Nihilist Bireycilik...
Nihilizm, hiç bir metafiziğin, ideolojinin, ahlaki yargının, kutsallık ve değerin aslında varolmadığı savıdır. Buna göre bunlar insanlar tarafından çeşitli nedenlerle inşa edilir ve kendi öznel halinde, onu üreten insan topluluğundan bağımsız bir mutlaklıkları söz konusu değildir. Ister ölünce toprağa karışıp yok olup gideceğini kabul edememekten, ister hayatın anlamsızlığına bir anlam bulma arayışından olsun, insanlar kendilerine çeşitli idealist fikirler, değer yargıları, doğru-yanlış kalıpları, dogmalar, metafiziksel üstün-varlıklar(tanrı) v.b. üretirler. Yani bu değer ve kavramların hepsi relativiteye(görecelik) sahiptir, hiç bir koşul altında sorgulanamaz bir mutlaklıkları yoktur...
Peki öyleyse ne gerçektir? Her bireyin kendisi için elle tutulabilir ne yarar vardır?
Kişisel çıkar, getiri ve haz... Eğer genel toplum tarafından etik olarak yanlış görülen birşey, kişiye kişisel çıkar/haz sağlıyorsa bu yapılmalıdır. Eğer mutlak doğru olan hiç bir şey yok ise, tek gerçek kişisel çıkardır. Ama, burada şu da göz önünde bulundurulmalıdır ki, eğer nihilist bireycinin içinde yaşadığı toplum, kişisel çıkarı için yaptığı birşeyden dolayı nihilist bireyciyi fiziksel olarak mahkum edecekse, çıkar algısı burada değişir ve fiziksel mahkumiyete götürmeyecek olan davranış, bireysel çıkar getiren davranış konumuna yükselir. Ama fiziksel mahkumiyetten kurtardığı için. Etik ve ahlaki olarak doğru olduğu için değil... Bunun dışında, Manevi mahkumiyet zaten nihilist bireycinin umrunda değildir, çünkü o bilir ki, kendini ideolojilere, paradigmalara, bakış açılarına, değer yarglarına hapsedenler asıl manevi mahkumiyet içinde olanlardır. bu şekilde bir durum içinde olanların nihilist bireyciyi kendi değer yargılarına/ideolojilerine göre manevi mahkumiyetle cezalandırmaları, aslında onun onlara göre olan özgürlüğünü-tek başınalığını tasdiklemiş olmalarıdır.. bu da nihilist bireyciye onların sandığı gibi utanç değil, daha fazla haz getirir. O, onların olmaya cesaret edemedikleridir...
|