Bir televizyon dizxisinden demokratik ilerleme fırsatı arayacaksak işimiz var.

Lakin diziyi yapanların osmanlı veya kanuniye eleştirel yaklaştığını da hiç sanmam beklemedikleri bir yerden aldılar tepkiyi, muhtemelen dizinin adını da düşünürsek, kanuninin adına yaraşır muhteşem bir dizi yaptıklarını düşünüyorlarmış

)
Bu muhteşem süleyman da zaten resmi tarihin uydurma sıfatlarından sanırım, yıldırım bayezxitin yıldırımı biraz mana ifade ediyordu da muhteşem süleyman ne ola? Bir ara avrupada falan muhteşem süleyman sergileri falan geziyordsu anımsadığım ilk o zaman duymuştum sultan 1. Süleymanın muhteşem diye anıldığını, kanuni yetmemiş demek ki.
Kendi devleti daha doğrusu imparatorluğu açısından misyonu yetersiz kaymak yiyen bir sultan olduğunu biliyorum ben uzun süre tahtta kalmış dolayısıyla da ünü almış yürümüş. Sınırları iki katından fazla genişletmiş olması tarihi açıdan bir fayda sağlamıyor imparatorluğa, öncülleri gibi znginlik getiren fetihlerden ziyade gösteriş için yapılmış ve tersine gelir getirmeyip gider getirmiş olan gereksiz fetiler afrikada avrupanın kıyılarında falan, Viyanada durdurulmuş zaten. Onun zamanı tam da batının silkinmeye başladığı zamana Rönesans a denk geliyor, asıl muhteşemler de süleyman değil aynı jenerasyonda yaşamış olan Erasmus, Montaigne, Leanardo da Vinci, Michalengelo, Martin Luther, Copernicus, Machiavel falan var ondan sonra muhteşem avrupa çıktı zaten osmanlı düşerken. Aslında avrupa için muhteşem bir yüzyılmış o yüzyıl osmanlı için değil diziyi yanlşış adla yayınladılar aptal kitle de vurdu ordan vay Süleymanımız bir kadını nasıl öper diye. (ya ne yapacaktı öpmeyip de)
Ha magellan da o dönemde yaşamış dünyayı dolaşmış falan, Kristof colomb daha doğmadan 3 yıl önce amerikayı keşfetmiş ama avrupanın amarikayı farketmesi Amerigo vespucci nin mektuplarından çok sonraları olmuş falan, kanuninin tarih de eleştirilecvek çok yönü var odenizciliği önemsiz görmüş mesela anlaşıldığı kadarıyla nasıl olsa devlet zengin ye babam ye anlayışı ilk o zaman başlamış milletde.
Atatürk ü eleştirmek veya kanuniyi eleştirmek kısmına erşemedik daha, onları normal anlatmaya çalışan yapımları onlar normal değil, insan değil başka bir şey diye bilen insanlardan muzdaribiz. Medya bu konuda kıstas olamaz lakin muhalif bir medya gücü bile yok ülkede, sanatsal yapımlar tartışma konusu haline getirilip sanatçı sanat toplum içindir anlayışına sıkıştırılmakta.
Bu arada hiç kimse reformistlerin ilki olan genç osman ın tecavüz edilip öldürüldüğü yaygın görüşüne isyan edip ona özenmiyor vay koca cihan padişahı nasıl sikilir, boğdurulur diye. Veya sarı selim e (Kanuninin oğlu olan dedesine benzemeyen Selim) veya alkolü yasaklayan alkolik padişah IV. Murat a veya Vahdettin e laf söyletmeyen de yok. İlginç şeyler bunlar devletin ve muhafakarlığı ile övünen hükümetin iddia ettiği ecdadı koruma yükümlülüğü ve yasası (öyle bir yasa var mı yazılı olarak bilmiyorum ama var pratikte) ile de alakasız olup milletin yalakalığı ve güçlü bilinmenlere dalkavukluk yapma alışkanlığının epey eskilere dayandığınmı gösteriyor. Kimbilir belki bu alışkannlık da ilk kanuni zamanında başlamıştır, ondan laf ettirmiyorlardır.
Bir de haremin saltanattaki etkisine içerlemiş yurdumun ataerkil osmanlıcıları. Sultanların osmanlıdaki güçlerinin hiç olmadığını sanıyorlar heralde şunu da unutup, her şeyi geçtik padişaha veliaht verenler onlar. Hepsi de kuzeyli veya avrupalı neredeyse türk olmakla övünemn millet bunları niye ecdadı kabul etmiş o da biraz garip osmanlı padişahları müslüman olabilir ama türk değilmişler naber. Hatta sonradan kanuniden daha sonra saray içinden evlenme yasaı çıkarılmış bir ara, genelde şeyhülislamlkarın veya sadrazamların kızlarıyla evlemniyormuş veliahtlar, buna uymayanların ilki de reform yapmak isteyen ve boğdurulan genç osman. : ))
Ha bunlarla ikna olmayabilir bazıları, dandik bir diziyi eleştirme özgürlüğü diye savunarak. O halde müslüman ülkelerdeki ve sözde en demokratik müslüman ülkedeki demokrasi anlayışıyla avrupanıve amerikanınkini şöyle bir karşılaştıralım. Şimdi öncelikle müslümanların, türklerin vs ecdadına ve geleneklerine daha bağllı olduğu için bazı konularda daha hassas olduğu muhafazakar önermesini bir yana bırakalım böyle bir şeye kargalar bile güler her demokrasi dışı kamusal dayatmayı gelenekselliğe dayanarak savunamazsınız sahne veya diğer sanatsal yapımnların hassasiyetleri gözetme zorunluluğu yoktur. Ayrıca batıda da çok gelenekçiler mevcuttur hiç onlardan daha gelenekçiytiz biz yozlaşmadık numarası yapmayınız yemezler bunu da. (tayyip e olsun bu söz) Bunu geçtiğimize göre, batılıların büyük iskenderdir, sezardır, bilmem hangi büyük imparatordur onlar hakkında yapılmış dizilere filmlere bir göz atarsak hiçbirinde insanüstü gösterilmeye çalışılmazlar olsa olsa zekaları abartılır. Onu geçtik, adamlar İsa hakkında onu göstererek bir canlı oyuncuyla canlandırarak bir sürü film yaparlar veya Musa hakkında. Kimse de çıkıp İsa yı nasıl öyle berbat biçimde yaralanmış, acı çekmiş zavallı gösterirsin diye çıkışmaz kaldı ki inançlarına göre İsa gerçekten insan değil tanrının bir suretidir adam tanrı direkt. Adalar inandıkları tanrının filmini yapıp yapmaları gerektiği gibi çok da abartmıyor sonuçta bu bir yorumdur diuye izleniyor. Kimse de yasaklamaya çalışmıyor. Gel gör ki sen yıkılmış bir eski imparatorluğun ölümünden sonra çöküşe geçtiğini tarihde yazdığın bir sultanını insan gibi gösteremiyorsun herkez itiraz ediyor devlet ve hükümet de buna çanak tutup hassasiyetler bahanesiyle engel olmanın yollarını arıyor, gerekçe de hep aynı halkın inanç ve değerlerini küçümsemek. Zaten demokrasinin önündeki en önemli engel bu tip yasalar, yazarların, sanatçıların vs halkın inançlarına ve değerlerine göre icraatta bulunma zorunluluğu sadece anti demokratik despot ülkelerde veya diktatörlüklerde bulunur. Seveni olur nefret edeni de olur ama demokratik bir ülkede biri halkın değerlerini küçümseme özgürlüğüne sahiptir ne derece halkın bu konuya hassasiyet duyduğu da konu dışıdır. Zaten bu yasa da diktatörlere fayda sağladığı için batıda böyle gerekçeler bulamayız pek bunun nedeni orada diktatörlüğün olmamasıdır halkının hiç bir şeye hassas olmaması umursamaz olması değil seni inandırmaya çalıştıkları gibi. (hem buna inanıp onlar yozlaşmıştır diye biz daha hassasız diyerek hem de onların arasına katılmayı istemen ayrı bir mizah konusu tabi ey Tayyip. Sen böyle devam et tribünlere oynamaya seni alkışlayan bunca eşek de bunun için var zaten, istanbulda belediye başkanı olmak ile heykel ve sanat uzmanı kesilen ve bunun için konservatuar okumak gerekmez diyip kaldırılacak o diye dayılanarakn devlet adamlığı başbakanlık sıfatınla sanatsal eleştirinin dozunu kaçıran kıçı koltuk tatmış yobaz adam seni. İşine gelmeyince de entel despot herkes.)
Demokrasi ne ise bilmiyorum anlayamadım tam ama bunun alakasız olduğunu biliyorum, köleliği savunan aristokrat yunan demokrasisi bile bundan daha ileri bir demokrasiydi.