Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür  & Sanat ve Mizah  Forumu Ana Sayfa İletişim Site Haritası

Geri git   Felsefe, Edebiyat, Sinema, Müzik, Tarih, Kültür & Sanat ve Mizah Forumu > Ciddi Mevzular > Serbest Kürsü

devlet doğal bir varlık mıdır?

Serbest Kürsü içerisinde devlet doğal bir varlık mıdır? konusu: bir varlık-mıdır acaba ? platon aristo cuvallamış hobbes kıyısından geçmiş dokanmış biraz birşey varsa varlığını tartışmak yada ..... acaba olsamı iyi olmasamı iyi neden iyi neden olsa olmasa mağazadan elbise ...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #11 (permalink)  
Alt 17-03-2011, 03:06
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
bir varlık-mıdır acaba ?

platon aristo cuvallamış hobbes kıyısından geçmiş dokanmış biraz

birşey varsa varlığını tartışmak yada ..... acaba olsamı iyi olmasamı iyi neden iyi neden olsa olmasa mağazadan elbise alır gibi kaç beden üstüme olmadı keşke almasaydım bu renk beni açmadı felan da felan doğalı bırakında artık doğun şu bok kıvamı beyinden .....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #12 (permalink)  
Alt 17-03-2011, 17:18
prozium - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-12-2010
Nerden: kapkara bir delik var dünyanın dibinde ağzına kadar dolu boktan kimselerle.
Yaş: 22
Mesajlar: 118
arkadaşım tartışıyoruz şurda çirkeflik yapma.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #13 (permalink)  
Alt 17-03-2011, 17:29
Kale - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 05-12-2010
Mesajlar: 105
Bir şey var diye varlığının meşruiyeti hakkında kafa yormadan herhangi bir şeyi değiştirip daha iyiye ulaşmak nasıl mümkün olabilir ki?
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #14 (permalink)  
Alt 17-03-2011, 20:53
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Alıntı:
T_N_T´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Devletten nefret ediyorum, her türlü devlete benzeyen herşeyden de. İnsan için devletin doğal olup olmadığını sorgulamak, bir mikroorganizma için insanın doğal olup olmadığını sorgulamak gibi birşeydir. İnsan doğal mi peki? Sana göre doğal! Ama tek hücreliye göre de sen normal değilsin pekala o zaman. yani bu öyle birşey. Örgütlenme, evrim meselesi. Kötü yaşam koşullarında canlı evrim geçirir. Mikroptan insana evrilir. Mikrop sana düşman, sen devlete düşmansın. Devlete göre sen anarşist, yahut teröristsin, sana göreyse mikrop anarşit ve de teröristtir. Sen de mikrobun devletisin pekala. Çıkarsın sokağa biber gazını ve tazyikli suyu yersin, sen de mikroba ve bir tek hücreliye aynı muameleyi yaparsın halbuki. dezenfektan kullanır, ellerini musluğun altına tutarsın. Senin de yapın devletten farksız halbuki, beynindeki hükümetle hareket ettiğini sanırsın, oysa o beyni yaratan da vücuttaki armonidir, işbirliği ve eşgüdümdür, tıpkı halk gibi. halk da devinir tepinir kendi önderini yöneticisini yaratır. bu da giderek devlete, imparatora ya da padişaha dönüşür. Yaşamdan isterlerini alamayan ve isyan eden bir anarşist gibi , bedenin her bir hücresi de yaşamı için gereken besin ve oksijeni alamayınca bir nevi anarşistleşir, dokusal bozulumla bir tür mikroba dönüşür. amipli dizanteri olur, ayak parmaklaında mantar olur, vajinanda ur, şeytan olur. Anarşistler eylem yaptığında vücut ateşten, acıdan ölür geberir. Şimdi kim doğal sorusunu sormak gerekir. Devlet doğal değilse, insan doğal mı?)))))))))))))))))

Neyin ne olduğundan ziyade, nasıl olmasının istendiğini tartışşmak gerekiyor demek ki bu durumlarda. İstenenler varolanlarla uyum içinde değil ise kıyamet kopuyor.

Beni hiç sevmeyen ve gıcık olan kali insanının bu noktadaki
"Aynı din-tanrı-orgasnizasyon-hierarki gibi modern insan beyninin "yoktan var ettiği" bir,inanarak güçlendirdiği, kendinden (bağımsız) bir gerçekliği olmayan ('doğal değil' diyenlere selâm) bir toplumsal fenomendir.. tanımına katılıyorum. Fenomenler doğal veya doğa ötesi değildir, bir çeşit tanımlamadır çünkü. Buna ek olarak insan beyni doğaldır. Ancak insan beyni insanı tanımlar mı veya sembolik düşünme, alet yapma, tasarlama insanı doğası açısından tanımlayabilir mi? Tanımlayamasa bile insan yaşamını düzenlemekte etkindir. Peki insan zihninin bu etkinliği insan toplumunun tüm unsurlarını tek başına belirleyebilir veya öngörebilir mi? Pek sayılmaz bireysellik toplumu öngöremiyor çünkü çoğu durumda, zaten diktatörlüğün nedeni de yarattığı yıkım da bu yüzden. Lakin bir bakış açısına göre devlet bir insan olabilir diğer devletler de diğer insanlar. Sağlıklı mı doğal mı tartışılır ancak hastalıklarla boğuştuğu yani yer yer acı çektiği ve bazen öldüğü hatta kültürel açıdan birbirleriyle ilişkiye girip üredikleri söylenebilir.

Bir diğer açıdan uyduruktur, tasarımdır, doğal bir kolonileşme işbirliği değildir, yöneticiler krallar falan vardır, akış halinde değil kontrol mekanizmalarıyla zorlamayla bir arada tutulur, yapaydır. İçgüdüsel değil yani, ama insan da içgüdüleriyle yaşamıyor.

Bu noktada doğa yı ne olarak ele alacağız insan tasarımcılığına göre mi mekanik parçalar anlayışına göre mi yoksa insanın hiç olmadığı diğer canlılar dünyası ve cansız evrene göre mi?

Bence devlet, "şimdilik" insanın bilmediği doğa kısmına tekabül eder. Tanrı=Devlet denebilir bu noktada. Her ikisi de bilinemeyeni kontrol etmekte kullanılan yapay bir modeldir. Bilmediği için varsayılmış yapay bir birlikteliğin kontrol mekanizmaları birleşimidir. Kontrolsüz olur mu? İnsan aklı kontrolsüz birlikteliği oluşturabilecek düzeyde gelişmiş değil henüz yani toplumsallığını bireyselliği ile birleştirip tam olarak işlevselleştirebilmiş değil. Bu olmuş olsaydı örneğin cinsellik, yeme,içme, barınma gibi doğal ihtiyaçlarını toplumsal birlikteliğin faydası için feda etmeye gönüllü olmazdı. Lakin hiç bir canlı salt kendi varlığının devamı için yaşamıyor populasyon çıkarını en azından yavrularının ve topluluğunun çıkarını da düşünüyor. Zorbalık var, egemenler var bilerek gönüllü olarak yapmadı ki diyebilirsiniz veya bu doğal durum suistimal edilince devlet ortaya çıktı. Bence bu önemli değil çünkü zorlamanın mümkün olabilmesi için zorlananaların bunu onaylaması şartı gerekiyor, demek ki bazıları daha kötüsünden korkarak sinmiş demek oluyor bu da. Örneğin adam öldürmenin yasaklanması yasası saçmadır adam öldürmeyi düşünmeyen için ancak çatışma halinde bu kişi kendi çıkarı için çok rahat katliam da yapabilir bu sefer hakkını savunmak amacıyla. İşte akıl burada hep çelişki üretiyor ve akıl doğal değil denemez.

O nedenle devleti ele geçirmek, düzeltmek falan onu ortadan kaldıramıyor zaten, bir nevi kitlesel akıl devlet çünkü. Bütün devletleri kapsayan bir dünya devleti yani globalizm teoride farklı devletlerin varlığını engelleyebilir ancak bu devlet de dünya devleti veya insanlığın ortak aklı olarak daha otoriter olabilir, insanlar yapay bir programın kontrolündeki birer drone haline indirgenerek bireysellik, yani özgün yaratıcılık tamamen kaybolabilir. Pratiğe uygulanmaya çalışılan sosyalist anlayışta veya günden güne globalleşen kapitaist dünyada bunun belirtilerini gözlemledik, gözlemliyoruz.

Bu nedenle devletin doğal olup olmadığını veya devletsiz varoluşun mümkünatı için otoriteye gereksinimin olmadığı bir bilinç evrimi gerekiyor. Bu evrim nasıl olacak kestirmek zor zaten kestrebildiğimiz tasarım yani ideoloji olacaktır evrimden ziyade.

Yine bu yazıdan istenen bir sonuç çıkmadı değil mi? İstenen kesin/kurtarıcı bir cevap problem olabilir çünkü.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #15 (permalink)  
Alt 18-03-2011, 06:54
Kali - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Bu gece birileri ölecek!
 
Üyelik Tarihi: 16-03-2010
Nerden: Kali_fornia
Mesajlar: 1,401
Blog Başlıkları: 1
Alıntı:
Orgon´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
Neyin ne olduğundan ziyade, nasıl olmasının istendiğini tartışşmak gerekiyor demek ki bu durumlarda. İstenenler varolanlarla uyum içinde değil ise kıyamet kopuyor.

Beni hiç sevmeyen ve gıcık olan kali insanının bu noktadaki
"Aynı din-tanrı-orgasnizasyon-hierarki gibi modern insan beyninin "yoktan var ettiği" bir,inanarak güçlendirdiği, kendinden (bağımsız) bir gerçekliği olmayan ('doğal değil' diyenlere selâm) bir toplumsal fenomendir.. tanımına katılıyorum. Fenomenler doğal veya doğa ötesi değildir, bir çeşit tanımlamadır çünkü. Buna ek olarak insan beyni doğaldır. Ancak insan beyni insanı tanımlar mı veya sembolik düşünme, alet yapma, tasarlama insanı doğası açısından tanımlayabilir mi? Tanımlayamasa bile insan yaşamını düzenlemekte etkindir. Peki insan zihninin bu etkinliği insan toplumunun tüm unsurlarını tek başına belirleyebilir veya öngörebilir mi? Pek sayılmaz bireysellik toplumu öngöremiyor çünkü çoğu durumda, zaten diktatörlüğün nedeni de yarattığı yıkım da bu yüzden. Lakin bir bakış açısına göre devlet bir insan olabilir diğer devletler de diğer insanlar. Sağlıklı mı doğal mı tartışılır ancak hastalıklarla boğuştuğu yani yer yer acı çektiği ve bazen öldüğü hatta kültürel açıdan birbirleriyle ilişkiye girip üredikleri söylenebilir.

Bir diğer açıdan uyduruktur, tasarımdır, doğal bir kolonileşme işbirliği değildir, yöneticiler krallar falan vardır, akış halinde değil kontrol mekanizmalarıyla zorlamayla bir arada tutulur, yapaydır. İçgüdüsel değil yani, ama insan da içgüdüleriyle yaşamıyor.

Bu noktada doğa yı ne olarak ele alacağız insan tasarımcılığına göre mi mekanik parçalar anlayışına göre mi yoksa insanın hiç olmadığı diğer canlılar dünyası ve cansız evrene göre mi?

Bence devlet, "şimdilik" insanın bilmediği doğa kısmına tekabül eder. Tanrı=Devlet denebilir bu noktada. Her ikisi de bilinemeyeni kontrol etmekte kullanılan yapay bir modeldir. Bilmediği için varsayılmış yapay bir birlikteliğin kontrol mekanizmaları birleşimidir. Kontrolsüz olur mu? İnsan aklı kontrolsüz birlikteliği oluşturabilecek düzeyde gelişmiş değil henüz yani toplumsallığını bireyselliği ile birleştirip tam olarak işlevselleştirebilmiş değil. Bu olmuş olsaydı örneğin cinsellik, yeme,içme, barınma gibi doğal ihtiyaçlarını toplumsal birlikteliğin faydası için feda etmeye gönüllü olmazdı. Lakin hiç bir canlı salt kendi varlığının devamı için yaşamıyor populasyon çıkarını en azından yavrularının ve topluluğunun çıkarını da düşünüyor. Zorbalık var, egemenler var bilerek gönüllü olarak yapmadı ki diyebilirsiniz veya bu doğal durum suistimal edilince devlet ortaya çıktı. Bence bu önemli değil çünkü zorlamanın mümkün olabilmesi için zorlananaların bunu onaylaması şartı gerekiyor, demek ki bazıları daha kötüsünden korkarak sinmiş demek oluyor bu da. Örneğin adam öldürmenin yasaklanması yasası saçmadır adam öldürmeyi düşünmeyen için ancak çatışma halinde bu kişi kendi çıkarı için çok rahat katliam da yapabilir bu sefer hakkını savunmak amacıyla. İşte akıl burada hep çelişki üretiyor ve akıl doğal değil denemez.

O nedenle devleti ele geçirmek, düzeltmek falan onu ortadan kaldıramıyor zaten, bir nevi kitlesel akıl devlet çünkü. Bütün devletleri kapsayan bir dünya devleti yani globalizm teoride farklı devletlerin varlığını engelleyebilir ancak bu devlet de dünya devleti veya insanlığın ortak aklı olarak daha otoriter olabilir, insanlar yapay bir programın kontrolündeki birer drone haline indirgenerek bireysellik, yani özgün yaratıcılık tamamen kaybolabilir. Pratiğe uygulanmaya çalışılan sosyalist anlayışta veya günden güne globalleşen kapitaist dünyada bunun belirtilerini gözlemledik, gözlemliyoruz.

Bu nedenle devletin doğal olup olmadığını veya devletsiz varoluşun mümkünatı için otoriteye gereksinimin olmadığı bir bilinç evrimi gerekiyor. Bu evrim nasıl olacak kestirmek zor zaten kestrebildiğimiz tasarım yani ideoloji olacaktır evrimden ziyade.

Yine bu yazıdan istenen bir sonuç çıkmadı değil mi? İstenen kesin/kurtarıcı bir cevap problem olabilir çünkü.
Orgon, bu yazındaki bir betimleme hariç her fikrine katılıyorum.
Zaten o betimleme de konu dışında: Seni hiç sevmeyen ve gıcık olan insanlardan değilim. Aslında (belli olmasa da) senin değerini bildiğimi, değer verdiğimi zannediyorum. Toplumun bireye dayattığı yularlara, şartlandırılmaya isyan edip kendi başına gerçekleri sorguluyorsun, bir birey olmanın-olmaya çalışmanın zorluğunu ve onurunu taşıyorsun gibi geliyor. Daha fazlası yavşaklık olabilir diye burada kesiyorum övgüleri (ama her zaman hatırla arkadaşım: gerçekte hiçbirşey göründüğü gibi değil

Demişsin ki: "Bu evrim nasıl olacak kestirmek zor zaten kestrebildiğimiz tasarım yani ideoloji olacaktır evrimden ziyade."...right-0n!
Doğru, zihin problemlerine zihni çözümler bulmak, ateşe ateşle gitmek gibi.
İyi ki akılla sınırlı değiliz, çoğunluğumuz kendimizi düşünce-inançlarımızla özdeşleştirsek de...
Peki buna ne dersin? : Bence evet, bilinç evrimi gerekiyor ve oluyor-işliyor...Bilincin yükselmesi- evrim, yaşamın kendisi...durmaz-bitmez-vazgeçmez.
. . . Hedef yolculukta.
Herşey olması gerektiği gibi oluyor...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #16 (permalink)  
Alt 18-03-2011, 15:18
Orgon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
CoSmiC VoiCe
 
Üyelik Tarihi: 16-12-2009
Mesajlar: 1,402
Konu dışı kısmı boşver, sanal ortamın bende yarattığı arızalardan biridir o, nereye yazsam. Biraz (!)inatçıyımdır. Lakin sanırsam sen de öylesin, keçi karşılaşması kaçınılmaz oluyor o yüzden de köprüde.

Alıntı:
Peki buna ne dersin? : Bence evet, bilinç evrimi gerekiyor ve oluyor-işliyor...Bilincin yükselmesi- evrim, yaşamın kendisi...durmaz-bitmez-vazgeçmez.
. . . Hedef yolculukta.
Herşey olması gerektiği gibi oluyor...
Her şey olduğu şekliyle oluyor evet. Daha başka türlüsü üzerinden şimdi ve yarına yönelik fikirler güzel masallar olabilir çocuklara, fantazi de lazım bazen hayal gücü için.

Bilinç ve akıl evriminin fantazilerdeki gibi telekinezi, telepati gibi olması hiç önemli değil hatta böyle bir yetenek varolsa da hiç önemli değil aslında sanıldığı gibi. Zaten oluyor, olmuş. Bugün bize olağan geliyor, bazı şeylere barbarlık diyoruz, ilkellik diyoruz, kadına yönelik şiddet, kadına ve çocuklara cinsel suistimal görünce tepemiz atıyor,bunların bilinçaltı nedenlerini sorguluyoruz falan. Oysa önceden bunlar da bize göre "doğal" idi. Bir yandan bilgisayar ağı vasıtasıyla dünyanın bir ucundan diğerine düşünce paylaşıyoruz, eskiden olsa uzaktan iletişim büyü idi ve belki alet edevatlar da tamamen taşınabilir olmaktan çıkacak ilerde. Akıl- zihin bireysel olarak değişip geliştiği gibi toplum olarak kültür olarak insan yaratımları bütününde de canlı unsurlar her şeyiyle durmadan gelişiyor üst üste birleşip, birçok kısmı elenerek. Bugün yeni doğmuş çocuk kültürü ile yakın yaşta okula gittiğinde 6000 yıllık yazılı kültürün biriktirdiği, işe yaramaz olan unsurlarının çoğu elenmiş ve hala bazı unsurlarıyla çatışarak çözüm arayan bir toplu zihnin içinde kendi bireysel varlığını keşfe çalışıyor. Evrim denilince sadece biyolojik evrimin anlaşılmaya çalışılması da bir hata zaten, moleküllerin oluşumundan, evrenin değişimine, kültürün değişimine her şeyi karşıılıyor bu kavram her ne kadar bir model olsa da zihnimizden çıkarılmış. Tasarım yeteneği kısıtlı olan hayvanlar bile tüm güçleriyle hızlı değişime ayak uyduruyorlar hala, keşke şöyle olsaydı veya neden öyle olmamış da böyle olmakta diye sormak belki bir çocuk için sorgulamak açısından gerekli ama yetişkin biri için eskiden ne olduğundan ziyade buna ek olarak ne olmakta olduğu da aynı derecede önemli. İnsanlar arasındaki bazen bize olumsuz gelen aşırı farklılıklar bence bir uyum, bir denge unsuru basit örnek olarak insanlar çok farklı olabildikleri için dünyada sosyalist global devrim olamıyor mesela, aynılaştıramazsın çünkü. Eğer bu kadar kolay her zihni etkileyebilmek mümkün olsaydı bu sefer robotlaşmak da mümkün olurdu tabi bunun doğal sonucu da kitlesel durgunluk,değişime uyum sağlayamama, kitlenme ve ölüm olacaktı. Bireysel, hatta toplu aklımızdan daha başka şeyler de oluyor evet, lakin en azından şunu bilmek yeterli; bütün parçalarının toplamından daha farklı bir şeydir. Bunu nereye baksak farkedebiliyoruz.

Bir insan bir dağa tırmanırken salt zirveye dikeceği bayrağı düşünürse o zirveye ulaşamaz,sıkılır, yorulur, zamanla manasız bulur. Zirveyi değil yaşayacağı önceden kestirilemez yolculuğu düşünür ve bunu severse dağcı olur ve diğerleri onun neden dağdan dağa gezdiğine bir anlam veremez maksadı zirvelere çıkmış olmak yani bayrak dikmek olduğunu sandığından. Hayatın insan zihninde oluşturduğu evrim de gerek bireysel gerek toplumsal açıdan böyle bir şey bence de. Bir yolculuk. Hedef sadece aslında o yolculuğa çıkmak için bir bahaneen ibaret bu zihinsel hedef ne olursa olsun, ne kadar önemli veya büyük görünürse görünsün yolculuğun kendisi kadar önemli değil ve yolculuğun kendisi de her zaman hedeflenenin asla öngöremeyeceği yerlere ulaştırıyor yeni yolculuklar için.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #17 (permalink)  
Alt 18-03-2011, 19:34
AlbatrosS - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Raporlu Arıza
 
Üyelik Tarihi: 19-01-2009
Nerden: İzmir
Yaş: 30
Mesajlar: 1,759
sorun arabanın önüne at misali koşulmuş insanla araba arasındaki ilişkinin niteliğidir... doğal olmayan budur... doğanın en vahşi görünen ve algılanan(ki bu da ideolojik bir bakışın ürünüdür) süreçte bile böylesi ilkel, soysuzlaşmış bir ilişki şekli bulunmaz. her şey son derece işlevsel ve zaruridir...

insansa zekasına rağmen oburlaşmıştır... şizofrenik dehası hep yeni olmazsa olmaz ihtiyaçlar/icatlar üretmiştir...işin kötüsü bunu da kurduğu sistemler vasıtasıyla doğrudan yahut dolaylı dayatmaktadır... doğal olmayan bu dayatmadır...


Mey kasemi kırdın yere vurdun Tanrım
Zevkimden edip sanki ne buldun Tanrım
Gül renkli şarabım yere döktün tekmil
Zannım budur ki sen de sarhoş oldun Tanrım...

Hayyam...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #18 (permalink)  
Alt 19-03-2011, 23:07
chAos - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ruimte
 
Üyelik Tarihi: 17-10-2009
Mesajlar: 431
devlet doğal bir varlık mıdır?
hem evet hem hayır birde evet ile hayır karışımıdır devlet. yani bu soruya cevap olunca ne oluyor mesela merek ediyorum. sadece bağırsak hareketleri bunlar sanki sindirilen artık ne ise
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
  #19 (permalink)  
Alt 20-03-2011, 20:58
prozium - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Taze Arıza
 
Üyelik Tarihi: 23-12-2010
Nerden: kapkara bir delik var dünyanın dibinde ağzına kadar dolu boktan kimselerle.
Yaş: 22
Mesajlar: 118
Alıntı:
chAos´isimli arızadan alıntı Mesajı göster
devlet doğal bir varlık mıdır?
hem evet hem hayır birde evet ile hayır karışımıdır devlet. yani bu soruya cevap olunca ne oluyor mesela merek ediyorum. sadece bağırsak hareketleri bunlar sanki sindirilen artık ne ise
böyle konuşunca nihilist mi oluyorsun? gidip biraz viski iç.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!Facebook'ta Paylaş!Twit this!Google BookmarksMSNReporterWong this Post!Stumble this Post!Google Bookmark this Post!Yahoo Bookmark this Post!Live Bookmark this Post!Mesajı Spurl ile Paylas!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Etiketler
devlet, doğal, mıdır?, varlık


Konuyu toplam 1 kişi okuyor. (0 Kayıtlı üye ve 1 Misafir)
 
Seçenekler
Stil


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Devlet Tartışmalarına Tarihsel Bir Bakış: Devlet ve Devrim'e Karşı Devlet veya Devrim kaos Anarşizm 0 21-09-2009 22:40
İş çevriminin nedeni paranın devlet kontrolünde olması mıdır? kaos Anarşizm 0 19-09-2009 17:04
İnsan özgür bir varlık mıdır? SberK Felsefe 82 01-09-2009 00:44
Evrim Teorisi: Doğal Seçilim kaos Bilimsel Mevzular 0 23-08-2009 22:55
''Gerçek diyebileceğim bir varlık var mıdır?'' titania Felsefe 2 10-09-2007 11:51


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:13 .
Powered by vBulletin®
Copyright ©2000 - 2012, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO ©2009, Crawlability, Inc.

Copyright ©2007 - 2008 khAos.info