|
Ben ortada bundan da karışık bir durum olduğunu düşünüyorum. Aslında benzer baktığımızı gördüm son msgınızdan sonra ama yine de kendi düşüncelerimi söliyim.
Herşeyin özünde cinsellik dürtüsü var diyemeyiz, hele buna maddi-duygusuz sıfatını yakıştıramayız. Aslında cinsel dürtüler, yani insanın vücudundan haz alabilme kapasitesi diğer kişiden bağımsızdır. Yani diğerine ihtiyaç yoktur. Yemek yemek gibi. Ancak insan kendi benliğine uzaklaştığı için, cinsel arzularını hep bir başkasıyla tatmin etmek ister, ona yönelir, aslında aldığı zevk yine tek başınadır, ancak bunu bir başkasının karşısında yapmaya ihtiyaç duyar. Çünkü kendini ancak başkasının gözleri karşısında var eder ve bu paylaşımı sağladığını düşündüğü anda tatmin olur.
Kafamdaki cinselliğe bakışı anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyor. Bizler benliğimizden uzaklaşan, bu yüzden kendi benliğimizi hep dışardakinde arayan, kendi benliğimize yakınlaştıkça soruların cevabını dışarda değil içerde bulan yaratıklarız. Bunu bizzat kendi hayatımda gördüklerim üstünden söylüyorum. Benliğine uzak kalmış kişiler kendi benliklerini dışardaki o insanda aramaya devam edeceklerdir ve işte yaşam da tam da bu yüzden cinsellikle bulaşan bir hastalıktır.
Merak uyandıran bir bölüm varsa daha fazla açıklamaya çalışırım.

ZOR
|