(:


Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #6 (permalink)  
Alt 13-09-2011, 15:17
drunken lord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Mesajlar: 254
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
proudhon ismi geçti diye söylüyorum;en çok keskin paradoxları içinde barındıran bir şahsiyet bazen anarşist olduğuna inanamıyorum
proudhon ön-sosyalist düşünürlerdendir belkide onların en modernidir ancak fikirleri premature özellikler taşımakla birlikte anarşizme hatta sadece anarşizme değil marksizmede temel oluşturmuştur proudhon'un asıl paradoksu kadınlar üzerinde düşüncelerinden daha da acayibi serbest pazar anlayışı üzerine düşünceleridir. proudhon serbest pazarı tüm gücüyle savunur, oluşturduğu özgür bankacılık sistemi de bugünkü bankacılık sistemiyle bazı temel benzerlikler göstermekte doğal olarak marksistler anarşistleri kapitalizmin yamultulmuş biçimini savunuyorsunuz diye suçlarken marksın felsefenin sefaletinde ortaya koyduğu bu temel hataları proudhon üzerinden bütün anarşist düşünceye mal ederler. ancak bugün bizim proudhon üzerine bildiklerimiz ne yazık ki genellikle ikincil kaynaklar üzerinden ve çok sınırlıdır. proudhon'u felsefenin sefaleti üzerinden değil kendi yazdıkları üzerinden tekrar okumak lazım onun kapitalizmle flörtüne bende fazlasıyla karşı çıkmakla birlikte statüko ile ilişkiler konusunda ortaya koydukları ve liberter tutumu korkusuzca ve eylemci biçimiyle ön plana çıkartmasıyla proudhon hala öncü konumda bir düşünürdür açıkçası kendisinin anarşist hareket içinde tanımlanmasından gurur duyanlardanım zaten eğer proudhon'u anarşist olarak tanımlamayacaksak strineri daha da önemlisi goldwini nereye koyacağımızı merak ederim bu adamlar kesinlikle kapitalist düşünürler değillerdi ya da misal tolstoy'da açıktan açığa anarşist öğretiyi kabul etmediğini söylese dahi kendisini bir anarşist düşünür olarak kabul etmekteyiz sanırım proudhon anarşist tanımını fazlasıyla hakeden ve tekrarlıyorum yeniden okunması gereken bir adamdır.

Konu drunken lord tarafından (13-09-2011 Saat 15:19 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #7 (permalink)  
Alt 13-09-2011, 18:22
lo-fi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Rütbesiz anarşik
 
Üyelik Tarihi: 02-06-2008
Nerden: heryerland
Yaş: 20
Mesajlar: 472
Blog Başlıkları: 1
eğer proudhon'u anarşist olarak tanımlamayacaksak strineri daha da önemlisi goldwini nereye koyacağımızı merak ederim bu adamlar kesinlikle kapitalist düşünürler değillerdi ya da misal tolstoy'da açıktan açığa anarşist öğretiyi kabul etmediğini söylese dahi kendisini bir anarşist düşünür olarak kabul etmekteyiz sanırım proudhon anarşist tanımını fazlasıyla hakeden ve tekrarlıyorum yeniden okunması gereken bir adamdır.
proudhon anarşisttir,anarşist tanımını da kullanan ilk kişidir,yaptığı çözümlemeler de önemli bir şahıs ama anarşist kimliği altında söylediği şeyleri de hemen kabul edemeyiz,saçmalamış bence o görüşlerinde ama bu saçmalığı, diğer çözümlerinin kötü olduğuna salık vermez.ikisi ayrı şey çünkü ve değerlendirmeyi ikisi ayrı hususta olduğu için yapamayız.
stirner a gelince;vakti zamanında çoğu anarşist stirner a yanıt dahi veremiyor.çözümlerini "toplumsallık" bağlamında yapmıyor,birey üzerinden geliştiriyor.ben vurgusunu yaparken kastedtiği "şey", bencillik değil aksine anarşizmin merkezinde olan bireyin ta kendisi.toplumsallaşmayı zararlı görüyor o bunun düşüncesi ama anarşist veya anarşist değil diye herhangi bir yaftalamaya da gerek yok zaten bu yaftalamayı bizler yapıyoruz.ne dediklerini okuyarak kategorize ediyoruz.ha bu gerekli mi değil mi bilemem tabi...ama stirner önemli bir şahıstır...
tolstoy için ise...hıristiyan ahlakının değerlerinin bünyesinde yaşamış biri...anarşist etiği dahilinde bazı şey ler söylemiş ve bu yüzden anarşist diye nitenedirilebilinir ama bu senin anarşist algılarınla alakalı sen nitelendirirsin yahut nitelendirmeyebilirsin...bunun çok da önemli olduğunu sanmıyorum önemli olanın anarşist bir perspektif geliştirmekte görüyorum.


Herkesin hayalgücü tükendiğinde artık hiçkimse dünya için tehdit olmayacak ...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #8 (permalink)  
Alt 13-09-2011, 18:50
drunken lord - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Arıza
 
Üyelik Tarihi: 28-11-2007
Mesajlar: 254
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
önemli olanın anarşist bir perspektif geliştirmekte görüyorum.
şu yukarıdakinin altına imzamı atmakla beraber yukarıda her dediğine fazlasıyla katılıyorum çok doğru.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #9 (permalink)  
Alt 13-09-2011, 20:00
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 12-06-2011
Yaş: 20
Mesajlar: 37
Alıntı:
ama sonra bu iki düşünür hem birbirlerinden hem anarko sendikalizmden hem de anarko sendikalizm onlardan uzaklaşmıştır.
Rudolf Rocker'ın "anarko-sendikalizm"i bu konuda iyi bir kaynaktır öyle zannediyorum. Orada söz ediyor köklerinden, daha karmaşık tabi..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
kropotkin, yeniden


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Deliliğe Övgü*, Yeniden ve Hep SerkanEngin Serbest Kürsü 2 02-03-2011 22:33
Anarşizmi yeniden değerlendirmek chAos Anarşizm 3 04-04-2010 22:43
Yeniden Bakunin kaos Anarşizm 0 21-09-2009 23:35
Kropotkin: Anarşizm kaos Anarşizm 0 20-09-2009 08:47
Peter Alexeyevich Kropotkin kaos Biyografiler 0 23-10-2007 19:39


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:44 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info