Son zamanlarda iyice farkedip şaşırdığım bir durum oluştu zihnimde. İlla bir şeye inanmak gerekir hipotezi. İnsan denen memeli hayvan öyle acayip bir mahlukat ki, gördüğü bildiği herşeye bir isimm verince onu çok iyi anladığını, yaşadığını zannediyor. İsim koya koya bir hal olduk herşeye anma koyduğumuz isinler seslendirdiğimiz kavramlarla beraber bahsettiğimiz şeyi ne derece tanımlıyor orası önemli değil. İsim koy yeter. Mesela diyoruz ki uzay.

edir uzay? İşte sonsuzdur çok geniştir biz çok küçüğüzdür, dünyax nokta bile değildir sonsuz uzayda falan. İyide bunu söyledin de ne oldu yani? Aferin sana.
Düşündüm taşındım aklı fikri inançtan başka bir şey almayan köle zihniyeti için kendime göstermelik bir inanç yaratmaya karar verdim. Muhtemelen bunu ilk ben icat etmemişimdir benden zeki çok bu gezegende ne de olsa. Olsun bu da benim inancım için gerekli zaten, dünya bu olur öyle. Sonunda dünyaya inanmaya karar verdim. Evet bundan sonra illa bir şeye inanmak gerekir hiç bişiye inanmayanlarla ben tartışamam onlar kördür diye konuşan aklı evveller şunu bilmelidir ki hiç de inançsız falan değilim Dünya gezegenine inanıyorum ben.
Niye mi? Çünkü bu dünya olmasa bakteri bile olmazdı. Bakteri bile olmayacağına göre hiç bir canlı da olmazdı. Hiç bir canlı olmadığında insan da olmazdı, düşünce de olmazdı. Aslında hiç bir şey olmazdı hemen hemen şu an varsaymakta olduğumuz.
Dünya benim yaratıcım, annem babam herşeyimdir. O bana hayat verir, yaşarken rızıok verir, beni hep sever ve ben ondan ne alsam itiraz etmez. Zarar versem bile konuşmaz hiç bir zaman bana emir vermez daima sukunet içindedir. Öldüğümde kucağını açar ve sindirir tekrar kendine katar.
Bazıları diyecek ki dünya sonradan oluşmuş ona inanamazsın. Niyemiş? Dünyadan öncesinden banane ki? Mars ın bana ne gibi etkisi var ki? Yok. Güneş var güneş olmadan da yaşanmaz diyebilirler. Hiç de değil günelş lazım ama dünya olmaksızın hiç bir işe yaramaz güneş. Venüste de güneş ışığı ısısı var ne işe yarıyor bunu bilen mi var orda? Yok, venüs bomboş hiç bir canlı yok orada.
Hatta bence dünyanın bilinci de var. Nasıl yani diyeceksiniz. Var tabi. Öyle büyük bir bilinç ki bu insanın aklı hayali alamaz onu. Sayısız yaratık oluşturmuştur içinde, ağacıydı, böceğiydi dağı taşı, herşeyi çok ince bir plan dahilinde yaratmış dünya, hala da yaratıyor. Dünya yaratmıyor onu diyen varsa kıçımla gülerimn buna ya ne yaratıyor uzaydan mı gelmiş ağaçlar bcekler, kuşlar, bitkiler ha ha ha . Ama o bilinçli değil ki diyecekler gene kıçımla güleceğim. Senin bilincin mi var, herşeyi çözdün mü, bir ot yapabildin mi de dünyanın sonsuz bilincini ve planını sorgulamaya cüret ediyorsun zavallı fani derim.
Dünyanın doğası hakkında bir bok bilmeyen insan zihninin dünyayı edilgen bir sera zannetmesi kadar geri zekalıca başka bir düşünce sistemi daha yoktur. Neymiş dünnya düşünemezmiş. Senin düşündüklerin ne ki, sen sadece tek bir şey düşünebilir, iki elin iki asyağın ile dünyanın üstünde asalakça ondan beslenerek yaşar bir de artis artis konuşursun kendin dünya gezegeninden daha fazla şey yapmışsın gibi sen de kimsin ki zavallı insan? Senin aklın dünya ile boy ölçüşemez, o seni önemsemez bile , ne düşündüğünü de umursaaz zaten göz açıp kapayana kadar topraktan gelmiş toprağa karışlıyorsun neden bahsediyorsun sonra öyle bilgiç bilgiç? Hiç işte salak!
Dünyaya inanıyorum ben ve en çok dünyayı seviyorum,herşeyin başı sonu dünya benim için. Öyle zeki öyle büyük ki beni sorgulayan bir mahlukat olarak ortaya çıkarmış ki, kendi tohumlarını bir şekilde başka gezegenlere de bırakabileyimm kendimi geliştirip. Olur da dünya yok olma tehlikesine girerse dinozorlar gibi herşey berbat olmasın diye beni hayal kurup saçmalayan bir varlık yapmış içinde. Böylece gelecekte uzay gemisi yapıp başka dünyalar bulabileyim, dümnyanın çocuğu olarak oralarda da gerekirse yaşam oluşturabileyim diye.
Dünyaya inanmayan herkes kafirdir, yok edilmeli hatta öldürülmeli, bu olmuyorsa bu gezegenden sürülmelidir naparsa yapsın. Çünkü dünyaya inanmayanlar ona saygı duyamaz, onu anlayamaz, herşeyi berbat eder, saçma sapan kendi siluetlerindeki soyut putlara inanırlar onlar cezalandırılacaktır dünya tarafından. Onlara hiç acınmayacaktır, dünyaya inancını yitirenler birbirleri ile savaşacak, dünyanın havasını bozacak, birbirlerini öldürecek, bozdukları havadan zehirleneceklerdir. Onlara hiç bir şansş hiç bir iyilik sunulmayacaktır, dünya onlara hep zararlı şeyler gösterecek, ateşli silahlar, kitle imha silahları olarak kendilerine döndürülecektir. Asit yağmurları ile dünya üzerlerine kusacak, dengesini değiştirip iliklerine kadar bu kafirleri zehirleyecektir.
Dünyaya inananlar ise ergeç onun tatlı soluğunu, yeşilliklerini, berrak sularını, çiçeklerini ve güzelliklerini yaşayacaktır. Ona geri kavuşmaktan toprak olmaktan korkmayacak huzur içinde bilgece bu oyunun sonunda gülümseyerek geldikleri sonsuzluğa yani dünyaya geri dönecekler, bedenleri de enerjileri de başka yaşayanlara katılacak hayatın çevrimi devam edecektir. Dünyaya inanmayıp birtakım tanrı dedikleri putlara tapanlar, hiç bir zaman mutlu olamayacaklar, yaşarken çürüdükleri için ölümleri zor olduğu gibi ayrışan hücreleri çevrime hemen katılamayıp benzerlerini yok edecek olan kirliliği oluşturacaklardır. Dünya en sonunda onlardan arta kalanları kusacak, volkanları ile yok edip yeniden çevrime katacaktır.
İnsanın kendine yaratıcı olarak tanımlayabileceği yegane varoluş dünya gezegenidir o kendi de dahil bildiği herşeyin asıl sebebidir. Bunu bilmeyen ve reddenler en büyük inkarcılardır ve asla dünmya onlara huzur vermeyeceği için dünyayı geçici olarak isimlendireceklerdir. Oysa kendileri dünyada doğup dünyada ölen sayısız varoluştan biri olarak her sözlerinnde nankörlüklerini tescil edeceklerdir. Huzursuzluklarının nedeni de dünyayı kötü görme sebepleri de dünyayı anlayamayacak kadar kör olmaları ve zavallı olmalarından, aptalca putlara tapınıp dünyanın gerçek yaratıcı eylemini reddetmöelerinden olacaktır. Onu reddettikleri için saygı da duymayacak, küçümsemeye çalışacaklardır. Ancak dünya büyükrtür ve insan gibi fani değildir zaman daima onun lehine işleyecek, dünyaya uyum sağlayamayan, değişim gerektiğinde değişemeyen her şey gibi silinip gidecekler dünyanın tozları arasına katılacaklardır. İnsanlar dünyaya kıyasla birer hiçtir. Akılları ve zekaları bir ağacın oluşumunu anlayamaz fakat dünya hergün onlardan sayısız tanesini bağrından püskürtmektedir. Onun kalbi çekirdeğindedir, derisi topraktır, kayadır.
Tüm zekasına rağmen insan sadece onun bir yaratığıdır ve asla onun gizemlerininve eylemlerinin tamamını küçücük aklında çözümleyemez. İnsan sadece kendini düşünebilir ve insan dünyadan küçük olduğu derecede ondan daha aptaldır hiç bir şey yapamaz, hiç bir şey anlayamaz, anlayamadığı içinde karıncanın ağacı bilinçsiz, 1 saat yaşayan böceğin, uyuyan fili kaya sanışı gibi 5 milyar yaşındaki dünyayı kendinden daha aptal zannetmektedir. Oysa asıl aptal böyle düşünen ve dünyayı algılayamayan insan aklıdır. 4,5 milyar yaşındaki yaşam yaratan gezegeni edilgen, kendini etken zanneder. Bu kadar da aptallaşır insan, dünyaya olan bağlılığını yitirince o çok övündüğü zekasıyla. Sonrada kendi siluetindeki putlara inanıp dünyayı yok sayar boş bir kutu aptal tanrısının ekim alanı olarak görmeye çalışır. Aptal tanrısı da kendsisidir, dünyaya olan inancını yitirdiği için sanır ki kendisi gibi bir varlık dünyayı ekip biçmektedir. Oysa dünyanın kimmsenin kendisini tohumlamasına ihtiyacı yoktur o zaten tüm yaşamın nedenidir ve insan aklının algılayamadığı sayısız unsuru ile birlikte insandan ve tüm düşünüp yarattıklarından sonsuz kez daha etkindir. Hatta onların da sebebidir.
Bunu bilmeyenler dünyaya uyum sağlayamayan kafirlerdendir ve cezalarını da dünya verecektir ergeç.
: )))